Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin, plakası belirsiz araçlı trafik kazası sonucu Güvence Hesabından cismani zarar tazminatı davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki metin, plakası tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu iddia edilen trafik kazasında cismani zarar ve maddi kayıp yaşayan davacının, Güvence Hesabından tazminat talebini; davalının ise, kazaya karışan aracın kimliğinin belirsizliğini, davacının delil yetersizliğini, daha önce sigorta tahkim komisyonunca talebin reddedildiğini, usul eksikliklerini ve talep edilen ticari faizin yersizliğini öne sürerek davanın reddini istediği iddia ve savunmalarını içermektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA VE TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....günü meydana gelen trafik kazasında müvekkil .....sevk ve idaresindeki .....plakalı motosikleti ile Elazığ Bulvarı üzerinde Karayolları .....Şube Müdürlüğü önünde ilerlerken beyaz renkli plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın müvekkilin kullandığı aracın önüne aniden geçmesi nedeniyle müvekkilin motosikletine çarpmış ,müvekkil direksiyon hakimiyetini kaybetmiş ve sonrasında motosiklet ile kaldırıma çarpmış ve yaralanmıştır. Kaza tespit tutanağında müvekkilin kullandığı motosikletin arka tekerlek üzerinde plastik çamurluğun hasar gördüğü tespit edilmiştir. Meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararlar için HMK 107.m (Belirsiz alacak) uyarınca fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkil sürekli iş görmezliği dolayısıyla 100.00 TL ,geçici bakıcı zararları için 100.00.TL olmak üzere toplam 200.00 TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş Ticari (En yüksek avans faizi) faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalı taraftan tazmin edilmesi, yargılama giderleri ile Vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ettiği anlaşıldı.
CEVAP VE SAVUNMA
:
Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza tespit tutanağına göre davacının orta refüjdeki korkuluğa çarpması sonucu kazanın meydana geldiğinin rapor edilmiş olduğunu, dosyada mevcut hali ile kaza tespit tutanağı dışında söz konusu plakası tespit edilemeden otomobilin olaya karıştığını gösterir bir belge bulunmadığını, tüm bu bilgiler ışığında davacı, talebine dayanak teşkil eden olayların anlatılan şekilde gerçekleştiğine dair hiçbir delil sunmamış dolayısıyla üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmemiş olduğudan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf davaya konu kaza ile ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru da bulunmuş olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunun .....Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı gereği başvuru Red edilmiş olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunun kararı ve gerekçesi göz önüne alınarak, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davaya konu ilgili BAM kararı gereği dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar verilmesini, talep ettiği, Güvence Hesabına başvuru yapılması için kazaya sebebiyet veren aracın motorlu araç olamasının şart olduğunu, Kusurun Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılacak, bilirkişi incelemesi ile tespitinin yapılmasını, Sürekli sakatlık tazminat talebinde bulunanların, sigorta şirketlerine sunacakları maluliyet raporlarında erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliği’ne göre hazırlanmış ve aynı yönetmeliğin 7. Maddesine göre Yönetmelikte belirtilen raporları düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış raporların sunulması yasal zorunluluk olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesabı yapılması durumunda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusuru ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; başvuran karşı motosiklet sürücüsü olduğunu, kaza akabinde tutulan kaza tespit tutanağında başvuranın koruyucu tertibat takıp takmadığının belirsiz olduğunu, ancak başvurana ilişkin maluliyet raporundan da görüleceği üzere tüm arazları kafa bölgesinde olduğunu, dolayısıyla kask takmadığının aşikar olduğunu, dava konusu kaza ile ilgili başlatılan soruşturma, şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek kapatılmış olduğunu, dosyada cmk m.253 kapsamı gereğince uzlaşma olup olmadığının tespit edilmelive uzlaşmanın varlığı halinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, müvekkil kurum kendisine başvurulmadan ve gerekli evraklar temin edilmeden davaya konu kazadan dolayı ortaya çıkacak zararı hesaplayamayacağından, kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğunu ayrıca müvekkil kurumun temerrüte de düşmemiş olduğunu, ayrıca trafik kazası sonucu hak edildiği iddia edilen tazminatın ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerekmekte olduğunu, davacının en yüksek ticari faizi istemesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ve reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kaza kapsamında; bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumundan bu durumun tespit edilmesini, arz edilen nedenlerden ve mahkemeniz res'en göz önünde bulunduracağı sebeplerden dolayı; Haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddini, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
.....Tarihli Adli Tıp Raporunda
: .....doğumlu, .....TC numaralı ....tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle oluşan arızası mevcut tıbbi belgeler kapsamında; A) 20.02.2019 gün ve 30682 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Çiğneme ve Yutma; %10, Yüz-Sınıf 4: Yüzde ileri derecede şekil bozukluğu Doğumsal anomali, travma, kanser ve/veya kanser ameliyatına bağlı olarak normal yüz anatomisinin aşırı bozukluğu; %30 takdiren 1/6; %5 Balthazard formülüne göre %14,5, Kişinin engel oranının %15 ve sürekli olduğu, B) 09.08.2022 tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme — içme, vb.) ihtiyaç süresinin 21 gün olduğu, C) .....tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, kanaatini bildirir rapordur.
.....Tarihli Trafik Bilirkişisi Raporunda; Sürücüsü ve Plakası Tespit Edilemeyen (Beyaz renkli otomobil) : 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmenliğinin 94. maddesinde yer alan ( 56/1-A :Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, yasaktır, ve Yönetmelik:94/b:Şerit değiştirmeden önce, gireceği şeritte sürülen araçların güvenle geçişlerini beklemek, c:Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek, kurallarını ihlal ettiği) kurallarını ihlal etmiş olduğu ,anlaşıldığından meydana gelen kazada % 100 (YÜZDE YÜZ) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Sürücü .....( .....plakalı): 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmenliğinde yer alan herhangi bir kural ihlali yapmadığı ,anlaşıldığından meydana gelen kazada kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
.....Tarihli Aktüerya Bilirkişi Raporda; Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere.....; tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul kalan davacı .....sayın mahkemece aldırılan kusur ve maluliyet raporlarındaki oran ve süreler oğrultusunda maddi zararının hesaplamasının yapılmış olduğu,Dava dosyasına sunulan maluliyet raporuna göre kaza sonucu %15 oranında malul kalan ve geçici iş göremezlik dönemi 4 ay olarak tespit edilen ve 21 gün süreyle bakıcıya muhtaç duruma gelen davacının bilinen ve bilinmeyen dönem geçici ve sürekli işgücü kaybına ilişkin maddi zararının yukarıda hesaplandığı, davacının kaza tarihinde pasif çalışma evresi içerisinde olması nedeniyle GİG tazminatının hesaplanamadığı, Trafik kazası sonucu sakatlanma ve ölüm halinde 2022 yılı(.....-.....) için kişi başına azami teminat miktarı 1.000.000,00 TL olduğu, keza sağlık gideri teminatının da ayrıca 1.000.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın teminat limitlerinin altında olduğu, takdiri sayın mahkemede olmak üzere davalı Güvence Hesabının söz konusu limitle sınırlı sorumlu olduğu, davacının kusursuzluk durumuna göre hesaplanan tazminat miktarının aşağıdaki tabloda olduğu, Hesap Dönemleri Hesaplanan Tazminat; Geçici İş Göremezlik 0.00,TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinen Dönem) 88.310,43 TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinmeyen Dönem) 306.148,71 TL, Bakıcı Gideri 4.529,70 TL, Toplam Tazminat 398.988,84 TL Sonuç ve kanaatiyle tarafımdan düzenlenen işbu raporu Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz ederim.
.....Tarihli Aktüer Bilirkişi Ek Raporunda; Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; .....tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul kalan davacı .....sayın mahkemece aldırılan kusur ve maluliyet raporlarındaki oran ve süreler doğrultusunda maddi zararının hesaplamasının yapılmış olduğu, Dava dosyasına sunulan maluliyet raporuna göre kaza sonucu % 15 oranında malul kalan ve geçici iş göremezlik dönemi 4 ay olarak tespit edilen ve 21 gün süreyle bakıcıya muhtaç duruma gelen davacının bilinen ve bilinmeyen dönem geçici ve sürekli işgücü kaybına ilişkin maddi zararının yukarıda hesaplandığı, keza sayın mahkemenin ara kararı dikkate alınarak 4 aylık geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, Trafik kazası sonucu sakatlanma ve ölüm halinde 2022 yılı(.....-.....) için kişi başına azami teminat miktarı 1.000.000,00 TL olduğu, keza sağlık gideri teminatının da ayrıca 1.000.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın teminat limitlerinin altında olduğu, takdiri sayın mahkemede olmak üzere davalı Güvence Hesabının söz konusu limitlerle sınırlı sorumlu olduğu, davacının kusursuzluk durumuna göre hesaplanan tazminat miktarı daki tabloda olduğu, Hesap Dönemleri Hesaplanan Tazminat, Geçici İş Göremezlik 22.001,40 TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinen Dönem) 88.310,43 TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinmeyen Dönem) 306.148,71 TL, Bakıcı Gideri 4.529,70, Toplam Tazminat 420.990,24 Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davanın, .....tarihinde davacının sürücüsü olduğu .....plakalı motorsiklet ile yolda seyir halinde iken kimliği ve plakası tespit edilemeyen aracın önüne kırması iddiasıyla motorsikletin hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiği ve maluliyetinin oluştuğundan bahisle açılan sürekli iş göremezlik ile bakıcı tazminat taleplerine ilişkin dava olduğu anlaşılmıştır.
Dava açılmadan önce .....tarihinde Sigorta Tahkim Kuruluna başvuru yapılmışsa da Sigorta Tahkim Kurulu'nun .....tarih ve .....Karar Sayılı kararı ile "... Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; soruşturma dosyasının akıbetinde sürücü hakkında şikayet yokluğu ve delil yetersizliğinden ötürü kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, olayla ilgili kamera görüntüleri mevcut olmadığı gibi dosya kapsamında olayın tek taraflı mı yoksa başvuru sahibi vekilinin belirttiği şekilde çift taraflı kaza sonucu mu gerçekleştiği dosya içeriğinden kesin olarak belirlenmesi mümkün görülmediği, kaldı ki dava konusu kaza çift taraflı kaza olarak gerçekleşmişse bile tarafların kusur oranlarının tespiti yönünden kazanın oluş şekline dair davacının beyanı dışında bir bilgi ve belge dosyaya sunulmadığından, bu haliyle tahkim yargılaması söz konusu uyuşmazlığın çözümü için uygun bulunmadığı ve kazanın ne şekilde gerçekleştiğinin genel mahkemece yapılacak tahkikat neticesinde tespiti gerektiği kanaatine varılarak dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir..." şeklinde gerekçe ile Tahkim Kurulunca kazanın tek taraflı olup olmadığının tespitinin yapılamaması nedeniyle dosyadan el çekilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce kazanın seyrinin tespiti açısından davacının şikayetine ilişkin olarak Diyarbakır .....Soruşturma ve .....Karar sayılı kararı ile "...Taraf ifadeleri, kolluk tutanakları, doktor raporları, adli sicil ve nüfus kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar müşteki şüpheli ve şüpheli hakkında üzerlerine atılı Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan soruşturma yürütülmüşse de müşteki şüphelinin alınan ifadesinde kazanın kendi kusuru ile meydana gelmediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, eşi olan müşteki ile kendi yakınması haricinde de atılı suçun faili meçhul şüpheli tarafından işlendiğini kanıtlayacak kamera kaydı veya tanık beyanı gibi herhangi bir delilin elde edilemediği, nitekim kaza tespit tutanağında da olayın nasıl meydana geldiğinin anlaşılamaması nedeniyle kusur değerlendirmesinin yapılamadığı, bu yönüyle isnadın soyut bir iddiadan ibaret kaldığı ve müşteki şüpheli hakkında şikayet yokluğu, meçhul şüpheli hakkında ise delil yetersizliği nedeniyle kamu davasının açılmasını gerektirir yeterlilikte bir durumun olmadığı anlaşıldığından; Müşteki şüpheli .....ve Meçhul Şüpheli hakkında üzerlerine atılı Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan şikayet yokluğu ve delil yetersizliği nedenleriyle kamu adına KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA..." karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yargılama aşamasında kazanın oluşumuna ilişkin olarak davacının kazanın çift taraflı olduğu ve başka bir aracın kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiği iddiası doğrultusunda .....tarihinde keşif icra edilmiş , keşif mahallinde davacının eşi olan ve kaza anında araçta sürücünün arkasında olduğunu beyan eden tanık .....dinlenmiştir. Tanık beyanında araçta sürücü olarak davacının bulunduğu, kendisinin onun arkasında oturduğunu, beyaz renkli bir aracın önlerine geçerek frene bastığını bu sebeple araca çarpmamak için yan tarafa geçiş esnasında aracın yana devrildiği kazanın bu şekilde oluştuğunu beyan ettiği görülmüştür.
Bundan başka keşif mahallindeki taraf ve tanık ifadesinden sonra trafikçi bilirkişiden rapor tanzimi gerekmiş, bilirkişinin .....tarihinde sunmuş olduğu raporda sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın 2918 Sayılı KTK m.56 ve KTK Yönetmeliği M:94 hükümleri uyarınca yüzde yüz kusurlu bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.
Tanığın ifadesinin kollukta ve Savcılık aşamalarında vermiş olduğu ifade ile örtüştüğü, davacının da buna benzer şekilde ifade vermiş olduğu her ne kadar meçhul şahıs hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca KVOK kararı verilmiş olsa da davacının ve tanığın olay ile aynı gün içinde plakası belirsiz araçtan şikayetçi oldukları tüm aşamalardaki ifadelerinin birbiri ile örtüştüğü kazaya ilişkin görüntü kaydı olmaması nedeniyle verilen takipsizlik kararının Mahkememizi bağlamayacağı anlaşılmış, kazanın çift taraflı olduğu ve plakası tespit edilemeyen sürücünün kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli görülerek yargılamaya devam edilmiştir.
Nitekim Antalya BAM .....HD ....tarih ve .....ve .....Karar Sayılı kararı ile benzer mahiyette bir dosyada davalı Güvence Hesabının olayın tak taraflı olduğuna dair itirazları "...Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir...Buna göre;
1-a-Kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davacının iki şeritli tek yönlü yolda direksiyon hakimiyetini kaybederek sol şeritten sağa doğru kayarak sağdaki tarlaya yuvarlandığı anlaşılmış olup, kaza tespit tutanağına kaza tek taraflı olarak geçmiş, herhangi bir başka araçtan bahsedilmemiştir. Ancak kazadan 1 ay sonra ifadelerine başvurulan davacı ve araçtaki 2 kişi, sağ şeritten ilerlemekteyken önlerindeki tırı geçme için sol şeride geçtikleri esnada sağ şeritteki tırın sol şeride geçmesi üzerine davacının kaçmak isterken direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve tırın arkasından yolun sağına savrulduğunu belirtmişlerdir. Davacı ve yanındakiler olayda yaralanmış olup, ilk tedavisinin ardından emniyete başvuran davacı kazayı yukarıda anlatıldığı şekilde izah etmiştir. Araçtaki 3 yolcudan biri uykuda olduğunu ifade etmiş, diğer iki yolcu ise davacının beyanlarını desteklemiştir. Savcılık kazanın çift taraflı olduğu anlaşılsa da olay anını gösterir hiçbir somut veri olmadığından, kimliği meçhul şahsın kusur oranının tespit edilemediği gerekçesiyle takipsizlik kararı vermiştir. Kazanın meydana geldiği yolun özellikleri, hava ve yol şartları, kazada yaralanan davacının makul sürede emniyete başvurarak beyanda bulunmuş olması ile savcılık kararı nazara alındığında, davacının iddiasının gerçeği yansıttığı, davacının direksiyon hakimiyetini kaybetmesine meçhul tır aracını kullanan şoförün sebebiyet verdiği kanaatine varılmıştır. Bu itibarla davacı iddialarının ispat edilemediğine yönelik davalı itirazlarının reddi gerekir..." şeklindeki gerekçeler ile reddedildiği görülmüştür.
Bundan başka davacının maluliyetine ilişkin olarak Mahkememizce Dicle ATK dan rapor tanzimi istenmiş olup , Dicle ATK nın .....tarihli raporu ile davacının "... “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Çiğneme ve Yutma; %10, Yüz-Sınıf 4: Yüzde ileri derecede şekil bozukluğu Doğumsal anomali, travma, kanser ve/veya kanser ameliyatına bağlı olarak normal yüz anatomisinin aşırı bozukluğu; %30 takdiren 1/6; %5 Balthazard formülüne göre %14,5, Kişinin engel oranının %15 ve sürekli olduğu, B) .....tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme — içme, vb.) ihtiyaç süresinin 21 gün olduğu, C) .....tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği" ne dair maluliyetinin oluştuğunun tespit edildiği görülmüştür. Her ne kadar davalı tarafın maluliyet raporuna karşı itirazları mevcut olsa da davacının maluliyetinin özellikle yüz ve boyun bölgesine ilişkin olduğu, raporu tanzim heyette buna ilişkin tüm alanlardan doktorların mevcut olduğu ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca rapor tanzim edildiği anlaşılmakla itirazların reddi ile raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur.
Buna ek olarak aktüerya bilirkişisince hazırlanan .....tarihli rapor ile trafik kazası sonucu sakatlanma ve ölüm halinde 2022 yılı(.....-.....) için kişi başına azami teminat miktarı 1.000.000,00 TL olduğu, keza sağlık gideri teminatının da ayrıca 1.000.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın teminat limitlerinin altında olduğu, davalı Güvence Hesabının söz konusu limitlerle sınırlı sorumlu olduğu, davacının kusursuzluk durumuna göre hesaplanan tazminat miktarı daki tabloda olduğu, Geçici İş Göremezlik 22.001,40 TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinen Dönem) 88.310,43 TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinmeyen Dönem) 306.148,71 TL ve Bakıcı Gideri 4.529,70 TL olmak üzere toplam 420.990,24 TL tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesi ve tüm aşamalarda davacının yaralanmasının kafa bölgesinde olması nedeniyle müterafik kusun itirazında bulunmuş, müterafik kusurun bir defi olmayıp Mahkememizce resen hüküm öncesi dikkate alınması gerektiği sabittir.
Buna ilişkin olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Antalya BAM .....Hukuk Dairesinin .....tarih ve .....Esas ve .....Karar Sayılı kararı ile "...Somut olayda; motosiklette sürücü olan müteveffanın davaya konu trafik kazası nedeniyle yaralandığı bölgenin kafa bölgesi olduğu dosya kapsamında bulunan rapor ve soruşturma evrakları ile sabittir. Buna göre; motosiklette sürücü olan müteveffanın kafa bölgesinden darbe aldığı, kaza tespit tutanağında yer alan koruyucu tertibatlar kısmında ise kaskının takılı olup olmadığı hususu belirsiz olsa da yaralanma bölgesi gözetildiğinde sadece kafa bölgesinden darbe alması sonucu maluliyetinin oluştuğu, yine soruşturma dosyasında dinlenen tanık İsmail Göksoy'un beyanlarında müteveffanın kaza anında kask takmadığının açıkça ifade edildiği değerlendirildiğinde, meydana gelen trafik kazasında koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek ilk derece mahkemesince Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi gereğince Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalıların sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır..." denilmek suretiyle motorsiklet sürücüsünün kafa bölgesindeki yaralanma nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanmasının doğru bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.
Buna göre hesap edilen bakıcı gideri ile sürekli iş göremezlik giderleri üzerinden % 20 müterafik kusur indirimi uygulanmış olup hükme konu tutarlar bu şekilde belirlenmiştir.
Davacı vekilince davacının müterafik kusur durumunu değerlendirmeksizin davasını belirli hale getirdiği görülmekle Yargıtay .....Hukuk Dairesinin .....tarih, .....Esas, .....Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceği belirtilmiş olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücreti hesap edilirken bu hususa dikkat edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine yönelik talebinin KABULÜNE, 315.567,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.623,76 TL bakıcı giderinin davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.803,94.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harç ve sonradan yatırılan 1.370,00TL ıslah harcının ile eksik kalan 20.006,34 TL karar ve ilam harcının, davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı, 427,60.-TL peşin harç ve 1.370,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.225,2‬0.‬-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 1.431,50 TL tebligat ve posta masrafı ve 5200,00 TL bilirkişi ücreti ve 700,00 TL keşif araç ücreti olarak sarf edilen toplamda 7.331,5 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 51.070,57 TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı Sigorta Şirketi vekili yararına vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!