Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesindeki menfi tespit davası; ticari konut tadilatı sürecinde verilen kambiyo senedinin kısmen ödenmesi iddiası, işin tamamlanmaması gerekçesiyle kalan borcun reddi ve kıymetli evrakın soyutluk ilkesi tartışması.
Özet: Konut tadilatı işleri kapsamında davalıya verilen 2.000.000 TL bedelli senedin, davacı tarafından kısmen çeklerle ödendiği ancak işin tamamlanmaması ve yeni bir alacak doğmaması nedeniyle kalan 720.000 TL için borçlu olunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında; davacı senedin iptalini ve kötüniyet tazminatı talebinde bulunurken, davalı senedin kambiyo vasfı gereği temel ilişkinin geçerliliğini etkilemeyeceğini ve çeklerle senet arasında hukuki bir bağ olmadığını savunmuş olup, mahkeme davanın ticari niteliği ve görev hususlarını değerlendirmektedir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:...
KATİP ...
DAVACI
:...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... Mahallesinde yaptırmakta olduğu konuttaki tadilat işleri nedeniyle alacaklı ... ve kardeşi ... ile Eylül 2024 tarihinden itibaren ticari ilişki içerisine girdiğini, Bu ticari ilişki kapsamında davacının 24.06.2025 tarihinde, bedeli 2.000.000,00 TL olan ve vade tarihi 25.07.2025 olarak belirlenmiş kambiyo senedini alacaklıya teslim ettiğini, davacının tüm ticari ödemelerini çek aracılığıyla yaptığını, ödeme günü geldiğinde davacı bu senedi nakden ödeyemediğini bunun yerine borcun ifasına yönelik olarak alacaklıya ... seri numaralı 31.08.2025 tarihli 750.000,00 TL bedelli çek, ... seri numaralı 30.09.2025 tarihli 530.000,00 TL bedelli çek olmak üzere 2 adet çeki ödeme maksadıyla teslim ettiğini, 31.08.2025 tarihli ... seri numaralı çek davalı ... tarafından tahsil edildiğini, 30.09.2025 tarihli çek ise vadesi gelmediğinden henüz tahsil edilmediğini, vade tarihi geldiğinde bankadan tahsil edileceğinden müvekkil çekin karşılığını hazır edeceğini, Devam eden süreçte davalı taraf işi tamamlamadığından ve yeni bir alacak doğuracak iş yapmadığından aralarında iş yapımı hususunda ihtilaf meydana geldiğini, Bakiye görülen 720.000,00 TL için bir ödeme bu sebepten dolayı yapılmadığını, davalı tarafın, ifa edilen 1.280.000 TL'lik kısmı ve karşılığı olmayan 720.000,00 TL'lik kısmı yok sayarak senedin tamamı üzerinden takip başlatması kambiyo hukukunun temel prensipleriyle ve medeni hukukun temeli olan dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını belirterek ... esas sayılı dosyasında asıl alacak ve tüm ferileri yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, takibe konulan bononun iptaline, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, bu tazminata icra dosyasının takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ileri sürdüğü iddialar tamamen mesnetsiz olduğunu, Dava konusu senet, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kambiyo senedi niteliğini haiz olduunu, poliçe, bono ve çek gibi kambiyo senetleri “illetten mücerret”tir; yani senedin geçerliliği ve borç doğurucu niteliği, taraflar arasındaki temel ilişkiye bağlı olmadığını, Bu nedenle senedin altında yatan ticari ilişki veya davacı tarafın iddia ettiği hususlar, senedin kambiyo vasfını ve alacaklıya sağladığı talep hakkını ortadan kaldırmayacağını, bahse konu çekler ile icra takibine konu edilen senet arasında hukuki herhangi bir bağ bulunmamakla birlikte, çeklerin davalıya teslim edildiği kabul edilse dahi çeklerin senet borcuna istinaden teslim edilip edilmediği hususunda davacı tarafça hiçbir delil veya sözleşme sunulmadığını, senedin geçersizliğini ya da borcu ortadan kaldıran sebepleri ancak belirli hallerde ileri sürülebileceğini, Davacı taraf, kambiyo senedi üzerinden ... Mahkemesinden 400.000,00 TL bedelli ihtiyati haciz kararı alınarak ihtiyati haciz işlemi uygulanmasını haksız menfaat sağlamaya yönelik ve baskı altına almak amacıyla yapıldığını iddia ettiğini, Ancak huzurdaki davaya konu kambiyo senedinin 2.000.000,00 TL bedelli olduğu ve ihtiyati haciz miktarının yalnızca bu miktarın beşte biri olan 400.000,00 TL bedelli olarak alındığı gözetildiğinde; ihtiyati haciz kararının borçlu tarafı baskı altına almak amacıyla değil mal kaçırmayı önlemek amacıyla alındığı sabit olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava menfi tespit talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup aynı kanunun 115. maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1-l maddesinde; "... Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,..." tüketici işlemi olarak sayılacağı düzenlenmiştir.
Eldeki dava dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından ... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak kambiyo senedinin ..... İlçesi'nde davacının annesine ait taşınmazdaki tadilat işleri nedeniyle verildiğinin iddia edilmesi nedeniyle iddianın ileri sürüş biçimi, nazara alındığında kambiyo senedinin eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklı olarak verilip verilmediğinin incelenmesi ve nihai karar verilmesi görevinin Tüketici Mahkemelerinde olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!