İstinaf Kararı: Zayi nedeniyle çek iptali talebinin, davacının meşru hamil olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince reddi kararının incelenmesi.
Özet: Kaybedilen bir çekin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin, davacının çekte lehtar olarak görünen ancak ticari varlığı bulunmayan bir organizasyonun yetkilisi olduğunu iddia etmesine rağmen, çekin meşru hamili olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi üzerine; davacı vekili, müvekkilinin söz konusu ismi marka olarak kullandığını, çek bedelinin elden ödendiğini, çekin gerçek hamilinin müvekkili olduğunu ve ilk derece mahkemesinin delilleri eksik değerlendirerek ve tanık dinlemeden hukuka aykırı karar verdiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Zayi nedeniyle çek iptali
Zayi nedeniyle çek iptali talebinin ilk derece mahkemesice yapılan yargılaması sonucunda talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvrulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.06.2024 keşide tarihli, keşidecisi ..., muhatabı ... Bankası İnönü Şubesi olan, 54.000 TL bedelli ve 6311736 numaralı çekin hamili olduğunu, müvekkilinin çekin lehtarı olan tasfiye edilmiş ... Organizasyon yetkilisi olduğunu, çekin henüz bankaya ibraz edilmeden müvekkilinin elindeyken kaybolması sonucu zayi olduğunu ve bulunamadığını ileri sürerek, çekin iptaline ve karar verilinceye kadar ödeme yasağı konulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusu talep zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup, işbu dava yukarıda belirtildiği üzere ancak çekin meşru ve son hamili tarafından açılabilir. Dava konusu edilen çek örneğinin incelenmesinde keşidecisinin ..., lehtarının ise ... Organizasyon olarak görünmektedir. Yine davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde kabul edildiği üzere iş bu dosya davacısının yetkilisi olduğu ... Organizasyon isimli bir şahıs şirketi ya da tüzel kişilik bulunmamaktadır.Bu haliyle her ne kadar davacı tarafça işbu durumun maddi hatadan kaynaklandığı iddia edilse de dosya davacısı olan ...'in şekil itibariyle meşru hamil olduğu bir çekin söz konusu olmadığı, ilgili senette ismi yer alan lehtarın temsilcisi ya da ortağı olmadığı, bu haliyle davacı tarafından zayi talep edilebilecek bir çekin mevcut olmadığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava konusu çekin yasal hamili olduğunu, müvekkilin herhangi bir ticari işletmesi bulunmadığını ve çekte lehtar olarak yer alan bu ismi marka olarak kullandığını, esasında ... Organizasyon isimli bir ticari işletme bulunmadığını, ancak çekte yazılı ismin marka olarak müvekkilince kullandığını, keşidecinin sehven davacının ticari unvanı olduğunu düşünerek söz konusu çeki ... Organizasyon lehtar olacak şekilde düzenlediğini, çek bedelini müvekkiline elden ödediğini, ancak çekin zayi olması nedeniyle keşideciye teslim edilemediğinden bu davanın açıldığını, müvekkilinin elinde sadece keşide edilen çekin ön yüzünün fotoğrafının bulunduğunu, çekin arka tarafına ilişkin bir fotoğraf bulunmadığını, çekin müvekkiline ait olduğuna keşidecinin tanık olduğunu, ancak bu kişinin tanık olarak dinlenmediğini, müvekkilinin bu ismi marka olarak kullandığının Google üzerinden yapılacak bir arama ile anlaşılacağını, mahkemece, sunulan bu linkler ve delillerin eksik incelendiğini ve tanığın dinlenmeden karar verildiğini, nitekim senedin zilyetliğinin hukuki bir fiil olması nedeniyle tanıkla ispat edilebileceğini, delillerin tam olarak toplanmadan ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/1.s maddesi atfıyla aynı Kanun'un 757 ve devamı hükümleri uyarınca, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Kıymetli evrakta hakkın çeke bağlı olması nedeniyle, çekin zayi edildiği durumlarda, çeke bağlı hakkın çeksiz de ileri sürülebilmesi için TTK'nın 651. ve 652.maddelerinde hamiline iptal davası açma hakkı getirilmiştir. İptal kararı alan hamil hakkını çek olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir. Bu davayı açma hakkı hamile aittir. Bu davayı açan kişinin yetkili halim olduğunu da mahkemeye kanaat verecek şekilde kanıtlaması gerekmektedir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava kosu çekin bedelinin keşideci tarafından elden ödendiği, ancak çekin iade edilmeden zayi edildiği ileri sürülmüştür. Dava dilekçesinde ayrıca davacının, çekte bulunan ... Organizasyon'un yetkilisi olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hak sahipliğinin açıklanması için süre verilmiş ve davacı vekilince 19.08.2025 tarihli beyan sunulmuştur. Davacı vekilinin sunduğu beyanın incelenmesinde, dava dilekçesinde sehven davacının ... Organizasyon yetkilisi olduğunun belirtildiğini, dava açılırken çekin bu şekilde düzenlenmesi nedeniyle müvekkili ile bu hususun detaylı olarak konuşulmadan, lehdarın ticari işletme olarak değerlendirilmek suretiyle beyanda bulunulduğunu, ancak davacının herhangi bir ticari işletmesi bulunmadığını, çekte yer alan ismin müvekkilince marka olarak kullanıldığını, ... Organizasyon isimli bir ticari işletme bulunmadığını, keşidecinin de sehven davacının unvanı olduğu düşünerek bu ibareyi çekin lehdarı olarak yazdığını, çek bedelinin elden ödendiğini, ancak zayi olan çekin keşidecisine iade edilemediğini, keşidecinin bu olaylara tanık olduğunu, bu ibarenin marka olarak kullanıldığının Google üzerinden bildirilen adresten ulaşılabileceğini belirtmiştir.Somut olayda iptal talep eden gerçek kişinin, çekin yasal hamili olup olmadığını her türlü delil ile kanıtlaması mümkündür. Dosya kapsamı itibariyle davacının, çekin hamili olduğunu yaklaşık olarak ispatladığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davanın, davacını yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olmuştur.Ancak iptal davasındaki amacın, çeke bağlı hakkın çek olmadan ileri sürülmesi olduğundan ve somut olayda çek bedelinin elden ödendiğinin beyan edilmesi karşısında, artık hamilin bedelini tahsil ettiği bir çekin zayi nedeniyle iptal olduğunu tespitinde ve zayi belgesi almasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Ödenen çekin aslının keşidecisine iade edilmemesi nedeniyle zayi nedeniyle iptal davası açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup davanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Bu durumda, dava tarihi itibariyle zayi olduğu belirtilerek iptali istenen çekin bedelinin davacı tarafından tahsil edildiği dikkate alınarak davacının zayi nedeniyle iptal davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı dikkate alınarak, HMK'nın 114/1-h bendi gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile aynı Yasa'nın 115/2. hükmü uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasının incelenerek reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, hükmün bu bakımdan düzeltilmesi gerekmiştir. Zira dava şartları, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının re'sen düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın, hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının re'sen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine bu doğrultuda;1-HMK'nın 114/1.h ve 115/2 maddeleri uyarınca, hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafça yatırılan avansların artan kısımlarının kendisine iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,8-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 33, 355 ve 353.1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU
: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!