Kadastro tespiti öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemi davasında, davacının taşınmazı hibe etmesi ve hak düşürücü süre nedeniyle aktif husumet yokluğundan davanın reddedilmesinin Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı, 1978de satın aldığını iddia ettiği ve kadastro çalışmaları sırasında başkası adına tespit edilen bir taşınmazın tapu iptali ve tescili talebiyle açtığı davanın, ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunda, dosyanın incelenmesi sonucunda; taşınmazın 1964te davacı tarafından kardeşine hibe edildiği, 1978de davacının muvafakatiyle kesinleşen kadastro tespitinin bulunduğu ve davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek onanmasına karar verilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve sınırları dava dilekçesinde belirtilen 15.5 52... yüz ölçümündeki taşınmazı 17.02.1978 tarihinde ...'den satın aldığını ve anılan tarihten beri malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazın kendisi adına 17.02.1978 tarih ve 41 sıra numaralı tapu kaydı bulunmasına rağmen taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalıların babası ... adına tespit edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu yerlerin miras bırakan ...'e ait olup miras yoluyla davalılara kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde belirtilen taşınmazın 27 parsel olarak davacı tarafından hibe edilmesi nedeniyle kardeşi ..... adına tespit edildiği, tespitin 25.10.1978 tarihinde kesinleştiği, daha sonra ifraz gören taşınmazın hiçbir zaman davalıların mülkiyetinde olmadığı, dava tarihinde 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalıların pasif husumetinin bulunmadığı, taşınmazı hibe eden davacının malik sıfatının kalmaması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu etmek istediği taşınmazın 27 parsel sayılı taşınmaz olduğu, taşınmazın kadastro tespitinin 25.10.1978 tarihinde kesinleştiği, sonrasında ifrazen oluşan taşınmazların tapuda dava dışı ... ve diğerleri adına kayıtlı olduğu, Mahkemece verilen kararda yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı asıl temyiz dilekçesinde; tapusu dosyada mevcut bulunan taşınmazı 17.02.1978 tarihinde satın aldığını ve kardeşi ...'e hibe etmediğini, Tapu ve Kadastro Müdürlüğünden kendisine verilen bilgi üzerine taşınmazın kadastro sırasında ... adına tespit edilerek ölümüyle davalılara kaldığını öğrendiğini, taşınmazı halen kendisinin malik sıfatıyla kullandığını ve tanıkları bulunduğunu, Kadastro Müdürlüğünce kendisine yanlış bilgi verilmesi nedeniyle davanın reddedilmesinin mağduriyetine sebep olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davacının dava dilekçesinde parsel numarası bildirmeksizin 17.02.1978 tarihli ve 41 sıra numaralı tapuya dayandığı, davaya konu olduğu belirlenen 27 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazın anılan tapu kaydıyla ....adına kayıtlı olup tasarrufundayken 1964 yılında kardeşi ...'e hibe ettiği belirtilerek 25.05.1978 tarihinde dava dışı ... adına tespit edildiği, tutanakta davacıya ait muvafakate yer verildiği, kadastro tespitinin 25.10.1978 tarihinde itirazsız kesinleştiği, davanın 03.03.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
.
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!