Sigorta şirketinin, kamu kurumu tesisatından kaynaklanan su baskını nedeniyle sigortalı konutunda oluşan maddi zararların tazmini için açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısının bodrum katında bir kamu kurumunun su tesisatından kaynaklandığı iddia edilen su baskını nedeniyle duvar, mobilya ve halılarda meydana gelen toplam 28.200 TLlik hasarı ödedikten sonra, bu tutarı tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine kurumun itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açmıştır; davalı kurum ise görevsizlik, zamanaşımı, husumet eksikliği, zararın kendi kusurlarından kaynaklanmadığı ve sigortalının yalıtım tedbirlerini alması gerektiği gibi gerekçelerle davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Sigortalı ile yapılan görüşmede bina önünde ... ye ait tesisattan konutunun bodrum katına su baskını olduğunu dekoratif ve eşya hasarlarının meydana geldiğini ifade ettiğini, yapılan incelemede sigortalı konut bodrum katına su baskını gerçekleştiği sigortalının olay anında çekmiş olduğu fotoğraflar incelendiğinde su baskının konut önünde yer alan ... ye ait tesisattan kaynaklandığının tespit edildiğini, hasarın yakın nedeni dahili Su olup teminat kapsamında değerlendirildiğini, sızan su kaynaklı bodrum kat geneli duvar boyaları (bodrum kat geneli dış cephe boyası boyandığı) hasar gördüğünü, Bodrum kat geneli duvar boya işleri ve alçı sıva işleri için 8.000,00 TL hasar hesaplandığını, sızan su kaynaklı bodrum katta yer alan kitaplık yan dikmeleri (bütün), iki adet masa ayakları hasar görmüş ve zemin yün halılarının ıslandığının görüldüğünü, konut geneli incelendiğinde eşya bedelinin değerine uygun olduğu tespit edildiğini, kitaplık yan dikme değişimi için 15.000,00 TL ve iki adet masa ayak dikmeleri için 3.000,00 TL olmak üzere toplamda 18.000,00 TL hasar hesaplandığını, Sigortalı yün halı yıkama işleri için 2.200,00 TL masraf yaptığını ifade ettiğinden kendilerince makul bulunarak hasar hesaplamasında dikkate alınmış olup eşya kıymetlerine ilişkin 20.200,00 TL hasar hesaplandığını, Sigortalı adına genel toplamda 28.200,00 TL hasar hesaplandığını, müvekkili şirkete yapılan bildirim üzerine taşınmazda inceleme yapılmış olup sigortalı taşınmazın bulunduğu yerde ...'ye ait tesisattan sızan sular sebebiyle hasarın meydana geldiği tespit edilmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde 28.200,00 TL hasar tazminatı hesaplandığını, uzman eksper tarafından hesaplanmış işbu 28.200,00 TL hasar tazminatı müvekkili şirket tarafından 21.11.2023 tarihinde dava dışı sigortalıya ödenmiş olduğunu, davalının icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile icra takibindeki miktar üzerinden takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı, ticari faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle mahkemenizce görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, müvekkili idare ...'ye işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, dava ve hukuki menfaat şartı olmadığını, davacı tarafça açılan davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, eğer mevcut ise söz konusu zarara müvekkili idarenin neden olmadığını, davacı davasının sigorta poliçesine ve ekspertiz raporuna dayanıdırıldığını, ancak bu deliller ilgilisi oldukları ileri sürüldüğü halde daha önce kendilerine bilgi verilmeden tek taraflı olarak düzenlenmiş ve elde edildiğini, davacının hasar nedeniyle ödeme yaptığı sigortalısının beyanı ile tek taraflı olarak düzenlendiği anlaşılan sigorta ekspertiz raporu tarafımıza tebliğ edilmediği gibi anlaşılan gerçeği yansıtmadığını, rapordaki eksiklikler nedeniyle raporun delil niteliği bulunmadığını, bu itibarla tek taraflı hazırlanan belgelerin sıhhati tartışmalı ve ihtilaflı olduğunu, davacı temiz su şebekesindeki arızadan hasar meydana geldiğini iddia etmekte ise de söz konusu arızadan dolayı bu hasarın meydana gelmesi mümkün olmadığını, bina sahiplerinin bina dışından gelen su arızalarına karşı gerekli yalıtım/izolasyonu yapmış olması şarttır. gereken önlemi almayan sigortalının hasar iddiası kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla sigortacı şirketin istemi de hukuka aykırı olduğunu, ayrıca hasarın meydana gelemsine sebep olan su tesisatının kimin sorumluluğunda olduğu da belli olmadığını, suyun binaya ne şekilde sızdığı da dosyada sunulu belgelerden de anlaşılamadığını, davanın öncelikle usule ayıkırılık itirazları nedeniyle reddini, davacının davasının esastan ve tümüyle reddini, davacının faiz isteminin tümüyle reddini, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacının yargılama masrafı ve avukatlık ücreti isteminin reddini,yargılama masraflarının davacı/karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı kurumun su şebekesinde hasar meydana gelip gelmediği, bu hasarın davacının sigortalısına ait iş yerine ve burada bulunan emtialara zarar verip vermediği, tarafların bu hususta kusuru olup olmadığı, davalının gerçekleşti ise bu zarardan sorumlu olup olmadığı ile husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, zararın miktarı, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülüp düşürülmediği ve faiz oranı ile başlangıç tarihi ile icra dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Nitelikli hesap uzmanı, Metalurji Malzeme Uzmanı, Sigortalar Uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle; Konut bodrum katına su baskını gerçekleştiği, bina önünde ...'ye ait tesisattan konutun bodrum katına su baskını olduğu ve dekoratif ve eşya zararlarının meydana geldiği, gerçekleşen zarardan davalının sorumlu olduğu, genel toplamda 28.200,00 TL hasarın meydana geldiği kanaatine varıldığı, 0001-0110-... numara ile düzenlenen poliçede sigorta süresinin █████/2022-█████/2023, 03.08.2023 tarihinde meydana gelen “DAHİLİ SU” hasarının sigorta süresi dahilinde olduğu, sigorta poliçesinin Yanın Sigortası Genel Şartlarına göre düzenlendiği, 2.390.000,00 TL sigorta bedeli üzerinden ek teminatlar açısından teminat sağlandığı, Davacı tarafından sigortalısına yapılan 28.200,00 TL ödemenin 21.11.2023 tarihli banka dekontu ile ödendiği anlaşılmakla, davacının 21.11.2023 deme tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği, 639,71 TL işlemiş faiz talep edebileceği hesaplandığı, buna göre davacının takip tarihi itibariyle alacağı: 28.200,00 TL asıl alacak * 639,71 TL işlemiş yasal faizi * 28.839,71 TL olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatlerini bildirmişlerdir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir.Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.6100 Sayılı Kanunun 2. Maddesinde bulunan "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesi ile Asliye hukuk mahkemeleri genel görevli mahkeme olarak belirlenmiştir.Davacı ile davalı arasında itirazın iptaline ilişkin açılan iş bu dava; sigorta şirketinin açtığı rücu davası olup, mutlak ticari davalardan değildir. Mahkememizce nispi ticari dava olup olmadığı hususunda yapılan incelemede; sigorta şirketinin ödeme yaptığı dava dışı sigortalısının tacir olmadığı, su baskını gerçekleşen yerin ticarethane olmayıp, ikametgah olarak sınıflandırıldığı, bu nedenle uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığı görülmekle; davanın nispi ticari dava olarak da sayılamayacağı anlaşılmış; uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilip HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise kararın tebliği tarihinden, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,3-Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...Hakim ...