Danıştay, 668 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL Komisyonu ret kararının iptali istemli temyiz başvurusunu reddederek alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve mali haklarının ödenmesi talebiyle açtığı davanın idare mahkemesince reddedilip bu ret kararının bölge idare mahkemesince onanması üzerine yapılan temyiz başvurusu incelenmiş; Danıştay, bölge idare mahkemesinin kararını hukuka ve usule uygun bularak temyiz istemini reddetmiş, böylece davacının kamu görevine iade ve özlük hakları taleplerinin reddi yönündeki kararı kesinleştirmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ... vasisi ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...Vekili
: Av. ...İstemin Özeti
: 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve yoksul kaldığı iddia edilen parasal ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından, ilgili yapı ile alakası olmadığı, evinde, aracında, iş yerinde vs. yapılan aramalarda herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, herhangi bir suç işlemediği, birliğinin önünde gördüğü çatışma haberleri üzerine birliğine gittiği, hiçbir adli ve idari soruşturma yapılmadan, savunması dahi alınmadan, aleyhinde maddi bir delil ortaya koyulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden çıkarılmasının Anayasa'nın 121. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ...Sulh Hukuk Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ...'in davacıya vasi olarak atandığı ve anılan kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine █████/2022 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, davaya vasi yoluyla devam edilmesine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve Anayasaya aykırılık iddiasının yerinde olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.