Marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin davasında, benzer markalar arasındaki yüksek benzerlik ve kötüniyetli tescilin varlığı nedeniyle bölge adliye mahkemesince verilen hükümsüzlük kararının temyizi.
Özet: Bu dava, davacının uzun süredir kullandığı ve ayırt edicilik kazanmış "..." markasına benzerliği ve davalının kötüniyetli tescilini gerekçe göstererek davalı adına tescilli "..." ibareli markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebiyle açılmış olup, ilk derece mahkemesinin reddine karşın, bölge adliye mahkemesi, markalar arasındaki yüksek benzerlik, davacının tescilsiz kullanım nedeniyle öncelik hakkı ve davalının kötüniyetli yedekleme tescili nedeniyle davanın kabulüne, davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermiş, bu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Davanın kabulüneİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... adına "..." ibareli markaların tescilli olduğunu ve uzun yıllardır kullanılarak ayırt edicilik kazandırıldığını, bu markalar bakımından öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, davalı adına 29.06.2006 tarih ve 2006 ... no ile tescilli "..." ibareli markanın kullanılmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek söz konusu markanın iptaline ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep edilen 2006/... tescil nolu ... ibaresinin, müvekkili şirket tarafından halen dahi kullanılmakta olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ortak olarak sağlık alanında hizmet verdiği ve birbirlerinin markalarından ve kullanımlarından haberdar olduğu, markanın tescil tarihi ile dava tarihi arasında yaklaşık 13 yıllık bir sürenin geçtiği, bu sebeple gerçek hak sahipliği ve benzerlik sebebiyle markanın hükümsüzlüğü talebinin 5 yıllık yasal süre aşıldığından ileri sürülemeyeceği, davalı şirketin 2002 yılında tescil ettirdiği .... ibaresinden türetmek şeklinde kullandığı ... ibaresi ve bu şekilde yaptırılan tesciller bakımından kötüniyetli hareket ettiğinin düşünülemeyeceği, markanın davalının grup şirketlerinden olan dava dışı ... Hizmetleri A.Ş.'ye verilen █████/... tarihli lisans kapsamında ... şeklinde kullanıldığı, her ne kadar davalı tarafından kullanılan ... ibaresi ile davaya konu ... ibaresi arasında C ve K harfleri yönünden farklılık var ise de; ... ibaresi ... ibaresinin Türkçe okunuşu şeklinde olduğundan bu kullanımın markanın ayırt edici karakterini değiştirmeyeceği gerekçesi davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 2006 yılından itibaren “...” ibaresi üzerinde gerek tescil başvurularına itiraz gerek bu itirazlar hakkında iptal ve gerekse tescil olunan markalarla ilgili hükümsüzlük davalarına konu edilen uyuşmazlığın başladığı ve süre geldiği, dava konusu ... markası ile taraflar arasında uyuşmazlık konusu ... markası arasında yüksek benzerliğin sabit olduğu, dolayısıyla ... ibaresi üzerinde taraflar arasında uzun süredir devam eden uyuşmazlığın varlığı karşısında, davacının marka tescillerine sessiz kalmadığı, sessiz kalma nedeniyle hak kaybından ve davanın açılmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğundan söz edilemeyeceği, taraflara ait ... ve ... markaları arasında işitsel görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, markalardaki tek farkın içindeki "C" ve "K" harfleri olduğu ancak bu farklılığın her iki markanın aynı şekilde okunması nedeniyle markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı, işaretlerin ayırt edilemeyecek nitelikte benzer olduğu, taraflar arasında süregelen davalarda kesinleşen hükümler uyarınca 2004 yılı son çeyreğinden itibaren "..." markasının davacı tarafından işletme adı ve tescilsiz hizmet markası olarak kullanıldığı, davacının “...” ibaresi üzerinde tescilsiz kullanım nedeniyle 44. sınıftaki tıbbi hizmetler için öncelik hakkı sahibi olduğu, dava konusu markanın hakkında hükümsüzlük kararı kesinleşen "..." markasını korumak amacıyla tescil edildiği ve fiilen kullanılmadığı, yedekleme niteliğinde bir tescil olduğu davalının “...” markası ile yüksek benzerliği olan dava konusu markayı tescil ettirmesinin iyiniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... numaralı ... ibareli markanın, tescilli olduğu tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, marka iptali davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı adına tescilli 2006/... "..." markasının hükümsüzlüğü ve iptali davasıdır.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.