Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında imza inkarı iddiasıyla başlatılan icra takibi ve davacının bilirkişi ücretini yatırmaması.
Özet: Toplam 500.000 TL bedelli iki senedin üzerindeki imzaların sahte olduğu iddiasıyla başlatılan menfi tespit davasında, davacı, imza incelemesi için mahkemece tanınan kesin süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığı için ispat yükünü yerine getiremeyerek iddialarını kanıtlayamamış; bu nedenle davası reddedilmiş, davalının kötüniyet tazminatı ve para cezası talepleri de haksız icra takibi şartları oluşmadığından kabul edilmemiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak gösterilen, 05.03.2021 tanzim tarihli, 15.03.2021vade tarihli 400.000,00-TL bedelli ve 05.03.2021 tanzim tarihli, 15.04.2021 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli toplam değerleri 500.000,00-TL olan senetlere müvekkili ......'nun imzası taklit edilmek suretiyle imza atıldığını, takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığını, senet üzerindeki imzalanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edildiğinin anlaşıldığını, davalı ile davacı müvekkilinin arasında geçmiş kaynaklı hiçbir ticari ilişkinin var olmadığını, taraflarınca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için, ekte sunulan takibe konu senet sureti ve vekaletname üzerindeki imzalar da değerlendirilerek kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinin davaları sonuçlanıncaya kadar öncelikle teminatsız olarak durdurulmasını, teminatsız olmaz ise uygun bulunacak teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı ile Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyasında hacizlerin kaldırılmasını ve takibin durdurulmasını, davacı müvekkilinin; Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı bu miktardan fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL kısmı için borçlu olmadığının tespitini, davalı tarafın aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve alacağın %10'u kadar para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili ...... 'nın ile davacı ...... arasında 05.03.2021 tarihinde iki farklı senet tanzim edildiğini, taraflar arasında tanzim edilen senetlerin; 15.03.2021 vade tarihli 400.000,00-TL senet ve 15.04.2021 vade tarihli 100.000,00-TL senetlerden oluştuğunu, davacı aleyhine senetlerin belirtildiği vade tarihinde ödenmediğinden ötürü Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine ilişkin icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça iddia edildiği üzere herhangi bir imzanın taklit edilmesinin söz konusu olmadığını, taraflar arasında tanzim edilmiş olan senetlerdeki imzaların birbirleriyle hiçbir şekilde alakalarının olmadığını, davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, bu sebeplere binaen davanın reddini, davacının ; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetlerden ötürü ilgili borçların tamamı için borçlu olduğunun tespitini, davacı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve alacağın %10'u kadar para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Açılan davanın kıymetli evraka dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyasına konu 05.03.2021 tanzim tarihli, 15.03.2021vade tarihli 400.000,00-TL bedelli ve 05.03.2021 tanzim tarihli, 15.04.2021 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli senet nedeni ile davacının borçlu olup olmadığı, senet üzerinde yer alan imzanın davacı tarafından atılıp atılmadığı ve imzanın davacıya ait olup olmadığı, takibe konu senet nedeni ile davacının borçlu olması gerekip gerekmediği hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümünün bilirkişi incelemesini gerektirdiği açıktır. Bu sebeple mahkememizin█████/2025tarihli celsesinde uyuşmazlık konularına ilişkin olarak bilirkişi incelemesine yönelik ara karar tesis edilmiş ve davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması hususunda iki haftalık kesin süre verilmiş olup verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından bilirkişi ücreti yatırılmamıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, mahkememizce değerlendirme yapılmasının ancak bilirkişilerce bilgi ve belgeler üzerinde inceleme yapılması halinde mümkün olduğu, bu kapsamda ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğu, davacının iddialarını mevcut deliller ile ispat ile yükümlü olduğu kuşkusuzdur. Mahkememizce davacı tarafa verilen kesin süreler içerisinde davacı tarafça eksik delil avansının yatırılmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamadığı, davacının dosyada mevcut delil ve belgelerle davaya konu iddialarını ve davasını ispat edemediği kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,8‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!