Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eksik inceleme nedeniyle bozulan, ticari ilaç alım-satımından kaynaklanan itirazın iptali davasında, cari hesap alacağının bilirkişi raporları ve ticari defterlerle yeniden belirlenmesi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, ticari satım sözleşmesine dayalı cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istenmiş; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun incelenmemesi ve gerekli ihtaratın yapılmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesince bozulmuş, yeniden yapılan yargılamada bilirkişi raporuyla davacı alacağı 49.896,55 TL olarak tespit edilmiş, ancak ikinci bir bilirkişi heyet raporuyla 12.693,51 TLlik ilaç barkodlarının davalı eczanesine ait olmadığının belirlenmesi üzerine alacak miktarı 37.203,04 TLye düşürülmüş, davalı ise ekonomik sıkıntılar nedeniyle ilaç alımı yapmadığını ve sahte fatura düzenlenmiş olabileceğini iddia etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın kendilerinden ilaç satın aldığını ancak bedelini ödemediğini, bunun üzerine ... 1. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, takibe davalı tarafın itiraz etmesi üzerine de itirazın iptali davası açtıklarını belirtmiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce █████/2021 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarihli, ...esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; " ... davacı tarafça bedeli ödenmediği iddia olunan dava konusu cari-açık hesaba ilişkin faturalar ile satılan emtianın davalı tarafa teslim edildiği ileri sürülerek anılan hususların ispatı için diğer deliller yanında her iki tarafın ticarî defterlerine dayanılmıştır. Yargılama sırasında davacının ticarî defterleri üzerinde gerçekleştirilen bilirkişi incelemesi sonucu dosya arasına alınan 17.03.2020 tarihli raporda; davacının ticarî defterlerine göre 49.896,55 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Öte yandan dava konusu satışa ilişkin faturaların ve malların davalı tarafa teslim edilip edilmediği hususlarındaki belirsizliği gidermek amacıyla davalının ticarî defterlerinin ibrazı istenmiş olmakla birlikte davalı tarafından ticarî defterler ibraz edilmemiştir. Ancak, davalı tarafa gönderilen tebligatlarda, ticarî defterlerin ibraz edilmemesi hâlinde HMK’nın 220/3. maddesi gereğince ortaya çıkacak sonuçlar usulünce ihtar edilmemiştir. İlk derece mahkemesince, ...'nde kayıtlı olayan ilaçlar yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, davalının ticari defterlerine delil olarak dayanılmış olup, bu halde davalının ticari defterlerinin incelenmesi gerekir. Davalı tarafça mazeretsiz olarak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması halinde davacı tarafın kayıtlarına göre karar verilebilecektir. Davalıya ticari defterlerin ibrazı için çıkarılan tebligat usulüne uygun olmadığından ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, mahkemece, davalıdan 220/3. Maddesindeki ihtarlar yapılarak ticari defterlerinin ibrazı istenip üzerinde mali müşavir aracılığıyla inceleme yapılarak sonucuna göre; davalı tarafından ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde davacının ticari defterlerine göre karar verilmesi gerekir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine...." karar verilerek dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilmiştir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, mahkememizce █████/2020 tarihli ara karar ile Davacı ve davalı tarafın ticrai defterlerinin incelenmesi, İddia ve savunma hudutları doğrultusunda, dosya içeriği delil ve belgeler ile taraf iddialarının yerindeliği, davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesi ve rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafından talep edilen ve Mali Müşavir bilirkişi tarafından ticari defterleri üzerinde yapılmış inceleme ile düzenlenmiş raporda tespit edilmiş , 49.896,55 TL. davacı alacağına ilişkin rapordan sonra, içinde eczacı bilirkişinin de bulunduğu 23.10.2020 tarihli heyet raporunda ; “davacı tarafın sunmuş olduğu ilaç kare barkotlarını içeren CD içinde 12.693,51 TL. (KDV dahil) tutarında 295 kalem, 1348 kutu ilacın davalı ...'a ait ...Eczanesi adına kayıtlı olmadığı görülmüş olup, düşülmesi halinde, Davalı ...'ın borcunun 37.203,04 TL. ( 49.896,55 - 12.693,51 ) olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı ..” şeklinde kanaat belirtildiği, İncelenen bilirkişi heyet raporunda görülmüştür. Davalı ... 2019 yılında, ekonomik sıkıntılar, icra ve hacizlerden çalışamaz duruma geldiğini ve eczanesini kapattığını, davacı ... İlaç Deposundan ilaç alımı yapmadığını, ilaç alımlarını farklı depolardan yaptığını , bilgisi dışında eczanede çalışanlarla davacı arasında gerçek olmayan faturalar düzenlenmiş olabileceğini, Bilirkişi tespitine göre bazı ilaçların başka eczanelere verilmiş olduğunun tespit edildiğini ve sonuç olarak 5 sene dolduğundan Ticari defterlerini imha ettiğini, bu nedenle ibraz edilemeyeceğine dair yazılı beyanda bulunmuştur. Bu nedenlerle Davalı ...'ın ticari defterleri incelemesi ibraz edilmediklerinden incelemeleri yapılamadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; kaldırma kararı doğrultusunda davalıdan 220/3.Maddesindeki ihtarlar yapılarak ticari defterlerinin ibrazı istendiği sunulan ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da defter ve kayıtların sunulmadığı ve sunulamayacağının belirtildiği, ihtarın sonuçsuz kaldığı görülmekle davacının ticari defterlerine itibar etmek gerekmiş ve davanın kabulü ile; davalının ... 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin 49.896,55-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının ... 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin 49.896,55-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına,
2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.408,43-TL nispi karar harcının, peşin alınan 852,11-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.556,32-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 902,91TL ( Vekalet Harcı 6.40-TL, Peşin Harç 852.11-TL, Başvurma Harcı 44.40-TL) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.615,80-TL (365,80-TL tebliğler ve posta, 7.250,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!