Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinde, sigorta şirketinin patlama sonucu araç hasarını mirasçılardan rücuen talep ettiği itirazın iptali davası görülüyor.
Özet: Davacı sigorta şirketinin, sigortalısının işyerinde meydana gelen karpit patlaması sonucu hasarlanan aracına ilişkin mirasçılarına yaptığı ödemeyi, patlamanın sigortalının kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla sebepsiz zenginleşme hükümlerince rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiği bu davada, davalı mirasçılar patlamada sigortalının kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemektedirler.

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
:
DAVALILAR
:
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava öncesi 6102 Sayılı TTK.’nın 4. maddesi uyarınca ticari sayılması ve 5/A maddesinde yer alan zorunlu arabuluculuk kapsamında olması nedeni ile dava öncesi arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, şirkete .....başlangıç, .....bitiş tarihli .....numaralı Kasko Poliçesi ile sigortalı .....ait .....plakalı araç .....tarihinde saat .....sıralarında yine sigortalıya ait .....komisyon adlı işyerinin önünde bulunmakta iken bahsi geçen işyerinde karpit malzemesinin sıkışması sonucu patlaması nedeni ile araçta zarar meydana geldiğini, kaza sonrası aldırılan ekspertiz raporuna istinaden tazminat talep eden .....mirasçısı .....ödeme yapılmış olduğunu ve dosyada yapılan inceleme neticesinde olayın meydana gelmesinde .....kusurlu bulunduğunun anlaşılması üzerine bahsi geçen ödemenin vefat edenin mirasçılarından rücuen tahsili için vefat eden sigortalının mirasçılarına karşı Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....Es. Sayılı dosyası ile 27.767,00 TL asıl alacak, 2.520,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.287,90 TL. üzerinden başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, itirazın iptal edilerek takibin kaldığı yerden devam etmesini, fazlaya ilişkin olan talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 30.287,90 TL alacak ilgili davalı tarafından Diyarbakır .....İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile söz konusu icra takibinin kaldığı yerden devamını ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilerinin kasko Poliçesi ile sigortalı .....mirasçıları olduğunu, Kasko Poliçesi ile sigortalı .....ait .....plakalı araç .....tarihinde saat:.....sıralarında yine sigortalıya ait .....komisyon adlı işyerinin önünde bulunmakta iken bahsi geçen işyerinde karpit malzemesinin sıkışması sonucu patlaması nedeni ile araçta zarar meydana geldiğini, kaza sonrası aldırılan ekspertiz raporuna istinaden tazminat talep eden .....mirasçısı .....ödeme yapıldığını, davacı dava dilekçesinde ''dosyada yapılan inceleme neticesinde olayın meydana gelmesinde .....kusurlu bulunduğunu'' iddia etmekte olduğunu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının patlamayla ilgili soruşturmasında takipsizlik verildiğini ve üçüncü kişilerin ve iş yeri sahibi .....kusurundan dolayı patlamanın olduğuna dair bir delile ulaşılmadığını, bahsi geçen ödemenin vefat edenin mirasçılarından rücuen tahsili için vefat eden sigortalının mirasçılarına karşı Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....Es. Sayılı dosyası ile .....TL asıl alacak, 2.520,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.287,90 TL üzerinden başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, asıl alacak 27.767,00 TL olduğunu, müvekkiller .....ait .....plakalı araca ait ekspertiz raporuna istinaden tazminat talep ettiğini ve sigortanın bu tazminatı ödediğini, davacı .....Sigorta AŞ. 'nin kendi üzerine düşen sorumlulukları yapmamış olduğunu, davacı .....Sigorta A.Ş.'nin olay sonrası Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Trafik Kazası Ve Kurtarma Raporunu dayanak göstermiş olsa da olayla ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması esas alınması gerektiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....E. sayılı dosyasında davalılar/borçluların itirazının iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusunun, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan davalıların miras bırakanı .....ait .....plakalı aracın .....tarihinde yine sigortalı .....komisyon adlı işyerinin önünde bulunmakta iken bahsi geçen işyerinde karpit malzemesinin sıkışması sonucu patlaması nedeni ile araçta zarar meydana geldiğini, kaza sonrası aldırılan ekspertiz raporuna istinaden gerçekleşen patlama nedeniyle sigortalının mirasçıları olan davalılara yapılan ödemenin, ilgili işyerinde meydana gelen patlamanın miras bırakan .....kusuru neticesinde meydana geldiği iddiasıyla kasko poliçesi kapsamında yapılan ödemenin iş yerindeki patlamadaki kusur nedeniyle ödemeyi alan mirasçılardan sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında bahsi geçen ödemenin davalılardan istenip isteyemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....e. sayılı dosyasında davalılar/borçluların itirazının iptali talebi etrafında toplandığı anlaşılmıştır.
Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....E. Sayılı dosyası incelendiğinde davalılar adına .....tarihinde sigortala araçta meydana gelen hasar sebebiyle ödenen asıl alacak ve faiz dayanak gösterilmek suretiyle 30.287,90 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı ve davalılara tebliğ edildiği, davalıların tebliğ tarihlerinden itibaren süresi içerisinde borca itiraz edilmiş oldukları, itirazın alacaklı vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmış olup, böylelikle icra takibine itirazların 7 günlük itiraz süresinde yapıldığı ve itirazın iptali davasının da süresinde açılmış olduğu tespit edilmiştir.
Görev bakımından yapılan incelemede; davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenen dava dışı sigortalıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle sigortacı tarafından sigortalının mirasçılarına ödenen hasar bedelinin zarara işyerindeki patlamadaki kusuruyla sebebiyet verdiği ileri sürülen sigortalının mirasçılarından rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıltır. Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. TTK m. 1472(1) hükmünde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK, 05.02.2019, E. ███████-1088, K. ███████ tarih ve sayılı kararı). Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. (Yar. 17. HD., 09.06.2020 tarih, █████████E.- █████████ K.) Somut olayda; davacının Kasko sigorta poliçesi düzenlenen dava dışı mütevefa sigortalıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle, davacı sigortacı, sigortalının sirasçılarına ödeme yapmış; yaptığı ödeme ile sigortalısının haklarına halef olmuştur. Davacı sigortacı, sigortalısına yaptığı ödemeyle kazandığı halefiyet hakkına dayalı olarak kusurundan dolayı rücu amacıyla eldeki davayı açmıştır. Burada görev hususu belirlenirken sigortalı aracın ticari nitelikte olduğu, sigortalı mütevefa .....olay tarihinde bilanço esasına göre defter tuttuğu ve tacir sıfatına haiz olduğu, dolayısı ile mahkememizin görevli olduğuna kanaat getirilmiştir.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....soruşturma sayılı dosyası ile ilgili patlamada vefat eden .....vefatında 3. Kişilere atfı kabil herhangi bir kasıt, ihmal ve kusurun bulunduğuna dair bir delil bulunmadığından takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
.....Komisyon isimli işyerinde meydana gelen patlama neticesinde İtfaiye Dairesi Başkanlığınca tutulan rapor ve dosyada bulunan diğer evraklar birlikte değerlendiirildiğinde, .....plakalı aracın .....isimli iş yerinin önünde bulunduğu sırada, .....tarihinde saat : .....sıralarında bahsi geçen işyerinde karpit malzemesinin sıkışması sonucu meydana gelen patlama neticesinde sigortalı iş yeri ve araç sahibi .....vefat ettiği, bir çok eşya ile birlikte sigortalı aracın da ilgili patlama neticesinde hasarlandığı, taraflarca icra takip dosyasında ya da dava dosyası içerisinde olayın oluş şekline herhangi bir itirazda bulunmamış oldukları, buna ilişkin somut bir isnatlarının bulunmadığı anlaşılmış ve trafik kazası ve kurtarma raporu, olay tutanakları, savcılık dosyasında alınan ifadeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı açıklanan oluş şekline göre kusur tespiti yapılmıştır.
Mahkememizce davacı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin ve iş yerinde meydana gelen patlamada kusur durumunun tespiti amacı ile öncelikle yangın konusunda uzman bilirkişiden, akabinde otomotiv konusunda uzman makine mühendis bilirkişiden raporlar alınmış olup,
.....tarihli yangın konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi raporunda özetle; "Dosyadaki bilgi belge ve ifadeler neticesinde .....isimli
işyerinde iş yeri sahibi .....’in cennet hurması, kivi vb. meyvelerin olgunlaştırılması için
karpit malzemesini su ile karıştırarak asetilen(Etin) gazı oluştuğu, Asetilenin hava ile karışması sonucu
patlama oluştuğu, iş yeri sahibinin karpit kullanımında bilinçsiz olduğu, kimyasal maddelerle çalışmalarda sağlık ve güvenlik önlemlerini almadığı, oluşabilecek risklere karşı önlem almadığı, söz
konusu patlamada %100 (yüzde yüz) ASLİ KUSURLU olduğu kanaatine varıldığı.." mütalaa edilmiştir. İlgili değerlendirme ve tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak ilgili rapor hükme esas alınmıştır.
.....tarihli ön rapor ve eksik hususların ikmali neticesinde düzenlenen .....tarihli otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ek raporunda özetle; ".....plakalı araçta .....tarihinde davaya konu araçta meydana gelen patlama sonucunda hasar oluştuğu tespit edilmiştir. Davaya konu aracın onarım işlemleri yapılabilir düzeyde olduğu ancak; araç onarımının yapılması halinde onarım bedelinin yüksek bir bedel olacağı için onarımının ekonomik olmayacağı ve dava konusu aracın PERT olarak değerlendirilmesinin uygun olgun olacağı sigorta şirketi tarafından belirlendiği tespit edilmiş ve Davaya konu aracın PERT olarak değerlendirilmesinin uygun olgun olacağı tarafımca kanaatine varılmıştır, Yapılan piyasa araştırması sonucunda aracın onarım bedeli rayiç bedelinin % 80 oranında olduğu, Benzer özelliklere sahip bir aracın piyasa araştırması sonucunda aynı özelliklere sahip emsal bir aracın, 73.000,00 TL bedel ile temin edilebileceği, sovtaj (hurda) bedelinin ise 45.233,00 TL ile temin edilebileceği göz önünde bulundurulduğunda (73.000,00-45.233,00) = 27.767,00 TL gerçek zarar oluştuğu, dosyadaki belgeler incelenerek hesaplanmış taktiri mahkememize sunulmuştur." mütalaa edilmiştir. İlgili değerlendirme ve tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak ilgili rapor hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türk Ticaret Kanunu 1472. Maddesi,1481. Maddelerinde sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde sigortacının yerine geçeceği ve halefiyet kuralı gereği dava ve takiplere devam edebileceği düzenlenmiştir. Mevcut kasko poliçesi incelendiğinde davacı şirketin sigorta eden sıfatında bulunduğu ve dava dışı muris sigortalının mirasçılarına kasko poliçesi kapsamında ödeme yaptığı sabit olduğundan ve ilgili hasarın aracın dışında yine murise ait iş yerinde murisin kusuruyla meydana gelen patlama nedeniyle meydana geldiği anlaşıldığından davalıların murislerinin iş yerindeki hadise nedeniyle kusurlu olması karşısında bu kusurdan yararlanamayacakları değerlendirilmiş, sebepsiz zenginleşme hükümleri ve halefiyet ilkesi gereği aracın kullanımı esnasında meydana gelen bir hasar ve kusur durumu söz konusu olmadığı da dikkate alınarak davacı sigorta şirketinin ödenen zarar miktarını mirasçı oldukları ve ödemeyi aldıkları dosya kapsamında belirlenen davalılardan tahsilini talep edebilir. Bu kapsamda belirtilen nedenlerle ispat yükü üzerinde olan davacının asıl alacak kalemi yönünden iddiasını ispat ettiği kanaatine varılarak; davacı vekilince davalılar nezdinde başlatılan icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarının hukuka uygun olduğu, davalıların icra takibine yaptıkları itirazın dayanaktan yoksun olduğu kanaati ile davaya konu icra dosyasındaki borçluların itirazların iptali ile, takibin takip talebinde belirtilen alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, işlemiş faiz talebi yönünden ise; davalılara ihtar çekilmek suretiyle temerrüt koşullarının gerçekleştirildiği ispatlanamadığından işlemiş faize dair fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
G.D
:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
HÜKÜM
:
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalıların Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyasında ödeme emrine yaptığı itirazın, 27.767,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA, işlemiş faize dair fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gerekli 1.896,76 TL harçtan dava açılırken yatırılan peşin harç 517,25 TL nin mahsubu ile bakiye 1.379,51 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 517,25 TL peşin harcın toplamı olan 597,95 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4- 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 299,75 TL posta yazışma gideri ve dosya masrafı olmak üzere toplam 5.299,75-TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 4.858,28 TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 13 hükmü gereğince hesap edilen 27.767,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 13 hükmü gereğince hesap edilen 2.520,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine,
8-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 900,00-TL arabulucu ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak, 825,03 TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, bakiye kalan kısmın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekillerinin yokluğunda davanın miktarı itibari ile istinaf sınırının altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!