Hazineye karşı açılan, kadastroda yol olarak tespit harici bırakılan taşınmaz bölümlerinin zilyetlikle kazanımı ve mevcut parsellere eklenerek tescili davası hakkında Yargıtay kararı.
Özet: Davacılar, kadastro sırasında yol olarak tespit harici bırakılan ve evlerinin bir bütününü oluşturan alanların, dedeleri ve babaları tarafından uzun yıllar boyunca eklemeli zilyetlikle kullanıldığını iddia ederek kendi adlarına tescilini talep etmiş, ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, Yargıtay ise eksik inceleme nedeniyle kararı bozmuş, bozmaya uyan mahkeme ise teknik ve yerel bilirkişi raporları ile tanık beyanlarına dayanarak, çekişmeli alanların evveliyatında yol olmadığını, davacı ve selefleri tarafından 30-40 yıldır tarımsal ve evsel amaçlarla kullanıldığını ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğunu tespit ederek, bu kısımların davacılar adına mevcut parsellerine eklenerek tesciline karar vermiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; davacıların ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 60... ve 10 parsel sayılı taşınmazların malikleri olduğunu, taşınmazlar üzerinde bulunan iki evin çardak tabir edilen balkonlarının önünde bulunan kısmın kendilerine ait olmasına rağmen yol olarak tespit harici bırakıldığını, bu alanın 40- 41... ’sinin 9 parsel maliki olan ...'a, 27- 28... ’sinin ise 10 parsel maliklerinden olan ...'a ait olup eklemeli zilyetlikle 100 yıldır davacılar tarafından ayrı ayrı kullanıldığını, taşınmazlar ile yol arasında eski tarihlerden beri var olan su arkının bulunduğunu, su arkının evler tarafındaki kısmının davacı parselleri içerisinde olması gerektiğini, 10 parselin devamı alanda kalan su kuyusunun da tarafların ortak kullanımında olduğunu ileri sürerek keşif sırasında gösterilecek bölümlerin ayrı ayrı 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara ilave edilmek suretiyle davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların tespit harici bırakıldığı tarih üzerinden 20 yılın geçmediğini, iktisap koşullarının oluşmadığını, davanın makul süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2014/4 65... /242 karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, 24.03.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3, 89... ve (B) harfiyle gösterilen 34, 54... taşınmaz bölümlerinin 1 60... parsel sayılı taşınmazla birleştirilmek suretiyle davacı ... adına tesciline, (C) harfi ile gösterilen 31, 60... , (E) harfi ile gösterilen 14, 40... ve (D) harfi ile gösterilen 2, 66... taşınmaz bölümlerinin 1 60... parsel sayılı taşınmazla birleştirilmek suretiyle davacı ... adına payı oranında tesciline, (F) harfiyle gösterilen 17, 95... taşınmaz bölümü yönünden talep atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarihli ve ████████ 18... /5314 sayılı ilamı ile; yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, davacılardan ...'un 1 60... parsel sayılı taşınmazın müstakilen maliki olmadığı, müşterek malik ...'ın davada yer almadığı, dava, taşınmaz bölümünün 1 60... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi istemiyle açıldığına göre diğer paylaş ... .... davaya katılımının sağlanması gerektiği, yasal ilanların yapılmadığı, ayrıca keşif esnasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin öncesinin ne olduğu ve kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarında somut olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmadığı, yine düzenlenen ziraatçı bilirkişi raporunun soyut nitelikte olduğu gerekçesiyle hükmen bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; teknik bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan yerde kaldığı, ancak bu bölümlerin evveliyatında yol olmadığı ve dava konusu taşınmazlarla bir bütünlük arz ettiği, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceleri davacıların dedeleri ve babaları tarafından kullanılan ve miras yoluyla davacılara intikal eden taşınmazlar olduğu, 30-40 yıldır davacılar tarafından kullanıldığı, taşınmazların bulunduğu köy yerinde hemen hemen her evin önünde genellikle hayvan beslemek, öküz arabası koymak, odun kömür koymak, fındık sermek, araba park etmek amacıyla boşluk alan bırakıldığı, dava konusu taşınmazların da aynı amaçlarla kullanıldığı, bu hususun yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla sabit olduğu, ziraatçı bilirkişi raporunda da dava konusu alanların güney cephesinde bu alanlara ulaşımı sağlayan ve talep edilen alanlarla son bulan çıkmaz bir yol bulunduğu, zilyetlikle kazanım şartlarının davacı taraf lehine gerçekleştiği, ayrıca (F) harfi ile gösterilen 0, 27... su kuyusunun davacılar tarafından yaptırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.09.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3, 89... ve (B) harfi ile gösterilen 34, 54... kısmın ifrazı ve tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıtlı bulunan 1 60... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline, (C) harfi ile gösterilen 31, 60... , (D) harfi ile gösterilen 2, 66... , (E) harfi ile gösterilen 14, 40... kısmın ifrazı ve tapu kaydının iptaliyle 1/2 payının ..., 1/2 payının ... adına kayıtlı bulunan 1 60... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline, (F) harfi ile gösterilen 0, 27... su kuyusunun davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu taşınmaz bölümlerinin, 2006 yılında yapılarak 2008 yılında kesinleşen kadastro çalışmalarında yol olarak tespit harici bırakıldığı, taşınmaz bölümlerine komşu 1 60... parsel sayılı kargir iki katlı ev ve bahçesi vasfındaki taşınmazın senetsizden dava dışı ...... adına tespit edildikten sonra 25.09.2012 tarihli satış nedeniyle davacı ... adına kayıtlı olduğu, komşu 1 60... parsel sayılı bahçe vasfındaki taşınmazın senetsizden 1/2'şer payla davacı ... ve ... adına tespit edildiği, davanın 30.10.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Bozma ilamında 1 60... parsel sayılı taşınmazda davacı ... ile birlikte müşterek malik olan ...'ın davaya katılımının sağlanması gereğine değinilmiş ise de yargılama sırasında davacı vekilinin ... mirasçılarını davaya dahil etmekle yetindiği, yargılamanın devamında mirasçılarının duruşmalara katılmadığı veya herhangi bir yazılı beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya davacı yanında katılımı gereken ... mirasçıları ve davacı ... yönünden bozma ilamı ile işaret edildiği şekilde aktif dava ehliyetinden söz edilmesi mümkün olmadığı gibi Mahkemece davada davacı sıfatıyla yer almayan ve bu hususta talepte bulunmayan ölü ... veya mirasçıları yönünden tescil hükmü kurulması da isabetsizdir.
Öte yandan; davacılar vekili dava dilekçesinde tescil harici taşınmaz bölümünün 1 60... ve 10 parsellerle bir bütün halinde kullanıldığı iddiasıyla birlikte taşınmazlar ile yol arasında eskiden beri su arkının bulunduğu, su arkının evler tarafındaki kısmının davacı parselleri içerisinde olması gerektiği yönündeki ifadelere yer vermişken Mahkemece su arkının bulunduğu (A) ve (D) bölümleri ile su arkının ötesinde bulunan (E) bölümü yönünden kabul kararı verilerek talepten daha fazlasına hükmedilmesi hatalıdır.
Ayrıca, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki norm kısıtlaması dikkate alınarak davacılar adına belgesizden edinilen taşınmazların araştırılmadığı, buna ek olarak taşınmazların imar planı kapsamında bulunup bulunmadığı, imar planı kapsamında ise ilk olarak hangi tarihte imar planı kapsamında alındığının tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle davacı tarafa müşterek malik ... mirasçılarının davaya katılımının sağlanması için süre ve imkan tanınması, daha sonra ilgili tapu ve kadastro müdürlükleri ve adliye yazı işleri müdürlüğünden davacılar ... ve ... ile ...'un babası ..... ve ...'un eşi ...... adına senetsizden edinilen taşınmaz bulunup bulunmadığının sorulması, taşınmazların imar planında ise ilk olarak imar planı kapsamına alınış tarihinin ilgili belediyeden sorulması ve yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak toplanan tüm delillerin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Kabule göre de, temyize konu taşınmaz bölümlerinin tespit harici tapusuz taşınmazlar olmalarına rağmen hüküm fıkrasında tapu kaydının iptaline yönelik ifadeye yer verilmesi yerinde değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!