Hazine adına kayıtlı taşınmazda kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, zilyetlikle iktisap şartları ile toprak tevzi ve taşınmazın özel mülkiyete konu olma vasfının eksik incelenmesi nedeniyle kararın bozulması.
Özet: Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olup, davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay, davacının zilyetliğe dayalı mülkiyet edinme koşullarının incelenmesinde yetersizlikler bulunduğunu, taşınmazın toprak tevzi sırasındaki niteliği ve hazine adına kayıt nedeninin, özel mülkiyete elverişli olup olmadığının, mera vasfı taşıyıp taşımadığının ve dere yatağı ile ilişkisinin bilimsel verilerle, hava fotoğrafları da kullanılarak detaylıca araştırılmadığını, eksik inceleme ve araştırma sonucunda hüküm kurulamayacağını belirterek mahkeme kararının bozma gerektirdiğini belirtmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istekli davadan dolayı önceki tarihli bozma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda Varto Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararı ile davanın kabulüne hükmedilmiştir.
Karar davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Kadastro Mahkemesi huzurunda miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemiyle çekişmeli 114 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak dava açmış, Kadastro Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dava dosyası Varto Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine; aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesi gereğince edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 114 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, davalı Köy Tüzel Kişiliğine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.12.2019 tarih, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla: ''Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, doğru sonuca varılabilmesi dava konusu taşınmazın toprak tevzi sırasında ne şekilde belirtildiğinin ve niteliğinin belirlenmesi, taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olduğunun tespit edilmesi halinde, 3402 sayılı Yasa’nın 46/1. maddesi gereği davalı Hazinenin toprak tevzi tapusunun oluşum tarihinden evvel davacılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı saptanmak suretiyle hüküm kurulması'' gereğine değinilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanımı mümkün olan yerlerden olduğu, somut olayda eklemeli biçimde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Davalı Hazine vekili; davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmadan karar verildiğini, bozma kararında belirtilen eksikliklerin yerine getirilmediğini, bilirkişi raporlarının eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
1. Kadastro sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... ... köyü çalışma alanında bulunan 114 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı, çekişmeli taşınmaz hakkında eklemeli mülk edinmeye muktedir zilyetlik iddiasına dayanarak tapu iptali ve tescilini talep etmiştir. Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Şöyle ki, aşamalarda çekişmeli taşınmazın toprak tevzi sırasında hangi belirtmelik numarası ile ve ne sebeple Hazine adına belirtildiği tespit edilmemiş, taşınmazın Komisyon parsel numarası ile belirtme numarası arasında ilişki kurulmamış, taşınmazın menşeinin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, meralardan veya firari mütegayyip eşhastan intikal eden yerlerden olup olmadığı, bu anlamda zilyetlikle kazanıma engel halinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden sonuca gidilmiştir. Öte yandan, taşınmazın mera ile komşu olduğu anlaşılmasına karşın yöntemince mera araştırması yapılmamış, taşınmazın sınırında kuru dere yatağı bulunmasına karşın taşınmazın dere yatağı ile ilgisi bilimsel verilere uygun olarak düzenlenmiş jeoloji mühendisi bilirkişi raporu marifetiyle denetlenmemiş, taşınmaz üzerinde var ise sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi hususunda hava fotoğraflarından istifade edilmeden sonuca gidilmiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucunda hüküm kurulamaz.
3. Hal böyle olunca; doğru sonuca varabilmek için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan toprak tevzi çalışmalarına ilişkin tüm evraklar okunaklı ve incelemeye elverişli biçimde ikmal edilmeli, çekişmeli taşınmaz yönünden Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre toprak tevzi tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edilmelidir.
4. Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile hayatta iseler belirtmelik tutanağında imzaları bulunan bilirkişiler, teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile jeoloji mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
5. Yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, mera vasfında olup olmadığı ya da mera niteliğindeki taşınmazdan kazanılıp kazanılmadığı, mera vasfında değil ise yahut komşu mera parselinden kazanılmamış ise kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın öncesi itibariyle kayıp yahut yitik mütegayip eşhastan kalan yerlerden olup olmadığı, toprak tevzi tarihinden geriye doğru davacı taraf ve bayilerinin maliki evvellerinin 20 yılı aşkın zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalıdır.
6. Teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, kadastro paftası ile toprak tevzi paftasının ölçekleri çakıştırılmak sureti ile hazırlanmış, taşınmazın toprak tevzi sırasında hangi belirtmelik numarasıyla ve hangi sebeple Hazine adına belirtildiğine dair incelemeyi de içeren ayrıntılı kroki ve rapor alınmalı; 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığını, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden mera parselinden nasıl ayrıldığını, meradan açılan, meranın devamı niteliğindeki yerlerden olup olmadığını, üzerinde sürdürülen ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
7. Jeolog bilirkişiden dava konusu taşınmazın sınırında dere yatağı olduğu göz önünde bulundurularak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklayan bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
8. Yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalıdır.
9. Bu şekilde yapılan araştırma sonucunda taşınmazın menşeinin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, meralardan veya firari mütegayyip eşhastan olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, taşınmazın öncesi itibariyle iktisaba engel hallerinin bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Varto Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!