Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin, bir trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 14.11.2019 tarihinde meydana gelen ve bir kişinin vefatıyla sonuçlanan çoklu araç trafik kazası nedeniyle ölenin ailesi tarafından sürücüler, araç sahipleri ve sigorta şirketleri aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasını konu almakta olup; davacılar destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep ederken, davalılar sorumluluklarının reddini veya sınırlandırılmasını savunmuş, ilk derece mahkemesi ise ceza mahkemesi kararları ile Adli Tıp raporlarındaki kusur oranları ışığında olayı ve tarafların iddia ve savunmalarını incelemiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 16.06.2023NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Ve Manevi Tazminat)KARAR TARİHİ
: 07.11.2025GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 30.11.2025İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacılar vekili dava dilekçesinde; 14.11.2019 tarihinde davalı ...'a ait, davalı ... Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, davalı ...'e ait, davalı ... idaresinde bulunan ve davalı ... Sigorta Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı araca çarpıp, akabinde sol şeritte seyir halinde bulunan müteveffanın sürücüsü olduğu ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ...'ın vefat ettiğini, kazada müteveffanın bir kusurunun bulunmadığını, vefat edenin eşi olan davacı ...'ın ölenin desteğinden yoksun kaldığını, ayrıca davacıların manevi olarak zarara uğradıklarını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak üzere şimdilik eş ... için 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, her bir davacı için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ..., ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 14.04.2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile davacı ... için maddi tazminat tutarını 935.450,77 TL'ye artırmış, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan tahsilini talep istemiştir.Davalılar ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı sigorta şirketleri ile arabuluculuk yoluna başvurduğunu, davalılar ile arabuluculuk görüşmesi yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ... yönünden ehliyetsizlik hususunun doğru olmadığını, aracı sürenin davalı ... olduğunu, dosyada böyle bir delil olmadığını, tüm geçişlerde Takograf sisteminde aracı kullananın davalı ... olduğunun görüleceğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, kazada davalıların kusurunun bulunmadığını, manevi tazminat talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu,... plakalı aracın ise17.08.2019-2020 yılları arasında geçerli olmak üzere trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.Davalı ...; usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğu; Uşak 7. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ esas sayıda görülen ve 22.06.2021 tarihinde karara bağlanan, istinaf incelemesinden geçerek 09.12.2021 tarihinde kesinleşen kararda, kazanın meydana gelmesinde; sanık ...'ün ehliyetsiz araç kullandığı kabul edilerek ...'ün tali derecede, sanık ...'ın asli derecede, sanık ...'ün ise (sürücü belgesiz şahsa araç kullandırdığından) tali derecede kusurlu olduğu sonucuna varılarak ceza tertip edildiğinin görüldüğü; Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 02.06.2021 tarihli raporda; sürücü ...'ın % 60, sürücü ...'ün % 20, sürücü ...'ın % 10, ...'ün % 10 kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur raporunda; ... plakalı aracın maliki ve işleteni olan ...'e aracın yeterli ehliyete sahip olmayan sürücü ...'e kullandırması nedeniyle kusur izafe edilmesi yerinde görülmeyerek, kusurun salt kazanın oluşu gözetilerek belirlenmesi gerektiğinden Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 09.01.2023 tarihli kusur ek raporunda; Sürücü ...'ın % 60, Sürücü ...'ün % 30, Sürücü ...'ın % 10 kusurlu olduğunun belirtildiği; Ceza Mahkemesinin sanıkların mahkumiyeti ile sonuçlanan yargılamasında, maddi olayın ; sanıklar ... ve ...'ün baba oğul oldukları, olay günü Uşak merkezinde sanık ...'in ehliyetsiz olmasına rağmen babası sanık ... tarafından tırın kullanımının sanık ...'e bırakıldığı, Uşak merkezi içerisinde araçların geçiş sağladığı üst geçit köprüsüne sanık ...'in kullanımındaki araç yaklaştığında, diğer sanık ...'ın kullandığı araç ile yolun sağ tarafından doğruca ilerlediği, ancak köprüye çıkabilmesi için sol şeride geçmesi gerektiği ve sol şeride geçmek üzere manevra yaptığında sanık ...'in kullandığı tırın önüne çıktığı ve her iki aracın arabalarının birbirine değecek şekilde yakınlaştığı, bunun akabinde sanık ...'in sola doğru tırı manevra yaptırarak sanık ...'in aracından kurtulmak istediği, sol şeritte bulunan müteveffa ...'ın kullandığı araca çarptığı ve direksiyon hakimiyetini kaybeden müteveffanın kullandığı aracın yol üzerinde bulunan korkuluk demirlerine çarpmak suretiyle durabildiği, otobüs sürücüsü ...'ın vefat etmesiyle kazanın sonuçlandığının kabul edildiği; Ceza mahkemesinin vakayı kabul ediş şekli hukuk hakimini bağlayacağından ve esasen mahkemece de olayın gerçekleşme şeklinin aynı olduğu kabul edildiğinden Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 09.01.2023 tarihli raporda da belirlendiği şekilde müteveffa ...'ın meskun mahalle sol şeritte seyrederken ve iki şeritli köprüye giriş yaparken mahal yol ve hız şartlarını gözetmemesi nedeniyle % 10 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün köprüye girmek isterken şerit izleme ve değiştirme kurallarına uygun hareket etmediği, şerit değiştirmesi ve çekicinin seyir durumunu bozması nedeniyle % 60 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... ise kullandığı aracın teknik özelliği ile mahal yol ve hız şartlarını gözetmeyip mahal şartları üzerinde bir hızla seyretmiş olması ve manevra yapan araç karşısında zamanında etkin tedbir alamaması nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, aktüer bilirkişiden alınan 05.03.2023 tarihli 2. ek raporda; 14.11.2019 tarihinde ...'ın vefatı nedeniyle eşi ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının; müteveffanın gelirinin asgari ücretin 1,46 Katı olduğunun kabulü ve güncel asgari ücret üzerinden, %10 kusuru gözetilerek ve SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının mahsubu sonucunda 935,450,77-TL olarak hesaplandığı, davalı ... Sigorta şirketi yönünden; poliçe teminat limitinin 390.000,00-TL olduğunun kabulü halinde: davacı eş için hesaplanan 325.739,41 TL destek zararı hesaplandığı (Dava açmayan annenin payı da gözetilerek toplam tazminatının bakiye poliçe teminat limitini aşması nedeniyle) yapılan garame sonucunda davacı eş ... için 324.274,00-TL olarak hesaplandığı; davalı ... Sigorta AŞ yönünden sigortalının %60 kusuru üzerinden 651.478,81 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan tazminatın bakiye (SGK tarafından bağlanan ilk peşin sermaye değerinin kusura düşen kısmının mahsubu sonucunda) poliçe teminatını aştığı, bakiye poliçe teminatının 364.939,53-TL olduğunun bildirildiği, yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı, davalı ...’ün ise; işleten sıfatıyla zarardan sorumlu tutulduğu, gerçek kişi davalıların sorumluluğu TBK.'nın 61.madde gözetilerek kusurları oranında değil müteselsil sorumluluk esasına göre tayin edildiği, davacı tarafça yasal faiz talep edildiği için hükmedilen tutarlara yasal faiz yürütüldüğü; davacıların her biri yönünden ayrıca 40.000,00 TL manevi tazminat talebi yönünden açılan davada, davacı ve davalıların orta gelir gurubuna dahil olmaları davacıların eşi ve babaları konumundaki desteği yakınlarını kaybetmiş olmaları, eşin kaybının baba kaybına kıyasla daha fazla yoksunluk yaratacağı, davacı çocukların yetişkin oluşları % 10 kusurun müteveffaya ait kalan % 90 kusurun ise davalı gerçek kişilere ait oluşu, işleten konumundaki ...'ün sürücü oğlu ... ...'ün kusuru üzerinden sorumluluğunun gerektiği, davalılar arasında kusur dağılımının TBK 61.maddesi kapsamında müteselsil sorumluluk gözetildiğinde tazminatın bölünmesine sebebiyet vermeyeceği gözetilerek davacı eş ... için 40.000,00 TL, davalı çocukların her biri için 30,000,00 TL manevi tazminata hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle; davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalmaya dayalı maddi tazminat talebinin kabulü ile, 935.450,77 TL maddi tazminatın; davalı ... Sigorta 324.274,00 TL, davalı ... Sigorta 364.939,53 TL ile sınırlı olmak üzere; davalıların tamamından müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, hükmedilen tutara davalılar ..., ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 14.11.2019'dan, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 30.10.2020 tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 09.07.2020 tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz yürütülmesine, davacı ... için 40.000,00 TL. davacılar ...'ın her biri yönünden ayrı ayrı takdir edilen 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Manevi tazminat yönünden fazlaya dair istemin reddine, " karar verilmiş hüküm davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kararın hatalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle 18 yaşından büyük 3 çocuğu olan ve 47 yaşında olan davacının evlenme ihtimali olmamasına rağmen %2 indirim yapılmasının hatalı olduğunu; hesap raporunun hatalı olduğunu tazminatın eksik hesaplandığını, 05.03.2023 tarihli raporda son asgari ücret artışının nazara alınmadığını, ölenin annesine pay ayrılmasının da hatalı olduğunu, 390.000,00 poliçe teminat limitine göre, davacının zararını talep edebileceğini, bu nedenle eksik hesaplama olduğunu; davalılar ..., ... ve ... Anonim yönünden faiz türürnün hatalı olduğunu, davalının taşımacılık yapması nedeniyle faizin avans olması gerektiğini; davalı ... Sigorta şirketinin limitinin eksik belirlendiğini, ZMMS Tarifesi Esasları Hakındaki Yönetmeliğin 28/A maddesi gereğince, taşımacılık yapan araçlar yönünden teminat limitinin 2 katı uygulanması gerektiğini, bu nedenle mahkemenin aksi yönde gerekçesinin yerinde olmadığını; ... yönünden manevi tazminatı kısmen kabulünün hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde: ıslah edilen miktarın teminat limitinden fazla olduğunu, poliçede teminat limitinin 360.000,00 TL olduğunu, bu miktarın nazara alınması gerektiğini, ayrıca davalının sorumlu olduğu limitin açıkça gösterilmesi gerektiğini, 360.000 TL’yi aşan zarardan sorumluluğunun olmadığını, yargılama giderinin de buna göre oranlanması gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, itirazlarını tekrar ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün %10 kusuruna rağmen, %100 kusura göre sorumlu tutulmasının da hatalı olduğunu, sigortalının kendi kusuruna isabet eden zararların teminat kapsamı dışında olduğunu, hesaba esas alınan geliri kabul etmediklerini, ücretin asgari ücrete göre belirlenmesi gerektiğini, kazanın iş kazası olması nedeniyle SGK tarafından ödemelerin araştırılması ve varsa tazminattan indirilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması ve vefat edenin diğer desteğinden yoksun kalanlar içinde pay ayrılması gerektiğini, davalının temerrüte düşmemesi nedeniyle faiz kararın hatalı olduğunu, hesaplanan yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı ... ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ...’in kusurlu olmamasına rağmen zarardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, sorumluluklarının sigorta teminat limiti düştükten sonra kalan bakiye kadar ve kusur oranına göre olması gerektiğini, buna göre de kusur oranını aşan talep yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini, davalının %30 kusuruna rağmen, zararın %100’ünden sorumlu tutulamayacağını, belirterek istinaf sebepleri açıklamış, devamında ... sigortanın ileri sürüdüğü istinaf sebepleri çerçevesinde de aleyhine verilen kararın doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, davacı ...'ın maddi ve manevi tazminat talebinin kabulüne, diğer davacıların manevi tazminata yönelik taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.Olay tarihinde, 3 şeritli yolda sağ şeritte seyreden, davalı ... idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ tarafından ZMMS ile sigortalı otomobilin, 2 şeride düşen köprü üzerinden geçiş yapmak için solundaki şeridi kontrol etmeksizin, sol şeride manevra yapması üzerine, bu şerit üzerinde seyreden, davalı ...'in maliki olduğu, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı, sürücü belgesi bulunmayan davalı ... idaresindeki aracın, şeridini kapatan bu araca çarpmamak için, sol şeride manevra yapması üzerine, sol şeritte seyreden davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki yolcu otobüsüne sürtmesi, otobüs sürücüsünün de direksiyon hakimiyetini kaybederek, korkuluklara çarpması neticesinde, davacıların desteğinin vefat ettiği, dosyamız davalılara hakkında taksirle ölüme neden olmak suçundan açılan ve her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğu kabulü ile cezalandırıldığı istinaf incelemesinden de geçerek kesinleşen, ceza dosyası ve kararından anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesi tarafından, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan, davacılar tarafından istinaf konusu edilmeyen kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ün %30 oranında, davalı ...'ın asli %60 oranında, sürtme şeklinde meydana gelen kaza neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek korkuluklara çarpan vefat edenin de %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesi tarafından, kusur raporu ve otobüs şoförü olan desteğin gelirinin vefat edenin önceki işvereninden kaynaklanan işçi alacağına yönelik olarak iş mahkemesi kararında, kabul edilen otobüs şoförlerinin gelirine ilişkin tespit nazara alınarak asgari ücretin 1,46 katı olabileceğine yönelik değerlendirme çerçevesinde alınan aktüer raporunda; vefat edenin, davacı eş yanı sıra sağ olan annesine de destek olacağı kabul edilerek yapılan hesaplama neticesinde; hesap tarihine göre destek zararının 1.107.957,17 TL olduğu hesap edilerek, rapor tarihindeki yaşı ve çocuklarının yaşı gözetilerek %2 evlenme ihtimali çerçevesinde yapılan indirim ve desteğin %10 kusuru indirildikten sonra, 977.218,22 TL hesaplanan destek tazminatından, davacı eşe bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmı olan 41.767,45 TL'si mahsup edilerek, davacının tazminat alacağı 935.450,77 TL olarak hesaplanmış, sigorta şirketlerinin sorumluluğu açısından, çekicinin taşımacılık faaliyeti nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 28/A maddesi kapsamında poliçe teminat limitinin 2 katı uygulaması halinde garame hesabı çerçevesinde, ... Sigorta Şirketinin, poliçe teminat limitinin 780.000,00 TL olacağından, sigorta şirketinin %30 kusuru nazara alındığında kusura isabet eden davacı desteğin zararının 325.739,41 TL olmasına göre garame hesabı gerekmediği, limitin 2 katı uygulanmayacağının kabulü halinde ... Sigorta Şirketinin, SGK rücu payı ayrıldıktan sonra, garameten sorumlu olduğu miktarın 324.274,00 TL olduğu, ... Sigorta AŞ'nin ise 364.939,53 TL olduğunun raporda belirtildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesi tarafından ise, rapor doğrultusunda, davacı eşin destek zararının 935.450,77 TL olduğu, kaza tarihinde her iki sigorta şirketinin teminat limitinin de 390.000,00' er TL olduğu kabul edilerek, garame hesabı ve davacıya bağlanan gelirin PSD'ne ilişkin ödeme nazara alındığı belirtilerek, 935.450,77 TL destek tazminatının, ... Sigorta AŞ 364.939,33 TL 'si ile sınırlı olarak, ... Sigorta AŞ açısından 324.274,00 TL'si ile sınırlı olarak davalılardan tahsiline, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulüne, diğer davalıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.1-Hükme esas alınan raporda, ... Sigorta AŞ ve davalı ...'ın sorumlu oldukları miktara yönelik istinaf başvurusu bulunmadığından, davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğu miktar açısından, sigortanın sorumlu olduğu limitin belirlenmesinde, dava dışı annenin payı nazara alınmamış ve hata yapılmış ise de, bu husus davacı ... açısından usulü kazanılmış hak oluşturduğundan, kararın bu sebeple kaldırılması sonuca etkili olmadığından, raporda ve kararda bu yönde yapılan hata kaldırma sebebi yapılmamış, davacıların ve diğer davalıların istinaf sebepleri ve sıfatları gözetilerek inceleme yapılmıştır.2-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin ve davalılar ... ... ve ... vekilinin, teminat limiti, müteselsilen karar verilmemesi gerektiği, hesap yöntemi ve destek payına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;Sigorta şirketi, kaza tarihinde yürürlükte bulunan poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olup, poliçe tanzim tarihindeki teminat limiti kaza tarihindekinden farklı dahi olsa, zeyilname gerekmeksizin kaza tarihindeki teminat limiti ile sigorta şirketi zararla sorumludur. Kaza tarihi itibariyle de ölümle sonuçlanan kazada, kişi başı teminat limiti 390.000,00 TL olduğundan ve bilirkişi tarafından da bu limit esas alındığından, teminat limitine yönelik davalılar aleyhine olabilecek hata bulunmadığından davalıların teminat limitine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil nedeniyle açılan davada, TBK'nın 61. maddesi yanı sıra, KTK'nın 88. maddesi gereğince, birden fazla kişinin zarardan sorumlu olması durumunda, zarar gören, zararını müteselsil sorumluluk çerçevesinde, zarar sorumlularından (sigorta sorumluluğu açısından limitine kadar müteselsil sorumluluk olacak şekilde) talep edilebilecek olduğundan bu kapsamda da, davalı ... ... Sigorta'nın sorumlu olacağı miktar açsından, aleyhine olabilecek bir hata bulunmadığından, müteselsil sorumluluğa yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.Yine hesap raporunun da "gerçek zarar" hesabında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemler çerçevesinde yapılmış olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanarak muhtemel yaşam süreleri belirlenerek, bilinmeyen dönem hesabının progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmasında isabetsizlik bulunmamasına; destek paylarının Yargıtay içtihatlarına ve dosya kapsamına uygun belirlenmiş olmasına göre davalıların hesap raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde değildir.2-Davalılar ... ve ... vekili tarafından, Kaza nedeniyle kusur verilmeyen ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca diğer davalının da %30 kusura göre sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; sürücü belgesiz oğluna, işleteni olduğu aracı kullandıran davalı ...'ün işleten sıfatı nedeniyle KTK'nın 85/son maddesi gereğince, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumluluğu bulunduğundan, zarardan sorumlu tutulmuş olmasında, yine davalıların yukarıda da açıklandığı üzere, vefat edenin kendi kusuruna denk gelen, zararlar haricindeki zararlardan müteselsilen sorumlu tutulmalarında isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.3-Davacılar vekili, davacı ...'ın destek tazminatı yönünden, ölenin annesine destek payı ayrılmaması gerektiğini, evleme ihtimalinin hatalı tespit edildiği, rapor tarihinden sonraki asgari ücret artışının da nazara alınması, anne için poliçe teminatından destek payı ayrılmaması, ... Sigorta'nın sorumluluğu açısından teminat limitinin 2 katı uygulanması gerektiği, manevi tazminat taleplerinin tamamının tam kabul edilmesi gerektiği ve faiz türünün hatalı olduğu sebepleri ile kararı istinaf etmiştir.Kaza tarihi itibariyle hayatta olan, desteğin annesi için, vefat edenin desteklik durumu yasal olarak bulunduğundan, destek olmayacağına yönelik aksi delil de sunulmadığından, anne için destek payı ayrılmasında isabetsizlik bulunmamasına, bilirkişi tarafından bilinen dönen zararının bilinen gelire göre, bilinmeyen dönem zararının son gelire (pasif dönemin ise asgari ücrete) göre yapılmış olmasına, bu nedenle hükme esas alınan gelirde hatanın olmamasına, destekten yoksun kalan, dava dışı anne için ... Sigortanın sorumluluğu açısından, davacı lehine olacak şekilde poliçe teminat limitinden pay ayrılmamış olması yanı sıra, ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu açısından anne yönünden garameten pay ayrılmasının KTK'nın 96. maddesi ve Yargıtay uygulamalarına uygun olmasına, davalı ... Sigorta Şirketinin sorumluluğu, karşı araç sürücüsünün vefatından kaynaklandığından, vefat eden ile sigortalı araç arasında taşıma ilişkisi bulunmamasına göre teminat limitinin 390.000,00 TL olduğu kabul edilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, manevi tazminatın miktarı açısından, takdir edilen manevi tazminat TMK'nın 4. maddesi çerçevesinde hak ve nesafet ölçüsünde takdir edilmiş olmasına, faize yönelik talepler açsından; manevi tazminata yönelik 14.04.2023 tarihli dilekçesinde tüm davalılardan yasal faize göre talep etmiş olması yanı sıra, maddi tazminata yönelik olarak da dava dilekçesi tazminat kapsamına yönelik açıklama kısmında, 3095 Sayılı Yasa hükümü gereğince yasal faiz çerçevesinde tercih hakkının kullanılmış olmasına göre davacıların istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf edenlerin sıfatı ile istinafa gelmeyenler açısından oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davacılar vekilinin, davalılar ... ve davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacılar vekilinin, davalılar ... ve davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.079,40 TL'den mahsubu ile yeninden harç alınmasına yer olmadığına, fazladan alınan 464,00 TL'nin isteği halinde davacılara iadesine;3-Davalılar ... Sigorta Şirketi ve davalılar ... ve ...'den alınması gereken 72.780,94 TL ( Davalı ... Sigorta Şirketi 22.151,16 TL ile sınırlı ve müteselsil olacak şekilde) karar ve ilam harcından davalılardan peşin alınan (5.538,00 TL +18.195,24 TL) 23.733,24 TL'nin mahsubu ile Bakiye 49.047,70 TL'nin ( davalı ... Sigorta Şirketi 11.075,16 TL'si ile sınırlı olarak, mütesesilen sorumlu olacak şekilde) davalılardan alınarak hazineye irat kaydına;4-istinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 07.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.