Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, trafik kazası sonucu ölü doğan cenin nedeniyle istenen destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kişilik hakları tartışması üzerinden reddine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, trafik kazası sonucu anne karnında ölen 34-35 haftalık bir ceninin doğsaydı sağlayacağı destekten yoksun kalma iddiasıyla açılan tazminat davasına ilişkin istinaf başvurusunu ele almaktadır; davacı vekili, sigortalı aracın karıştığı kazada ölen ceninin babasına gelecekte destek olacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin ceninin sağ doğmadığı için kişilik haklarına sahip olmadığı ve bu nedenle destek sayılamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmesi kararına karşı çıkarak, destek kavramının mirasçılık ve şahsiyet kavramlarından daha geniş yorumlanması gerektiğini ve kaza olmasaydı ceninin doğal süreci tamamlayıp sağ doğacağını savunarak kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 04.10.2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: 07.11.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 27.11.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.12.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu davacının imam nikahlı eşi ...'ın yaralanması nedeni ile anne karnındaki bebeğin vefat ettiğini ve davacının doğacak çocuğunun desteğinden yoksun kaldığını, davalı yanın olayda tam kusurlu olduğunu iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ceninin ancak sağ doğumla kişilik haklarını kazanacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile sigorta şirketi olarak sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olduğu, Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden dosya arasına alındığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 25.04.2022 tarihli raporunda, çekilen USG’de bebeğin kalp atımlarının alınamadığı, ölü olarak doğum yaptırıldığı, bebeğin otopsisinde tespit edilen makroskopik bulgular, iç organların histopatolojik tetkikinden elde edilen bulgular, vücut ölçüleri ve ölümün meydana geliş şekli dikkate alındığında rahim içi 34-35 haftalık gelişim gösteren bebeğin annenin maruz kaldığı genel beden travmasına bağlı ölü olarak doğmuş olduğu, anne ...’ın 10.12.2018 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması ile rahim içi 34-35 haftalık gelişim gösteren bebeğin ölü olarak doğumu arasında illiyet bağı bulunduğunun kabulü gerektiği yönünde görüş bildirildiği, raporun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu; toplanan delillere göre, 10.12.2018 tarihinde meydana gelen kazada davacının aracında yolcu olarak bulunan imam nikahlı eşi anne ...'ın 34-35 haftalık hamile olduğu, kaza neticesinde yaralandığı ve hastanede bebeğinin ölü doğduğu, mahkemece bebeğin anne karnından sağ olarak alınıp sonrasında ölüp ölmediği hususunun da araştırıldığı (Ankara BAM 3. HD ████████ esas █████████ karar), alınan son ATK raporunda bebeğin ölü doğduğunun belirlendiği, bu hali ile ölü doğan ceninin kişilik hakkının bulunduğundan, mirasçı olacağından ve davacının muhtemel desteği olmasından söz edilemeyeceğinden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle; "davanın reddine" karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza nedeniyle dini nikahlı eşinin karnındaki bebeğin vefat ettiğini, sağ ve tam doğsaydı babasına destek olacağını, anne karnındaki çocuğun babasına farazi destek olduğunu, cenin sağ ve tam doğmuş olması şartının aranmasının destek tazminatı ile bağdaşmayacağını, anne karnına düşen her cenin doğal süreci tamamlaması durumda sağ ve tam doğacağını, önemli olanın doğal doğum sürecini kesen olayın incelenmesi olduğunu, kazada annenin yaralandığını ve bu nedenle de sağ ve tam doğumun gerçekleşmediğini, destek kavramının hem mirasçılık kavramından, hemde şahsiyet kavramından geniş yorumlanması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazası neticesinde hamile olan annenin yaralanması sonucunda, ölü doğum yapması nedeniyle, kaza meydana gelmeseydi sağ doğması muhtemel olan çocuğunun desteğinden mahrum kaldığından, bahisle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, alınan rapora göre, ceninin ölü doğması ile kaza arasında illiyet bağı olmakla birlikte, anne karnında ölümün gerçeklemiş olması nedeniyle, cenin dolayısı ile destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından cenin sağ dünyaya gelmesi ile anne karnında ölmesi açısından fark olmayacağı, kaza ile illiyetinin kanıtlanmış olmasına göre, destek tazminatı taleplerinin kabulü gerektiğinden bahisle istinaf edilmiştir.
Uyuşmazlık, kaza neticesinde annenin yaralanması sonucunda, ölü doğum yapması durumunda, sağ olarak dünyaya gelmeyen cenin nedeniyle, destekten yoksun kalma tazminatı talep edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma nedeniyle açılan tazminat davalarından, ceninin anne karnında vefatı durumunda destek tazminatı talep edilip edilmeyeceği Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından daha önce değerlendirilmiş, █████████ E. █████████ E. Sayılı kararında; "Medeni Yasa'nın 8/1. maddesinde her insanın hak ehliyeti olduğu, 28. maddesinde de kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayacağı kuralına yer verilmiştir. Kişiliğin hangi anda kazanılacağı, kişinin hak ve yükümlülüklere sahip olması ve hukuk düzenince korunması yönünden önem taşır. Çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde edeceği belirtilerek, cenine de koşullu olarak hak ehliyeti tanınmasına ilişkin Medeni Yasa'nın 28/2. maddesindeki yasal düzenlemenin amacı, miras hukuku ve özel hukuk bakımından açılacak davalar yönünden önem taşımaktadır. Miras hukuku yönünden sağ olarak doğmayan cenin mirasçı olamaz. Destekten yoksun kalma tazminatının yasal dayanağı ise Borçlar Yasası'nın 45. maddesi olup aynı maddenin 2. fıkrası gereğince ölenin yardımından yoksun kalanların zararının da karşılanması gerekir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçiminin bir bölümü veya tümünü sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm meydana gelmeseydi az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kişi destek sayılır. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayılan (farazi) destek kavramı söz konusudur.
Dava konusu olayda; davacılardan ..........’un hamile olduğu, doğum sırasında anne karnında olan ceninin daha doğmadan öldüğü anlaşılmaktadır. Şu durumda annesinin karnında iken ölen cenin, sağ olarak doğmadığı için kişilik kazanamamıştır. Kişilik kazanamadığından hak ehliyeti de bulunmayan ceninin ileride davacılara destek olacağı da düşünülemez. " denilerek, ceninin anne karnında vefatı durumunda, destek tazminatı talep edilemeyeceği kabul edilmiştir.
Bu durumda; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 07.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!