Danıştay 5. Daire, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin, adil yargılanma ve savunma hakkı ihlali iddiasıyla yaptığı temyiz başvurusunu reddetmiştir.
Özet: Kamu görevinden FETÖ/PDY iltisakı iddiasıyla çıkarılan bir davacının, adil yargılanma hakkı ihlali ve usule aykırılık iddialarıyla açtığı iptal ve tazminat davasının reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay, her ne kadar sadece mahkumiyet kararının tek başına yeterli olmadığını belirtse de, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında görev yerinden ayrılma ve emirleri reddetme gibi eylemlerini ayrıntılarıyla tespit eden kesinleşmiş ağır ceza mahkumiyet kararının, kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğuna yeterli dayanak oluşturduğuna hükmederek temyiz istemini reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Vekili
: Av. ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ANKARAVekili
: Av. ...İstemin Özeti
: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı zararının tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılmadığı, 657 sayılı Kanun'un 130. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, Anayasa'nın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, FETÖ/PDY ile iltisakı veya irtibatı gösteren kriterlerden hiçbirinin şahsında bulunmadığı, Bank Asya hesabının olmadığı, örgüte ait dergi ve gazetelerde abonelik kaydının bulunmadığı, çocuğunu örgütün okullarına göndermediği, 375 sayılı KHK'nın Anayasa'nın 15. 119. ve 121. maddelerine aykırı olduğu, somut olayda AİHS'in 6. maddesi kapsamına giren bir suçlama bulunduğundan anılan maddede güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararı verildiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasının sadece bu haliyle davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan "...Sanıklar Çevik Kuvvet Polisi olarak görev yapmakta iken 15.07.2016 günü saat:18.00 ila 16.07.2016 günü saat:08.00 arası Vahdettin Köşkü ve Çengelköy Sabancı Polis Merkezi Amirliğinde ... Birlik Amirliğinden toplam (17) personel birlikte görevlendirilmiş, saat:18.00 itibari ile görev yerine grup olarak intikal etmiş, bilahare ilerleyen saatlerde Çengelköy Sabancı Polis Merkezi Amirliğinde konuşlu halde bulunmuş, yine Çengelköy Sabancı Polis Merkezi Amirliğinde olay günü görevli polis memuru T.A.’ın darbe girişimini öğrenmesi ile birlikte polis merkezine takviye çağırmış ancak 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde yolların kapatılması ve Beylerbeyi Sarayı önünde gerçekleşen olaylara binaen konuşlu halde bulunan Çevik Kuvvet personellerinden polis merkezinde kalmaları yönünde talepte bulunmasına karşın sanıklar kendilerini Çevik Kuvvet Yerleşkesinden çağırdıklarını beyanla Polis memuru T.A.’ın talebini olumlu karşılamamış, saat:22.32 sıralarında Çengelköy Sabancı Polis Merkezi Amirliğinden çıkış yapan sanıklar Üsküdar istikametine gitmesi gerekirken araçlarının yokuşu çıkmaması nedeniyle Kuleli Askeri Lisesi- Beykoz istikametine gitmiş, saat: 22.37 sıralarında Kuleli Askeri Lisesinin önünden geçerek Beykoz istikametine seyir halinde bulunmuş, öncesinde darbe teşebbüsü kapsamında Beykoz bölgesinde görevlendirilen ve bu amaç doğrultusunda Kuleli Askeri Lisesinden çıkış yaparak Beykoz istikametine ilerleyen Albay M.K. tarafından sanıkların kullandığı minibüs durdurulmuş ve tüm çevik kuvvet polisleri araçtan indirilmiş, çevik kuvvet polislerinin duvara sırtı dönük olacak şekilde Üsteğmen R.K. tarafından üstleri aranmış, sanıklara ''Tüm polislerin kendileri ile birlikte hareket ettiklerini, bizimle beraber hareket etmeleri gerektiğini” söylenerek sanıklar Çengelköy – Kuleli Askeri Lisesi istikametine geri gönderilmiş, bu esnada araca K.B. ve bir asker bindirilmiş, K.B. tarafından tüm çevik kuvvet polislerinin şarjör ve mermileri toplanmış, bahse konu araç saat:23.02 sıralarında Kuleli Askeri Lisesi önüne intikal etmiş ve burada askeri personel sanıkları araçtan indirmiş, yine burada bulunan Albay M.Ç.'nın sanık polislere “sıkıyönetim ilan edildiğini, ellerinde belgeler olduğunu, emniyetin yüzde 95’ nin kendileri ile hareket ettiklerini, birlikte hareket etmeleri gerektiğini” söyleyerek ikna etmeye çalışmış, aksi halinde ise tehdit vari içerikli konuşmalar yapmış, akabinde T.Y. isimli emniyet mensubunu darp etmiş ve kelepçeletmiş, bu durum üzerine askeri personellere itaat eden polis sanıklar Albay M.Ç.'nın emirleri doğrultusunda Askeri Lisesi Ana Nizamiye önünde beklemeye başlamış ve sabahın ilk ışıklarına kadar değişik bölgelerde kendilerine verilen emirleri yerine getirmişlerdir...Sanıkların darbeye teşebbüs kapsamında aktif olarak içerisinde bulundukları eylemleri tek tek incelendiğinde, sanıklar M.A., B.K. ve ..., Yübaşı M.D. ile birlikte Çengelköy'de konuşlu Polis Karakolu'na giderek sıkı yönetim tebliğinde bulunan Yüzbaşı M.D.'nün yanında bulundukları, sanık M.K., İ.Ö., B.K. ve M.A.'ın Çengelköy bölgesinde M.Ç.'nın emir komutası altında askeri personelin alıkoyduğu vatandaşlara bu askeri personelin emirleri doğrultusunda kelepçe taktıkları ve başlarında bekledikleri, Sanıklar F.B., İ.S., M.H., M.A.U., M.K., S.K. ve V.K.'ın ... bölgesinde bulunan Yarbay E.K.'ın emir komutası altında oldukları, gecenin ilerleyen saatlerinde vatandaşın barikat noktasına gelmesi üzerine sanık B.D.'un askeri personelin kendisine vermiş olduğu emir üzerine halka yönelik gaz bombası atarak halkı dağıtmaya çalıştığı, sanık Y.S.'ın saat 01:00 civarlarında, ... caddesinden Kuleli istikametine doğru gelen ve yolun kapatıldığı yerde askeri personel tarafından durdurulan, içinde sivillerin olduğu siyah renkli bir aracı tekmelediği ve geldiği istikamete geri gönderdiği ve diğer çevik kuvvet polislerin bulundukları bölgelerde askeri personelin emirlerine uyarak verilen emirleri yerine getirdikleri anlaşılmıştır. Sanıklar her ne kadar arkadaşları olan T.Y.'ın askerlerin elinde bulunması nedeniyle onu yalnız bırakmamak adına bölgeden ayrılmadıklarını beyan etmiş iseler de; Müşteki T.Y.'ın ...beyanı göz önüne alındığında, sanıkların olay günü ülkemizin yaşamış olduğu hukuk dışı kötü durum gözetildiğinde daha fazla vatandaş kanı dökülmemesi ve ülkemizin birlik ve beraberliğinin bozulmaması amacıyla polis olmaları sebebiyle görevleri Polis vazife ve selahiyet kanununun kendilerine vermiş olduğu yetki itibariyle kendilerinin ve arkadaşlarının canlarını düşünmeden görevlerinin gereği olarak korumakla görevli oldukları demokratik düzene ve kendi vatandaşlarına karşı öldürme, yaralama, alıkoyma gibi eylemlerde bulunan darbe teşebbüsü içindeki askeri unsurlara tıpkı Çengelköy Polis Merkezi Amirliği'ndeki kolluk görevlileri gibi karşı koymaları gerektiği...Konum ve görevleri itibari ile darbe teşebbüsüne karşı koymamak ve olay günü ülkemizin yaşamış olduğu kötü durum gözetildiğinde daha fazla vatandaş kanı dökülmemesi ve ülkemizin birlik ve beraberliğinin bozulmaması amacıyla sanıkların polis olmaları sebebiyle görevleri itibariyle kendilerinin ve arkadaşlarının canlarını düşünmeden görevlerinin gereği olarak demokratik düzene karşı eylemde bulunan darbe teşebbüsü içerisindeki askeri unsurlara karşı koymayıp emirleri altına girmek şeklindeki ihmali davranışları sebebiyle garantör sıfatıyla önleme yükümlülükleri bulunan sanıkların eylemsizliğinden doğan davranışlarının suça yardım kapsamında değerlendirilmesi gerektiği..." yönündeki tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.