Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, icra takibine yönelik ticari menfi tespit davasında arabuluculuk şartı eksikliği nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen usulden ret kararının incelenmesi.
Özet: Davacı, davalı tarafından başlatılan ve borçlu olmadığını iddia ettiği icra takibine karşı menfi tespit davası açarak, daha önceki ticari ilişkideki borcunu ödediğini ve davalının kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürmüş; davalı ise davacının fatura kaynaklı bir borcu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir; fakat ilk derece mahkemesi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olması ve 6102 sayılı Kanun gereği dava şartı olan arabuluculuk sürecinin tamamlanmamış olması sebebiyle davanın usulden reddine hükmetmiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas- ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVA
: Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
: Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Sarayönü İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan takibin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin Konya İli, Sarayönü İlçesi'nde, T.C. ........'nın kırsal alan kalkınma planı çerçevesindeki ... projesi kapsamında devlet destekli hayvancılık işi ile uğraştığını, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin 2016 yılında davalıdan süt sağma ekipmanları tedarik etmiş olup, satın aldığı makinalar karşılığında █████/2016 tarihinde 102,627,78 TL ve █████/2016 tarihinde 84,100, 00 TL olmak üzere davalıya 186.727,78 TL ödeme yaptığını, tarafların bu satış işlemi dışında başkaca hiçbir ticari faaliyeti bulunmamasına rağmen davalının kötüniyetli olarak █████/2017 tarihinde Ödemiş İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, bu haksız takibe de █████/2017 tarihinde müvekkili tarafından itiraz edildiğini, müvekkilinin icra takibine itiraz etmesinden sonra 6 yıl boyunca icra dosyasını hiç bir şekilde takip etmeyen ve dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini dahi talep etmeyen davalı şirketin 2023 yılında dosyanın Sarayönü İcra Dairelerine gönderilmesini talep ettiğini, bu işlemden sonra müvekkiline gönderilen ödeme emrinin muhtara tebliğ edildiğini ancak, müvekkilinin bu ödeme emrinden haberdar olmadan itiraz süresinin dolduğunu, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmamasına rağmen müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmasının davalının kötüniyetle hareket ettiğinin en temel kanıtı olduğunu zira, müvekkilinin ... projesi kapsamında yapmış olduğu tüm ticari işleri faturaları ile birlikte bu sisteme sunmakta olup, proje kapsamında borcunun bulunmaması gerektiğini ayrıca, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde davalıyla iki fatura ile karşılığını ödediği miktarlar dışında herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığının da ortaya çıkacağını, davalının bir belgeye dayanmadan haksız şekilde müvekkilinden talep ettiği alacağının varlığını ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile Sarayönü İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini, davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davacı tarafça açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının müvekkiline 37.347,00 TL faturadan kaynaklı borcunun bulunduğunu, davacı tarafça iddia edilen hususların gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIN ÖZETİ
: Mahkemece, "Dava, Menfi Tespit (Alım Satım) davasıdır.
6102 sayılı kanunun 5/A maddesine göre; Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlıklı 18/A-2.maddesi " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Eldeki dava isteminin; Menfi Tespit (Alım Satım) isteminden ibaret olması karşısında 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca davadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça arabulucuya başvurulmadan eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu zira, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının █████/2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğunu, işbu davanın açılış tarihinin ise, █████/2023 olup, zorunlu arabuluculuk faaliyeti kapsamında değerlendirilerek haklı davalarının usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın esasına ilişkin olarak da bilirkişi raporları incelendiğinde müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığı, davalının müvekkiline kestiği 2016 tarihli 2 adet fatura karşılığının açıklamalı dekontlarla ödendiği, bunun dışında taraflar arasında davalının icra takibinde belirttiği şekilde 2021 yılından kalan herhangi bir borç ilişkisinin varlığına ilişkin hiçbir fatura, defter, resmi kayıt bulunmadığının sabit olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK'nın m. 5/A (1) hükmü █████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
█████/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 31. madde hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâlinin "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Her ne kadar mahkemece, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, dava tarihinin █████/2023 tarihi olduğu, 7445 sayılı Yasa'nın 31. madde hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâlinin █████/2023 tarihinde yürürlüğe girdiği, dolayısıyla dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun bulunmadığı nazara alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!