Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetini onarken, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumları zararına dolandırıcılık beraat kararlarını inceleyip birinde düzeltme yaparak onaylamıştır.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyetini temyiz incelemesi sonucu onarken, resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararını katılanın temyiz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmünün ise gerekçesi "suçun sabit olmaması" şeklinde düzeltilerek esas yönünden onanmış, ayrıca bazı katılanların istinaf başvurularının usulden reddine dair kararların temyiz edilemez olduğu belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılıkKamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve Resmi belgede sahtecilik suçları yönünden : Kararların niteliği itibarıyla 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suç tarihleri yazılmamıştırHÜKÜMLER
: 1- Tüm suçlar yönünden Katılan ... Başkanlığı vekilinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden katılan ... vekilinin istinaf başvurularının CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi2- Resmi belgede sahtecilik suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin Katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi3- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin Katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi4- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden TCK 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK 62, 53/1-2-3, ve 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, Onama, BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Katılanlar vekillerinin sanık hakkında verilen istinaf başvurusunun reddi kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede:Bölge adliye mahkemesince, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan katılan ...'nın istinaf başvurusunun; suçun niteliği itibariyla doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle, tüm suçlar yönünden katılan ... Başkanlığı'nın istinaf başvurusunun ise; katılan vekilinin istinaf talebinin yasal süresi içinde sunulmaması sebebiyle, 5271 sayılı CMK'nın Kanunu’nun 279/1-b maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verildiği, bahse konu kararların; 5271 sayılı CMK’nın 279/1 inci maddesinin son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu (ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği) anlaşılmakla, temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talepler yönünden tebliğnameye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,2. Katılan ... vekilinin sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede:Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ...' nın davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,3. Katılan ... vekilinin sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede:Yapılan yargılama sonunda atılı suçtan sanığın beraatine dair mahkemece kabul ve takdir bulunmuş olduğundan katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;Oluş, iddia, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince "yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesi ile beraat kararı verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 223/2-b maddesi gereğince sanığın söz konusu suçu işlemediği gerekçesi ile beraat kararı verilmesi,Bozmayı gerektirmiş olup, katılan ... vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeple hükmün CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun CMK’nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkünn bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 2 numaralı fıkrasında yer alan "suçunu işlemediği anlaşılmakla CMK'nın 223/2-b" ibaresinin çıkarılarak yerine “suçunun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,4. Sanık müdafiinin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve ███████ 09... /5155 karar sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd).Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında;Sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullanmayan veya örgütsel iletişim ağına dahil olmayan, soruşturmanın en başından itibaren aksi kanıtlanamayan savunmalarında da görüleceği üzere hakkında mahkumiyete yeterli, somut delil bulunmayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, her türlü kuşkudan uzak mahkumiyetine yeterli ve kuvvetli delil elde edilemediğinden sanığın beraati yerine sızdırılan sınav sorularının FETÖ/PDY terör örgütü üyeleri dışında kişilere verilmesi mümkün olmadığı şeklindeki karineden yola çıkarak varsayım ile mahkumiyetine hükmedilmesi,Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.