Ticari defterlerin eski muhasebeci tarafından iade edilmemesi nedeniyle talep edilen zayi belgesi verilmesi isteminin, TTK 82/7 şartlarının sağlanmaması üzerine reddi.
Özet: Bir şirket, eski muhasebecisi tarafından iade edilmediği ve şantajla para talep edildiği iddia edilen ticari defterleri için zayi belgesi talep etti; ancak mahkeme, Türk Ticaret Kanununun 82/7 maddesindeki zayi koşullarının (yangın, sel, deprem gibi irade dışı bir afet sonucu yok olma) gerçekleşmediğine, defterlerin yalnızca üçüncü bir şahıs tarafından alıkonulduğuna, imha olduğuna dair somut delil bulunmadığına ve davacının defterlerin korunması hususunda gerekli özeni gösterdiğini ispat edemediğine hükmederek talebi reddetti.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı bir şirket olduğunu, şirketin yasal yükümlülükleri çerçevesinde tutmak zorunda olduğu ticari defterlerden 2020 yılına ait Defter-i Kebir, 2021 Yevmiye Defteri, 2021 yılına ait Defteri Kebir, 2023 yılına ait Defteri Kebir ve 2023 yılına ait Yevmiye Defteri şirketin eski muhasebecisi olan .... (TCKN: ...) tarafından davacı şirket temsilcisine teslim edilmediğini, suç duyurusunda bulunduklarını bu nedenle defterin zayi olduğunu bu nedenlerle tarafına zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, TTK'nın 82.maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 82/7 maddesine göre; Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.(1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ‘’onbeş’’ ibaresi ‘’otuz’’ şeklinde değiştirilmiştir.)
Söz konusu hükümde "yangın, su baskını, veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle" defter ve belgelerin ziyaa uğramasından söz edildiği dikkate alınarak, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle hükümdeki "gibi" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Bu nedenle tacirin, söz konusu hükümdeki defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur (Yargıtay HGK'nın █████/1985, E. ███████-12, K. ████████ tarih ve sayılı kararı). Bundan ayrı olarak, ticari defter ve belgelerin kaybedilmiş olduğu iddiasının, samimi ve inandırıcı bulunması da lâzımdır (Arkan, Sabih: Ticarî İşletme Hukuku, 24. Basıdan Tıpkı Basım, Ankara 2018, s. 382).
6102 TTK'nın 82/7 maddesinde; zayi belgesi verilebilecek haller tahdidi olarak sayılmıştır. Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmektedir. Davacı tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlüdür.
Ticari defterlerin zayi olması davalarında; ticari defter sahibinin, defterinin kaybolduğunu ve defterin muhafazası hususunda gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi gerekir.
Somut olay, yukarıda anlatılan tespit, sunulan ve toplanan deliller ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, davacıya ait defterinin zayi olduğu iddia edilmiş ise de; tacirin TTK'nın 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Somut olayda ise, davacı tarafın dava dilekçesinde ilgili evrakların zayi olduğunu iddia etmiş ise de ilgili defterlerin davacı şirketin muhasebecisine teslim edildiği ve onda olduğu, taraflar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle muhasebecinin defterleri iade etmediği ve karşılığında şantaj ile para istediğinin iddia ve ikrar edildiği, zayinin söz konusu olabilmesi için defterlerin yok olmasının gerektiği, defterlerin yok olduğu bu suretle zayi olduğuna dair bir iddianın olmadığı gibi defterlerin muhasebeciye teslim edildiğine dair bir yazılı evrakın da sunulmadığı, kiminle yapıldığı belli olmayan bir whatsapp yazışma kaydının zayi ispatına yeterli olmayacağı gibi yazışmalarda defterlerin yok olduğuna dair bir yazışmanın da bulunmadığı, davacı tarafından defterlerin irade dışı bir sebeple zayi olduğuna dair somut bir delil olmadığı bu suretle davacının talebi yönünden yukarıda yer verilen 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmünde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği, davacının TTK'nun 82/7. Maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defter ve ticari belgelerini korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerektiği, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas, █████████ Karar ve █████/2017 tarihli kararı) kural olarak basiretli tacirin ticari defter ve belgelerinin muhafaza ve korunması için gereken önlemleri alması gerektiği, bu itibarla, ticari evrakları korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılan davacıya zayii belgesi verilmesi koşullarının somut olayda mevcut olmadığı ve davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine iadesine,
5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. █████/2025
Katip ...¸
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!