Adli Tıp Kurumu raporuyla çekin keşide tarihinin kimyasal tahrifatla değiştirildiği sabit olan menfi tespit davasında, haksız icra takibinin iptali ve borçsuzluk talebi.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, çalınan ve keşide tarihi değiştirilerek icraya konulan bir çek nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürmüş; mahkeme, adli tıp kurumu raporuyla çek üzerindeki keşide tarihi tahrifatının tespit edildiğini, bu tür tahrifatın kambiyo senedinin geçerliliğini etkileyen ve keşideci tarafından paraflanmadığı sürece geçersiz kabul edilen mutlak bir defi olduğunu belirterek, davacının borçlu olmadığına dair hukuki değerlendirme yapmıştır.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████
KARAR NO
:████████
DAVA
:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından başlatılan .... İcra Dairesi ... Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibin haksız olduğunu, takibe konu edilen 31.05.2023 tarihli, 50.000 TL bedelli ve ... seri numaralı çekin çalındıktan sonra üzerinde tarih değişikliği yapılarak icraya konulduğunu, bu çeke ilişkin olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında ödemeden men kararı verildiğini, aynı çekin yetkisiz kişilerce tahrif edilerek bankaya ibraz edilmesi sonucu hatalı olarak “karşılıksızdır” işlemi yapıldığını, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki ya da borç doğurucu işlem bulunmadığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2023/... sayılı soruşturma dosyasında da çek üzerinde tahrifat yapıldığının tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilin borçlu olmadığının tespitiyle icra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ayrıca, İİK’nın 72/III. maddesi uyarınca icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya verilmemesi yönünde teminatsız ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, ... Bankası ... şubesine ait, ... seri numaralı, █████/2023 tarihli, 50.000,00-TL bedelli çekten dolayı açılmış menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış ve Mahkememizce █████/2024 tarihli ara karar ile dosyanın çek aslı gönderildiğinde çekte tahrifat olup olmadığı hususunda dosyanın ATK'ya gönderilmesine ve rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
█████/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; "İnceleme konusu çek keşide tarihi aylar hanesi bölümü birler basamağında evvelce tarafımızca okunamayan ibarenin kimyasal yöntemle silinip keşide tarihini oluşturan diğer rakamlardan farklı fiziki evsafta bir kalem ile mevcut "1" rakamının yazılmış olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur. " kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Kambiyo senedinin lehtara verilmesinden sonra senet metninde yapılan değişikliklere tahrifat denir. Şekli unsurları tamam tedavüldeki senede bazı ilaveler yapılabilir veya bazı kayıtlar silinip, karalanabilir. Senet metni üzerinde yapılan tahrifat poliçe kelimesine, bedele, vade ve keşide tarihine, ödeme ve keşide yerine, lehtarın ismine vb. ilişkin olabilir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 298 inci [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 207 nci] maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkâr hâlinde yok hükmündedir. Bu nedenle, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. İmzaya veya paraf imzasına itiraz hâlinde ise mahkemece yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin paraflı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması hâlinde düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılması gerekir. Bu bağlamda çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Ayrıca bu durum çekin kambiyo vasfını etkileyen bir hâl olduğundan keşideci dışındaki borçluların da itirazda hukuki yararları vardır. Hukuk Genel Kurulunun 05.05.2010 tarihli ve ███████-74 Esas, ████████ Karar; 04.03.2015 tarihli ve ███████-1746 Esas, ████████ Karar ile 10.03.2022 tarihli ve ███████-43 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “İmzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb… def'iler her hamile–iyiniyetli olsa dahi- karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir. Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık (tahrifat) iddiası mutlak def'idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir.
Çek için kanunda belirlenen ibraz sürelerinin geçip geçmediği hâkim ya da icra müdürü (2004 sayılı Kanun md. 168) tarafından resen dikkate alınır. Süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmeyen hamil tüm sorumlulara, hatta düzenleyene karşı da kambiyo hukukuna dayalı başvurma hakkını kaybeder (Abuzer Kendigelen, Çek Hukuku, İstanbul, 2019, s.289-290).
6762 sayılı Kanun'un 708 ve 720 nci (6102 sayılı Kanun md. 796 ve 808) maddeleri gereğince çekin yasada belirlenen sürede muhatap bankaya veya takas odasına ibrazı veya ödemeden imtina keyfiyetinin resmî bir protesto vesikası ile saptanması zorunludur. Aksi hâlde hamil, 6762 sayılı Kanun'un 718 ve 720 nci maddeleri gereğince müracaat hakkını kaybeder. Bir başka anlatımla, böyle bir çek kambiyo senedi vasfını taşımayan (adi havale) belge niteliğini alır. Bu husus Hukuk Genel Kurulunun 08.04.2015 tarihli ve ███████-2013 Esas, █████████ Karar sayılı kararında da benimsenmiştir. Bu itibarla çekin keşide tarihindeki düzeltmenin paraflı olmaması veya yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda paraf imzasının keşideciye ait olmadığının anlaşılması hâlinde düzeltme yok hükmünde olacağından, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılarak çekin 6762 sayılı Kanun'un 708 ve 720 nci (6102 sayılı Kanun md. 796 ve 808) maddelerinde öngörülen yasal süreden sonra ibraz edildiği sonucuna varılır ise 2004 sayılı Kanun'un 170/a maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekir. Ancak 2004 sayılı Kanun'un 170/a maddesinin son fıkrasına göre her ne suretle olursa olsun imza inkârı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise icra mahkemesi 2004 sayılı Kanun'un 170/a maddesine göre şikâyet üzerine veya resen takibin iptaline karar veremez. Diğer taraftan 6762 sayılı Kanun'un 589 uncu (6102 sayılı Kanun md. 677) maddesine göre bir poliçe, ehliyeti olmayan kimselerin imzalarını ihtiva ederse, sahte imzalar veya gerçekte mevcut olmayan (mevhum) kimselerin imzalarını taşırsa yahut senedi imzalayan kişiler (veya namına imzalanan) açısından herhangi bir sebepten bağlayıcı olmayan imzalar mevcut ise bütün bu durumlar diğer imzaların geçerliliğini etkilemez. Kambiyo senetlerinde (ticari senetler) “taahhütlerin bağımsızlığı” (imzaların istiklâli) ilkesi caridir (Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 1997, s.414 vd). Anılan madde 6762 sayılı Kanun'un 730 uncu (6102 sayılı Kanun md. 818) maddesinin yollamasıyla çekler hakkında da uygulanır. İmzaların bağımsızlığı ilkesi poliçeye (çeke) atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzaların sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin (çekin) geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurutulamazlar; geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz (Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, İstanbul, 2001, s.136). İmzaların bağımsızlığı hükmünün işleyebilmesi için senedin kambiyo senedi (poliçe/bono/çek) olarak geçerli olması şarttır. Şayet kambiyo senedi herhangi bir nedenden ötürü hükümsüz ise (örneğin senet metninde çek kelimesi yok ise) bu senedin üzerindeki imzaların (taahhütlerin) kıymetli evrak hukukundaki anlamıyla geçerliliği düşünülemez. İmzaların bağımsızlığının sonucu olarak sahibini bağlamayan imzaların bulunması hâlinde imzası kendisini bağlamayan kişi bunu herkese karşı hükümsüzlük def'i olarak ileri sürebilir. Ancak geçerli imzaların sahipleri geçersiz imzaların mevcudiyeti dolayısıyla çek sorumluluğundan kurtulamazlar (Hüseyin Ülgen vd., Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul, 2015, s.151).
Bu noktada belirtmek gerekir ki 6762 sayılı Kanun'un 730 uncu maddesinin göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 660 ıncı maddesi "Bir poliçe metni tahrif ediliği takdirde değiştirmeden sonra poliçe üzerine imza koymuş olan kimseler değişmiş metin gereğince ve ondan önce imzasını koyanlar ise eski metin gereğince mes'ul olurlar." hükmünü içermektedir. Bu hüküm değiştirilen poliçenin şekil unsurlarını muhafaza etmesi şartıyla geçerliliğini sürdüreceğini, kambiyo borçlularının sorumlu olmaya devam edeceğini ve eski metne imza atmış olanların eski metinle, değişik metinde imzası bulunanların ise yeni metinle sorumlu tutulacaklarını belirlemektedir. Poliçedeki tarih değiştirilmiş olursa değişiklikten önce imza koyanlara karşı müracaat hakkının kullanılması için yapılacak işlemler (ibraz, protesto keşidesi gibi) eski tarihe göre olmalıdır. Değişiklikten sonra imza koyanlar için ise süreler yeni tarihe göre hesap edilir (Poroy, Tekinalp, s.205-206; Ülgen vd., s.152). Bu hüküm öğretide “imzaların bağımsızlığı” olarak adlandırılan ilkenin gereği ve sonucudur. Senet metninde değişiklik hâlinde borçlunun sahip olduğu savunma imkânı, tahrif edilmiş senedin tamamen geçersiz olduğunun değil, kendisi bakımından senede ilişkin taahhütlerinin değişikliğe uğradığı oranda senedin geçersiz olduğunun def'î olarak ileri sürülebilmesidir. Zira imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca, senetteki taahhütlerden birinin geçersizliği, diğerlerinin geçerliliğine etkide bulunmayacaktır. Böylelikle söz konusu def'i sadece sorumlulukları ağırlaşmış bulunan borçlular tarafından kullanılabilir ve diğer borçlulukların sorumlulukları devam eder (Hayri Domaniç, Kıymetli Evrak Uygulaması, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C. IV, İstanbul 1990, s.115). ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-18 Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı)
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça ... Bankası ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, █████/2023 keşide tarihli ve 50.000,00 TL bedelli çekin çalınması nedeniyle İstanbul CBS 2023/... soruşturma numaralı dosyasından şikayette bulunulduğu, .... ATM ... Esas sayılı dosyası ile zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığı ve çekte tahrifat yapıldığı iddiasıyla iş bu davanın açıldığı, uyuşmazlığın .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki █████/2023 vade tarihli çekten dolayı başlatılmış kambiyo senetlerine mahsusu takipten kaynaklandığı, davacının uyuşmazlık konu çekin keşidecisi olduğu, mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuyla inceleme konusu çek keşide tarihi aylar hanesi bölümü birler basamağında evvelce tarafımızca okunamayan ibarenin kimyasal yöntemle silinip keşide tarihini oluşturan diğer rakamlardan farklı fiziki evsafta bir kalem ile mevcut "1" rakamının yazılmak suretiyle çekte tahrifat yapıldığının tespit edildiği bildirilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamında; "... Keşideci ... olduğundan, keşide tarihinin yasal ibraz süresine çekilmesi halinde çekin kambiyo vasfının devamı sebebiyle bankaya ibrazında hamil tarafından çek bedelinin tahsil edileceği hesap, keşideciye ait hesaptır. Davacının ciranta olması sebebiyle süresindeki ibraz sebebiyle keşidecinin hesabından tahsilat yapılması ile davacıda kendi cirantasına karşı ödeme miktarı kadar borçtan kurtulmuş olacağından, keşide tarihinin değiştirilmesinde hukuki yarar bulunmadığına ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığından reddine karar verilmesi gerekmiştir. Çeki sahte paraflamakta alacaklının hukuki yararı olduğu kadar, ...'nın keşideci olması sebebiyle, çekin keşide tarihinin yasal ibraz süresine çekilerek ibrazı ve karşılıksız kaldığının yazdırılması halinde çek halen kambiyo vasfını koruyacağından hamiline yazılı çekten dolayı yasal hamil ile birlikte ilk ciranta Cem Okçu'ya karşı da sorumlu olacağından ve kambiyo hukukundan kaynaklı karinelerden yararlanacağından, diğer cirantalar ile birlikte davacının da keşide tarihinin değiştirilmesinde hukuki yararı olduğundan, davacı vekilinin çekin keşide tarihi değişikliğinde sadece alacaklının hukuki yararı olduğuna ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığından reddi gerektiği tespit edilmiştir...." şeklinde olduğu görülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta uyuşmazlığın .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki █████/2023 vade tarihli çekten dolayı başlatılmış kambiyo senetlerine mahsus takipten kaynaklandığı, davacı beyanları, çek görüntüsü ve ATK raporu dikkate alınarak █████/2023 tarihinin keşide tarihi olduğu, █████/2023 tarihi itibariyle çekin ibraz edilmediği, bu haliyle süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmeyen hamil tüm sorumlulara, hatta düzenleyene karşı da kambiyo hukukuna dayalı başvurma hakkını kaybedeceği dikkate alınmakla çek vasfını kaybeden çek yönünden kambiyo senetlerine mahsus takip başlatılamayacağı anlaşılmakla; davanın kabulü ile; davacının .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu ... Bankası ... şubesine ait, ... seri nolu, █████/2023 keşide tarihli ve 50.000,00-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
Davacının .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu ... Bankası ... şubesine ait, ... seri nolu, █████/2023 keşide tarihli ve 50.000,00-TL bedelli çekten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.415,50-TL nispi karar harcının, peşin alınan 853,88-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.561,62-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 1.342,28-TL ( Peşin Harç 853,88-TL, Başvurma Harcı 427,60-TL, Vekalet Harcı 60,80-TL) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.080,00-TL (5.900,00-TL ATK ücreti, 1.180,00-TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!