İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, makine satış sözleşmesinden doğan peşinat iadesi, temerrüt faizi ve munzam zarar talebine ilişkin alacak davası.
Özet: Bu alacak davası, davacının davalıdan 45.000 USD bedelli bir makine satın almak üzere 10.000 USD (188.600 TL) peşinat ödemesine rağmen makinenin teslim edilmemesi üzerine peşinatın iadesi ve munzam zarar talebiyle açılmıştır; davalı ise savunmasında, peşinatın cayma cezası olarak kararlaştırıldığını, makinenin üretilip teslimata hazır hale getirildiğini ancak davacının kalan bakiyeyi ödemediğini ve makineyi teslim almadığını, bu nedenle peşinatın cayma cezası olarak mahsup edildiğini ve davacının alacak hakkının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ambalaj işi yaptığı; davalı şirket ile 45.000-USD bedelli makina alınması konusunda satış sözleşmesi yaptığı; sözleşme kapsamında müvekkil şirket peşinat ödemesi yapacak kalan ödeme ise makinenin teslim edilmesi mukabilinde yapılacağı kararlaştırıldığı; davacı tarafından şirkete ait ... Bankasındaki hesap üzerinden "... MAKİNA PEŞİNATI" açıklamasıyla 10.000-USD karşılığı olarak 188.600-TL peşinat ödemesi yapıldığı;davacı tarafından, davalı şirkete ait ...IBAN numaralı hesaba gönderilmek suretiyle 17.02.2023 tarihinde ödeme yapıldığı; davalı tarafından makinenin teslimi sağlanmadığı; makine teslim edilmediği için kalan ödeme de müvekkil tarafından yapılmadığı; İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının borca itiraz etmesi sonucu takibin durdurulduğu neticeten davanın kabulüne, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ödenen 10.000-USD'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkile iadesine, Terditli olarak döviz cinsinden yapılan ödemenin cinsiyle müvekkile iadesine, yabancı para cinsinden ödenemeyeceğine karar verilmesi halinde 188.600-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile iadesine, 1.000-TL Munzam zararın (belirsiz alacak olarak) davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini, davacı tarafından 188.600,00.-TL dava değeri gösterilmek suretiyle bu miktar üzerinden harç yatırılarak iş bu dava ikame edilmiş ise de; sonuç ve istem de öncelikle 10.000.-USD 'nin tahsiline talep edildiği ve ek olarak 1000 TL'de munzam zarar talep edilmesine rağmen davacı tarafça bu miktarlar harçlandırılmamış olmakla iş bu usulü eksikliğe itiraz edildiği; davalının karton bardak üretim makinesi imalatı yaptığı; yapılan imalatlar ise siparişe özel olup seri üretime dayalı olmadığı; davalı firma müvekkilden karton bardak üretme makinası satın almak istediğini beyan ettiği ve makina alımı konusunda uzlaşılmış olup sözleşmeden cayma halinde ise ön ödemenin/peşinatın cayma cezası hükmünde olduğu karşılıklı kabul edildiği; davalı Firma, 188.600,00.-TL bedeli "...luk Makine Peşinatı" açıklamasıyla müvekkil firmanın hesabına 17.02.2023 tarihinde gönderdiği; müvekkil firma üretime başladığı ve 02.05.2023 'te makina teslime hazır hale geldiği; makinanın teslime hazır olduğu davacı tarafa bildirildiği ve bakiye satış bedelini ödeyerek makineyi teslim alabilecekleri söylendiği; ancak davacı firma, seçim arifesinde olunması sebebiyle bakiye miktarı temin edemediğini, daha sonra bakiye bedeli ödeyip, makineyi teslim alacağını bildirmiş ancak, bakiye bedeli ödemediği ve makineyi teslim almadığı; müvekkil şirket tarafından sonraki tarihlerde de defalarca arandığı ve makinenin bekletildiği, müvekkil tarafından iyi niyetle davacının bakiye bedeli ödeyip malı teslim alması beklenildiği iyi niyetle bakiye satış bedelinin ödenmesi beklenirken, bu kez davacı tarafından müvekkil şirkete karşı 10.06.2024 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 10.000 USD alacak talepli kötüniyetli bir icra takibi başlatıldığı; söz konusu haksız ve kötüniyetli icra takibine haklı olarak itiraz edildiği; taraflar arasında yazılı bir alım-satım sözleşmesi bulunmamakta olup müvekkil firma tarafından davacı firmanın sözüne itibar edilerek ön ödeme bedeli/peşinat ile makine üretimi yapılmışsa da, davacı taraf haksız olarak alım-satım sözleşmesine konu bakiye bedeli ödemediği, makineyi teslim almadığı ve iş bu dava ile de sözleşmeden caydığı; davacının peşinat/ön ödeme tutarı olarak ödediği (188.600.-TL) müvekkil tarafından cayma cezası olarak mahsup edilmiş olup davacının davalı firmadan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı; davalı taraf makine peşinatı/ön ödeme olarak ödediği 188.600,00.-TL bedeli, 10.000 USD karşılığı olarak ödediğini beyan etmekte ise de bu iddia asılsız olup taraflar arasında bu şekilde bir anlaşma bulunmadığı; davacının munzam zarar iddiasının haksız olduğu neticeten davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, alacak davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında karton bardak üretme makinası satın alma konusundan kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olduğu terditli talep bakımından munzam zarar talep edip edemeyeceği anlaşılmıştır.
Mahkememiz █████/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile 2023 ve 2024 yıllarına ait taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak dava konusu ödemeye ilişkin rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ...'den alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı şirketin 2023-2024 yılı ticari defterlerinin yapılan incelemeye göre; 6102 sayılı TTK amir hükümlerine göre sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup/olmadığı sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, davalı şirketin 2023-2024 yılı ticari defterlerinin yapılan incelemeye göre; 6102 sayılı TTK amir hükümlerine göre sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup/olmadığı sayın mahkemenizin takdirinde olduğunu, İstanbul ...İcra Dairesi'nin 18.06.2020 tarih ... E.Nolu Takip dosyası incelendiğinde “Alacaklı (Davacı) ... LTD.ŞTİ “tarafından “Borçlu (Davalı) ...LTD. ŞTİ'nin.” aleyhine haciz talebiyle yürütülen takipte, cari hesap alacağı 10.000 USD olarak belirtildiği; görüldüğü, taraflar arasında 05.09.2024 tarihinde ...dosya numaralı ve... başvuru numaralı dava şartı arabuluculuk hizmetine ilişkin görüme son tutanağı imzalandığı ve anlaşamama ile sonuçlandığı, sonuç olarak ; Davalı ...LTD. ŞTİ'nin 2023 ve 2024 Yılı Yasal Defterinde yapılan İncelemeye göre; Davaya konu edilen 188.600 TL'nin Davalı/Borçlu ...LTD. ŞTİ'nin vasal defterindeki kayıtlara göre “17.02.2023 tarihli “4 OZ 110 luk Makine Peşinatı" açıklaması ile davacı ...LTD.ŞTİ tarafından yapılan ödemeden kaynaklandığı davalının yasal defterinde görüldüğü tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı tarafından davalıdan 4 OZ 110 luk Makine yapımı hususunda anlaşma sağlandığı ancak taraflar arasında bu hususta yazılı bir anlaşma bulunmadığı; taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı taraf ticari defterlerinde kapanış tasdikleri bulunmadığı bu durumda HMK m.222 uyarınca taraf lehine delil niteliğine haiz olmadığı anlaşılmıştır. Davalı taraf ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu ve davalı taraf ticari defterlerin de "Davaya konu edilen 188.600 TL'nin “17.02.2023 tarihli “4 OZ 110 luk Makine Peşinatı" açıklaması ile davacı ... LTD.ŞTİ tarafından yapılan ödeme" olarak yer aldığı anlaşılmıştır.
TBK m.177'de "Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür." yer aldığı; pey akçesi kapora olarak da adlandırılmış olup sözleşme yapılırken kişinin verdiği para olup iş bu para cayma parası olarak nitelendirilemez. Tarafların sözleşme kurma yönünde irade gösterme kastıyla verilen paranın başka bir anlama açıkça gelmediği sürece pey akçesi olduğu karine olarak kabul edileceğinden aksini iddia edenin ispat etmesi gerekecektir.
İstanbul BAM 3. HD ████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında "...Pey akçesi (kapora); bir sözleşme yapılırken, taraflardan birinin öbür tarafa sözleşmenin yapıldığına delil olmak üzere verdiği bir miktar paradır. Sözleşme yapıldığında taraflardan birinin diğerine bir miktar para vermesinin ne gibi bir maksada dayandığı açık bir şekilde anlaşılamıyorsa, verilen paranın pey akçesi olduğu karine olarak kabul edilir (TBK 177/2 madde).Pey akçesi bir cayma parası değildir, ancak sözleşmenin bir kanıtıdır.
Cayma parası ise, taraflara sözleşmeden serbestçe cayabilme yetkisi veren bir miktar paradır . 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 177. Maddesinde "bağlanma parası", 178 maddesinde ise "cayma parası" düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 33 üncü maddesine göre; hâkim, Türk hukukunu resen uygular. Diğer bir anlatımla, bir davada taraflarca ileri sürülen vakıaların ve sözleşmenin hukuki nitelendirmesini yapmak, uygulanacak hukuk kaidelerini bulmak ve uygulamak hâkimin doğrudan görevidir.
Emsal Yargıtay kararlarına göre akdi yapanlardan birisi tarafından, önceden diğerine ödenen pey akçesi (kapora) veya cayma akçesi de ceza şartı gibi borcu kuvvetlendirmeye yarayan fer'i bir şarttır; bu bakımdan esas akit geçerli olmadığında fer'i şart da geçersizdir.. (Yargıtay 3 HD █████████ E, ██████████ K, █████/2018)"
Yargıtay 13. HD ██████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında " Taraflar arasında davacının ıslak imzasını taşıyan bir sözleşme de bulunmamaktadır. T.B.K.’nun 178. maddesine göre cayma bedelinden söz edebilmek için bunun sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir. Davacının imzası bulunmayan genel ticari şartname de davacıyı bağlamaz. Bu durumda, davalı hesabına yatırılan paranın pey akçesi olmadığı, cayma akçesi olarak verildiğinin davalı tarafından ispatlanması gerekir. Davacının ödediği paranın açıkça cayma bedeli olduğu kanıtlanmamıştır. Akit feshedildiğine göre, yatırılan paranın pey akçesi olması nedeniyle iadesi gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir." dikkate alındığında davacının terditli olarak taleplerinden ilki olan " taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ödenen 10.000-USD'nin iadesi" talep edilmiş ise de dava dilekçesi ekinde de yer alan ödeme dekontu incelendiğinde davaya konu “4 OZ 110 luk Makine Peşinatı" açıklaması ile 17.02.2023 tarihinde yapılan ödemede dolar cinsinden makine alımına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla davacının davalıdan 10.000-USD üzerinden alacak talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla davacının asıl talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının terditli talebi yönünden yapılan değerlendirmede taraflar arasında yazılı olmayan anlaşma kapsamında davacı tarafından verilen sipariş üzerine davalıya 188.600,00 TL’nin ödendiği, iş bu meblağın davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının iş bu meblağın cayma parası olarak verildiği hususunu ispatlayamadığı, taraflar arasında bu hususta yazılı bir sözleşme bulunmadığı için davacı tarafından pey akçesi olarak verilen 188.600,00 TL’nin davalıdan talep edilebileceği anlaşılmıştır. Yukarı da yer alan yüksek yargı kararları da dikkate alındığında davacının pey akçesi olarak ödediği 188.600,00 TL’nin (dava tarihi olan) █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faizi ile bilirkte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesi neticei talep kısmında 1.000 TL munzam zarar talep etmiş ise de , 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 122. maddesi; "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder." düzenlemesini içermektedir. Alacaklının munzam zarar talep edebilmesi için mevcut olan zararın açık ve somut bir biçimde ispatı gerektiği; Kayseri Bam 6. HD █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında Davacının iş bu zarar iddiasını 6100 sayılı Kanun'un 194. maddesi kapsamında ispata elverişli bir şekilde somutlaştırılarak, zarar iddiasının ispatı için gerekli tüm deliller ortaya konulmalıdır. (Emsal Yargıtay 3. HD █████████ Esas █████████ Karar; █████████ Esas █████████ Karar; █████████ Esas █████████ Karar; Yargıtay 11. HD █████████ Esas █████████ Karar; █████████ Esas █████████ Karar )
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.03.2022 tarihli ve ███████-938 Esas, ████████ Karar sayılı kararı da dikkate alındığında TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamakla yükümlü olduğu ancak davacı tarafça iş bu hususun ispat edilemediği anlaşılmakla davacının munzam zarar talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne,
Davacının asıl talebi yönünden davanın reddine,
Davacının terditli talebi yönünden, 188.600,00 TL’nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faizi ile bilirkte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının munzam zarar talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 12.883,27 TL karar harcının, peşin yatırılan 3.237,90 TL harç ve 2.620,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 7.025,37 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 5.340,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.311,83 TL yargılama giderinin ve 3.237,90 TL peşin harç, 2.620,00 TL tamamlama harcı ve 427,60 TL başvurma harcı toplamı 11.597,33 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.581,01 TL'nin davalıdan, 18,99 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
█████/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!