Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde, eser sözleşmesinden doğan yangın kapısı ve şaft kapağı imalatı alacak davasında itirazın iptali ve ayıplı ifa iddialarının istinaf incelemesi.
Özet: Bu dava, taraflar arasında imzalanan yangın kapıları imalat ve montajına ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanan, davacının alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı, sözleşmesel edimlerini tam olarak yerine getirdiğini ve montajın tamamlandığını iddia ederken, davalı ise kapıların teknik şartnameye uygun olmadığını, malzeme yoğunluğu ve kalitesinde eksiklikler bulunduğunu ileri sürerek icra takibine itirazını savunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No
: █████████ - Karar No:█████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ E-████████ KDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili
: Taraflar arasında, ...Bakanlığı tarafından ihale edilen ... Spor Kompleksi (...)'nde mevcut yangın kapısı ve şaft kapağı imalat ve montajının yapılması maksadıyla 08.10.2021 tarihinde satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği müvekkilinin kararlaştırılan ürünlerin teslimini ve montajını yapmakla ve davalı tarafın ise 400.943,35 TL (KDV dahil) ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, müvekkili tarafından sözleşme ile üstlenilen tüm edimlerin usulüne uygun olarak ifa edilmesi akabinde 31.01.2022 tarih ve 87.781,38 TL bedelli e-arşiv faturanın sözleşme hükümlerine uygun olarak tanzim edildiğini, davalı tarafından faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan süre içerisinde ödeme yapılmaması nedeniyle Ankara 15.İcra Dairesinin █████████ sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine haksız ve şekilde itiraz ettiğini, başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkili tarafından sözleşme ile üstlenilen edimlerin usulüne uygun olarak ifa edilmesine rağmen davalının temerrüdü nedeniyle ürünlerin montajının gerçekleştirilemediğini, sözleşmeye göre, davalının şantiye sahasını montaja uygun hale getirmekle, müvekkilinin ise şantiyenin montaja uygun olması koşuluyla sözleşmenin imzalanmasını müteakip 25 takvim günü içerisinde imalat ve montajını yapmakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin anılan sözleşme hükmüne uygun bir şekilde ifaya hazır halde bulunmak maksadıyla, 26.10.2021 ve 28.10.2021 tarihlerinde hem sözleşme konusu ürünleri hem de şantiyede çalışacak işçileri şantiyede hazır bulundurarak edimini ifaya hazır hale getirdiğini, ancak davalının, sözleşmenin 3-a maddesi hilafına şantiye alanını uygun hale getirmediğinden sözleşme konusu ürünlerin montajının yapılamadığını, sözleşmenin ifasını aksatan bu durumun şantiye şefine, davalı şirket yetkilisi ...'e ivedilikle bildirildiğini ve şantiyenin ifaya hazır hale getirilmesi istenerek sahanın terk edildiğini, buna rağmen davalı şirket tarafından müvekkilince yapılan bildirimlerin dikkate alınmadığını, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa Aralık 2021 döneminde mail yolu ile tekrar bildirimde bulunulduğunu ancak davalı tarafça herhangi bir dönüş yapılmadığını, müvekkili tarafından yapılan kontrollerde de sahanın montaja uygun olmadığının tespit edildiğini, 3 aydan fazla süre ile sahadaki eksikliklerini gidermeyen davalı şirketin, Ocak ayı sonunda montajın yapılabileceğini bildirdiğini, sahanın yine montaja uygun olmamasına ve müvekkilinin durumu davalıya bildirmesine rağmen davalının mevcut haliyle montajın yapılmasını ısrar etmesi üzerine 28.01.2022 tarihinde tüm ürünlerin montajının yapılarak sözleşme konusu işin tamamlandığını, durumun aynı tarihli davalı şirket yetkilisi tarafından tanzim edilen tutanak ile tespit edildiğini, sözleşmenin davalı tarafça şantiye sahasının hazır hale getirilmemesine rağmen ifa edildiğini, sözleşmenin geç ifası sebebiyle sorumluluğun davalıda olduğunu, müvekkili tarafından montajı yapılan ürünlerin sözleşmeye uygun olduğunun davalı tarafça onaylandığını, buna ilişkin davalı şirket yetkilisince 28.01.2022 tarihli tutanağın tanzim edildiğini, buna rağmen ayıp iddiasıyla davalının ödeme yükümlülüğünden imtina etmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve en az %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili
: Taraflar arasında █████/2021 tarihinde sözleşme imzalanmış olup, sözleşme metni ve teknik şartnamenin dosyaya sunulduğunu, davacının sözleşmeye konu yangın kapılarını teknik şartnameye uygun olarak ifa etmediğini, davacının yangın kapıları içerisinde yoğunluğu belirlenmiş taş yünü koymadığının tespit edildiğini, taş yününün 150 yoğunluk olması gerekirken 50 yoğunluk konduğunu, ayrıca seramik yününün hiç bulunmadığını, kapıların kalınlığının daha ince yapıldığını, alçıpan uygulamasında yangına dayanıklı malzeme kullanılmadığını, panik barlarının sözleşmede belirtilen marka olmadığı vs. hususlarının açıklandığını, davacının vekili ve sözleşmede imzası olan ...'e "yangın halinde kapının mevcut durumda çabuk alev alacağı, duman geçirgenliği olacağı" hususunun hatırlatıldığını, davacının beyanlarında "malına kefil olduğunu, teknik şartnameye uygun mal teslim ettiğini, bir sorun çıkarsa gelip kendisini bulabileceğimizi" söylediğini, bunun üzerine şantiye alanına davet edildiğini, davacı veya vekilinin davete icabet etmediğini, █████/2021 tarihinde taşeron firmanın e posta adresine ihtarnameler gönderildiğini, davacı tarafından cevap verilmediğini, ardından Şubat 2022’de şantiye alanında teknik personel eşliğinde tutanak tutulduğunu, davacının teknik şartnameye uygun olmayan imalatı ve montajı sebebiyle sözleşme hükümlerine bağlı olarak davacıya 2 kez noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, teknik şartnamede belirtilen malzemenin üreticisi olan firmalardan birine (... Sistemleri) █████/2022 tarihinde e posta yoluyla, davacının kullanacağı ve şantiyede olan malzemelerin dijital fotoğraflarının gönderildiğini, üretici firmanın malzemenin kendilerine ait olmadığını █████/2022 tarihli resmi e-posta adresinden bildirdiğini, yapılan başvuru ile Konya 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████D. İş sayılı dosyası üzerinden sözleşme konusu ile ilgili olarak delil tespiti ile keşif gerçekleştirildiğini, yangın kapılarının ayıplı olduğunun görsel olarak da tespit edildiğini, sözleşme imzalandıktan sonra, █████/2021 tarihinde 80.000,00TL EFT, █████/2021 tarihinde 240.000,00TL tutarlı çek ödemesi olmak üzere toplamda 320.000,00TL avans ödemesi yapıldığını, sözleşme bedelinin KDV dahil 400.943,35TL olduğunu, sözleşme bedelinin büyük bir kısmı müvekkili tarafından ödendiği halde, sözleşme konusu malların tamamen ayıplı çıktığını, davacının daha ucuz ve düşük kalite ürün montajı yaparak müvekkili ile imzaladığı sözleşmenin aksine hareket ettiğini ve müvekkilinin maddi zararına sebebiyet verdiğini, inşaatın geçici kabulünün idare tarafından yapılmadığını, idarenin teknik şartnamesine de aykırı olan ayıplı mal sebebiyle, idare tarafından yapılacak her türlü işlemden dolayı, davacıya rücu haklarını saklı tuttuklarını, sözleşmede işin teslim alınması hususunun madde 5 de düzenlendiğini, buna göre “montaj bittiğinde ve imalatların alıcı ve müşavir firma tarafından imzalı şekilde teslim alınmasına müteakip ödenir.” denildiğini, şartlar gerçekleşmeksizin talepte bulunulmasının ve icra takibi başlatılmasının iyi niyetten uzak olduğunu belirterek davanın reddine, haksız ve yersiz açılan dava sebebiyle HMK 329. maddesi gereğince müvekkille kararlaştırılan 9.815,00 TL’den az olmamak üzere dava değerinin %15'i oranında vekalet ücretinin davacı tarafından ödenmesini, davacı aleyhine disiplin para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince
: Davanın, eser sözleşmesine istinaden düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bilirkişi raporu ve ek raporların alındığı, taraflar arasında, ... Bakanlığı tarafından ihalesi yapılan ... Spor Kompleksine ait Kamp Eğitim ve Antrenman Spor Salonuna ait yangın kapısı, şaft kapağı imalat ve montajının yapım işine ilişkin █████/2021 tarihli eser sözleşmesinin akdedildiği, davaya konu 31.01.2022 tarihli ve 87.781,38 TL tutarlı faturanın her iki taraf yasal defterlerinde kayıtlı bulunduğu, taraf defterleri ile BA-BS formlarının birbirleri ile örtüştüğü, taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin dahil olduğu ana geçici kabulünün 11.03.2022 tarihi itibariyle yapılmış olduğu kabul edilerek, geçici kabul tutanağının komisyon üyelerince ve işin ana yüklenicisi olan ... .... Tic.Ltd.Şti tarafından imzalanmış olduğu, işbu dava konusu sözleşme tespit edilen 16 ve 17 nolu geçici kabul eksikliklerinin tamamlanması için idare tarafından davalı asıl yüklenici firmaya 30.07.2022 tarihine kadar süre verilmiş olduğu, daha sonra geçici kabulde eksikliği tespit edilen işlerin 01.08.2022 tarihli itibariyle tamamlandığının geçici kabul komisyonunca tespit edilip tutanak altına alındığı, ana işe ait geçici kabulün ise █████/2022 tarihinde iş sahibi idarece onaylandığı, dolayısıyla 16 ve 17 nolu imalata ilişkin eksikliklerin tamamlanmış olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafça bahse konu eksikliklerin kendisi tarafından ya da 3.firma aracılığıyla giderildiğine dair herhangi bir delil sunulmadığı, bu suretle davacı tarafından sözleşmeye konu işin tamamlanarak davalıya teslim edildiğinin kabulünün ve fatura tutarında alacaklı olduğunun kabulünün gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davalı tarafa, son olarak yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmış olup; davalının yemin metnini sunması akabinde, davacı asil katıldığı oturumunda, yeminli olarak; " tarafımca üstlenilen dava konusu işe ilişkin geçici kabulde tespit edilen eksiklikler tarafımızca giderilmiştir ve iş teslim edilmiştir," şeklinde beyanda bulunduğu ve bu suretle davalı tarafça geçici kabulde belirtilen eksikliklerin kendisi ya ada 3.firma aracılığıyla giderildiği ispat edilemediğinden, davanın kabulüne karar vermek gerektiği ve alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likit olduğu dikkate alınarak, kabul edilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, kabul edilen alacağın %20'si oranında (17.556,28 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacak likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatı talebinin kabulünün hatalı olduğunu, sözleşme konusu edim davacı tarafından gereği gibi yerine getirilmemiş olup bu hususta mahkemece yapılacak keşif ve işin ne kadarının tamamlandığının tespiti adına alanında uzman bilirkişiden alınacak raporla edimin yerine getirilmediğinin açıklığa kavuşturulması, gerekirse tanık dinlenmesi gerekmesine rağmen tüm bu tahkikat işlemlerinin hiçbirinin yapılmadığını, mahkeme tarafından Ankara 15.İcra Dairesinin █████████ (yeni Ankara 5.Genel İcra Dairesi ███████████ ) numaralı icra dosyasının iş bu itirazın iptali dosyasına celp dahi edilmediğini, ödeme emrine konu edilmiş alacak için hiçbir araştırma ve hesaplama yapılmadan talep edilen icra inkar tazminatına hükmedilerek yerleşik içtihat kararlarına ve kanuna açıkça aykırı bir hüküm tesis edildiğini, edimin yerine getirilip getirilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, yapımı kararlaştırılan işte herhangi bir kusur, eksik veya arıza bulunmadığına dair kesin kabul tutanaklarının dosyaya celbi beklenmeden sadece hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiğini, davacı kendine yüklenebilecek kusur bulunmadığını TBK'nun 112.maddesi çerçevesinde ispat edemediğinden davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, 6098 sayılı TBK’nın “Borcun İfa Edilmemesi” başlığı altındaki 112. maddesinde “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” hükmüne yer verildiğini, somut olayda, taraflar arasında ana iş olarak anlaşılmış ... Spor Kompleksi İşine ait geçici ve kesin kabul tutanaklarının dosyaya kazandırılması gerektiğinin dosyada alınan kök bilirkişi raporunda belirtildiğini, ancak buna rağmen sadece genel görünüme dayalı, yüzeysel yapılan inceleme ile düzenlenen geçici kabul tutanağının dosyaya celbi sonucu nihai bilirkişi raporunun düzenlendiğini, bu rapora göre eksik ve hatalı şekilde yeterli tahkikat yapılmadan ve erkenden hüküm tesisi yoluna gidildiğini, işveren kurumun kesin kabul aşamasında halen giderilmeyen bu eksikliği ve kusuru kabul etmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki yangına dayanıklı malzeme konulması teknik şartnamede şart koşulmuş olup bu malzemenin konulmamasının hayati önem arz eden bir eksiklik olduğunu, bu eksikliği gidermek namına müvekkilinin ekstra yeni bir imalat yaptırmak zorunda olup müvekkili açısından bu durumun yeni bir mali külfet yarattığını, üstlenilen işin davacı taraf açısından yerine getirilmediğini ve müvekkilinin bu konuda mağdur edilerek zarara uğratıldığını, öyle ki müvekkilinin, bu konuda eksik kalan işlerin tamamlanması için davacı tarafın yapması gereken işleri kendi imkanlarıyla tamamlamaya çalıştığını, müvekkilinin sözleşme konusu olan tüm montaj işçiliklerini başkalarına yaptırmak zorunda kaldığını, bu hususta bir çok masraf yapıldığını, sonuç olarak öncelikle kesin kabulün yapılmasının beklenmesi gerekmesine rağmen beklenmeksizin kaleme alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, dava dosyasında davacının sunmuş olduğu 28.01.2022 tarihli tutanağın karşılıklı olarak imzalanmadığını, zira bir an için iş bu tutanağın karşılıklı olarak imzalandığı düşünülse dahi tutanağın içeriğinde; ''Kapılar taşeronun iş teslim tarihi olan 28.01.2022 tarihinde müşavir personeli ... ile birlikte kontrol edilmiş, açılıp kapanmalarında, genel görünümlerinde ve aksesuarlarında bir eksik olmadığı anlaşılmıştır. İş bu tutanak sadece kapı ve aksesuar malzemeleri ile ilgilidir.'' denilmesine rağmen sanki kapıların sözleşme ekinde yer alan teknik şartnameye tamamen uygun yapılmış gibi kabul edildiği anlamına gelmeyeceğini, zira iş bu tutanağın davacının eksik ve ayıplı olarak imal ettiği kapıların genel görünüm itibariyle tespit edilemeyen iç malzemelerin eksik ya da hiç koymaması nedeniyle sorumluluğunun tamamen ortadan kaldıracakmış gibi rapor düzenlenmesinin izahtan vareste olduğunu, genel görünümünde kapılarda bir sorun olmamasının kapıların içerisinde kullanılan ve özellikle yangına dayanaklı taş yünü yoğunluğunun 150kg/m2 olması gerekirken bunun üçte biri olan 50 kg/m2 olması, seramik yününün hiç olmaması, kapı kalınlığının ince olması, yangına dayanıklı alçıpan kullanılması gerekirken kullanılmaması, sözleşmede belirtilen panikbarın marka ve kalitesinin sözleşmedekinin aksine daha düşük kalitede ve farklı markada malzeme konulması davacı taşeronun edimini gereği gibi ifa etmediğini ortaya koyduğunu, davacı tarafından imal edilen kapıların beklenmedik bir durum karşısında herhangi bir yangın çıkması ve bu kapıların yangına dayanaklı olmaması karşısında davacının genel görünüm ile bakıldığında anlaşılmayacak olan gizli ayıp niteliğindeki imalatından sorumlu tutulamayacağı sonucuna gidilen raporu kabul etmeleri mümkün olmadığı gibi bu raporun objektif değerlendirmeden uzak, teknik veri ve standartları baz da almadığını, zira davacının gizli ayıplı olarak yapmış olduğu bu imalatın insan hayatını tehlikeye atan bir durum olduğunu, bu durumda sonuç olarak davacının, TBK'nun 112.maddesi kapsamında kendisine yüklenecek bir kusur bulunmadığını ispat edemediğini, nitekim dosyada kesin kabul tutanaklarının celbinin de beklenmediğini, ortada gereği gibi ifa etmeme hali söz konusu olup, TBK'nun 474.maddesine uygun şekilde müvekkilince tespit yaptırıldığını, Konya 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.iş sayılı dosyası ile aykırılık tespit edilmesine rağmen davacının edimlerini gereği gibi ifa ettiğinin kabul edilmesinin izaha muhtaç olduğunu, TBK'nun 474.maddesi uyarınca maddenin gereğinin yapıldığını ve müvekkili tarafından dava konusu işin eksik ve gizli ayıplı yapıldığı hususunun Konya 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.iş sayılı dosyası ile sabit tespit edildiğini, bu tespit dosyasının rapora esas alınmayıp ayıplı da olsa geçici kabul ile bir kamu kurumu olan işverenin kabul etmesine dayalı olarak davacının alacaklı olduğu sonucuna varmasının izahının mümkün olmadığını, yapılan imalatın hayati önem arz eden insan hayatına dokunan, yangına dayanıklı imalat olması gerekirken bunun yapılmamasından kaynaklı bir anlaşmazlık çözümünde davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu, Konya 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D. İş sayılı dosyası ile yapılan gizli ayıp tespitine rağmen mahkemece iddialarının doğruluğunun tespiti açısından kapıların teknik şartnameye uygun yapılıp yapılmadığının tespiti hususunda keşif yapıp rapor alınarak doğru ve hakkaniyetli sonuca ulaşacak bir karar tesis edilebilecekken eksik incelemeyle ve karşı tarafın 25.09.2023 tarihinde eksik ve yüzeysel bir şekilde detayı olmadan yemin etmesiyle davanın kabulüne dair karar verildiğini, oysa ki teklif ettikleri yemin metninin tam olarak tekrarlatılmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 5.996,35 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.230,00 TL ve 269,85 TL olmak üzere toplam 1.499,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.496,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20.11.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...