Haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonucu araçta oluşan maddi hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminat davası.
Özet: Davacı, 18.02.2024 tarihinde meydana gelen ve davalı sürücünün %100 asli kusurlu olduğu trafik kazasında park halindeki aracında oluşan maddi hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili amacıyla belirsiz alacak davası açmış; davalı sigorta şirketi ise davanın usulden reddini, poliçe limitleri dahilinde sorumluluğu bulunduğunu, hasar ve değer kaybı için ödeme yapıldığını ve fazlaya ilişkin taleplerin haksız zenginleşmeye yol açacağını savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle
: 18.02.2024 tarihinde ----- ait, sürücü ----- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı araç,----Caddesinden ----- istikametine seyir halindeyken; sürücünün aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek ön kısımlarıyla park halinde bulunan müvekkil ---- ait ----- plakalı aracın arka kısımlarına çarpıp, çarpmanın etkisiyle müvekkile ait aracın sürüklenerek ön kısımlarıyla kaldırımda bulunan demir dubalara çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, tanzim edilen kaza tespit tutanağından da meydana gelen trafik kazasında---- plakalı araç sürücüsü -----, park halindeki araca çarptığından ve kurallara riayet etmediğinden dolayı kazanın oluşmasında %100 asli kusurlu olduğu, olay günü tutanağı tanzim eden polis memurlarınca da "Bu kazanın oluşumunda sürücü ----- 2918 sayılı KTK'nın 56/1-A (Şerit Değiştirme ve İzleme Kurallarına Riayet Etmemek) maddesini ihlal ettiği kaza yeri incelemesi sonucu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtilerek sürücünün %100 kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, meydana gelen kazada ----- plakalı araç sürücüsünün kusurlu davranışından dolayı müvekkilinin ------ plakalı aracında maddi hasar oluştuğu, araç özellikle arka bölgesinden ciddi bir hasar aldığı ve ağır hasarlı bir hale büründüğü, bu bağlamda tanzim edilen eksper raporuna göre, müvekkilin aracında yapılan inceleme sonucunda; bagaj kapağı, bagaj yazısı, stop lambası gibi birçok parçanın hasarlanıp tamirinin ciddi işçilik gerektirdiği ve aracın değer kaybına konu olduğu anlaşıldığı beyan edilmekle, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik değer kaybı bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, Araç mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 100,00 TL değerindeki davalarının, (HMK 107. uyarınca belirsiz alacak davası) olarak kabulüne, müvekkilinin araç değer kaybı bedelinin tespit edilerek davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, limiti aşan bedelin davalı sürücü ve işleten tarafından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tahsil edilip müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin araç mahrumiyet bedelinin tespit edilerek davalı sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsil edilip kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesinde; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla bedel artırım taleplerinin kabulüne ve araç mahrumiyet talebininin ıslah yoluyla arttırdığı kısım ile toplam dava değerinin 27.743,71 TL'nin kabulüne, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı araç işleteni ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin faizleriyle beraber ödenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.CEVAP
: Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf her nekadar dava dilekçesinde fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkını saklı tutarak konu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini beyan etmiş ise de, belirsiz alacak davasının açılabilmesi için gereken şartlar somut olayda gerçekleşmediğinden davacının konu nitelemesi haksız olup davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, dava konusu trafik kazasına karışan ----- plakalı araç müvekkil şirket nezdinde -------sayılı ve 16.02.2024-25 vadeli Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Avantaj Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup hasar bedeline ilişkin olarak dava dışı kasko sigortacısına yapılan 139.961,75 tl'lik hasar ödemesi ile değer kaybına ilişkin olarak davacı vekiline yapılan 23.009,82 tl'lik ödeme dikkate alındığında kaza tarihinde poliçe teminat limiti 37.028,43 TL olduğu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacı yanın fazlaya ilişkin talebi sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir.Davalı ------ cezaevinde bulunduğu ve tebliğ işlemlerinin ceza infaz kurumu aracılığıyla yapıldığı görülmüştür.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile araçta oluşan maddi zararın, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedeli zararın tazminine ilişkin olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda kusur yönünden yapılan incelemede; ---- plakalı araç sürücüsü sevk ve idaresindeki davalı ----- 2918 sayılıKTK'nın 56/1-A (Şerit Değiştirme ve İzleme Kurallarına Riayet Etmemek) maddesini ihlal etmekle%100 asli kusurlu olduğu, ----- plakalı davacı yan araç sürücüsünün meydana gelen bukazada kusurunun bulunmadığının değerlendirildiği, davaya konu aracın gördüğü hasar durumu gözetildiğin de ----- plaka sayılı aracın 21.04.2025 tarihli kazasız piyasa rayiç değerinin 0rtalama 866.000,00.- TL olduğu, aracıngördüğü hasarı onarıldıktan sonra ki gerçek piyasa rayiç değerinin ortalama 50.000,00.- TLdeğer kaybı ile 816.000,00.-TL den satılabileceği, değer kaybının kaza tarihi olan 18.02.2024 dekiparasal değeri hesaplandığında, 2025 yılının Mart ayında 50.000,00 TL olan parasal değer kaza tarihi 2024 yılının Şubatayında 37.144,04 TL olduğu, hak mahrumiyeti yönünden davaya konu aracın günlük kiralama bedeli üzerinden 21.04.2025 tarihli güncel piyasa rayiçortalama değerinin 1.800,00.-TL olabileceği, aracın gördüğü hasar durumu gözetildiğinde tamirdeonarım suresinin tüm yedek parçaları serviste hazır olduğu kabulü ile teknik olarak 20 iş günündetamamlanabileceği değerlendirilerek güncel 21.04.2025 tarihli hak mahrumiyetinin 36.000,00.- TLolduğu , bu değerin kaza tarihindeki değeri hesaplandığın da; sonuç bölümünde 2025 yılının Mart ayında 36.000,00 TL olan parasal değer kaza tarihi 2024 yılının Şubatayında 26.743,71 TL olduğu, kaza tarihindeki değer kaybı ve hak mahrumiyetinin toplam değerinin; 37.144,04 TL değer kaybı +26.743,71 TL araç mahrumiyet olduğu, sigorta yönünden yapılan değerlendirmede, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 23.009,82 TL değer kaybı tazminat ödemesinintenzili sonrası; 37.144,04 TL – 23.009,82 TL = 14.134,22 TL bakiye değer kaybı bulunduğu,davalı sigorta şirketinin diğer davalılar ile birlikte müştereken müteselsilen sorumluolacakları;Sigorta şirketinin 12.08.2024 tarihinde temerrüte düştüğü,araç mahrumiyet zararından sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, 26.743,71 TL araçmahrumiyet zararından diğer davalıların sorumlu olacağının değerlendirildiği görülmüştür.Dosya itirazlar üzerine ek rapora gönderilmiş, bilirkişi ek raporunda, teknik bilirkişi değer kaybını kök raporda da belirtildiği üzere 37.144,04 TLolarak belirlendiği, davalı davadan önce 23.009,82 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, davacının ;37.144,04 TL – 23.009,82 TL Sigorta Şirketi Ödemesi= 14.134,22 TL bakiye değerkaybı alacağı bulunmadığı, sigorta şirketinin kalan limiti müsait olmakla, davacı tarafakarşı 14.134,22 TL değer kaybından sorumlu olacağı kanaatine varıldığı, davacı taraf sigorta şirketinin temerrüt tarihinin yanlış belirlendiği, sigorta şirketinin eksiködemede bulunduğu tarihin temerrüt tarihi olduğunu belirterek itirazlarını sunduğu, kök rapordatemerrüt tarihi zaten eksik ödeme yapılan 12.08.2024 olarak belirlendiği, temerrüt itirazıanlaşılamadığı, davadan önce davacı taraf 02.08.2024 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketine başvurudabulunduğu ve 07.08.2024 tarihinde başvuru alınarak davalı tarafça hasar dosyası açıldığı anlaşıldığı, KTK 99 madde kapsamında 8 iş günü içinde 12.08.2024 tarihinde de, davalı ,davacı tarafa ödemeyapıldığı, eksik ödeme yapıldığı 12.08.2024 tarihi itibari ile sigorta şirketi temerrütedüştüğü beyan edilmiş, ek raporda kök rapora bir değişiklik olmadığına ilişkin ek rapor sunulduğu görülmüştür. Davalı ------ vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesinde; bilirkişi raporu ile belirlenen ve kusur oranında sorumlu oldukları tazminat miktarı tüm ferileriyle birlikte 21.05.2025 tarihinde davacı vekili hesabına ödendiği ve ödeme detaylarını içerir tablonun beyan dilekçesi ekinde sunulduğu, ilam vekalet ücreti getirilen yeni düzenlemeye istinaden stopaj / KDV kesintili olarak ödendiği, (yasal zorunluluk gereğince vekalet ücreti 9.900 TL üzerindeki dosyalarda stopaj + KDV, 2.000 altındaki dosyalarda sadece stopaj düşülerek ödeme yapılmaktadır. Ödeme tablosunda ödenen net tutar belirtilmektedir.) Müvekkili şirketçe yapılan bu ödemeden sonra, beyan ekinde gösterilen kalemlere yönelik herhangi bir bakiye alacağın tespiti halinde, ivedilikle bakiye alacakların da ödeneceğini belirterek, bakiye alacağa mahal verilmeksizin, dosyanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik hüküm kurulmasını talep ettikleri görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay -----. HD'nin 23.09.2019 t. -----.sayılı kararı).Davalı ----- Şirketi, -----plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı-----ait, sürücü ------ olduğu kaza poliçe teminat tarihleri içerisinde 18.02.2024 tarihinde gerçekleşmiştir.Somut olayda dava konusu kazanın meydana gelmesinde ;---- plakalı araç sürücüsü sevk ve idaresindeki davalı ------ 2918 sayılı KTK'nın 56/1-A (Şerit Değiştirme ve İzleme Kurallarına Riayet Etmemek) maddesini ihlal etmekle%100 asli kusurlu olduğu,----- plakalı davacı yan araç sürücüsünün meydana gelen bukazada kusurunun bulunmadığının değerlendirildiği, araç mahrumiyet zararından sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, 26.743,71 TL araç mahrumiyet zararından davalılar ----- ve ------- kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davanın kabulüne karar verilmiştir.Değer kaybı yargılama devam ederken sigortanın davaya konu değer kaybı bedelini ödediği görülmektedir. Değer kaybı alacağı yönünden dava konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326. maddeleri gözetilerek dava öncesi ödenen arabuluculuk ücreti zorunlu giderlerinin, yargılama gideri olarak kabul edildiği ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk zorunlu yargılama giderinin iş bu davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiği kanaatine varılarak zorunlu yargılama gideri olan arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına ilişkin hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Değer kaybı talebinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,2-Davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin KABULÜ ile 26.743,71-TL'nin davalılar ------ kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,3-Karar harcı 1.826,86-TL 'den davacı tarafça dava açılışı sırasında yatırılan 427,60 TL peşin harç ile 456,00 TL ıslah harcı toplamı 883,6 - TL harcın mahsubu ile bakiye 943,26 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 427,60TL başvurma harcı,427,60 TL peşin nispi harc ve 456,00 TL ıslah harcı toplamı olmak üzere toplam 1.311,2 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 376,00 - TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00- TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.376,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 10.337,35- TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Araç mahrumiyet bedeli yönünden davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 26.743,71 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ----- ve ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Değer kaybı talebi yönünden davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair davacı vekilinin ve davalı---- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.