Silahlı terör örgütüne üyelik suçunda verilen mahkûmiyet kararının, tanık dinleme ve etkin pişmanlık hükümleri değerlendirme eksiklikleri nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın bağlı olduğu mütevelli heyeti sohbet abisi olduğunu beyan eden tanığın bahsettiği kişilerin açık kimliklerinin tespit edilip, haklarında soruşturma olup olmadığının araştırılarak sanık ve müdafii huzurunda dinlenmemesi ile sanığın kendiliğinden teslim olarak örgüt toplantılarına katılan kişilere ilişkin beyanda bulunmasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin hukuki mahiyeti tam olarak hatırlatılarak yeniden beyanının alınmaması gerekçeleriyle usul eksiklikleri tespit ederek bozmuş ve dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 23. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından, işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1-) Dosya kapsamında sanık olarak yargılanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan ...nın 02.09.2016 tarihli beyanında sanığın bağlı bulunduğu mütevelli heyetinin sohbet abisi olduğunu, 2013 yılında yapılan sohbet toplantılarına ... ve ...nın sohbet toplantılarına katılan kişiler olduğunu belirtmesi karşısında, tanık beyanında isimleri geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile, bu kişiler hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunması halinde birer örneği dosya arasında alınıp, bu kişiler sanık ve müdafii huzurunda tanık sıfatıyla dinlenildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2-) Sanık hakkında her ne kadar şartları oluşmadığı gerekçesi ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; dosya arasında bulunan 28.09.2016 tarihli tutanağa göre, 20.09.2016 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramalarda şehir dışında bulunması sebebiyle yakalanamadığı, 21.09.2016 tarihinde kendiliğinden gelerek teslim olması üzerine alınan savunmasında örgüt sohbet toplantılarına katıldığı ve katılan kişilere ilişkin beyanda bulunması karşısında, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, hukuki mahiyeti ve sonuçları tam olarak hatırlatılarak yeniden beyanı alındıktan sonra hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.