Banka ile borçlular ve kefiller arasındaki genel kredi sözleşmesinden doğan alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası ve buna karşı fahiş faiz, gabin ile kefalet geçersizliği iddialarının incelenmesi.
Özet: Davacı banka, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep ederken; davalılar, fahiş faiz oranları nedeniyle borcun ödenemez hale geldiğini, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi kapsamında iyi niyetle ödeme yaptıklarını, kefalet sözleşmelerinin şekil noksanlığı nedeniyle geçersiz olduğunu ve yetki itirazında bulunarak davanın reddini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████KARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... .. Sanayi Ve Ticaret A.Ş arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalılar ... ... ... ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... ... Ticaret Anonim Şirketi ..., ..., ...' in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmenin yüklediği ödeme taahhütlerinin yerine getirilmediğini, bunun üzerine ....Noterliği`nin █████/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsilini teminen █████/2023 tarihinde ... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlanıldığını, .. Asliye Ticaret Mahkemesi`nin 2023/... Değişik İş sayılı dosyasından alınan █████/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının söz konusu icra dosyası üzerinden uygulandığını, davalı borçlu vekili tarafından takip konusu borca, faize, faiz oranına ve her türlü fer`ilere itiraz edildiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava öncesi İstanbul Arabuluculuk Bürosu`na başvurulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını, davalıların borcun faizine ferilerine, vekalet ücreti ve icra masraflarına itirazı nın yerinde olmadığını, itirazın haksız ve takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli olarak yapıldığını, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulüne, davalının itirazı haksız ve kötüniyetli olduğundan İİK. 67/2 maddesine göre de takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ... Teknoloji San. ve Tic. A.Ş., ... Mağ. Haberleşme Tek. San. ve Tic. A.Ş., ... Tel. ve Tek. Çöz. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti., ... Tek. Tic. A.Ş., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın adresinin ..., ... müvekkili şirketin adreslerinin Ataşehir olduğunu, yetkili icra dairesi ve mahkemeleri İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkeme ve İcra Daireleri olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili ... Tek. San. Ve Tic. A.Ş. ile davacı banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, diğer müvekkili şirketler ile gerçek kişilerin kredi sözleşmesinin kefili olarak borç ve davaya taraf olduklarını, kamu kaynaklarını kullanmak suretiyle işletmelere kredi ve dolayısıyla nakit imkanı sağlayan ve amacı piyasaları rahatlatmak olan davacı bankanın, uyguladığı fahiş faiz oranlarıyla adeta müvekkillin gabin halinden yararlandığını, müvekkilinin bankanın bu aşırı yararlanma haline rağmen iyiniyetli şekilde kullandığı kredinin ana parasından daha fazla ödeme yaptığını, ancak uygulanan yüksek faiz oranlarının kredi borcunun aşırı yükselmesine ve dolayısıyla kredinin ödenemez bir hal almasına neden olduğunu, davacı bankanın uyguladığı yüksek faiz oranının üstesinden gelemeyen müvekkilinin bu defa yine borçlarını ödemek için bir bankanın lider olmak üzere 10 bankanın taraf olduğu bir Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) sözleşmesi imzaladığını, söz konusu sözleşmenin temel amacının borçluların borçlarının yeniden yapılandırılması olduğunu, iyiniyetli müvekkilinin söz konusu FYY sözleşmesine uygun şekilde hareket ederek nakde çevirme imkanı olan araç ve taşınmazını satışı suretiyle bankalara yaklaşık 30.000.000 TL ödeme yaptığını, davacı bankanın da, FYY sözleşmesi kapsamında işbu ödemeden pay aldığını, müvekkilinin FYY sözleşmesini akdederken şirkete ait olan 14 adet taşınmazla ilgili ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında tasarrufun iptali/ tapu iptali tescil davasının derdest olduğunu belirttiğini, FYY ile satışını ve paraya çevrilmesini taahhüt ettiği taşınır ve taşınmazı sattığını ve bedelini ödediğini belirten müvekkilinin, 14 adet taşınmaza ilişkin davanın sonucunun beklenmesini talep ettiğini, ancak müvekkilinin bu iyiniyetli talebini kabul etmeyen banka/bankaların peş peşe müvekkil hakkında hesap kat ihtarnamesi, ihtiyati haciz, icra takibi ve davaları açmaya başladığını, tüm bu açıklanan nedenlerle müvekkilinin gabin halindeki durumunu fırsatta çevirmeye çalışan alacaklı bankanın hesap kat ihtarnamesi ile icra takibindeki alacak, faiz ve faiz oranları talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesap kat ihtarnamesi ile icra takibindeki alacak tutarlarına, faiz oranına ve faiz alacağı ile fer'ilere itiraz ettiklerini, sorumlu oldukları borç miktarı belirli olmayan kefillerin kefalet borcunun da usul ve yasaya aykırı olduğunu, genel kredi sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmadığını, bu durumda TBK'nin 583. maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçersiz olduğundan bahisle kefiller yönünden davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili hakkında mükerrer icra takibi yapıldığını, davacının aynı Genel Kredi Sözleşmesine dayanarak müvekkiller hakkında ... İcra Dairesinin 2023/... E. 2023/... E. 2023/... E. ve 2023/... E. sayılı dosyaları ile icra takibi yaptığını, müvekkili ve kefiller yönünden icra inkar tazminatının yasal koşullarının bulunmadığını, davacının yaptığı haksız ve usule aykırı icra takipleriyle davalı kredi borçlusu şirket ile kefil müvekkillerin ticari itibarını zedelediğini, haksız ve kötüniyetli takip yapan davacı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...' in 2019 yılında diğer davalı ... Teknoloji San ve Tic AŞ ve ... Teknolojileri Tic AŞ' de ki ortaklığından ayrıldığını ve .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle de davacı bankaya ve diğer bankalara ortaklıktan ayrıldığını ve kefillikten caydığını bildirdiğini, davacı bankanın anılan asıl borçlu şirketlerle kredi ilişkisinin müvekkili tarafından yapılan bu bildirimden sonra da devam ettiğini, davacı bankanın müvekkilinin kefaletinin sona erdiğini bildiğini ve haricen edinilen bilgiye göre borçlu firma ile Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi' (FYSS) akdedildiğini, FYSS' de müvekkilinin kefil veya başka bir sıfatla taraf olarak gösterilmediği gibi imzası da alınmadığını, davacı bankanın sona ermiş bir kefalete dayanarak müvekkili hakkında ... İcra Dairesi' nin 2023/... Esas dosyasıyla icra takibine girişmesinin kötüniyetini ortaya koyduğunu, şirket ortağı olmayan birinin kefil olabilmesi için eş muvafakatinin zorunlu olduğunu, geçerli bir kefaletin şartlı olan eş muvafakati bulunmadığı gibi diğer unsurlar açısından da geçerli bir kefaletin söz konusu olamayacağını, FYYS sözleşmesinde de müvekkilinin imzasının bulunmadığını, davacı bankanın diğer borçlularla tüm bu kredi ilişkileri ve borç yenileme işlemlerinde bulunduktan sonra ... İcra Dairesi' nin 2023/... Esas dosyasıyla başlattığı icra takibinde müvekkilini borçlu göstermesinin hukuka aykırı olduğunu, bir an için müvekkilinin önceden imzaladığı sözleşmelerdeki kefaleti geçerli olarak kabul edilse dahi, alacaklının mali müzayakaya düşen borçlu hakkında alacağın tahsili için yasal işlem yapmamasının, borç yapılandırması ve yenilemesi yapmasının kefilin durumunu ağırlaştırdığı gibi 1 yıllık sürenin geçmesi ile de kefilin borçtan beri kalacağı yasal düzenlemelerin bir gereği olduğunu, bu nedenlerle haksız ve kötüniyetli olarak davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın kabulü ile davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER
:Davacı vekili tarafından sunulan Genel Kredi Sözleşmesi aslı ve tebliğ şerhli ihtarname asıllarının, kasaya alındığı görülmüş, ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasının, ... İcra Dairesinin 2023/... Esas, 2023/... esas ve 2023/... esas sayılı icra takip dosyalarının uyap üzerinden dosyamız içerisine alınmış olduğu, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve 2017/... Esas sayılı dosyalarının uyap üzerinden mahkememize gönderilmiş olduğu, arabuluculuk tutanağının sunulduğu görülmüştür.Davaya konu ... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından davalı borçlular aleyhinde 7.076.514,91 TL Asıl Alacak (İstenen:%44.2 Yıllık Diğer) 165.924,74 TL İşlemiş % 44,2 Temerrüt Faizi, 8.296,24 TL %5 BSMV toplamı, 15.676,52 TL İhtarname Masrafı olmak üzere toplam 7.266.412,41 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlular vekilinin █████/2023 tarihli ve █████/2023 tarihli dilekçeleri ile borca itiraz ettikleri, itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1-Davacı banka ile davalı kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) ... Teknoloji San. Ve Tic, A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi diğer davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, 2- Davalı Kefillerin Kefalet limiti ve Sorumluluğu: Davalı kefil/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limiti 10.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 6.949.478,56 TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, yani kefalet limiti tüm borcu kapsayıp borcun kefalet limiti içinde kalmış olmasından dolayı, Davalı kefillerin hem kendilerinin ve hem de davalı kredi lehtarı şirketin (asıl borçlu) temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 132.012,02 TL'nın (7.266.412 41 — 7.134.400 39) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 6.949.478,56 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık. %44,20 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun Ve 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceği, 3.b)... Net Kur.Hab.Tek.A.Ş - ... Tel.San ve Tic.Ltd. Şti- ... Mağ.Hab.Tic.A.Ş ve ...'in sorumluluğu yönünden Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 132.027,35 TL'nın (7.266.412 41 — 7.134.385 06-) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 6.945.463,93 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık 444,20 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun Ye 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceği, Takip ve dava konusu kredi No.Su ... iken, diğer açılan 3 adet takibin yukarıda tabloda belirtildiği gibi kredi noları tamamen birbirinden farklıdır. Başka bir anlatımla takibe konu edilen krediler mükerrer olmadıkları gibi, bunların uzantısında açılan takiplerinde mükerrer olmadıkları değerlendirilmektedir." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir. Bilirkişi raporuna yapılan itirazlar üzerine aldırılan ek raporda tarafların beyan ve itirazları, muhasebe bankacılık ve finans uygulamaları paralelinde tek tek irdelenerek değerlendirilmiş ve kök rapordaki görüşün değişmediği bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de; bir kısım davalılar tarafından icra dairesinin yetkisine yapılan itirazda yetkili icra dairesi gösterilmediğinden usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığından değerlendirilmesine yer olmadığına; mahkememizin yetkisine yapılan yetki itirazının HMK 14. Madde gereği reddine karar verilmiştir.Davalılar cevap dilekçesinde taraflar arasındaki akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmadığı, bu durumda TBK'nin 583. maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmişler ise de celbedilen sözleşmede davalı kefiller yönünden kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış ibarelerin bulunduğu ve TBK'nın 583. maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulduğu anlaşıldığından davalıların bu savunmalarına itibar edilmemiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde açıkça yazı inkarında bulunmamış ise de ön inceleme duruşmasında müvekkilleri yönünden yazı itirazının bulunduğunu beyan etmiştir.Davalı kefillerden ... ve ..., borçlu ... Teknoloji San. ve Tic. A.Ş.'nin ortağı ve yetkilisi olup ayrıca borçlu adına sözleşmeyi imzalayan ...'ın diğer davalı kefil şirketlerin de yetkilisi olduğu ve onlar adına da kefalet sözleşmesini imzaladığı görülmüştür.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı içtihatı gibi güncel içtihatlarda, "6098 Sayılı Kanunun 583.maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerliliği; kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girdiğini kendi kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şartına bağlı olup, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere kefalet tarihi ve kefalet limiti davalıların el yazısı ile yazılmamış olduğundan kefalet sözleşmelerinin şekil noksanlığı nedeniyle kesin hükümsüz olduğu açıktır. Dava dışı kredi lehdarı şirketin ortağı ve yetkilileri davalılar imza inkarında bulunmamışlardır. Şu halde mahkemece kat ihtarı ve tebliğ şerhi asılları, hesap özetleri, kredi lehdarına kullandırılan kredilere ilişkin ödeme planları da getirtilerek, davacı banka ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılması, takip tarihi itibariyle davacının dava dışı şirket ve kefillerden alacağının bulunup bulunmadığının ve miktarının tespit edilmesi, buna göre davalı şirketin ortak ve yetkililerinin, kefalet sözleşmelerinin geçersizliğini ileri sürmelerinin, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğunu öngören, hakkın kötüye kullanılması yasağının da dayanağını oluşturan TMK'nun 2 maddesine aykırı olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerekirken, bu yönde bir inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması yerinde olmamış, davacı vekilinin kefaletlerin geçerliliğine yönelik eksik inceleme yapıldığına dair istinaf sebebi bu bakımdan yerinde bulunmuştur. (bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/(19)11-356 esas, █████████ karar sayılı, █████/2022 tarihli kararı)." şeklinde olup mahkememizce yaptırılan incelemede davalı gerçek kişi kefillerin davalı borçlu şirketin yetkilisi oldukları ve davalı gerçek kişi kefil ...'ın diğer kefil şirketlerin yetkilisi olduğu, davalı kefillerin imzalarını inkar etmeyip yazı itirazında bulundukları, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduklarını öngören, hakkın kötüye kullanılması yasağının da dayanağını oluşturan TMK'nun 2. maddesi dikkate alındığında, davalıların kefaletiyle borçlu şirkete kredi kullandırıldığı, davalıların asıl borçlu olan ve kendilerinin de ortağı oldukları şirkete kredinin kullandırılmasını sağladıktan sonra, sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia etmelerinin TMK m.2’ye açıkça aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.Yine davalılar vekili cevap dilekçesinde müvekkili ile bir bankanın lider olduğu 10 ayrı bankanın taraf olduğunu bir Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi(FYYS) akdedildiğini, müvekkilinin bu kapsamda bankalara yaklaşık olarak 30.000.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemelerden davacı bankaya pay verildiğini iddia etmiş, davacı vekili ise beyan dilekçesinde söz konusu takip borçluları için 27.07.2022 tarihinde imzalanan Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi uyarınca FYY sürecinin 17.08.2023 tarihinde AKK oylaması ile sonlandırıldığı, firmanın risklerinin bu tarihten sonra takip hesaplarına aktarıldığını, duruşmada da yine davacı vekili tarafından dava konusu krediyle ilgili bir ipoteğin, teminatın bulunmadığı, celse arasında ibraz edilen FYYS uygulanmamış olup, sözleşmeye diğer bankalarca da takip başlatıldığını belirtmiştir. Nitekim davalı vekili de müvekkilinin, FYY sözleşmesini akdederken şirkete ait olan 14 adet taşınmazla ilgili ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında tasarrufun iptali/ tapu iptali tescil davasının derdest olduğunu, FYY ile satışını ve paraya çevrilmesini taahhüt ettiği taşınır ve taşınmazı sattığını ve bedelini ödediğini belirten müvekkilinin, 14 adet taşınmaza ilişkin davanın sonucunun beklenmesini talep ettiğini ancak müvekkilinin bu iyiniyetli talebini kabul etmeyen banka/bankaların peş peşe müvekkil hakkında hesap kat ihtarnamesi, ihtiyati haciz, icra takibi ve davaları açmaya başladığını beyan ederek FYY'nin uygulanmadığını tevil yollu ikrar etmiştir. Dosyaya delil olarak dayanılmadığından celp edilmemiş ise de dosyaya alınan ... BAM 17. HD nin ████████ E. ████████ K. Sayılı ilamında dosyanın taraflarının dosyamız taraflarıyla ilgili olmadığı, tapu iptal tescil talebine ilişkin dosyanın esasının 2017 yılına ait olduğu, dava konusu kredinin ise 2017 yılında kullanıldığı ve FYYS nin 2022 yılında yapıldığı dikkate alındığında bir bağlantı görülmemiştir. FYYS nin 5.16. Maddesinde "kredi borçlularından birinin temerrüde düşmesi halinde hiçbir ihbara ve ihtara gerek olmaksızın işbu FYYS ile sağlanan tüm indirim ve kolaylıkların geçmişe dönük olarak ortadan kalkacağı" hükme bağlanmıştır. Kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmenin 15. Maddesinde delil sözleşmesi yapılarak bankanın defter, kayıt ve belgelerinin HMK 193. m gereği yazılı delil anlaşması niteliğinde olduğu kabul edilmiş, yaptırılan bilirkişi incelemesinde bilirkişiye bankanın tüm kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi verilmiş, bilirkişi tarafından bankanın genel merkezinden temin edilen kayıt ve ekstreler ile dosya içeriğinde toplanan delillere göre inceleme yapılmış ve sunulan raporda ipotek ya da ödeme bilgisine yer verilmemiştir. Davalılar tarafından bu durumun aksini ispatlar nitelikte ödemeye ilişkin bir delil de sunulmamıştır. Yenileme, eski borcun, yeni bir borç meydana getirilerek sona erdirilmesidir. Mevcut borçta herhangi bir değişiklik yapmakla, borç yenilenmiş olmaz. Somut olayda yeniden yapılandırmaya uyulmamış olup, yeniden yapılandırma bir yenileme işlemi olmadığından genel kredi sözleşmesi şartlarına göre değerlendirme yapılmıştır.Davalı kefil ... cevap dilekçesinde asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, ve kefillikten caydığını bankaya bildirdiğini, davacı bankanın anılan asıl borçlu şirketlerle kredi ilişkisinin müvekkili tarafından yapılan bu bildirimden sonra da devam ettiğini, davacı bankanın müvekkilinin kefaletinin sona erdiğini bildiğini Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi' nin bu bildirim sonrasında yapıldığını ayrıca FYSS' de müvekkilinin kefil veya başka bir sıfatla taraf olarak gösterilmediği gibi imzası da alınmadığını belirtmiştir. Davalı kefil ...'in dosya içeriğinde bulunan 22.03.2019 tarih ve 9793 sayılı TTSG'nin 534-535.sayfasındaki ilana göre davalı asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı ve ....Noterliğinin 27.12.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı bankaya kefaletten döndüğünü/çekildiğini bildirdiği ihtarnamede özetle; “ 2019 senesinde hisse devri ile şirket ortaklığım ve yönetim kurulu üyeliğim sona erdiğinden dolayı, bu tarihten itibaren bankanız nezdindeki şirket ortaklığı, yönetim kurulu üyeliği sıfatı ve şahsi kefillikten vazgeçiyor ve istifa ediyorum. Bundan böyle adı geçen şirketlerle ilgili hiçbir borcu kabul etmediğimi, kefilliğin beni bağlamadığını, bu tarihten sonra kullanacağı hiçbir krediden — sorumlu olmayacağımı, ihtaren bildiririm. “ şeklinde beyanda bulunduğu, ihtarnamenin tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığı gibi kefaletten vazgeçme ancak vazgeçmeden sonraki oluşacak borç için geçerli olabileceğinden kefaletten dönme tarihinden önce oluşmuş borç için kefaletten dönmenin ve sorumlu olmadığının kabulünün mümkün olmadığı için davalının savunmasına itibar edilmemiştir.Sonuç olarak davacı banka ile davalı kredi borçlusu/kredi lehtarı ... Teknoloji Sanayi Ve Ticaret A.Ş arasında akdedilen █████/2017 tarihli 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesini davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, davalı gerçek kişilerin kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi oldukları anlaşıldığından TBK 584. madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, sözleşmelerin incelenmesinde TBK 583. maddesinde öngörülen koşulların somut olay yönünden gerçekleştiği ve geçerli bir kefalet akdinin bulunduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 10.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.Davacı banka ile davalı arasında akdedilen █████/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 12. Maddesinde "Müşterinin temerrüdü durumunda borcunu ve bu borcuna, bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına % 50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanmasını... kabul ve taahhüt eder.” denildiği, davacı bankanın takip talebinde ticari nitelikli krediler için faiz genelgesine göre %44,20 oranında temerrüt faizi talep ettiği görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████ -1650 Esas, ████████ Karar sayılı ilamı dikkate alındığında bilirkişi tarafından davalı şirkete kullandırılan kredinin kullandırım sürecini takip eden dönem içinde emsal nitelikteki krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranlarına sözleşme hükmü tatbik edildiğinde bulunan oran %51 olup, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı tarafça talep edilen %44,20 oranına itibar edilmiştir.Davacı tarafça ....Noterliği`nin █████/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile; 7.039.965,06 TL yönünden hesabın █████/2023 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve gerçek kişi kefiller ... ve ...' a █████/2023 tarihinde, diğer borçlular ... Mağ. Haberleşme Tek. San. ve Tic. A.Ş., ... Tel. ve Tek. Çöz. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti., ... Tek. Tic. A.Ş., ...' e █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, mehil süresi sonrası asıl borçlu ve gerçek kişi kefiller ... ve ...' ın █████/2023 tarihinde diğer borçlular ... Mağ. Haberleşme Tek. San. ve Tic. A.Ş., ... Tel. ve Tek. Çöz. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti., ... Tek. Tic. A.Ş., ...' in █████/2023 tarihinde temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek hazırlanan bilirkişi raporunda talep edilebilecek alacak kalemleri belirtilmiş olup, rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, reddedilen kısım yönünden davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin ise davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden ve yasal şartları oluşmadığından reddine, karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;2-... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin; 6.949.478,56 TL asıl alacak, 162.115,89 TL işlemiş faiz, 8.105,79 TL BSMV, 14.700,15 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 7.134.400,39 TL alacak (davalı kefiller Tasfiye Halinde ... Teknolojileri Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... Şirketi ve ... 6.945.463,93 TL asıl alacak, 165.924,74 TL işlemiş faiz, 8.296,24 TL BSMV, 14.700,15 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 7.134.385,06 TL'sinden sorumlu olmak üzere) üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %44,20 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına,4-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 1.426.880,07 TL icra inkar tazminatının davalılardan (davalı kefiller Tasfiye Halinde ... Teknolojileri Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... Şirketi ve ... 1.426.877,01 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,5-Davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 487.350,89TL harcın (davalı Tasfiye Halinde ... Teknolojileri Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... Şirketi ve ... 487.349,84TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 10.352,00 TL ( 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 392,00 TL tebligat posta gideri) yargılama gideri üzerinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.203,18 TL yargılama giderinin (davalı Tasfiye Halinde ... Teknolojileri Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... Şirketi ve ... 10.203,17 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,8-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 618.032,01-TL nispi vekalet ücretinin (davalı Tasfiye Halinde ... Teknolojileri Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... Şirketi ve ... 618.031,48 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,10-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 3.280,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.220,41 TL'nin davalılardan, (davalı Tasfiye Halinde ... Teknolojileri Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... Şirketi ve ... 3.220,40 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere), 59,59 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin (e-duruşma ile), davalı ... vekilinin ve diğer davalılar vekilinin (e duruşma) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ...e-imzaÜye ...e-imzaÜye ...e-imzaKatip ...e-imza