İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen itirazın iptali davası, ticari kredi kaynaklı alacağın tahsili sürecinde kefalet ve eş rızası iddialarını ele alıyor.
Özet: Bir bankadan alacağı devralan varlık yönetim şirketinin ticari kredi borcu ve ferileri için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talepli davada, davalı borçlu, kredinin şirketten ayrılışı sonrası kullandırıldığını, kendi döneminde ilgili bankadan kredi kullanılmadığını, evli iken eş rızası alınmadan kefil olunduğunu ve kredi süreçlerinden bilgilendirilmediğini ileri sürerek davanın reddi ile tazminat ödenmesini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: 17.05.2024
KARAR TARİHİ
: 01.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle: Alacaklı ... Bankası A.Ş. ..., ... ve ... Şirketi hakkında ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla 26.10.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, daha sonra müvekkilin varlık yönetim şirketi, Borçlar Kanunu’nun 183 ve devamı maddeleri uyarınca alacağı temlik alarak alacaklı sıfatını kazandığını, takip dayanağı genel kredi sözleşmeleri asıl borçlu ... Şirketi ile ... Bankası A.Ş arasında imzalanmış olup, diğer davalılar ise sözleşmeyi müşterek borçlu, müteselsil kefil olarak imzaladığı, kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine alacaklı banka tarafından davalılara ... 6. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, hesap kat ihtarnamesine rağmen borç ödenmeyince borçlular hakkında ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında 144.482,56 TL asıl alacağın, işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte tahsili amacıyla genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, borçlulara yapılan ödeme emri tebligatları üzerine borçlu ... tarafından verilen takibe itiraz dilekçesi üzerine borçlu ... yönünden takibin durdurulmasına karar verildiğini, davanın kabulüyle; davalı borçlunun ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki, asıl borca, faiz ve tüm ferilerine ilişkin itirazının iptali ile, takip dosyasında talep edilen asıl alacak ve işlemiş, işleyecek faiz ve ferileri üzerinden takip talebindeki koşullar üzerinden takibin devamına, davalının itirazı haksız ve kötüniyetli olduğundan alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle: Huzurda yargılaması devam eden davada, en evvelde ... Bankası A.Ş ile ... Şirketi arasında kurulan bir kredi ilişkisi söz konusu olduğunu, bu kredi sözleşmesinden doğan banka alacağının yine banka tarafından davacı varlık yönetim firmasına devredilmesi sonrası müvekkil davalı aleyhinde icra takibi yapıldığını, ancak aleyhimizde icra takibine konu edilen bu kredi dosyasında borçlu sıfatına sahip olmadığımızı da belirttiklerini, şöyle ki; Öncelikle ... Bankası A.Ş ile ... Şirketi arasında kurulan kredi ilişkisi anında müvekkil borçlu şirketin yetkilisi veya ortağı olmadığını, kullandırılan kredilerin zamanına bakıldığında müvekkilin şirket ile ilişkisinin resmi olarak kesildiği 13.08.2020 tarihi sonrası olduğu anlaşıldığını, bu durum ekte sundukları ...tarih ve ... sayılı sicil gazetesi örneğinde de açıkça görüldüğünü, davacı tarafça müvekkilin şirket ortağı ve yetkilisi olduğu dönemde imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi ve buradaki şahsi kefaletine dayanılmak istenmiş ise de; şirket adına imzalanmış ve dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmesi ile devam eden bir kredi ilişkisi yok ve yeni bir kredi tahsis ediliyorsa, ilgili bankaca şirket yetkilisi ve ortaklarının değiştiği ve bunun sicil gazetesince yayınlanmış olduğu hususunun göz ardı edilemeyeceğini, müvekkilin şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu dönemde ilgili bankadan hiç bir kredi kullanılmadığını, bu nedenle müvekkilin imzaladığı kredi sözleşmesine ve bunun sonucu olarak ta kefaletine dayanılamayacağını, ayrıca TBK ilgili hükümleri uyarınca evli olan eş diğer eşin rızasını almadan kefil olamayacağını, davacı tarafça dayanak yapılan genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte müvekkil evli olup eşinden bu kefalete ilişkin hiç bir rıza ya da muvafakat alınmadığını, yine davacı taraf ve ilgili banka ile borçlu firma arasında kurulan kredi ilişkisinden ne kredinin tahsisi ve kullandırılmasında ne de kredi ödemelerinin gecikmeye girip ödenmemesi aşamasında müvekkil hiç bir şekilde bilgilendirilmediğini, davacının haksız ve mesnetsiz iddialarını dayanak göstererek yönelttiği davanın reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle müvekkil lehine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı tarafın dava dilekçesi ile belirtmiş olduğu ... Bankası A.Ş. ile borçlular arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve tüm ekleri, hesap kat ihtarnamesi, alacağın temlikine dair belgeler, alacaklı bankanın faiz hadlerine ilişkin genelgesi, davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu müvekkilinin sözleşme tarihinde evli olduğunun tespiti yönünden nüfus kayıt örneği,... tarih ve ... sayılı sicil gazetesi delil olarak değerlendirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın" Dava itirazın iptal davası olup uyuşmazlığın Genel Kredi sözleşmesi sebebiyle davalının müteselsil kefil olup olmadığının tespiti ile davacının davalıyı temerrüde düşürüp düşürmediği, temerrüde düşürmüşse temerrüd tarihi, alacaklı olması halinde asıl alacak ,temerrüt faizi ve BSMV miktarlarının ne tutarda olduğu ,davalının icra takibine yaptığı itirazının iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceğine" ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda:" Temlik eden dava dışı ... BANKASI A.Ş . ile dava dışı asıl borçlu ...Şti arasında 05.12.2019 tarihine 200.000.00 TL lık 13.04.2022 tarihinde 5.000.000.00 TL limitli olmak üzere toplam 5.200.000.00 TL L limitli 2 adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı kefilin 05.12.2019 tarihli sözleşmede kefalet imzasının bulunduğu 13.04.2025 tarihli sözleşmede kefalet imzasının bulunmadığı görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan söz konusu sözleşmelere istinaden ...Şti’ ... ve kredi kartı kullandırıldığı, davaya konu kredi kartı borcunun davalı kefilin imzası bulunan sözleşme tarihinde kullandırıldığı, yine davaya konu ... kredisinin davalı kefilin imzasının bulunmadığı 13.04.2022 tarihinde kullandırıldığı kasada bulunan talimat ve hesap ekstresinden tespit edilmiştir. Dolayısıyla davalı kefilin ... kredisinden sorumlu olup olmadığı aşağıda yargıtay kararları doğrultusunda sayın mahkemenizin takdirlerindedir. Ön Bilgilendirmeden sonra 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamaktadır. Davalı kefilin 05.12.2019 tarihli sözleşmeyi imzaladığı 08.11.1018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde şirket yetkilisi olduğu, 12.08.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde şirket hisselerini devrettiği ve şirkette hissenin kalmadığı, 13.04.2022 tarhinde imzalanan 5.000.000.00 TL’lik sözleşme tarihinde şirket yetkilisi olmadığı,kefalet imzasının da bulunmadığı, Ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirleridir.
Davacı banka kredi alacağına ilişkin, davalıdan sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 15.10.2022 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 135.295.88 TL asıl alacak 4.973.00TL işlemiş faiz 248.65 TL BSMV olmak üzere toplam 140.517.53 TLalacaklı olduğunun tespit edildiği, takip talebiyle istenen 1.179.19 TL masraf VE 389.14 TL faiz kalemlerinin dayanak belgesinin ibraz edilmemiş olması nedeniyle bu aşamada istenemeyeceği, ancak dayanak belge ve makbuzlarının ibrazı halinde yukarıda tarafımızca hesaplanan alacak tutarına bu tutarları aşmayacak miktarda belirlenen masrafların da eklenmesinin mümkün olduğu, takip tarihinden borç ödeninceye kadar BCH114.067.85TL asıl alacak üzerinden % 63.70 oranında temerrüt faizi davalıdan istenebileceği, Takip tarihinden borç ödeninceye kadar KREDİ KARTI 21.228.03 TL asıl alacak üzerinden %23.16 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi davalıdan istenebileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
... 12. İcra Dairesi’nin ... esas sayılı genel haciz yoluyla ilamsız takip dosyasının incelemesinde, alacaklının dosyamızda alacağı temlik eden ... Şirketi Borçlularının ise dava dışı ... Şirketi, dava dışı ... Ve Davalı ... olduğu, alacak tutarının toplam 144.482,56 TL olduğu, █████/2022 tarihli takibin 2 adet krediye ilişkin kat ihtarnamesine dayalı olduğu, davalı borçlu vekilinin 02.01.2024 tarihinde borca ve takibe itiraz ettiği görülmüştür.
İcra takibindeki borca itiraz dilekçesinin takip alacaklısı vekiline tebliğ edilememesi ve dava tarihi dikkate alındığında iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş bu itirazın iptali davasının hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı, davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olup olmadığı, icra takibine yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, İİK'nun 67/2. Maddesi uyarınca davacının icra inkar ,davalının ise kötü niyet tazminatı talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.
Temlik veren ... Bankası A.Ş. ile davacı ... A.Ş. Arasında imzalanan 20.11.2023 tarihli Tahsili Gecikmiş Alacakların Satış ve Devrine İlişkin Sözleşme ile davaya konu nakit alacakların adı geçen varlık yönetim şirketine devir ve temlik edildiği görüldüğünden davacı ... AŞ olmuştur.
Davacı banka ile davalı ... Şirketi, arasında 05.12.2019 tarihinde 200.000,00 TL tutarında, 13.04.2022 tarihinde 5.000.000,00 TL tutarında, genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olup, davalı ...'nın 05.10.2019 tarihli sözleşmeye 200.000 TL bedelle kefil olduğu, 13.04.2022 tarihli sözleşmede imzasının bulunmadığı görülmüştür. Davalının 13.04.2022 tarihli GKS de imzasının bulunmaması ve davalının 12.08.2020 tarihinde asıl borçlu şirketteki tüm hisselerini devretmesi sebebiyle davacının aşağıda belirtilen bu genel kredi sözleşmesine dayalı alacak isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı ...'nın kefalet sözleşmesi 05.12.2019 tarihinde dava dışı asıl borçlu ... Şirketi'nin ortağı ve yetkilisi olduğu, bu nedenle de kefalet tarihi de dikkate alınarak 6098 Sayılı TBK'nun 584. maddesine █████/2013 tarihinde eklenen 3. fıkrası uyarınca şirket ortaklarının kefaleti yönünden eş rızasının aranmayacağı hükmü karşısında eş rızasına ilişkin beyan bulunmayan davalı ... yönünden kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu görülmüştür.
Temlik eden banka tarafından davalının imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesinde, asıl borçlu şirkete kredi kartı kullandırıldığı, davalının imzasının bulunmadığı genel kredi sözleşmesinde de dava dışı asıl şirkete ... kullandırıldığı, davalı şirketin borçlarını ödemediğinden bahisle temlik eden banka tarafından hesabın kat edilerek ... 6.Noterliğinin ...tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlu şirkete ve dava dışı ...'e ve davalı ...'ya 13.10.2022 tarihinde iade edildiğinden davalının icra takibiyle temerrüte düştüğü anlaşılmıştır.
█████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nun 88. ve 120. maddelerinde temerrüt faizine sınırlamalar getirilmiştir. Yürürlük Kanunun 7. Maddesine göre söz konusu hüküm █████/2012 tarihinden önce başlatılmış takiplerde de uygulanacaktır. Ancak 6102 sayılı TTK'nun 8. maddesine göre ticari işlerde faiz serbestisi ilkesi geçerlidir. TTK, TBK'ya göre özel bir kanundur. Aynı tarihte yürürlüğe giren bu özel kanunlar arasındaki farklı nitelikteki hükümler söz konusu olduğundan daha özel nitelikteki 6102 sayılı TTK hükümlerinin dikkate alınarak faiz oranının belirlenmesi gerekir. Mahkememizce TBK'nun 88. ve 120. maddesindeki sınırlamaların uyuşmazlıkta uygulanamayacağı taraflar arasındaki kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekeceği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 11. Maddesinde ; TCMB'ye bildirilen kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 (yüzde otuz) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizinin tatbik edileceğinin belirtilmesine karşın YHGK ...Tarih 02.05.2019 tarihli karar gereğince sözleşmeye uygulanan akdi faizin % 30 ilavesi ile temerrüd faizi belirlenmiş, sözleşmeye göre BCH ye % 27 faiz uygulandığından %35,10 BCH kredisine uygulanması gereken temerrüd faiz oranı olarak belirmenmiş, kredi kartlarında ise T.C. Merkez Bankası tarafından 15.11.2014 tarih ve 29176 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2006/1 sayılı Tebliğde değişiklik yapılmasına dair 2014/6 sayılı Tebliğin 3/3. Maddesinde; “Kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ıncı maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemez.” hükmü gereğince, TCMB tebliğine göre 01.10.2022 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık % 23.16 olarak belirlenmiş ve bu yönde tespit eden bilirkişi raporundaki oranlara itibar edilmiştir.
Davalının 13.04.2022 tarihli GKS de imzasının bulunmaması ve davalının 12.08.2020 tarihinde asıl borçlu şirketteki tüm hisselerini devretmesi sebebiyle davacının bu genel kredi sözleşmesine dayalı alacak isteminin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davalı hakkındaki davasının Kısmen Kabulü ile davalının ... 12. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 21.228,03 TL asıl alacak, 148,17 TL işlemiş faiz, 7,40 TL BSMV olmak üzere 21.383,6 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 23,16 temerrüt faizi ve yıllık % 5 BSMV yürütülmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine, karar verilmiştir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kısmen kabulüne karar verilen alacak miktarının kredi sözleşmesinden kaynaklı banka kayıtlarına dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davalının ... 12. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 21.228,03 TL asıl alacak, 148,17 TL işlemiş faiz, 7,40 TL BSMV olmak üzere 21.383,6 TL üzerinden devamına , asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 23,16 temerrüt faizi ve yıllık % 5 BSMV yürütülmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Hükmolunan alacağın takdiren %20'sine isabet eden 4.276,72- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 1.460,72 TL karar ve ilam harcı ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.888,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) 532,80 TL'sinin davalıdan, bakiye 3.067,2 TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 769,50-TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 6.769,50 TL yargılama giderinin davadaki kabul/ret oranına göre (%14,80 - %85,20) hesap edilen 1.001,88- TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 21.383,6 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzene karşı, davalı vekilinin yokluğunda, tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okundu usulen anlatıldı. █████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!