Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin sahte bono ve derdest ceza davasına dayalı borçtan kurtulma davasında icra takibi ihtiyati tedbirinde teminat koşulunun değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının sahtecilik iddiasıyla borçlu olmadığını tespit etmek amacıyla açtığı menfi tespit davasında, hakkında icra takibi başlatılan bononun sahte olduğu ve davalı hakkında bu konuda devam eden ceza davası bulunduğunu belirterek icra takibinin teminatsız durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin, ilk derece mahkemesince HMK 209 ve 389 vd. maddeleri uyarınca yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı kabul edilerek, ancak davacının borcun %15i oranında nakdi teminat yatırması şartıyla takibin durdurulmasına dair verilen ara kararın incelenmesini konu almaktadır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: █████████ ( ESASTAN RET )
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025 tarihli ara karar
ESAS-KARAR NO
: ████████ E
DAVANIN KONUSU
: Borçtan Kurtulma Davası
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davalı tarafından Mut İcra Dairesi’nin █████████ E. sayılı takip dosyasında 13.12.2018 tanzim, 22.8.2022 vade tarihli ve 200.000.000,00-TL bedelli, lehdarı ve cirantası müvekkili, oğlu ...'ün keşidecisi, kızı ...'ın ise; kefil olarak göründüğü ön ve arka yüzü sahtecilik yöntemiyle oluşturulmuş bonoya dayalı olarak 24.8.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, müvekkili ve çocukları tarafından Mut İcra Hukuk Mahkemesi’nin ███████ E. sayılı dosyasında davalıya karşı imzaya itiraz davası açtıklarını, yargılama sonucunda davanın müvekkili ... yönünden reddine, ... ve ... yönünden ise; kabulüne karar verildiğini, istinaf başvuruları üzerine Adana BAM 10.H.D. tarafından █████████ E. sayılı dosyada Mut İHM’nin kararının kaldırılarak, müvekkilinin imzaya itiraz davasının davasının reddine, takip konusu asıl alacağın % 20 si oranında İcra İnkar Tazminatı ve Kısmi Yargılama giderinin müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, istinaf ilamına dayalı olarak davalı tarafından aynı icra dosyasında müvekkili aleyhine 4.3.2025 Tarihli ek takip talebiyle icra takibi başlatıldığını, istinaf ilamına karşı temyiz başvurusunda bulunmalarına rağmen temyiz başvurularının henüz sonuçlanmadığını, davalının müvekkili ile geçmişte kurduğu ortaklık ilişkisinin sonuçlanmasından sonra müvekkili aleyhine sahte bono tanzim etmesi nedeni ile ceza mahkemesi tarafından mahkumiyetine karar verildiğini ve kesinleşen kararın infaz edildiğini, davalı hakkında dava konusu bono nedeni ile müvekkili tarafından şikayete istinaden davalı hakkında cezalandırılması talebi ile Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ███████ Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ███████ E. sayılı dosyasındaki davayla birleştirilmesine kararı verildiğini beyanla dava konusu icra takibinin HMK'nın, 209, 389 vd. m. uyarınca teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, icra takibine konu asıl ve tüm fer’i alacaklar nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibe dayanak senetteki imzaya itiraz hususu HMK'nun 209.maddesinde özel olarak düzenlendiğinden imza itirazına dayalı menfi tespit davalarında takip dayanağı belgedeki imzaya itiraz bulunduğu takdirde bu konuda özel hüküm olan HMK'nun 209.maddesinin uygulanmasının gerektiği, her ne kadar HMK'nın 209.maddesinde teminat öngörülmemiş ise de, ihtiyati tedbire ilişkin HMK 389 vd maddelerinde ihtiyati tedbire karar verilmesi halinde lehine tedbir kararı verilenden aleyhine karar verilen kişilerin veya 3. kişilerin zararını önlemek bakımından teminat alınması öngörüldüğünden yasal düzenleme bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle takibin imzaya veya yazıya itiraz suretiyle durdurulmasını sağlayan ve bu surette alacaklının alacağına kavuşmasını geciktiren, borçludan alacaklının muhtemel zararlarını karşılamak ve davada haksız çıktığı takdirde hükmedilecek inkar tazminatının güvencesini oluşturmak üzere teminat alınması gerektiği, bu bağlamda, dava dilekçesi ve ekleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davada dava konusu takip dayanağı bonoya ilişkin imza sahteciliği iddiasına dayalı olarak menfi tespit isteminde bulunulduğu, dosyaya örneği celp edilen Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ███████ Esas sayılı dosyasında davalı hakkında dava konusu bonoda sahtecilik iddiasına dayalı olarak açılan kamu davasının derdest olduğu, bu nedenle de yerleşik içtihatlar gözetildiğinde dosyada HMK 390.m. gereğince ihtiyati tedbir isteminin kabulüne elverişli ve yaklaşık ispat koşuluna uygun delilin mevcut olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmakla; davacının ihtiyati tedbir isteminin HMK 209.m. gereğince teminat mukabilinde kabulüne dair davacının ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile; dava konusu alacağın takdiren %15'si oranında nakdi teminatın yatırılmasına ilişkin ara karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden davacı vekili, İhtiyati tedbirin teminatsız olarak verilmesine yönelik itirazlarının reddine dair █████/2025 tarihli karara karşı istinaf taleplerinin kabulüyle dava sonuna kadar icra takibinin teminatsız olarak olarak durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati tedbirin teminatsız verilmesine ilişkin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbirin teminatsız olarak verilmesine istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
İİK'nın 72/3.maddesinde; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir" ,
HMK'nun 209.maddesinde ise; "(1) Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (2) Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (3) Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir." şeklinde yasal düzenleme mevcuttur.
Menfi tespit davası her ne kadar İİK'da düzenlenmiş ise de, icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden ve HMK'daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türüdür. Dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp, HMK'daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Her ne kadar HMK'nın 209.maddesinde teminat öngörülmemiş ise de, ihtiyati tedbire ilişkin HMK 389 vd maddelerinde ihtiyati tedbire karar verilmesi halinde lehine tedbir kararı verilenden aleyhine karar verilen kişilerin veya 3. kişilerin zararını önlemek bakımından teminat alınması öngörüldüğünden yasal düzenleme bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle takibin imzaya veya yazıya itiraz suretiyle durdurulmasını sağlayan ve bu surette alacaklının alacağına kavuşmasını geciktiren, borçludan alacaklının muhtemel zararlarını karşılamak ve davada haksız çıktığı takdirde hükmedilecek inkar tazminatının güvencesini oluşturmak üzere teminat alınması gerekmektedir.
Somut olayda Mahkemece HMK'nın 209. maddesi uyarınca teminat alınmak suretiyle tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun, isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre teminatsız ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcın, peşin alınan 1.230,80TL harçtan mahsubu ile bakiye 615,40TL harcın istinaf eden davacıya iadesine ,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!