Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tehdit ve hakaret suçlarından açılan kamu davasının, olağan dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürülmesine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından yerel mahkemece verilen beraat hükmü, katılan vekilinin temyizi üzerine Yüksek Mahkeme tarafından incelenmiş olup, yargılama konusu eylemler için Türk Ceza Kanununda öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, sorgu tarihi olan 18.02.2016dan itibaren inceleme tarihine kadar dolduğu tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuş ve kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇLAR
: Tehdit, hakaretHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: DüşmeSanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın yargılama konusu olan eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci ve 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin sorgu tarihi olan 18.02.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Yukarıda açıklanan nedenle Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla ilgili katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname 'ye uygun olarak DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,24.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.