İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, uluslararası yük taşımacılığı sigorta sözleşmesi kaynaklı alacak davasında, ilk derece mahkemesinin belirsiz alacak ve zamanaşımı itirazına ilişkin kısmi kabul-ret kararının istinaf incelemesidir.
Özet: Bir nakliye şirketinin çalınan yük ve gümrük cezası nedeniyle sigorta şirketine açtığı alacak davasında, davacı başlangıçta 1000 Avro talep etmiş ancak bilirkişi raporu sonrası talebini belirsiz alacak davası olduğunu ileri sürerek 34.000 Avro üzerine çıkarmış, davalı sigorta şirketi ise artırılan kısım için zamanaşımı definde bulunmuş olup, ilk derece mahkemesi davayı kısmi dava olarak değerlendirerek başlangıçtaki 1000 Avroluk kısmı kabul ederken, artırılan miktarı zamanaşımı nedeniyle reddetmiş ve davacı da davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, zamanaşımı itirazının ise artırım dilekçesi tebliğinden sonra yapıldığı için süresiz olduğunu belirterek karara istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Alacak (Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; uluslararası yük taşımacılığı yapan müvekkili şirketin 28.04.2018-2019 tarihleri arası, ... numaralı taşıyıcı mali mesuliyet sigorta poliçesi düzenlendiğini,02.11.2018 tarihinde Goodyear marka 218 adet araç lastiği ile taşıması ile ilgili sevkiyat esnasında araç ile irtibatın 04.11.2018 tarihinde kesildiğini, GPRS kayıtlarında aracın bulunduğu yerde aracın yükü boşaltılmış vaziyette bulunduğunu,durumun Bulgar polisine bildirildiğini, müvekkilinin elinde bulunan bütün belgeleri sunarak ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, sürücü hakkında kamu davası açıldığı,davalının zararı ödemediğini poliçe özel şartlarında emniyeti suistimalin teminata dahil edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu ancak Hakem Heyetinin 4 aylık karar verme süresinde ceza dosyası sonuçlanmayacağından el çekme kararı verildiğini, tahkim komisyonu kararına uygun olarak sigorta sözleşmesi gereğince iş bu davanın açıldığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere müvekkilinin taşıma esnasında meydana gelen hasarı yönünden 500- EURO tamamlanamayan transit işlemi sebebi ile ödediği ceza miktarı yönünden 500- EURO Türk olmak üzere 1000 EUROnun dövize uygulanan en yüksek mevduat faizi oranından faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı taraf cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davacı taşıyıcının yararına tanzimli mesuliyet poliçesi teminatından somut olay için (26.849,46 €.+7.590,-€.=) 34.439,46 Euro talep edebileceği'' yönünde görüş bildirildiği, Davacı vekili tarafından █████/2023 tarihinde tamamlama harcı yatırılmak suretiyle 34.439,46 Euro olarak talep artırımı yapıldığı, dilekçenin davalıya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili iki haftalık süre içinde █████/2023 tarihinde Uyap'tan sunduğu dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, Poliçede emniyeti suistimalden doğan zararlar teminat kapsamına alındığından ceza yargılamasının sonucu beklenmesi gerekmediği, davalı vekilinin, ıslah dilekçesinin kendisine tebliği üzerine, ıslahla artırılan tutar bakımından süresi içinde zamanaşımı definde bulunduğu ,hasarın 06.11.2018 tarihinde meydana geldiği, davacının arabulucuya başvuru tarihinin 11.12.2020, dava tarihinin 20.07.2022 olduğu, TTK'nın 1420. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden kaynaklanan her türlü talebin iki yıllık zamanaşımına tabi olduğu her ne kadar davacı yan davanın belirsiz alacak davası olduğunu talep artırım dilekçesi sunulduğunu, poliçedeki teminatlar belirli olup davacının dava tarihinden sonra zamanla değişen ve gelişen bir durumu söz konusu olamayacağından davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığı, davanın kısmi dava olarak açıldığı ve akabinde ıslahla tam davaya dönüştürüldüğünün kabulü gerektiği (Yargıtay 11.HDnin, 25.04.2022 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar) davanın kısmi dava olduğu, ıslah edilen kısma davalının zamanaşımı defii hakkı olduğu; kısmi dava değeri 1000 Euro yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin 33.439,46 Euro tazminat isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili;davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının dava dilekçesinde belirtildiğini, bilirkişi incelemesi sonucu zararın 34.439,46- EURO olarak belirlenmesi üzerine talep attırım dilekçesi sunularak talebi 1000 EURO'dan 34.439,46 EUROya arttırıldığını, mahkemece davanın1000 EURO bakımından kabul edilerek kalan miktar bakımından zamanaşımı sebebi ile davanın reddine karar verildiğini,davaya cevap süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmayan davalı tarafın bu itirazını harç tamamlama dilekçesi sunumundan sonra sunamayacağını , yasal süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmayan davalının talep arttırım dilekçesinin tebliğinden sonra yaptığı itiraza muvafakat etmediklerini yazılı olarak süresinde mahkemeye bildirildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Açılan dava, sigorta sözleşmesine dayalı tazminat davasıdır.
Dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilmiş, mahkemece belirsiz alacak davası niteliği taşımayan davanın kısmi dava olarak kabulü ile, kısmi dava olarak açılan kısım bakımından davanın kabulüne; talep artırımı dilekçesi ile belirtilen kısım bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Alacak belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davasına konu edilmesi durumunda ne yapılması gerektiğinin üzerinde durulmalıdır.Şartları bulunmamasına başka bir anlatımla talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir. Zira bir miktar belirtilmek sureti ile açılan belirsiz alacak davası da alacak ister belirli ister belirsiz olsun bir eda davasıdır ve eda davalarında hukuki yarar var kabul edilir. Öte yandan davacının dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşması mümkün olmayıp bir mahkeme kararına muhtaç ise dava açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışmasızdır. Başka bir anlatımla alacağın belirli veya belirsiz olması başlangıçta var olan hukuki yararı ortadan kaldırmaz.Bu durumda dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek alacak tutarı konumunda olup kısmi davanın koşulları yoksa davacının tam eda davası açtığı kabul edilmelidir. Ancak dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek toplam alacak miktarı kadar değilse ve kısmî davanın koşulları da bulunmuyorsa, bu durumda mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için davacıya HMK'nın 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir haftalık kesin süre verilmeli ve verilen kesin süre içinde belirtilen eksikliğin tamamlanması hâlinde davaya tam eda davası olarak devam edilmeli, aksi durumda ise davanın usulden reddine karar verilmelidir. (Yargıtay HGK nın ████████ esas, ████████ karar sayılı 17.11.2020 tarihli ilamı )Ne var ki mahkemece belirsiz alacak davası olarak açılan eldeki bu davada yargılama süresince davanın belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığını tespit ile tam dava değerinin belirtilmesi ve harcın tamamlanması için bir ara kararı verilmemiş, nihai karar aşamasında zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle talep artırımı ile talep olunan miktar bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Öte yandan, dava sigorta tazminatına ilişkin olup; belirsiz alacak davası koşullarını taşımaktadır. Poliçe kapsamında ödenecek miktarın belirlenmesi için yargılama yapılması gerektiğinden dava belirsiz alacak davası koşullarını taşımaktadır.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olduğundan başvurusunun kabulüne ,kararın kaldırılmasına ;dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı █████/2024 tarihli kararının, HMKnın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!