İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde demir-çelik alım satımından kaynaklanan, ödenmeyen fatura ve teslimat anlaşmazlığına dair itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalıya demir-çelik ürünleri satışı ve faturalandırılması sonrası davalının borcu kabul eden mutabakatına rağmen ödeme yapılmaması üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir; davalı ise ticari güvene dayanarak faturalara ve mutabakata itiraz etmediğini, ancak icra takibine konu edilen malların kendisine teslim edilmediğini savunarak borcu reddetmekte ve davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatı ödenmesini istemektedir.

T.C.
İZMİR3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkili firma arasında demir-çelik alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili firma tarafından davalı tarafa cari hesap ilişkisi içinde ürün/mal teslimi yapıldığını, buna ilişkin fatura kesildiğini, bu durumun tarafların ticari defterlerine işlendiğini, müvekkili firma tarafından, █████/2021 tarihinden █████/2022 tarihine kadar devam eden süreçte faturalandırılmış demir-çelik satışı yapıldığını, davalı taraf ile mal teslimi, alacak-borç konusunda mutabakat sağlandığını, hatta davalı firma tarafından müvekkili firmaya gönderilen maillerde 1.512.644,20 TL borç olduğuna dair mutabakat mektubu şeklinde mail gönderildiğini, müvekkili firma tarafından █████/2022 tarihinde mutabakat imzalanarak davalı tarafa gönderildiğini, taraflar arasında demir-çelik ticareti ve müvekkili tarafından ürün teslimi yapıldığı halde davalı tarafça müvekkili firmaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında yapılan görüşmelerde ödeme yapılacağı belirtilmiş ise de, bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, açıklanan nedenler ve müvekkili firma ile davalı taraf arasında ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkili firma alacağının 1.000.000,00 TL kısmı icra takibine konu yapılarak talep edildiğini, müvekkili firmanın cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacaklarının bulunduğunu, bahsedilen alacak nedeniyle davalı taraf aleyhine İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile █████/2023 tarihinde icra takibi açıldığını, yine █████/2023 tarihinde ödeme emrinin davalı tarafın e tebligat adresine iletildiğini, gönderilen ödeme emrine █████/2023 tarihinde davalı tarafça itiraz edildiğini, davalı tarafın yetki itirazında bulunmaları nedeniyle icra dosyası Kemalpaşa İcra Dairesi... Esas sayı ile ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı tarafın aynı şekilde icra takibine itiraz etmeleri nedeniyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenle müvekkilinin alacağının sürüncemede kaldığını, yasa gereği zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalı taraftan alacaklı olduğunun tespiti ile haklı davanın kabulüne, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ( İzmir ...İcra Müdürlüğü ...E.) sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, söz konusu itirazın kötü niyetli olması nedeniyle takip miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı taraftan alınan mallara ilişkin fatura bedellerinin ödendiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa borcu bulunmadığını, davacı tarafa sunulan mutabakat ve faturaları kesmişse de faturaya konu ürünleri müvekkili şirkete teslim etmediğini, davalı müvekkili şirketin davacı ile aralarında olan ticari ilişkiye güvenerek (Ürünlerin teslim edileceğine güvenerek) faturaya itiraz etmediğini ve mutabakatlaşmayı gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket kayıt ve defterleri ile karşı yana ait kayıtlar incelendiğinde, davacı taraftan teslim edilen ürünlerin bedelleri ödendiğinin görüleceğini, tüm ödemelerini gerçekleştiren müvekkili şirketin takibe konu bedeli ödememesinin tek nedeninin ürünlerin teslim alınmaması olduğunu, İcra takibine konu edilen cari alacak miktarının asılsız olduğunu, davacı şirketin müvekkil şirkete ürünlerin bir kısmını teslim etmediğini, teslim edilmeyen ürünlerin bedelinin ödenmesinin de mümkün olmadığını, davacı tarafın kötü niyetle yaptığı takip sonucu talep ettiği icra inkar tazminat talebinin de yerinde olmadığını, bununla birlikte davacı yan haksız ve gerçek olmayan, hak etmediği bir alacak kalemini sırf müvekkili şirketin duyduğu ticari güveni kötüye kullanmak suretiyle icra takibine konu etmiş olması karşısında aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, usul yasa ve içtihatlara aykırı haksız davanın görev, yetki, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları nedeni ile usulden ve takibe konu alacağın gerçek bir alacak olmaması, müvekkilinin borcunun bulunmaması nedeniyle esastan reddine, haksız ve kötü niyetle başlatılan icra takip nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:İzmir...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası,Tarafların ticari defter ve kayıtları,SMMM Bilirkişisi tarafından düzenlenen 10.06.2024 tarihli rapor,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasında düzenlenen 30.06.2022 tarihli mutabakat gereği ödenmeyen faturaların tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.Dava konusu İzmir ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, 1.000.000,00 TL açık hesaptan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrine borçlu tarafından süresinde itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği ve süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartları bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir.Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesaba dayalı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğundan ve her iki tarafta tacir olduğundan taraflara icra takibine konu cari hesap nedeni ile alacak ve borç durumunun tespiti bakımından ticari defterlerini sunmaları yada bulundukları yeri bildirmeleri için ihtarat yapılmış, taraflarca ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmiştir.Taraflarca bildirilen ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 10.06.2024 tarihli raporda; "Davacı şirkete ait ticari defterlerin ve davalı şirkete ait ticari defterlerinin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu, e-defterlerin yasal süresinde e-defter beratının alındığı, Usulüne uygun olarak tutulan yukarıda listelenen ticari defterlerin davalının lehine delil vasfına haiz olduğu,Davacı şirket ticari defterlerinde icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 1.481.533,93 TL borçlu, dava tarihi itibariyle ise davalı şirketin 1.512.667,51 TL borçlu olduğu,Davalı şirket ticari defterlerinde icra takip tarihi ve dava itibariyle davacı şirketin 1.512.667,94 TL alacaklı olduğu,Davacı şirketin icra takip tarihindeki bakiyesinin farklı olmasının sebebinin ise █████/2023 tarihinde 2.256,30 TL bedelli fatura ve █████/2023 tarihli 33.3889,88 TL bedelli çek kaydından kaynaklandığı, icra takip tarihinden sonra İşbu kayıtların ters kaydının yapıldığı, ve taraf defterlerinde dava tarihi itibariyle bakiyenin 1.512.667,51 TL olduğu" tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; tarafların yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve kayıtların birbirleri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olması nedeni ile sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.481.533,93 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 1.512.667,94 TL alacaklı olduğu, buna göre her iki tarafın ticari defterlerine göre icra takip ve dava tarihi itibari ile davacının davalıdan açık hesap ilişkisinden dolayı 1.481.533,93 TL talep edebileceği, icra takibinde 1.000.000,00 TL'nin talep edildiği, icra takibinden talep edilen tutarda takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı tarafça her ne kadar faturaya konu ürünlerin teslim edilmediği ve bununla birlikte davacı tarafından alınan mallara ilişkin fatura bedellerinin ödendiği savunulmuş ise de, davalı vekili 13.03.2024 tarihli duruşmada, dava dilekçesi ekinde sunulan mutabakat mektubunun karşı tarafa gönderildiğini beyan ettiği, her iki tarafında tacir olduğu ve tarafların mutabakat mektubunu imzaladığı, davalının onaylamış olduğu mutabakata göre 31.03.2023 tarihi itibari ile cari hesap bakiye borcunun 1.512.667,94 TL olduğu hususu dikkate alındığında davacının davalıdan icra takibinde belirtilen tutarda alacaklı olduğu, ayrıca davacı tarafça düzenlenen ve icra takibine konu tutarı aşan miktardaki faturaların davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, TTK'nın 21/2.maddesi uyarınca bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı, davalının davacı tarafça düzenlenen faturaları ticari defterlerine kaydettiği ve iade faturası da düzenlemediği dikkate alındığında, davacı tarafça düzenlenen fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, teslim edilen mallara ilişkin bedelin ödendiğine yönelik ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalı tarafça fatura konusu alacağa yönelik ödeme yapıldığının da ispat edilemediği, davalı tarafça cevap dilekçesinde yemin deliline dayanılmadığı, tarafların sunmuş olduğu delillere göre yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davacının davalıdan icra takibinde yer alan tutarda alacaklı olduğu, alacak likit olduğundan ve davalı itirazında haksız olduğundan davacının %20 oranında icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmakla Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün... Esas Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ İLE; Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında borca itirazın iptali ile takibin aynen devamına,Hüküm altına alınan 1.000.000,00 TL alacağın %20'si oranında (200.000,00 TL ) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 68.310,00 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 12.077,50 TL nispi harç ile icra dosyasında alınan 5.000,00 TL peşin harç toplamı 17.077,50 TL indirildikten sonra bakiye 51.232,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacının yatırmış olduğu 269,85 TL başvurma harcı ile 12.077,50 TL nispi harç toplamı 12.347,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının yapmış olduğu 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 60,00 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 2.560,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 152.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-7155 sayılı yasanın █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip...E-imzalıdır.Hakim ...E-imzalıdır.