Lisanssız elektrik üreticisinin, görevli tedarikçi ile yaptığı anlaşmadan kaynaklanan ödenmeyen elektrik bedeli alacağına yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı enerji şirketi, davalı görevli tedarik şirketi tarafından lisanssız elektrik üretimi karşılığı ödenmeyen ve faturalandırılan elektrik bedeli ile gecikme faizi alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı, söz konusu alacağın bankaya temlik edildiğini ve temlik alana ödendiğini ileri sürerek davacının alacaklı sıfatı ve hukuki menfaati bulunmadığı, dolayısıyla geçerli bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddini savunmaktadır.

T.C.

İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili ... Enerji Yatırım danışmanlık ve Tic. A.Ş. ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine ilişkin Yönetmelik ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun uyarınca “Görevli Tedarik Şirketi” sıfatıyla faaliyet gösteren davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. arasında Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması imza altına alındığını, söz konusu Bağlantı Anlaşması’na göre, müvekkili şirket tarafından üretilen elektrik, görevli tedarik şirketi sıfatıyla davalı şirket tarafından satın alındığını, müvekkili tarafından üretilmiş ve ... Elektrik tarafından ... kapsamında satın alınmış olan elektrik alım/satım bedeline karşılık olan tahakkuk eden Ocak 2022 döneminde üretilen elektrik bedeline ilişkin alacak tutarı ... tarafından davalıya aktarılmış olmasına rağmen, söz konusu tutar müvekkili şirkete ödenmediğini, Ocak 2022 dönemine ilişkin işbu güneş enerjisi elektrik üretim bedeline istinaden 12.02.2022 tarihli ..., ..., ..., ...
, ..., ... numaralı olmak üzere toplam 1.210.968,59 TL tutarında fatura düzenlenmiş ve borçluya iletildiğini, fatura vadesi 07.03.2022 tarihinde gelmiş olmasına rağmen ödenmemiş ve asıl alacak üzerinden gecikme faizi işlemeye başladığını, gecikme faizine ilişkin olarak da gecikme faizi faturası düzenlenmiş olup müvekkili şirket tarafından yapılan tüm şifahi bildirimlere rağmen davalı tarafından gerek elektrik üretim bedeli faturası gerekse gecikme faizi faturası tutarı zamanında ödenmediğini, Ocak ayı üretim bedeli alacaklarının vadesinin gelmesi ve talep edilen ödemelerin yapılmamış olması sebebiyle alacakların tahsili amacıyla İzmir ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 10.03.2022 tarihinde icra takibi başlatılarak davalı/borçluya ödeme emri gönderildiğini, borçlu/davalı tarafından dosya borcunun bir kısmı olan elektrik üretim bedeli ana para tutarı olan 1.210.968,59-TL, 22.04.2022 tarihinde, gecikme faizi ise 29.04.2022 tarihinde ödeme emri kendisine tebliğ olduktan sonra haricen ödendiğini, ödeme emri ise, 26.03.2022 tarihinde tebliğe çıkmış ve borçluya 31.03.2022 tarihinde tebliğ olduğunu, dolayısıyla davalı elektrik üretim bedelini ödeme emrinin tebliğ olmasından sonraki bir tarihte haricen ödediğini, öte yandan, davalı tarafından borç ödenmemiş olmasına rağmen 06.04.2022 tarihinde borcun varlığına haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, davalı tarafından icra takibi tutarında yer alan geriye kalan kalemlere ilişkin miktarlar dosyaya ya da haricen müvekkiline ödenmediğini, davalı borçlu tarafından her ne kadar borca itiraz edilmiş olsa da kendileri tarafından yapılan haricen ödemeler de borcun varlığının davalı tarafça kabul edildiğini ortaya koyduğunu, davalı/borçlu tarafın icra takibine haksız itirazı sonucu takibin durması sebebiyle arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ve tarafların anlaşma sağlayamaması nedeniyle davalı/borçlu tarafın icra takibine haksız itirazının iptalini talep etme mecburiyeti hasıl olduğunu, davanın kabulüne, İzmir ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; dava kanunen belirlenen yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davacının iddiaları vekalet ücreti ve ferilere ilişkin olup dava konusu ticari iş niteliği taşımadığından davanın genel yetkili mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davaya konu alacak temlik sözleşmesi ile devredilmiş olup huzurdaki davanın ikamesinden önce temlik alan tarafa iddia edilen meblağ ödendiğini, alacaklı sıfatı bulunmayan davacı tarafın itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı olmadığını, itirazın iptali davasının açılabilmesi için öncelikle geçerli bir icra takibi bulunması gerektiğini, geçerli bir icra takibi için alacaklı görünen tarafın, alacaklı sıfatı taşıması ve alacağı takip yetkisinin bulunması gerektiğini, son olarak her dava için davacının ayrıca dava açmakta hukuki yararının bulunması gerektiğini, gerek, geçerli bir takip ve davacının alacaklı sıfatının bulunması yani husumete ehil olması gerekse, hukuki yararın bulunması dava şartlarında olduğunu, dava öncelikle usulden reddilmesi gerektiğini, davacı yan ile ... Bankası A.Ş. arasında "Alacağın Temliki Sözleşmesi" akdedildiğini, T.C. Beşiktaş .... Noterliği'nin 07.05.2018 tarihli, ... yevmiye numaralı Temlik Sözleşmesine ilişkin ihbarname ve teyit mektubuna istinaden davacı taraf, müvekkili şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarını fer'ileri ve teminatları ile birlikte ... Bankası A.Ş.'ye devir ve temlik ettiğini, temlik edilen tutar üzerinde herhangi bir hakkının kalmadığını ve temlik edilen tutarla ilgili talep, tahsil ve ahzu kabz yetkisinin ... Bankası A.Ş.'ye geçtiğini kabul ve taahhüt ettiğini, davacı yan, bankadan geri temlik yazısı alındığı ve bu kapsamda alacağın tahsiline yetkili oldukları şeklinde iddialarda bulunulmuşsa da, ne davacı ne de ... Bankası A.Ş. tarafından müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, ayrıca davacı yan her ne kadar İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... esas sayılı dosyasına ... Bankası A.Ş. tarafından sunulan beyan yazısının haklılıklarını teyit ettiğini iddia etmekteyse de, önemle belirtmek gerekir ki, mezkur dava dosyasında (İzmir ... ATM. ... E.) davacı tarafın ... Enerji A.Ş. olduğu, dolayısıyla tarafların farklı olduğu bahse konu dava dosyasına sunulan beyan dilekçesinin huzurdaki davaya bir etkisinin olamayacağı sabit olduğunu, davacı tarafın dikkate alınması mümkün olmayan tüm bu iddialarının Mahkemeyi abesle iştigal ettiğini, mahkemece ilgili beyan dilekçesi incelense dahi, İzmir ... ATM. ... E. sayılı dosyası özelinde de ... Bankası A.Ş. Tarafından müvekkili şirkete geri temlik yazısına ilişkin hiçbir bildirim yapılmadığı görüleceğini, dolayısıyla hiçbir bildirim yapılmadığı gözetildiğinde müvekkili şirketin temlik sözleşmesi ile bağlı olduğu da şüphesiz olduğunu, bu kapsamda davacı yanın müvekkili şirket nezdinde doğan alacakları talep hakkı bulunmayıp, keza doğmuş alacaklar da temlik sözleşmesi kapsamında temlik alan tarafa ödendiğini, bu nedenle, temlik alan ... Bankası A.Ş.'ye davanın ihbarını talep ettiklerini, mezkur temlik sözleşmesi uyarınca, davacı tarafın müvekkili şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklar ile ferileri kapsamında alacaklı sıfatının bulunmadığı sabit olduğunu, hal bu iken davacı yanın dava açma ve icra takibinde bulunma hakkının da temlik kapsamında olduğu gözetildiğinde, davanın ikamesinde davacı tarafın ne husumet ehliyeti ne de hukuki yararının olmadığı izahtan vareste olup, davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın alacaklı sıfatının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi iddia edilen borç ödenmiş olup, artık hukuki yarar olmadığından itirazın iptali davası açılamayacağını, davacı taraf, İzmir ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile alacaklı sıfatı olmadığı halde icra takibi başlatıldığını, dava dilekçesinde de kayıtlı olduğu üzere, takibe konu edilen faturalar temlik sözleşmesi doğrultusunda ödeme yerine ödendiğini, davacının icra takibine konu ettiği faturalar nedeni ile temlik sözleşmesinde belirlenen ödeme yerine toplam 1.210.968,59-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin davacı yana bir borcu olmadığını, ödemelerin yapılması temel borç ilişkisinin varlığının açıkça ikrar edildiği sonucunu doğurmayacağını, davacı tarafın mesnetsiz iddialarının aksine şirkete bildirilen sözleşmelerin temlik vaadi değil temlik sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirkete bildirilen temlik sözleşmelerinde, temlik alanın temlik eden kullandırdığı kredinin teminatı olarak uhdemizdeki müstakbel alacakların temlik alındığı, temerrüt halinde temlik edenin tasarruf yetkisine muktedir olduğu yönünde bir bildirim de bulunmamakta olup, davacı tarafın beyanların soyut iddialardan ibaret olduğunu, davacı yanın icra inkar tazminatı talebinde bulunması hukuka aykırı olduğunu, d
avacı yan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep ettiğini, inkar tazminatı asıl alacağa bağlı olarak talep edilebilen feri nitelikli bir talep olup, (davacının takip yetkisi bulunmadığı bir yana), ödenmiş tutarlar göz önüne alındığında, takip toplamı üzerinden talep edilemeyeceğini, dava edilmeyen asıl alacak yönünden icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, davacı tarafın ikrarıyla da sabit olduğu üzere, takibe konu asıl alacağın tamamı ve daha fazlası ödenmiş olup, davacının bu tutarlar yönünden bir talebi bulunmadığını, İcra İflas Kanunu’nun 67/II. maddesine göre hüküm altına alınacak icra inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerektiği, bir başka deyişle icra inkâr tazminatının hukuksal niteliği gözetildiğinde asıl alacağın fer’isi niteliğinde olan alacaklar ile diğer kalemlerin icra inkâr tazminatı hesabında dikkate alınamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkeme davacının alacak talep hakkının bulunduğu kanaatinde olsa dahi, davacı tarafın esasen yasal dayanağı olmayan bir inkar tazminatı talebi ve izaha muhtaç bir miktar üzerinden takibin devamı talebi bulunduğu aşikar olup, öncelikle, müvekkili şirketin yaptığı ödemelerin tarihlerine göre, icra dosya borcu hesapları yapılarak var ise dava tarihi itibari ile dosya borcunun belirlenmesi gerektiğini, davacı davasının hukuki dayanağı bulunmamakta olup, meri mevzuat ve yerleşmiş içtihatlar kapsamında dosyaya sunulan tüm belgeler incelendiğinde açıkça görüldüğü üzere, aleyhte açılan işbu itirazın iptali davası, davacı tarafın kötüniyetli biçimde sebepsiz zenginleşmeye çalışmasından ibaret olduğunu, ayrıca temlik sözleşmesi uyarınca alacaklı sıfatı dahi bulunmayan davacı tarafın davanın ikamesinde hukuki yararı olmaması bir yana, aktif husumet ehliyeti de bulunmadığını, davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi gerektiğini, davanın, ... Bankası A.Ş.'ye ihbarına, hukuki dayanaktan yoksun, haksız davanın reddine, davacının talep miktarı üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda █████/2023 Tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararında özetle; "... dava bizatihi vekalet ücretine dair olup işbu alacak kaleminin avukatın kendisine ait olması ve şahsı ile alakalı olması sebebi ile davanın TTK'nın 4. maddesi kapsamında ticari dava olmadığı, Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine Davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile, davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine.." şeklinde karar verildiği, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih ... esas-... karar sayılı kararı ile "...itirazın iptali davasında takip sebebi olarak gösterilen ocak ayı elektrik üretim bedeli alacağı ve ferilerine ilişkin olup uyuşmazlığın da tacir olan taraflar arasında imzalanmış olan Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasından kaynaklanmakta olduğu, TTK'nın 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla işin esasına girilerek tarafların delilerin toplanmasından sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve dosya kapsamına uygun düşmeyecek biçimde yerel mahkemece takibin vekalet ücretinden kaynaklandığı şeklindeki gerekçeyl yazılı şekilde iş bu davaya bakma görevinin Asliye hukuk mahkemesi olduğundan bahisle 6100 sayılı HMK 114-1/c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca kabulü ile; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 Tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/(1)-a-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA" karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilmekle mahkememizin ████████ esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Mahkememizce deliller toplanmış, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Ocak ayı elektrik üretim bedeli 1.210.968,59-TL asıl alacak ve 3875,10-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.214.843,69-TL alacak takibe konu edilerek elektrik üretim fatura bedeli ve işlemiş faizden ibaret takip toplam alacağın tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari temerrüd faizi ile tahsili talep edilmiş; ödeme emrinde borcun sebebi olarak da aynen; "....07.03.2022 vade tarihli asıl alacak yani taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan Ocak ayı elektrik üretim bedeli alacağı 1.210.843,69-TL.." şeklinde belirtildiği, davalı-borçlu vekili; █████/2022 tarihli dilekçe ile takibe, faize ve feriler dahil toplam borca itiraz ettiklerini, müvekkili şirketten alacaklı görünen şirkete yapılan icra takibi nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu alacağın temlik edildiğini, ödemelerin bu kapsamda yapılmaya devam edilmekte olduğunu, iş bu alacağın devir sözleşmesi gereği alacaklı gözüken şirketin alacağı talep ve takip yetkisi bulunmadığını, borcun tamamına faize ve ferilerine itiraz edildiği ve takibin İzmir ... İcra Müdürlüğünün █████/2022 tarih ve ... karar tutanağı ile durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın re'sen seçilecek icra hukukundan kaynaklı nitelikli hesaplamalar ve SMMM bilirkişiye teslim edilerek, bilirkişilere tarafların ticari defter ve belgelerinin bulunduğu yerde inceleme yapma yetkisi verilerek, uyuşmazlık konusu, taraf beyanları nazara alınarak dosya kapsamı itibarıyla, uyuşmazlık konusu ile sınırlı olmak üzere tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle kayıtlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde buna ilişkin açıklama ve değerlendirmeler hususlarında yapılan incelemeler sonucunda alınan bilirkişi raporlarında özetle;
SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan raporda özetle; tarafların e-defter mükellefi olduğu ve zorunlu defter berat bildiriminin zamanında yapıldığı, defter kayıtları, muhasebe fişleri ve ekli müsbit evrakın, fatura ve irsaliyelerin (V.U.K. M.229-232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği) tespit edildiği, taraf ticari defterleri karşılaştırıldığında her iki tarafın ticari kayıtlarının da sunulu cari hesap özetlerinden de görüleceği üzere uyumlu olduğu, 12.02.2022 tarihli toplam 1.210.968,59 TL nin iş bu sözleşme hükümlerine göre 05.03.2022 tarihine kadar ödenmesi gerektiği halde aşağıda ki tablodan da görüleceği üzere 22.04.2022 tarihinde (10.03.2022 takip tarihi sonrasında) ödendiği, netice itibari ile davacı tarafin takip tarihinde davalıdan 1.210.968,59 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup davacı tarafın dava konusu yaptığı takip dosyasından kalan icra vekalet ücreti ve masraflarının davalı taraftan talep edilip edilemeyeceği Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı rapor edilmiş,
İcra ve İflas Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ...'dan alınan bilirkişi raporunda özetle; Tür yapılan hesaplamaya göre; davacı- alacaklının ana para ödeme tarihi olan █████/2022 tarihi itibariyle 75.294,10-TL alacaklı olduğu(İtirazın iptaline ilişkin dava dilekçesinde meblağ 145.297,70-TL olarak belirtilmiştir.) Tür yapılan hesaplamaya göre; davacı- alacaklının, davalı-borçludan itirazın iptali davasının açılış tarihi olan █████/2023 tarihi itibarıyla 144.987,68-TL. alacaklı olduğu (İtirazın iptaline ilişkin dava dilekçesinde meblağ 145.297,70-TL olarak belirtilmiştir.) rapor edilmiştir.
Dava, yanlar arasındaki Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması kapsamında davalının düzenlediği elektrik üretim bedeli ve gecikme faizi nedeniyle tanzim edilen faturaya dayalı olarak başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında uyuşmazlığın İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyada alacağın varlığı ve miktarı, icra-inkâr tazminatı talep şartları oluşup oluşmadığının (özü itibariyle takip dosyasında davacı tarafın kalan vekalet ücreti ve icra masraflarına dair alacak kalemleri) tespiti noktalarında toplandığı
Somut olayda; davacı ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun uyarınca “Görevli Tedarik Şirketi” sıfatıyla faaliyet gösteren davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. arasında Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması imzalandığı, anlaşmaya göre davacı şirket tarafından üretilen elektrik, görevli tedarik şirketi sıfatıyla davalı şirket tarafından satın alındığı, davacı şirket tarafından üretilmiş ve ... Elektrik tarafından ... kapsamında satın alındığı ve elektrik alım/satım bedeline karşılık olan tahakkuk eden Ocak 2022 döneminde üretilen elektrik bedeline ilişkin alacak tutarı ... tarafından davalıya aktarılmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından ödem yapılmadığı, davacı şirket tarafından alacakların tahsili amacıyla İzmir ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 10.03.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı şirket vekili █████/2022 tarihli dilekçe ile bahsi geçen icra dairesine vermiş olduğu itiraz dilekçesiyle "...takibe, faize ve feriler dahil toplam borca itiraz ettiklerini, müvekkili şirketten alacaklı görünen şirkete yapılan icra takibi nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu alacağın temlik edildiğini, ödemelerin bu kapsamda yapılmaya devam edilmekte olduğunu, iş bu alacağın devir sözleşmesi gereği alacaklı gözüken şirketin alacağı talep ve takip yetkisi bulunmadığını, borcun tamamına faize ve ferilerine itiraz ettiklerini..." bildirdiği ve takibin durduğu anlaşılmakla,
Delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişinin yapmış olduğu inceleme sonucu düzenlediği raporunda; dava takibe konu ana para alacağının ödenmesi, 145.187,50-TL. vekalet ücreti ve 110,20-TL. masraflar yönünden ödeme yapılmaması nedeniyle yapılan itirazın itirazın iptali davası olduğu, davalı şirket tarafından █████/2022 tarihli toplam 1.210.968,59-TL.nin sözleşme hükümlerine göre █████/2022 tarihine kadar ödenmesi gerektiği halde █████/2022 tarihinde (Takip tarihi olan █████/2022 tarihinden sonra) ödendiği, davalı şirket söz konusu alacağın tahsili bakımından icra takibi başlatılmasına sebebiyet verdiğinden vekalet ücreti ile yapılan icra masraflarının borca ilave edilmesi gerektiği, İzmir ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında █████/2022 tarihinde icra takibinin başlatıldığı, dosya borcunun bir kısmı olan elektrik üretim bedeli ana para tutarı olan 1.210.968,59-TL.nin takip tarihi olan █████/2022 tarihinden sonra █████/2022 tarihinde davalı şirket tarafından, davacı şirkete haricen ödendiği, vekalet ücreti ve icra masrafının alacaklı tarafa haricen veya icra takip dosyasına ödendiğine ilişkin belgeye rastlanılmadığı, asıl alacak ve işlemiş faizi yönünden taraflar arasında bir uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmış olup,
1136 sayılı Avukatlık Kanunun 164.maddesinde "Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder" hükmüne yer verildiği,
Yargıtay yerleşik içtihatlarında; "İtirazın iptali davalarında, takip tarihindeki alacak- borç durumunun dikkate alınması gerektiği" hükmü bulunduğu,
İzmir ...İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasının takip tarihi █████/2022 tarihi olup, ana para ödeme tarihi █████/2022 olup, itirazın iptali davasının açılış tarihi █████/2023 olduğu,
Mahkememizce itirazın iptali davasının açılış tarihi olan █████/2023 tarihi itibarıyla hesaplanması gerektiği kanaatine varılmış olmakla vekalet ücreti ve icra masraflarına ilişkin borç miktarı hesaplamasının;
2023 YILI NİSBİ ASGARİ VEKALET ÜCRETİ (3 Eylül 2022 - 20 Eylül 2023 arası)
Yargı yerleri ile icra ve iflas dairelerinde yapılan ve konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlara ödenecek ücret;
İlk 100.000,00 TL için %16,00.
Sonra gelen 100.000,00-TL için %15,00.
Sonra gelen 300.000,00-TL için %14,00
Sonra gelen 500.000,00-TL için %11,00.
Sonra gelen 700,000,00-TL için %8,00.
HESAPLAMALAR
100.000- TL X %16 : 16.000,00- TL
100.000- TL X %15 : 15.000,00- TL
300.000- TL X %14 : 42.000,00- TL
500.000- TL X %11 : 55.000,00- TL
210.968,59 TL X %8 : 16.877,48- TL
1.210.968,59-TL T O P L A M
: 144.877,48- TL olduğu nazara alınarak, denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyetteki bilirkişi raporuna itibar edilerek davacı şirketin, davalı şirketten itirazın iptali davasının açılış tarihi olan █████/2023 tarihi itibarıyla 144.987,68-TL. alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
i-)İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile;
144.987,68 TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine,
(Meblağın taksimi 144.877,48 TL vekalet ücreti, 110,20 TL nin icra masrafı olmak üzere)
ii-)Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 144.987,68 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 9.911,63 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL nispi harcın mahsubu ile kalan 9.731,73 TL harcın davalıdan tahsili ile, Hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın kabul oranına göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın red oranına göre takdir ve tayin edilen 199,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 120,00 TL e-tebligat masrafı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 9.120,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 9.107,45 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harcın toplamı 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacıya re'sen iadesine,
8-Davalının yatırmış olduğu delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığında bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek; Açıkça okunup usulden anlatıldı.█████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!