İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, uykulu sürücünün neden olduğu trafik kazasında ağır yaralanarak kalıcı maluliyet yaşayan esnafın maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Bir sürücünün uyuması sonucu meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan müvekkilin, omurga kırığı gibi ciddi bedensel hasarlar alıp çok sayıda ameliyat geçirmesi ve tedavisinin devam etmesi nedeniyle, kendi işini yapan bir esnaf olarak çalışamaz hale gelerek ciddi maddi kayıplara uğraması ve yaşadığı psikolojik travmalar yüzünden, sigorta şirketi, araç sahibi ve kazaya neden olan sürücüye karşı hem geçici ve kalıcı maluliyetlerinden kaynaklanan maddi zararlarının hem de elem ve ızdırabının giderilmesi amacıyla maddi ve manevi tazminat davası açıldığı belirtilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;---- tarihinde sürücü ----- sevk ve idaresindeki-----plaka sayılı aracın;---- doğru seyir halindeyken; ---- uyuması sonucunda sırasıyla park halinde bulunan ----- plakalı araçlara çarptığını, çarpma sonucunda ölüm, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, trafik kazasından dolayı müvekkili ---- çok ciddi ve ağır bir şekilde yaralandığını, bu elim kaza sonrasında müvekkili ------- ağır bir şekilde yaralandığını, meydana gelen kazada ağır yaralanan müvekkilinin önce ------- sevk edildiğini, burada kazadan dolayı müvekkiline yapılan muayene ve tetkikler sonucunda; belde ağrılı hassasiyet ile hareket kısıtlılığının mevcut olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin daha sonra-------sevk edildiğini, müvekkilinin sevk edildikten sonra ilgili hastanede müvekkiline tekrardan bir dizi muayene ve tetkik yapıldığını, yapılan muayene ve tetkikler sonucunda; müvekkilinin, ------ Kırığının tespit edildiğini, müvekkili ---- tespit edilen kırıklar neticesinde ---------- diğer tanımlanmış kırığı tanılarının konulduğunu, daha sonra müvekkilinin ameliyatına karar verildiğini, müvekkilinin birden fazla operasyon geçirdiğini, müvekkilinin omurilik bölgesine 5'ten fazla vida takıldığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazasından sonra yapılan tetkikler ve bir dizi operasyonlardan sonra tedavisine hala devam edilmekte olduğunu müvekkilinin tedavisine hem hastanede hemde evde devam edildiğini, müvekkili-------- trafik kazası geçirmeden önce kendi işyeri bulunan ve söz konusu işyerini çalıştıran bir esnaf olduğunu, müvekkilinin işyerinde düzenli bir kazancı/ geliri olan biri olduğunu, müvekkilinin, kazancıyla kendisinin ve kendisiyle birlikte yaşayan ailesinin ihtiyaçlarını giderdiğini, trafik kazasından sonra müvekkilinde oluşan geçici ve kalıcı maluliyetlerden dolayı müvekkilinin çalışamaz hale geldiğini, müvekkilinin maddi ve manevi sorunlar yaşadığını, kazaya neden olan ------ tarafından ----- olduğunu, söz konusu-------- kayıt altına alındığını,---- tarihinde meydana gelen kazaya sebebiyet veren aracın -----davalı ------- tarafından yapıldığından dolayı öncelikle 2918 sayılı Kanunun 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine başvurunun yapıldığını, taraflarınca yapılan başvurudan sonra sigorta şirketinin meydana gelen kazaya ilişkin evraklar ve belgeleri istediğini söz konusu davalı şirketin taleplerinin taraflarınca yerine getirilmesinin mümkün olmadığını, akabinde müvekkili------- maddi tazminat alacağı için zorunlu arabuluculuk yasa yoluna başvurulduğunu fakat arabulucu yasa yolunda da anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkili ------- geçirmiş olduğu trafik kazasından dolayı ağır bir şekilde yaralandığını, yapılan tetkik ve muayenelerden sonra birden fazla ameliyat/operasyon geçirdiğini, müvekkilinin tedavilerinin hala devam etmekte olduğunu müvekkilinin çalışacak, kazanç sağlayacak durumda olmadığını, müvekkilinin elim kazadan sonra çalışamadığı için maddi zararlarının oluştuğunu, müvekkilinin elim kaza sonrasında geçici ve kalıcı maluliyetleri (işten güçten yoksunluk) sonucunda maddi zararlara uğradığını, tüm bu zararlardan dolayı, söz konusu kazadan sonra müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların giderilmesi için davalı------davalı ----- davalı ----- karşı müşterek-müteselsilen maddi tazminat davası açmak zorunda kaldıklarını, bu nedenle fazlaya ilişkin bütün hak ve taleplerinin saklı kalması kaydı ile müvekkili ---------- maddi tazminatın faiziyle birlikte ifasını davalılardan talep ettiklerini, kazazede müvekkili -------- arkadaş ve iş arkadaşlarıyla birlikte deprem bölgesi olan ------ yardım götürürken ----- tarihinde geçirmiş oldukları trafik kazasından dolayı çok ağır bir şekilde yaralandığını müvekkilinin hem manen hem de psikolojik sorunlar yaşadığını, davalı --------, davalı ------- plakalı aracı sürerken uyuması sonucunda asli kusurlu davranıp trafik kazasının meydana gelmesi nedeniyle müvekkilinin çok ağır bir şekilde yaralanmasının müvekkilinde derin etkiler ve izler bıraktığını, müvekkilinin psikolojik sorunlar yaşadığını, trafik kazasından dolayı ağır yaralanan müvekkilinin bir dizi operasyon geçirdiğini, kazazede müvekkilinin, kazadan sonra eski sağlığına kavuşamadığı için çok üzüldüğünü, elem ızdırap çektiğini ve psikolojik destek gördüğünü, trafik kazası sonucu başka insanların desteğiyle yaşamaya devam eden müvekkilinin ağır bir mağduriyet yaşadığını bu durumların müvekkilinde psikolojik travmalar oluşturduğunu, bu nedenlerden dolayı davalı ----- ve davalı ------ karşı manevi tazminat davası açmak zorunda kaldıklarını,------- tarihinde meydana kazada ağır yaralanması sonucunda ----- dosyası açılmış olup soruşturmanın yapıldığını, ------ tarafından yapılan soruşturma kapsamında toplanılan bütün soruşturma evraklarının ----- gönderildiğini, söz konusu------ gönderilen dosya kapsamında meydana gelen kazada tarafların kusurlarının belirlenmesine yönelik raporun talep edildiğini, ---- tanzim edilen raporda; -------aracın sürücüsü olan --------- asli kusurlu olduğuna diğer sürücülerin ise kusursuz olduklarına oy birliğiyle karar verildiğini, davalıların asli kusurlu olmaları sebebiyle kazazede müvekkilinin maddi-manevi tazminat alacaklarının doğduğunu, dolayısıyla davalı tarafların müvekkilinin alacaklarını engelleme ihtimalinin yüksek olduğundan davalıların taşınır-taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasının gerekmekte olduğunu, bu nedenle tüm davalıların taşınır-taşınmaz mallarına teminatsız ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerden dolayı davalı ------karşı maddi tazminat davası ve davalı --------- karşı hem maddi hemde manevi tazminat davası açtıklarını, fazlaya ilişkin bütün hak ve taleplerinin saklı kalması kaydı ile; adli yardım talepleri ile ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, davanın kabulünü, müvekkili -------- geçici ve kalıcı maluliyetleri/ zararları (işten güçten yoksunluk) için şimdilik; 5.000-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek olan ticari (avans) faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı --------- sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davacıya ödenmesini, müvekkili ----- manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek olan ticari (avans) faiziyle birlikte davalı ----- davalı ----------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı taraflara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu durumun 6100 sayılı hmk’nın 194. ve 121. maddesine açıkça aykırı olduğunu, hmk usulüne uygun ayrı bir delil listesi sunulmadığından, bu aşamadan sonra yeni bir delil listesi sunulmasına muvafakatlarının olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ----- tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ---- plakalı aracın, müvekkili şirkete -------sigortalı olduğunu, davacı vekilinin, meydana gelen trafik kazası sebebi ile maddi tazminat talep etmekte olduğunu, şirket nezdinde----dosyasının açıldığını, gerekli tespit, araştırma ve incelemelerin yapıldığını, davacıya eksik evrak taleplerinin iletildiğini, genel adli muayene raporu ile kati adli muayene raporunun, ilk ve acil cerrahi/medikal tetkik ve tedavilerine ilişkin tüm tıbbi belgeler/raporların istendiğini talep edilen raporlardan kazazede için verilmiş bir özürlü sağlık kurulu raporlarının taraflarına iletilmediğini, maluliyet raporu olmadan yalnızca muayene raporları baz alınarak kazazedeye ait sürekli sakatlık değerlendirmesinin yapılabilmesine imkanın bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin sadece ve sadece kusur oranında gerçek zarardan poliçe limitleri kapsamında sorumlu olabileceğini, sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplanabilmesi için maluliyete ilişkin usulüne uygun rapor alınmasının gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber kusur oranlarının belirlenmesini daha sonra tespit edilecek gerçek zarardan müvekkilinin sigortalısının kusur oranına denk gelen kısmının hesaplanmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin, belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalısının dava konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, kusur dağılımının tespiti için dosyanın alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak heyete tevdiisinin gerekmekte olduğunu, aksi takdirde, kusur incelemesi yapılmadan verilecek hükmün eksik inceleme nedeniyle istinaf ve/veya yargıtay sürecinde bozulabileceğini,. bu sebeple en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için karayolları genel müdürlüğü fen heyeti vasıtası ile rapor alınmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir hesaplama yapılacaksa müterafik kusur indiriminin yapılmasının gerekmekte olduğunu, davacının --------- rücuya tabi herhangi bir tazminat ve yardım alıp almadığı hususunun sorulmasının gerektiğini, bir tazminat alınmışsa bu miktarın bulunacak zarar miktarından indirilmesinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafların -------------rücuya tabi herhangi bir tazminat ve yardım alıp almadığı hususunun sorulmasının gerektiğini, bir tazminat alınmışsa bu miktarın bulunacak zarar miktarından indirilmesinin gerektiğini, ayrıca sgk tarfından ödenmesi gereken tedavi giderleri ve diğer talepler bakımından 6111 sayılı kanun'un geçici 1. maddesi gereği sorumluluğun öncelikle sgk'da bulunduğu hususunun da gözetilmesinin gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartları çerçevesinde yapılmasının gerektiğini, hesaplamada----------- faizin esas alınmasının gerektiğini,davacının ceza yargılaması sırasında şikayetinden vazgeçmesi durumunda uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulmasının gerekmekte olduğunu, tüm bu sebeplerle müvekkili şirkete eksik evrakla başvuru yapıldığından dolayı, davanın usulden reddini, Eğer esas incelemesi yapılacak ise alanında uzman aktüer bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca -----eknik faiz dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesini; aksi halde dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faizin uygulanmasını, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalılar -------vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan kazada , müvekkilinin çalışanı -------- depreminden dolayı deprem bölgesine yardım götürmesi sırasında meydana geldiğini, huzurdaki davada her ne kadar müvekkili şirkete husumet yöneltilmişse de bunun hukuki dayanağının açıklanmadığını, söz konusu kazada, müvekkili şirketin işinin icrası sırasında meydana gelmediğini, meydana gelen olay sırasında müvekkili şirketin ticari bir kazancının söz konusu olmadığını, ayrıca ----- bu elim kazanın yaşandığı süreçte işle ilgili bir amacının da bulunmamakta olduğunu, tüm bunlara ek olarak, müvekkili ------- üstünde hiçbir şekilde fiili hakimiyetinin bulunmadığını, hiçbir şekilde kendi kusuru ile bir zararın da meydana gelmediğini, kazanın araçtaki hiçbir eksiklikten kaynaklanmadığını, müvekkilinin --------- üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdiğinin görülmekte olduğunu, müvekkilinin -------- aracın işleteni olmadığından herhangi bir sorumluluğunun da bulunmamakta olduğunu, görülmekte olan ve müvekkili şirkete ---------yöneltilen davada, 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu’nun 114. maddesi 1. fıkrası d bendi gereğince müvekkili şirketin taraf ehliyetine sahip olmadığından dolayı ,husumet itirazlarının söz konusu olduğunu, bu nedenle hmk. m.115/2'ye göre dava şartı olan husumet yokluğundan bu davanın müvekkili şirket açısından usulden reddinin gerekmekte olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemesi kaydıyla davacının taleplerinin dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının taleplerine karşı zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının maddi tazminat talebinin ayrıştırmadığını, davacının maddi tazminat talebinin tam olarak neden kaynaklandığını, talep ettiği giderlerin neler olduğunu belirtmediğini, bu talep ve iddialarını hiçbir şekilde belgelendirmediğini, davacının talebinin bu haliyle soyut olduğundan mahkeme tarafından reddinin gerekmekte olduğunu, mahkemece bu talebin reddi halinde, davacıya taleplerini ayrıştırması için verilen kesin süreye riayet edilmediği takdirde davanın usulden reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, davacının talepleri ayrıştırması halinde her bir taleple ilgili cevap ve beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacı delillerini somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı davranarak, alacak kalemlerine ilişkin delillerini dosyaya sunmadığını, davacının ihtiyati haciz talebinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati hacizin talep edilebilmesi, için gerekli şartların hiçbiri somut olayda mevcut olmadığını, ihtiyati haczin yasada düzenlenme amacı ve şartları gözetildiğinde bu talebin hukuka uygunluğunun bulunmamakta olduğunu, huzurdaki davada, davacının vadesi gelmemiş ve var olduğu ileri sürülen bir borçtan dolayı ihtiyati hacizi talep ettiğini bundan dolayı , ihtiyati hacizin talep edilebilmesi için İİK. m.257/f.2 uyarınca, borçlunun muayyen bir yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun yükümlülüklerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, mallarını kaçırmaya hazırlanması, kaçmaya hazırlanması, kaçması veya alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunmasının gerektiğini, İhtiyati haciz talebinin reddedilmesine dayanak teşkil eden ilk hususun, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gereken şartlardan hiçbirinin somut olayda mevcut olmaması olduğunu, nitekim müvekkili şirketin ve ----- belirli bir yerleşim yerinin bulunduğu gibi, hiçbir şekilde mal kaçırmaya yönelik faaliyetinin de söz konusu olmadığını esasen ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından da böyle bir iddianın ileri sürülmediğini, yalnızca soyut beyanlar ile ihtiyati hacizin talep edildiğini, davacı tarafından ihtiyati haciz için hiçbir gerekçenin gösterilmediğini, bu haksız talebin mahkemece reddinin gerekmekte olduğunu, ancak ihtiyati haciz kurumunun yasada düzenlenme amacı ve şartları gözetildiğinde, davacının müvekkillerine yöneltmekte haksız olduğu bu davada, müvekkillerin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasının, açıkça ölçüsüz ve müvekkili aleyhine olarak hak, menfaat ve adalet dengesini bozacak ve özellikle müvekkili --------- ticari faaliyetlerini sekteye uğratacak nitelikte olduğunu, davacının sigorta şirketini de taraf göstermek suretiyle manevi tazminat talebinde bulunduğunu, ancak arabuluculuk başvurusunun yalnızca maddi tazminat bakımından gerçekleştirdiğini ve müvekkilleri bakımından arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını dava şartı arabuluculuğun yerine getirilmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini,müvekkillerinin meydana gelen elim kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, söz konusu kazanın, olumsuz hava şartlarından ve deprem bölgesine giden araç trafiğinin kuralsız ve düzensiz akışından meydana geldiğini, nitekim kazaya karışan araçların hepsinin o sırada deprem bölgesine yardım götürmekte olduğunu, meydana gelen kazada öngörülmezlik/kaçınılmazlığın olduğunu, kazanın oluş şekline bakıldığında, kazanın önceden öngörülemeyecek, kaçınılması mümkün olmayan bir şekilde meydana geldiğinin anlaşılmakta olduğunu, müvekkili --------- deprem bölgesinin kendisinde yarattığı keder ve hüzünle, sisin de görüşü etkilediği sırada kaygan bir yolda seyir halindeyken, akan bir trafikte karşısına yol kenarında bekleyen araçların çıkmasını hiç beklemediğini, müvekkilinin makul bir hızla seyir halindeyken meydana gelen kazada tamamen tehlike riskinden ve yolda bekleyen araçların dikkatsizliğinden meydana geldiği için zararla kusur arasındaki illiyet bağının kesildiğini, bu tür kaçınılmazlık durumlarında kaçınılmazlığın illiyet bağını kestiğinin ------- birçok kararında belirtildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, illiyet bağının kesilmediği kabul edilse bile olayın meydana geliş şeklinin hakkaniyet indirimi yapılmasını gerektirmekte olduğunu, davacının delilleri somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı davranarak, alacak kalemlerine ilişkin delillerini dosyaya sunmadığını, davacının ihtiyati haciz talebinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati hacizin talep edilebilmesi için gerekli şartların hiçbirinin somut olayda mevcut olmadığını, ihtiyati haczin yasada düzenlenme amacı ve şartları gözetildiğinde bu talebin hukuka uygunluğunun bulunmamakta olduğunu, davacının sigorta şirketini de taraf göstermek suretiyle manevi tazminat talebinde bulunduğunu, ancak arabuluculuk başvurusunun yalnızca maddi tazminat bakımından gerçekleştirdiğini ve müvekkilleri bakımından arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, dava şartı arabuluculuğun yerine getirilmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak, -----plakalı aracın 2 adet sigorta poliçesinin mevcut olduğunu; bunlardan ilkinin -------- sigorta ile akdedilen ihtiyati mali sorumluluk poliçesi olduğunu, işbu poliçede aynen "manevi tazminat taleplerinin teminata dahil olduğu" denilmekle, manevi tazminatın poliçeye dahil olduğunun ifade edildiğini, ikinci olarak, ---------- akdedilen kasko sigortası poliçesinde bu poliçede de manevi tazminat taleplerinin poliçeye dahil olduğunu, bu kapsamda ancak teminatı aşan tazminat için müvekkiline karşı talepte bulunulabileğini bu kapsamda davanın sigorta şirketlerine ihbar edilmesini talep ettiklerini, tüm bu sebeplerden dolayı fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla ; davanın usulden ve esastan reddini, davanın ---------sigorta'ya ihbar edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava;█████/2023 davalı ------ sigortalısı araç ------park halinde araçlara çarpması nedeniyle yaralanmalı trafik kazası olayında davacının sürekli iş göremezlik ve geçiçi iş göremezlik maluliyetine maruz kalıp kalmadığı, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur oranın ne olduğu, davalı ------- sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davalı---- şirketinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, diğer davalıların haksız fiil hükümleri kapsamında sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, davacının alacaklı olması durumunda geçici maluliyet, daimi maluliyet, bakıcı gideri ve manevi tazminat kalemleri olmak üzere ayrı ayrı alacak miktarının ne olduğuna ilişkindir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış davacının kaza nedeni ile uğradığı malüliyet, geçici ve sürekli iş göremezlik oranı hususunda ------ raporlar alınmış, alanında uzman kusur ve aktüer bilirkişilerden rapor alınarak sonuca gidilmiştir.
Somut olayda ----- plakalı araç sürücüsü------kendi yol ve şeridinde seyrederken Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/b “Sürücüler hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır” ve 46/f “Trafik kazası, arıza hâlleri, acil yardım, kurtarma, kar mücadelesi, kaza incelemesi, genel güvenlik ve asayişin sağlanması gibi durumlar dışında emniyet şeritlerini ve banketleri kullanmamak” de belirtilen kurallara uyması gerekirken, bu kurallara uymayarak, yolda dikkatsiz, tedbirsiz davranarak aracını hızlı sürmesi, yola gereken dikkatini vermediği esnada direksiyon hakimiyetini kaybedip emniyet şeridine girerek, emniyet şeridi içinde park halinde bulunan araçlara arkadan çarparak kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle kazanın mevdana gelişinde TAMAMEN KUSURLU olduğu,zaruri nedenlerle emniyet şeridinde park halinde duran ------- plakalı araç sürücüsü davacının kusursuz olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı sürücü ifadesinde iki gündür yolda olduğunu yorgun ve uykulu olduğunu kaza anında uyumuş olabileceğini beyan ettiği görülmüştür. ------Sayılı ilamında "...Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise -------gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi ---- tarihinden önce ise ----- tarihleri arasında ------- tarihleri arası --------- hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." belirtmiştir. Olay -------tarihinde meydana geldiğinden davacıdaki sürekli ve kalıcı malüliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti şarttır. ------- için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri gereği davacının %29 oranında malül olduğu, kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar iş göremezlik süresi olduğu, iyileşme süresi içinde 2 ay boyunca başkasının bakımına muhtaç olduğu tespit edilmiştir. ----- görüşü denetime uygun bulunmuş rapora itibar edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bunun sonucu olarak ------- kısımlarında ki tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar artık uygulanmayacak; ----- kapsamındaki tazminatlar, öncelikle Karayolları Trafik Kanunu, bu kanunda yer almayan hususlarda ise Türk Borçlar Kanun’un haksız fiile ilişkin hükümlerinde ki usul ve esaslara göre belirlenecektir. Her iki Kanun da hüküm bulunmayan hallerde ise ----- uygulanacaktır. Buna göre tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde ----- yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel --- tablosu uygulanacaktır. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekecektir -------Sayılı ilamında "...İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda yukarıya aktarılan ---- görüş değişikliği içeren emsal kararına uygun olarak zaten -----esas alınarak hesaplama yapılmış olmasına göre davacı vekilinin ---- uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması gerekirken genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır. " belirtmiştir. Tüm bu açıklamalar kapsamında 6098 sayılı TBK hükümleri ve yukarıda atıf yapılan emsal yüksek mahkeme kararları gereği ----- %10 artış %10 iskontolu hesap yöntemi ile tazminat hesaplanmıştır. -------bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında talep olmasa dahi hüküm tarihine en yakın tarihte uygulanan ve kamu düzenine ilişkin olan yasal asgari ücretin kazanç tespitinde ve hesaplamada res'en dikkate alınması gerektiği, olay tarihinden itibaren hesap raporunun tanzim edildiği tarihte bilinen en yakın tarihe kadar geçen dönem içinde gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretlere göre tespit ve hesaplanması gerektiği belirtilmektedir.-----Kazada yaralanan kişi maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan; bakıcı gideri tedavi gideri ve geçici işgöremezlik zararını ise tedavi gideri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir.” Şeklindedir.Aktüer bilirkişi raporu yukarıda atıf yapılan emsal kararlara göre hazırlanmış olup denetime uygun bulunan rapora göre davacının -----bakıcı gideri olmak üzere toplam -------- tazminat alacağı bulunduğu, Davalı ... şirketinin sorumluluğunun toplamda 1.309.607,04 TL ile sınırlı olduğu sonucuna varılmıştır. Kazaya karışan davalı kullanımında olan araç ticari olduğundan tazminatlara avans faizi işletilmiştir. Davalı sürücü ve işleten şirket olay tarihinde temerrüde düştüğünden bunlar yönünden tazminatlara olay tarihinden faiz işletilmiş davalı ------ temerrüdü dava tarihi ile oluşmuştur. Davacı manevi tazminat talep etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. -------gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Tüm dosya kapsamı olaydaki kusur durumu,maluliyet oranı, olay tarihindeki paranın alım gücü,tarafların sosyal ve mali durumları nazara alınarak davacıda kaza nedeni ile oluşan sürekli ve geçici maluliyet nedeni ile davacının çektiği acı ve elemin bir nebze olsun dindirilmesi amacı ile davacı lehine takdiren 350.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.Tüm dosya kapsamı, denetime uygun bulunan ------ raporu, aktüer ve kusur bilirkişi raporları ve yukarıda yapılan tüm açıklamalar atıf yapılan emsal yüksek mahkeme kararları bir bütün olarak değerlendirilmiş davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-DAVANIN KABULÜNE ,
A-89.591,04 TL Geçici iş görmezlik, 3.304.561,49 TL sürekli iş göremezlik ve 20.016,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 3.414.168,53 TL tazminatın davalılar ----- yönünden olay tarihi 11.02.2023 tarihinden davalı ----- yönünden dava tarihi 07.09.2023 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, ( Davalı -----sorumluluğu 1.309.607,04 TL ile sınırlı olmak üzere )
B- 350.000 TL manevi tazminatın olay tarihi 11.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 257.130,35 TL nispi harçtan davacı yanca daha önce yatırılan 1.465,27 TL peşin harç ile 11.644,02 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 13.109,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 244.021,06 TL‬ harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, ( Davalı ------ sorumluluğu 89.459,25 TL ile sınırlı olmak üzere)
3- Maddi tazminat yönünden ; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 485.841,91 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, ( Davalı-------- sorumluluğu 201.344,99 TL ile sınırlı olmak üzere)
4- Manevi tazminat yönünden ; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 56.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalı ------- dışındaki davalılarından müştereken müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 1.465,27 TL peşin/ nispi harç , 11.644,02 TL tamamlama harcı , 17.000,00 TL bilirkişi ücreti,1.376,75 tebligat/ posta masrafı, 7.775,00 TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 39.530,89 TL ‬yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
8---------- bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı --------alınarak hazineye irat kaydına,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!