İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen bedeller ve hatalı faturalara ilişkin itirazın iptali davasında bilirkişi, davacıya 60.224,03 TL alacak tespit etti.
Özet: Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiasıyla başlatılan bir itirazın iptali davasında, davacı, davalının dağıtım ve tahsilat hizmeti kapsamında kendisine ödemesi gereken teslimatta nakit ödemeleri yapmadığını ileri sürerken; davalı, davacının online ödemelerle ilgili hatalı faturalar düzenleyerek haksız takip başlattığını savunmuş; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının davalıdan 31.08.2023 tarihi itibarıyla 60.224,03 TL tutarında alacağı olduğu kanaati bildirilmiştir.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████KARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 08.06.2023 tarihli hizmet sözleşmesi uyarınca davalının, müvekkile ait “...” isimli işyerine ait ürünlerin dağıtım ve tahsilat hizmetini üstlendiğini, sözleşme gereğince online ödemelerin hizmet kapsamı dışında tutulduğunu, kapıda tahsil edilen sipariş bedellerinin ise davalı tarafından hizmet bedeli düşülerek müvekkile ödenmesi gerekirken ödenmediğini, bu nedenle başlatılan ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibine davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, alacağın likit nitelikte bulunduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk başvurusunun anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek; davalının borca itirazının iptaliyle takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 60.224,51 TL alacak için başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında 08.06.2023 tarihli hizmet sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında müvekkil şirketin davacıya ait “...” restoranının siparişlerinin teslimat hizmetini yürüttüğünü, ancak davacı şirketin online/mobil ödemelerle ilgili tahsilatları doğrudan kendi hesabına geçmesine rağmen bu bedeller üzerinden müvekkil şirkete fatura düzenlediğini, bu nedenle taraflar arasındaki mutabakatın sağlanamadığını, sözleşme hükümlerine aykırı biçimde düzenlenen faturaların (numara ve tutarları belirtilen) noter ihtarnamesiyle davacıya iade edildiğini, buna rağmen davacının hatalı faturalar üzerinden haksız kazanç amacıyla icra takibi ve işbu davayı başlattığını, müvekkilinin borcu inkâr etme veya ödemekten kaçınma amacı bulunmadığını, davanın tamamen haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini, ayrıca davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olması nedeniyle İİK m.67/2 uyarınca dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, █████/2023 tarihli hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ve .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce █████/2024 tarihli ara karar ile dosyanın Tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Nihai Karar, Sayın mahkemenin takdirlerinde olmak üzere; 2023 yılında, aralarında ticari ilişki kapsamında davacı tarafça düzenlenmiş faturalardan bazılarının hatalı oldukları iddiasıyla, davalı tarafın düzenlediği iade faturaları ve/veya rek iade ettiği faturalardan kaynaklanan cari hesaplar arasındaki söz konusu uyuşmazlık konusunun çözülebilmesi için; Her ne kadar sözleşmenin 4/a maddesine göre bir miktarının aykırı olacaksa da, davacı tarafın muhasebesel sorununu kendi içinde çözerek davalı tarafa 2023/Haziran ve Temmuz ayları hizmet bedeline ilişkin olarak 212.663,00 TL tutarlı fatura düzenlemesi halinde, uyuşmazlık sorununun çözüleceği ve davacı ... lehine oluşacak 59.153,69 TL bakiyenin, davalı ... tarafından davacı tarafa ödenmesi gerekeceği; Kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce █████/2025 tarihli ara karar ile dosyanın Dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile taraf itirazları ve BA/BS formları dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti. ile Davalı ... ... Dağ. San. Ve Tic. A.Ş arasında uyuşmazlık konusunda 18.01.2025 tarihli kök rapora yapılan beyan ve itirazlar üzerine sayın mahkeme'nin görevlendirmesi ile Ek rapor düzenlenmiştir. Davalı tarafın, davacı taraf adına düzenlediği ve ticari defterlerinde kayıt görmüş dekont, “hatalı tutar” açıklamasıyla iade faturaları ile virman kayıtlarının; Davacı tarafın ticari defterlerinde kayıt görmemiş oldukları, Davalı tarafın düzenlediği borç dekontları, iade faturaları ile virman kayıtlarının neye ilişkin olduklarının tam tespit edilemediği, doğrultusunda nihai karar sayın mahkemenin takdirlerinde olmak üzere, davacı tarafın davalı taraftan 31.08.2023 tarihi itibariyle 60. 224,03 TL. alacağının bulunduğu, taraflar tacir olduklarından 3095/2 sayılı yasaya istinaden Davacı tarafın asıl alacağına 01.08.2023 takip tarihi itibariyle %16,75 ve değişen oranlarda avans faizinin ödenmesinin gerekeceği Kanaati bildirilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacı tarafça █████/2023 tarihli hizmet sözleşmesi uyarınca davalının, müvekkile ait “...” isimli işyerine ait ürünlerin dağıtım ve tahsilat hizmetini üstlendiğini, sözleşme gereğince online ödemelerin hizmet kapsamı dışında tutulduğunu, kapıda tahsil edilen sipariş bedellerinin ise davalı tarafından hizmet bedeli düşülerek müvekkile ödenmesi gerekirken ödenmediğini, bu nedenle başlatılan .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla takibe başlanıldığı, yapılan itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça davacı şirketin online/mobil ödemelerle ilgili tahsilatları doğrudan kendi hesabına geçmesine rağmen bu bedeller üzerinden müvekkil şirkete fatura düzenlediğini, bu nedenle taraflar arasındaki mutabakatın sağlanamadığını, sözleşme hükümlerine aykırı biçimde düzenlenen faturaların (numara ve tutarları belirtilen) noter ihtarnamesiyle davacıya iade edildiğini, tarafların BA/BS formlarının dosyamız arasına alındığı, ilgili kayıtların birbiri ile örtüşmediği, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davalı taraf kayıtlarında ilgili faturanın işlenmediği, hizmetin verilip verilmediği ve kesilen faturaların yerindeliği hususunda davacı tarafa fatura dayanağı bilgi belgelerin müşteri bazında sunulmasının istenildiği ilgili kayıtların belirtilen süre içerisinde sunulmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça haklılığın ispat edilemediği görülmekle; davanın reddine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 727,37-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 111,97-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL) nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...Hakim ...