Hakaret suçundan mahkumiyetin istinafta onanmasına rağmen, Yargıtay sanığın akıl sağlığı (obsesif kompulsif bozukluk, demans) değerlendirilmediği gerekçesiyle kararı bozdu.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesinde mahkum olan ve istinaf başvurusu reddedilerek hükmü bölge adliye mahkemesince onanan sanık hakkında, yüksek mahkeme; sanık müdafiinin ileri sürdüğü obsesif kompulsif bozukluk ve demans iddiaları karşısında, 5237 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin belirlenmesi amacıyla yöntemince rapor alınmamasını hukuka aykırı görerek, bölge adliye mahkemesi kararını bozup dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine tevdi etmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön incelemede sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın sözlerinin katılana yönelik olmadığına, bir genelleme niteliğinde olduğuna, sanığın Obsesif Kompulsif Bozukluk rahatsızlığı nedeniyle kullandığı Fulsac isimli ilacı yazdırmak için sağlık ocağına gittiğine, demans teşhisi de bulunduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir.III. GEREKÇETüm dosya kapsamı, doktor olan katılanın aşamalarda iddiasını tekrarlaması ve tanıkların iddiayı doğrulamaları karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Ancak;Sanık müdafiinin temyizinde sanığın Obsesif Kompulsif Bozukluk ve demans teşhisinin bulunduğunu iddia etmesi ve olay günü sanığın da sağlık ocağına bu rahatsızlığı nedeniyle ilaç yazdırmaya gittiğini beyan etmesi karşısnıda, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 32 inci maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda, yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,29.09.2025 tarihinde karar verildi.