İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, sigorta acenteliği sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan denkleştirme ve kar mahrumiyeti tazminatı davası.
Özet: Davacı, 2016-2019 yılları arasında acentesi olduğu davalı sigorta şirketinin, müvekkilinin başarılı performansına rağmen acentelik sözleşmesini haksız ve gerekçesiz feshetmesi nedeniyle uğradığı kar mahrumiyeti, denkleştirme tazminatı ve rapel komisyonu alacaklarını tahsil amacıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminat talep ederken; davalı ise sözleşmedeki delil şartına dayanarak ve davacının belirlenen prim üretim hedeflerini sürekli olarak karşılayamaması sebebiyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... █████/2016-█████/2019 tarihleri arasında davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin acenteliğini yaptığını, Müvekkili ile davalı şirket (Eski unvanı ... Sigorta Kooperatifi) arasında █████/2016 tarihinde "Sözleşme Yapma ve Prim Tahsil Etme Yetkili Acentelik Sözleşmesi" akdedildiğini ve müvekkile acente vekaletnamesi verildiğini, Müvekkilinin sözleşmenin imza tarihi olan █████/2016 tarihi itibariyle davalı Sigorta şirketinin ... ili genelinde her türlü sigorta poliçesi ile ilgili önemli ölçüde acentelik işlerini yürüttüğünü ve yıllık bazda önemli cirolar elde ettiğini, müvekkilinin sigortacılık dilinde ifade edildiği şekliyle "yüksek üretim" yaparak davalının poliçe üretimini ve müşteri sayısını artırdığını, tüm alanlarda davalı firmanın tanıtımı için büyük bir özveri gösterin müvekkilinin 2018 yılı Ekim ayında davalı sigorta şirketinin düzenlediği "..." adlı konut sigortası kampanyasında özel bir özen ve performans sergilediğini ve ...Olarak davalı şirket tarafından plaketle ödüllendirildiğini, müvekkilinin █████/2016 tarihinde akdedilen sözleşmeyi gereği gibi yerine getirmekte iken davalı tarafça ... tarihinde ... 10. Noterliğince ... yevmiye numarası ile sözleşmenin feshedileceğine ilişkin ihtarname gönderildiğini ve akabinde... tarihinde ... 10. Noterliğince ... yevmiye numaralı Azilname (Fesihname) ile de ... 16. Noterliğince ... tarih ... yevmiye numarası ile tasdikli, davalı tarafından müvekkiline acentelik işlemlerine içeren vekaletnamesindeki tüm yetkilerden azledildiği, sözleşmenin sona erdirildiğini içeren ihtarname gönderildiğini, davalı sigorta şirketi sözleşmeyi hiçbir gerekçeye dayandırmadan, müvekkilinin hiçbir kusuru olmaksızın feshettiğini, ihtarname ve azilnamelerde hiçbir gerekçe gösterilmediğini, haksız fesih nedeniyle kar mahrumiyetine maruz kaldığını, müvekkilin bu maddi zararlarının tazmini için denkleştirme tazminatı, rapel (teşvik) ve mahrum kalınan kar alacağını gündeme getirdiğini, TTK m. 122 hükmü acentelik ilişkisinin sona ermesi durumunda acentelik denkleştirme tazminatı isteme hakkını öngördüğünü, davalı nezdindeki 2017-2018 Üretim Tablosunun celbini talep ettikleri, rapel (teşvik) komisyonu sözleşmesel bir alacak olduğunu ve acentenin haksız fesih durumunda hak kazanacağı tazminatlar arasına yer aldığını, müvekkili davalının hiçbir gerekçe göstermeden haksız bir şekilde akdedilen sözleşmeden kaynaklı maddi ve manevi zararın, teşvik komisyonu, denkleştirme tazminatı (Portföy Tazminatı) yoksun kalınan kazancın tazmini için iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, davanın HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak görülmesini, acentelik sözleşmesinin haksız bir biçimde sonlandırılmış olması nedeniyle 4.800 TL denkleştirme (portföy) tazminatı, 100 TL yoksun kalınan kazancın tazmini, 100 TL teşvik komisyonu (rapel bedeli) olmak üzere şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın █████/2019 tarihi itibariyle yasal faizden az olmamak üzere mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan alınarak müvekkili davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından delillerde gösterilen sözleşmenin 22. Maddesinde bir delil şartı akdedildiğini, işbu delil şartına göre müvekkil şirket defter, kayıt ve dökümanları münhasır delil olarak kabul edildiğini, bu kapsamda davacı yan delillerinin kabulü mümkün olmadığını, davacı yanın defter ve kayıtların incelenmesine, sunulmasına muvafakat etmediklerini, davacı yan tarafından iletilmeyen delillere ilişkin delil sunma haklarının saklı olduğunu, davacı yan tarafından sunulan sözleşmenin "Fesih ve Sonuçları" başlıklı 12. Maddesi gereğince müvekkili şirket tarafından sözleşme haklı sebeple feshedildiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında █████/2016 tarihli bir Acentelik Sözleşmesi akdedildiğini, davacı aynı tarih 36578 yevmiye numaralı vekaletin tescilini müteakiben █████/2017 tarihinde faaliyetine başladığını, davacı ile müvekkili şirket arasındaki ilişki █████/2017-█████/2019 tarihleri arasında sürdüğünü, müvekkili tarafından davacıya net prim üretim hedefi verildiğin, davacı tarafından bu hedef "..." kaşe ve imzası ile kabul edildiği, ancak davacı tarafından hedef gerçekleştirme oran ve prim dağılımının taahhüt ettiği şekilde seyretmediği anlaşılmış bu hususta defaatle uyarıda bulunulduğu, uyarılara rağmen prim üretiminde iyileşme olmaması hasebiyle Acentelik Sözleşmesinin Madde 12- Fesih ve Sonuçları başlığı altında bulunan "Taraflardan her biri üç ay önceden ihtarname göndererek iş bu sözleşmeyi diledikleri zaman feshedilebilir." ve TTK 121/1 maddesi hükümlerine bağlı olarak ... 10. Noterliğince ... tarih ... yevmiye numaralı bir ihtarname keşide edilerek sözleşmenin feshedileceğinin belirtildiği, davacı yan tarafından prim üretimlerinin arttırılacağının belirtildiği ancak acentenin 2018 Ağustos ayı rasyolarına bakıldığında da taahhüt ettiği üretimleri gerçekleştiremediği, ve haklı sebeple sözleşmenin feshedildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmede rapel ödemesi müvekkil şirketin inisiyatifine bırakıldığını, ne bir oran ne de bir taahhütte bulunulduğunu, müvekkil şirketin davacı yanın performansından memnun olmadığı hususu göz önüne alındığında davacı yana rapel ödemesinde bulunması hususu hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, bu kapsamda davacı yanın rapel talebinin kabulü mümkün olmadığını, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa teşmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasıyla denkleştirme (portföy) tazminatı, yoksun kalınan kazancın tazmini, teşvik komisyonu (rapel bedeli) istemine ilişkindir.
Mahkememizden verilen ... tarih ve ... Esas ... karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar █████/2023 tarih ilamıyla "...Mahkemece, acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle davacının yoksun kalınan karın tahsili istemine ilişkin talebin kabulüne karar verilmiş ise de verilen hüküm gerekçesinde bu talebe ilişkin şartların oluşup oluşmadığı, bu alacak talebinin neye göre hesaplanıp hükmedildiğine ve denkleştirme tazminatı ile yoksun kalınan kar talebinin birlikte talep edilip edilmeyeceğine ilişkin gerekçe yazılmadığı görülmüştür.
Kabule göre de, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, davacının aynı mahiyette bir işi ne kadar sürede bulabileceği gözetilerek, davacının bu süre zarfında elde edebileceği kar kaybına hükmetmek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki tesbitler doğrultusunda davacı ve davalı defterlerinde yapılacak inceleme sonucunda davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik verdiği beyan dilekçesindeki itirazlarda değerlendirilmek suretiyle uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine," bahisle kaldırılmıştır.
Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; Bam 13. Hukuk Dairesinin ...esas ... karar █████/2023 tarihli ilamında belirdiği şekilde, taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, taraf arasındaki ticari defterlerine kayıtlar açıkça beliritlerek borç alacak durumunun tespiti, █████/2016 tarihli acentelik sözleşmesinin feshinin hukuka aykırı olup olmadığı, davacının aynı mahiyette bir işi ne kadar sürede bulabileceği, davacının bu süre zarfında elde edebileceği kar kaybı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı ile yine █████/2016 tarihli acentelik sözleşmesinden kaynaklı olarak TTK'nın 122. Maddesi uyarınca davacının davalıdan denkleştirme tazminatı talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı, belirtilen alacak kalemlerine faiz işletilip işletilemeyeceği, işletilebilecek ise faizin nevi ile başlangıç tarihinin belirlenmesi hususlarında hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Tarafların incelenen 2017-2018-2019 yılları ticari defterlerinin kendi adlarına delil niteliğine haiz olduğu, Borçlar Hukuku Yönünden Yapılan Değerlendirme neticesinde; Davacı yanı mzalanan ... Sigorta Acenta Prim Üretim Yıllık Hedefi (Bir Yıllık) başlıklı belgedeki hedefin gerçekleşmemiş olmasının davalı müvekkile derhal haklı nedenle fesih imkanı vermeyeceği (fesihte davacının kusurlu olduğu ve sözleşme ilişkisinin çekilmez hale geldiğini göstermeyeceği), davalı müvekkilce yapılan fesih beyanının her ne kadar haklı nedene dayandığı ispatlanamamışsa da, fesih bildirimi TTK. m. 121/1'de düzenlenen olağan fesih hakkına uygun yapıldığından, davacının kâr mahrumiyeti talep hakkı olmadığı, kar mahrumiyeti talep şartlarının oluşmadığı, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme, acentenin kusuru sebebiyle müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmemişse de, yapılan defter incelemeleri neticesinde, acentenin, müvekkile yeni müşteriler kazandırmış olduğu ve müşterilerin müvekkil ile çalışmaya devam ettiği hususu ispatlanamadığından, denkleştirme tazminatı talep şartlarının oluşmadığı bildirilmiştir.
█████/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile işbu dosyanın kaldırma kararı öncesinde ...Esas, ... Karar sayılı dosyasında alınan █████/2020 tarihli kök bilirkişi raporu ve █████/2020 tarihli ek bilirkişi raporları arasında açık çelişki bulunduğu anlaşılmakla işbu çelişkinin giderilmesi, bir sigorta hukuku alanında uzman, bir borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı (acentelik sözleşmeleri alanında uzman), bir mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; Bam 13. Hukuk Dairesinin ... esas... karar █████/2023 tarihli ilamında belirdiği şekilde, taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, taraf arasındaki ticari defterlerine kayıtlar açıkça beliritlerek borç alacak durumunun tespiti, █████/2016 tarihli acentelik sözleşmesinin feshinin kukuka aykırı olup olmadığı, davacının aynı mahiyette bir işi ne kadar sürede bulabileceği, davacının bu süre zarfında elde edebileceği kar kaybı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı ile yine ██████████ tarihli acentelik sözleşmesinden kaynaklı olarak TTK'nın 122. Maddesi uyarınca davacının davalıdan denkleştirme tazminatı talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı, belirtilen alacak kalemlerine faiz işletilip işletilemeyeceği, işletilebilecek ise faizin nevi ile başlangıç tarihinin belirlenmesi, bu bağlamda █████/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile işbu dosyanın kaldırma kararı öncesinde ... Esas,... Karar sayılı dosyasında alınan █████/2020 tarihli kök bilirkişi raporu ve █████/2020 tarihli ek bilirkişi raporları arasındaki uyuşmazlıkların da izah edilmek suretiyle sonuç kanaatin belirtilmesi hususlarında hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Taraflar ne zaman sona ereceği kesin bir vade ile belirlenmemiş sürekli bir sözleşme akdettikleri, sözleşmeyi fesheden tarafın, sözleşme ile kararlaştırılan fesih ihbar süresine riayet ederek akdi ilişkiyi sona erdirmesi halinde bu feshin olağan fesih yolu ile feshedildiğinin kabul edileceği ve sözleşmeyi fesheden tarafın, diğer tarafın fiili zararı ve kâr mahrumiyetini tazmin ile sorumlu olmayacağı, davalının, prim hedeflerinin gerçekleştirilememesi sebebiyle sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini belirttiği, fakat somut olayda dosyaya mübrez ihtarnameler incelendiğinde davalı şirketin, sözleşme hükümlerinde yer alan sürelere riayet ederek davacı şirket ile aralarındaki belirsiz süreli akdi ilişkiyi sona erdirme iradesini ortaya koyduğu ve böylelikle sözleşmeyi feshettiği, huzurdaki davada, davalı, ... 10.Noterliği ...tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile TTK 121/1 Maddesi ve sigorta Acenteleri Yönetmeliğinin 15/3 meddesi gereğince; ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 aylık sürenin sonunda hüküm doğuracak ve taraflar arasındaki 12.12.2016 tarihli sözleşme yapma ve prim tahsiline yetkili acentelik sözleşmesinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden sonraki 3 ayın bitiminde feshedileceğinin ve vekaletnamenin azledileceğinin bildirildiği, bu haliyle sözleşmenin 12.maddesindeki 3 aylık ihbar süresine de uyulduğu, gerek davalı şirketin, davacı şirket ile aralarındaki akdi ilişkiyi sözleşmede kararlaştırılan süreye uygun olarak kullandığından gerekse de bu hakkını kullanırken davacı şirkete zarar verme kastı ile hareket etmediğinden ve fesih hakkının kötüye kullanılması konusu olmadığı kanaatine ulaşıldığı, Sayın Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında █████/2016 tarihli acentelik sözleşmesinin feshinin hukuka aykırı olmadığı, sözleşmenin olağan fesih yoluyla feshedilmesi sebebiyle davacının kar mahrumiyeti talep edemeyeceği düşünüldüğü, taraflar arasındaki akdi ilişki 22.01.2019 tarihli Azilname (Fesihname) ile sona ermiş, azilnamenin davacıya 25.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği tespit edildiği, davacının ise bozmadan önce davasını ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ...Esas sayılı dosya nezdinde 27.02.2020 tarihinde ikâme ettiği, hâl böyle olunca yapılan inceleme sonucu oluşan kanaatimiz, TTK m. 122/f4 hükmünde kabul edilen bir yıllık sürenin sona ermesi karşısında davacı şirketin, denkleştirme isteminde bulunup bulunamayacağının takdirinin Mahkemeye ait olduğu, böyle olmakla birlikte asıl ve esas takdirin Sayın Mahkemede olduğu gözetilerek Mahkemece davacının denkleştirme tazminatı talebinin benimsenmesi durumunda, davalının, davacının bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ettiği ve sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, davacı tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisinin devam edeceği kanaatinde olunması durumunda davacının portföy tazminatı talebinde bulunabileceği, bu kapsamda yapılan hesaplamalar neticesinde denkleştirme tazminatı 34.400,85 TL olarak hesaplanmış olup, sonuç itibariyle: Nihai takdir sayım mahkemenize ait olmak üzere portföy tazminatı 34.400,85 TL olabileceği bildirilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, █████/2024 tarihli bilirkişi raporu,█████/2025 tarihli bilirkişi raporu, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları, tarafların bildirdiği belgeler, acentelik sözleşmesi, tarafların ticari defter kayıtları, ticaret sicil kayıtları, ihtarname, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ...esas ... karar █████/2023 tarih ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 12.12.2016 tarihli acentelik sözleşmesinin akdedildiği, davacı firma ile davalı şirket arasındaki acente ilişkisinin 11.01.2017 - 22.01.2019 tarihleri arasında sürdüğü sözleşmenin davalı tarafından ... 10. Noterliğince ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile █████/2019 tarihi itibariyle feshedildiği, arabuluculuk başvuru tarihinin ise █████/2020 tarihinde gerçekleştirildiği anlaşılmakla davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 122/4. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, TTK'nın 122. maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talebinde bulunulabilmesi için; acentelik sözleşmesinin haksız şekilde feshedilmiş olması, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra davalının, acentenin çabasıyla oluşturulan yeni müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam etmesi, sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle acentenin, davalıya devrettiği yeni müşteri çevresinden gelir elde etme imkanını kaybetmiş olması, acenteye denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olması gerektiği, somut ihtilafta taraflar arasında akdedilen 12.12.2016 tarihli Sözleşme Yapma ve Prim Tahsiline Yetkili Acentelik Sözleşmesi’nin “Sözleşmenin Müddeti” başlıklı 24. Maddesinin “24 maddeden ibaret İşbu sözleşme iki asıl nüsha olarak 12.12.2016 tarihinden itibaren süresiz olarak akdedilmiştir.” hükmünü havi olduğu, ilgili hükümden anlaşılacağı üzere taraflar ne zaman sona ereceği kesin bir vade ile belirlenmediği ve sürekli bir sözleşme akdedildiği, dolayısıyla bu durumda taraflar arasındaki sözleşmelerin belirsiz süreli sürekli borç ilişkisi kapsamında olduğu, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 12. Maddesinin “Taraflardan her biri üç ay önceden ihtarname göndererek iş bu sözleşmeyi diledikleri zaman feshedebilir.” hükmünü havi olduğu bu yönüyle tarafların sözleşme hükümleri ile aralarındaki akdi ilişkinin olağan fesih usulü ile sona erdirilmesini kararlaştırdıkları,taraflardan her birinin belirsiz süreli bir sözleşmeyi, herhangi bir sebebe dayanma ihtiyacı olmaksızın tek taraflı olarak ileriye etkili bir şekilde sona erdirme hakkına sahip olduğu, huzurdaki davada, davalının, ... 10.Noterliği ... tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile TTK 121/1 Maddesi ve sigorta Acenteleri Yönetmeliğinin 15/3 meddesi gereğince; ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 aylık sürenin sonunda hüküm doğuracak ve taraflar arasındaki 12.12.2016 tarihli sözleşme yapma ve prim tahsiline yetkili acentelik sözleşmesinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden sonraki 3 ayın bitiminde feshedileceğini ve vekaletnamenin azledileceğini bildirildiği, bu haliyle davalı tarafça sözleşmenin 12.maddesindeki 3 aylık ihbar süresine uyulduğu, davalı tarafça fesih hakkının kötüye kullanılıp kullanılmadığı noktasında ise; fesih hakkının kötüye kullanılıp kullanılmadığı ve sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği vakıasını ispat külfetinin davalı taraf üzerinde bulunduğu, davalı tarafın fesih gerekçesi olarak taraflarca sözleşmede belirlenen hedeflere ulaşılamamasını gösterdiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiğinde; hedef gerçekleşme tutar ve oranlarına bakıldığında da taahhüt edilen branş hedef prim üretim tutar ve pay yüzdelerinin gerçekleşmediği, 3 yıllık gerçekleşen toplam ortalamaya bakıldığında trafik branşı üretimi % 67,82 ve kasko branşı üretimi % 24,88 olup toplam kasko ve trafik toplam üretiminin %92,70 olduğu oysaki taahhüt edilen kasko trafik hedef oranın %37,04 olduğu, yabancı sağlık sigorta üretiminin 65.732,60 Tl ile % 3,06 olduğu oysaki yabancı sağlık hedef oranın %53,81 olduğu, özetle acente başta taahhüt ettiği üzere karlılığı yüksek olan %53,81 oranında yabancı sağlık sigortası düzenlemek üzere hedef bildirimi yapmış ve bu doğrultuda tesis edilen acenteliğin faaliyette bulunduğu süre içinde gerçekleştirdiği yabancı sağlık sigortası pay yüzdesi %3,06 olduğu, sigorta sektörü içinde hasar prim oranı dengesi açısından en zararlı portföyün kasko trafik branşı olduğu bilinmekte ve her yıl bu konuda sayısız istatistik yayınlanarak sektörel bilinçlendirme yapılarak önlem alınmaya çalışılmakta, portföy dengesi sağlanmasının önemi ve gerekliliği vurgulanmakta ve sigorta şirketleri bu nedenle acentelik kuruluşlarında üretim hedef branşlarını bakarak acentelik tesisi yapmakta ve belli bir süre sonunda hasar prim oranı ve taahhüt edilen branşların hedef gerçekleşme yüzdeleri tutmazsa da acente ile durum değerlendirmesi yaparak düzelmediği takdirde feshe kadar giden bir süreç izlediği bilinmekte olup, huzurdaki dava dosyasında da yukarıda detayları ile izah olunan benzer bir durumun söz konusu olduğu, acentenin %53,81 oranında yabancı sağlık sigortası geriye kalanlar diğer branşlarda üretim yapacağım diyerek karlı branşta üretim hedefi ile acenteliği açtığı ancak %3,06 gibi hedefin çok çok altında yabancı sağlık üretmi yaptığı, bunun yerine de hasar prim oranı yüksek olan oto branşında %92,70 oranında kasko trafik poliçesi düzenlediği, detayları ile izah edildiği üzere davacı tarafından imzalanan ... Sigorta Acente Prim Üretim Yıllık Hedefi (Bir Yıllık) başlıklı sözleşmede belirlenen hedeflerin gerçekleşmemiş olması sebebiyle fesih bildirimi TTK. m. 121/1’de düzenlenen olağan fesih hakkına uygun olduğu ve bu bağlamda davalı tarafça fesih hakkının kötüye kullanılmadığının değerlendirildiği, ayrıca aynı sözleşme ilişkisi içerisinde davalı tarafça aynı fesih gerekçesiyle davacıya ... 10. Noterliğince ... tarih ... yevmiye numaralı bir ihtarnamenin keşide edildiği ve davacı tarafa yine üç aylık süre verildiği, davacıya tanınan üç aylık süresi sonunda; davacı tarafından prim üretimlerinin arttırılacağının belirtildiği ve ilgili Bölge Müdürlüğünün aralık 2017 sonu rasyolarında düzelme görüldüğü ve acente performansının takiplerinde olacağını belirtmeleri üzerine acentenin faaliyeti devam ettirildiği dosya kapsamından anlaşılmakla daha önce taraflar arasındaki sözleşmeye bağlı kalarak karşı tarafa tanıdığı süre içerisinde sözleşmenin gereği gibi ifa edildiğine dair tespit yapıldığında sözleşmeye uygun şekilde acentelik ilişkisini sürdüren davalı tarafın kötü niyetle sözleşmeyi feshettiği ve fesih hakkını kötüye kullandığına dair iddianın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi içerisindeki uygulamalar gözetildiğinde hayatın olağan akışına uygun olmadığından mahkememizce kabulünün mümkün olmadığı, tüm bu nedenlerle TTK'nın 122. Maddesi uyarınca portföy tazminatı talebinde bulunabilmesinin ilk şartı olan "acentelik sözleşmesinin haksız şekilde feshedilmiş olması" koşulunun gerçekleşmediği, başka bir anlatımla davalı tarafça sözleşmenin 12. Maddesinde belirtilen süreye uyularak yapılan feshin, gerekçesi ve dosya kapsamı gözetildiğinde "fesih hakkının kötüye kullanımı" şeklinde yorumlanamayacağı, feshin haklı sebebe dayandığı ve sözleşme hükümlerine uygun olduğu saptandığından davacının portföy tazminatına hak kazanamayacağı kanaatiyle davanın reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 85,39-TL peşin harç ile 4.083,78-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.169,17-TL harcın mahsubu ile artan 3.553,77-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından posta gideri olarak peşin yapılan 34,30-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 39.061,11-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!