Sigorta şirketinin trafik kazasında telef olan büyükbaş hayvan için yaptığı ödemeyi, kusurlu aracın sigortacısından rücuen talep ettiği tazminat davası.
Özet: Dava dışı sigortalısına trafik kazasında telef olan büyükbaş hayvan için 5.517,00 TL tazminat ödeyen davacı sigorta şirketi, TTK 1472 uyarınca halefiyet hakkına dayanarak, kazaya karışan ve davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın kusuru oranında ödediği bedelin avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; davalı ise zamanaşımı, kusursuzluk ve teminat dışı olma iddialarıyla savunma yapmış; yapılan bilirkişi incelemesinde ise hem büyükbaş hayvan sahibinin hem de davalı sigortalısı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, davalının sigortalısının kusuru oranında 2.758,5 TLden sorumlu olabileceği rapor edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalıya ait büyükbaş hayvan, ----- ile müvekkili kurum nezdinde sigortalandığını, işbu poliçeyle sigortalı 1 adet büyükbaş hayvanın ----- meydana gelen trafik kazasında,------ plakalı aracın çarpması sonucu telef olduğunu, söz konusu aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde ----- sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ------ plaka sayılı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, sürücünün hız sınırı kurallarına uymadığını, davalı sigorta şirketi de aracın -----sigortacısı olarak meydana gelen hasarın tümünden sorumlu olduğunu, trafik kazası sonucu telef olan büyükbaş hayvan için, dava dışı sigortalıya müvekkili kurum tarafından toplam 5.517,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, bu nedenle müvekkili kurumun TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu beyan ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere; dava dışı sigortalıya ödenen 5.517,00-TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığa konu kazaya karışan -----plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde -------- olduğunu, öncelikle zamanaşımı itirazını sunduklarını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket sigortalısının 96100 kusurlu kabul edilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, kusur değerlendirmesi gerektiğini, dosya kapsamında mübrez belgelerde de görüldüğü üzere müvekkili şirket sigortalısının dava konusu kaza kapsamında kusuru olmayıp dolayısıyla Karayolları Trafik Kanunu gereği kusur yokluğundan başvurunun reddi gerektiğini, davacının talebinin teminat dışı olduğunu, davacı yanın ticari faiz taleplerinin reddi gerektiğini beyan ile, müvekkili sigortalı aracın kusuru olmaması sebebiyle reddini, aksi kanaatte olunması halinde teminat dışı olan sair gider taleplerinin reddini, ticari faiz taleplerinin reddini, dava neticesinde hükmedilecek yargılama gideri ve de vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası sebebi ile telef olan hayvanın sigorta şirketinden rücuen tazminine yönelik olarak açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Dava konusu -------nolu büyükbaş hayvan sahibinin olayda /450 (Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, Davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü (---- plaka sayılı -----araç sürücüsü) dava dışı ---- 50 (Yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, ---- tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, -------nolu büyükbaş hayvanın çarpmaya bağlı yaralanma hasarı ile uyumlu olduğu, Büyükbaş hayvanın hasar sonrasında sigorta gereği (9615), faydalanılan değerinin (sovtaj- deri) düşümü ile kalan değeri 5.517,00 TL hesaplandığı, hesaplanan bedelin serbest piyasa koşullarında günün rayicine ve dosya kapsamına uygun olduğu, davalı tarafından sigortalısı ---- plakalı araç için tanzim edilen ve kaza tarihi olan ----- gününde geçerli ---- nolu, poliçe başlangıç ve bitiş tarihi ---- olan ----- bulunduğu (Maddi - Araç Başına 43,000.00 TL Teminat Limitli), Dosya kapsamında ---------nolu tarsim ödemesi” açıklamalı, ------- adına düzenlenmiş olan, █████/2021 tarih ve 5.517,00 TL tutarlı dekont fotokopisi bulunduğu, Halefiyet şartları gereğince, -------- halefiyet ve rücu hakkı doğrultusunda zarara sebebiyet veren davalıdan, sigortalısına ödediği 5.517,00-TL tazminatı kusuru oranınca geri isteyebilme hakkına sahip olup olmadığı hususundaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın mahkememiz ait olduğu, davalının dava dışı sigortalısının %50 kusuru oranına isabet eden tutarının; 5.517,00-TL x 650 - 2.758,5 TL olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak ---- da belirtilmiştir. --------- da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine ------ de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Somut olayda davacı sigorta şirketi sigortalısına ödediği tazminatı rücu için , sigortalısının haklarına halef olarak kazaya karışan karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı dava açmış olup dava açmakta aktif husumeti bulunmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir--------- Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesine göre de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -------Eldeki davada dava dışı sigortalıya ait hayvanların davalının sigortalısına ait ------- plakalı aracın çarpması sonucunda telef olduğu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalısı araç sürücüsünün %50 , telef olan hayvanın sahibinin %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağı aynı doğrultudadır. Davalı sigorta meydana gelen zarardan ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağından sigortalısının kusura tekabül eden 2.758,5 TL TL'den sorumlu tutulabilecektir. Hal böyle olunca davacının rücu talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
1-) ----- ödeme tarihi olan ------ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,
2-Karar harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan tahsil ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.087,50 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.043,75 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.758,50 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.758,50 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.560,00 TL'nin davalıdan, 1.560,00 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!