Mirasçılar Arasındaki Şirket Ortaklık Payı Alacağı, Muvazaalı Hisse Devri ve İhtilaflı Kâr Payı İddialarına İlişkin Ticari Dava.
Özet: Bu ticari dava, miras bırakan babalarının kurucusu olduğu şirketten kaynaklanan ortaklık payı alacaklarının tahsilini hedeflemekte olup, davacı mirasçı, davalı kardeşinin miras bırakanın kasasından alınan 170.000 TLyi ve şirket kar paylarını yapılan sözleşmelere ve şirketin gerçek gelirine rağmen ödemediğini, giderleri şişirerek kar payı dağıtımından kaçındığını iddia etmekte; davalı ise tarafların şirket tasfiyesi sürecinde birbirlerini ibra ettiklerini ve davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilimin babası ----- tarihinde vefat etmiş geride mirasçı olarak anneleri ---- davalı ----- diğer kardeşi ------ kaldığını, Taraflar aralarında ----- tarihinde müvekkilin babasının sahibi,kurucusu ve ----- itibaren bizzat ve fiilen işleteni olduğu -----işleyişine ilişkin olarak sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşmede herkese şirketin kar payı eşit olarak dağıtılacak ve ----- 10.000 TL kar payına ek olarak maaş verileceğini, Ancak -----daha önce müvekkilin babasın şirketi açtığı dönemde Ticaret Kanununda tek kişinin----- kuramaması nedeniyle anneleri ------ evrak üzerinde %25 hisse vermiş ancak kendisinin emekli maaşında kesinti olması sebebiyle yine muvazaalı olarak bu hisse ---- devredildiğini, Bu hissenin ----devredildiğini okula ait olan minibüslerinde ----kayıtlı olduğunu diğer mirasçılar olan ---- sonradan öğrendiğini, Anneleri ------ sorduklarında maaşı düşmesin diye devrettiğini söylediğini, Zaten yapılan tüm sözleşmelerde ----- bunu kabul etmekte Şirketin sahibinin muris -------olduğunu kabul ettiğini, Ancak yapılan sözleşmeye rağmen veraset ilamına uygun eşit olarak kar payı dağıtılmasını kabul etmesine rağmen sözleşmeye uymamış %25+miras hissesi + 10.000 TL maaş alacağını söylemiş ve 1 yıl boyunca da şirketin kar etmediğini söyleyerek tarafımıza Ekim ayına kadar tek kuruş ödenmediğini, Kendisine bu sebeple ve murisin kasasında bulunup el koyduğu 170 bin TL’yi ödemesi için ------- yevmiye nolu ihtar çekilmiş ve hem bu parayı hem de yapılan sözleşme gereği ----- gelen kar payını ödemesi için talepte bulunulmuştur. Ancak ----çektiği ---- yevmiye nolu ihtarıyla kasadaki paranın varlığını inkar etmiş ve kar payını ise ödeyeceğini söylemiştir. Daha sonra gerek watsap gerek operatör mesajlarıyla kasada bulunan 170.000 TL’yi aldığını ve okula harcadığını beyan ettiğini, Ödeyeceğini söylediği kar payından sadece 12.000 TL mirasçılar ------- ihtardan sonra gönderdiğini Devam eden aylar boyunca da tek kuruş ödeme yapmamıştır.1 yıllık kar payını da zarar ettiğini söyleyerek halen ödemediğini, ------ aylık ortalama geliri pandemi döneminde dahi aylık 150-170 bin TL arası değişmekte olup davalının mvekkilin kardeşi olması sebebiyle beyanına güvendiğinden ve pandemi nedeniyle şehir dışında olduğundan kar etmediğini düşünerek daha fazla üstüne gitmediğini, Davalının okulun zarar ettiğini 4 kişiye gelirinin yetmeyeceğini hisselerimizi değerinde almak istediğini söylemesi ve tüm mirasçılara ve müvekkilime tek kuruş ödememesi, devamlı baskı yapması nedeniyle yeni bir sözleşme ile tüm mirasçılar hisselerini davalıya devrettiğini Ancak bu 1 yıllık bedeli ve 170.bini de daha sonra hesaplayıp tarafımıza vermesi gerektiğini söyleyerek sözleşmeyi imzalamış ve hisselerini ------- de devrettiklerini Kendisine asla ibra vermediklerini, ancak haricen müvekkilin yaptığı araştırmada şirketin gelirinin yukarıda belirttiğimiz miktarlar olduğunu ve şirketin kar etmemesinin mümkün olmadığını anladığında ve davalının müvekkile verdiği çıktıları da incelediğinde giderlerin fazla fazla yazıldığını kendi şahsi kredi kartı ve karşılığı olmayan şişirilmiş bir çok gider gördüğünü, Davalı aralarındaki sözleşmeye rağmen kar paylarını ödemediğini, Şirketin tüm evrakları incelenerek gelir ve giderler belirlenip davalının 10.000 TL olan maaşı düşürüldükten sonra 1 yıl boyunca tarafımıza ödenmeyen kar payının miras hissesi oranında müvekkile düşen ¼’ünün tahsili için bu davayı açmak zorunlu hale geldiğini, Fazla Dair saklı Kalmak Kaydıyla ileride artırılmak üzere şimdilik 5.000 TL Alacağın Miras bırakan ---- tarihinde vefat etmesinin ardından hisse devir tarihine --- şirketin tüm gelir ve giderlerinin bilirkişi marifeti ile hesaplanarak veraset ilamı ve davalı ile yapılan ------ tarihli sözleşme gereğince müvekkilime düşen kar payının ihtar tarihi olan 21.09.2020 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile ödenmesine karar verilmesi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talepetmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı tarafın huzurdaki davayı açmasında herhangi bir yasal dayanak bulunmadığını, Miras bırakanın yasal mirasçıları olan taraflar şirket tasfiye edilirken aralarında düzenledikleri sözleşmeyle birbirlerini ibra ettiklerini, Aralarında herhangi bir alacak ilişkisi kalmadığı halde aradan uzun bir süre geçtikten sonra işbu davayı açarak dava dilekçesinde belirttikleri taleplerini istemeleri haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Bilindiği üzere 2 yıldır içinde bulunduğumuz pandemi dönemi dolayısıyla ülke genelinde ciddi bir ekonomik kriz bulunduğunu Bu dönemde buna bağlı olarak şirket gelirlerinde ciddi bir azalma meydana geldiğini, Şirketin bu dönemdeki amacı kar elde etmek yerine ticari faaliyetine devam ederek şirketi ayakta tutabilmek olduğunu, Şirketin gelir kaynakları ve giderleri belli olup her biri belgelendirildiğini Karşı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği; giderlerin fazla yazıldığı, müvekkilin kendi şahsi harcamalarını, çalışmayan kişilerin sigorta ödemelerinin ve benzeri birçok kalemin gider olarak yazıldığı iddiaları tamamen gerçek dışıdır ve sadece işbu davayı kazanma amacıyla ortaya atılmış iddialardan ibaret olduğunu Davacı taraf iddialarını ispatlamakla yükümlü olduğu halde işbu dosyaya dava dilekçesindeki iddialarını kanıtlayacak hiçbir delil sunamadığını, sonuç olarak davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği hiçbir hususu kabul etmediğimizi belirtmekle; işbu dava davacı tarafından müvekkilime karşı kötü niyetli olarak müvekkili mağdur etmek ve haksız olarak kazanç elde etmek amacıyla açıldığını Davasını ispatlayacak, iddialarına dayanak gösterecek herhangi bir delil de sunmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava; davacının, davalı şirketteki ortaklığına bağlı olarak kâr payının ödenmediği iddiasıyla, ---- tarihinden ---- yılına ait kâr payının hesaplanarak ödenmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davalı şirket -----yılında -----unvanıyla kurulduğu, Şirket kuruluş sermayesinin 20- YTL olduğu, --------tarihinde şirket sermayesi 480 YTL artırılarak 500 YTL çıkarıldığı; bu sermayenin ---- tarihinde tescil ettirilerek ----- numaralı sayfasında ilan ettiği görüldüğü, Şirket sermayesinin eski hali ile ortaklık durumu; ----- ait o duğu, yeni artırılan sermayenin ise --- çıkarıldığı 250 YTL ------ olduğu --------- görüldüğü, Şirket| sermayesini 200.000,00 TL ye çıkardığı, bundan önceki sermayesi olan 500 YTL teşkil eden kısmının tamamının ödenmiş olduğu bu defa artırılan 199.500,00 TL'nin 181.491,15 TL'sini geçmiş yıl karlarındar karşılandığı kalan kısmı 18.008,17. TI nin şirket ortakları tarafından nakit olarak hisseleri oranında karşılanacağı yeni sermaye hisseleri 100.000,00 TL Ortak ------ kalan 1(0.000,00 TL'nin ----- ait olduğu -------- numaralı sayfasında ilan ettiğini görüldüğü, ------ tarihli----- hisse devir sözleşmesi ile 200.000,00 TL ana sermayeli ------- ortaklarından ----- mezkür şirkette 100.000,00 TL'lik hissesinin 50.000,00 TL'sini ------ yevmiye numaralı sözleşmesi ile devrettiği anlaşıldığı, ------ hisse devir sözleşmesi ile 200.000,00 TL ana sermayeli----- ortaklarından ----- mezkür şirkette 100.000,00 TL'lik hissesinin 50.000,00 TL'sini------- yevmiye numaralı sözleşmesi ile devrettiği anlaşıldığı, Davalı şirket ------- sayılar ile onaylı ortaklar kurulu karar) ile unvan değişikliğine ---- olup -----olarak değiştirdiği ----yazısından anlaşıldığı, ------ tasdikli ------ Sayılı Genel kurul kararında Miras bırakan ------- vefatı nedeniyle pay değişikliğine gidildiği -------150.000,00 TL olan hissesihin pay değişikliği sonucunda Pay devrine bağlı olarak şirketin son ortaklık yapısının -------25.00 TL Değerinde 3500 adet paya karşılık gelen 87.500.00 TL,-------Değerinde 1500 adet paya karşılık gelen 37.500.00 TL, ------- 25.00 TI. Değerinde 1500 adet paya karşılık gelen 37.500,00 TL, ------ adet paya karşılık gelen 37.500.00 TL olduğu,------ sayılı tasdiki ile---------- kararında pay değişikliği yapıldığı tüm payların ---- devredildiği şirketin tek ortaklı bir limited şirket olduğu, --------- 25,00TL değerinde 8000 adet paya karşılık gelen 200.000,00 TL değerli hissesi olduğu ilgili yazıdan anlaşıldığı, Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde ----- tarafından sunulan hesap dökümü incelendiğinde; Davali şirket yetkilisi --------tarihleri arasında kira bedellerine hisselerine düşen oranda ödeme yaptığı görüldüğü, Yine davalı şirketten---- tarihinde ------düşen açıklaması ile ----- ödeme yapıldığı görüldüğü Davalı şirketin hesap hareketler. incelendiğinde; Şirket ortağı ----- tarihinde ----- maaş ödendiği görüldüğü, Davalı şirketin aynı tarih aralığında davalı şirket ortağına şirket için yapılan günlük harcamalar, cepten yaptığı harcamalar açıklaması ile ------ para gönderildiği görüldüğü Bu ödemelerin davalı şirketin hangi masraflarına ilişkin olduğu anlaşılamadığı, Davacı ortak, şirkette sahip o duğu paylarını, ---- tarihinde Miras bırakan------ vefatı ile elde etmis, olduğu bu tarihten ---- tarihine kadar şirket ortak sıfatı bulunduğu ------tarihinde beheri değeri 25,00 TL olan 1500 adet 37.500,00 TL karşılığı hisselerini ----- görüldüğü, -------- önceki dönerilerde Şirket ortaklarına kâr payı dağıtılabilmesi için, öncelikle ortaklara kâr payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir kararın alınması gerektiği Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde: ortaklar kurulunun ----- yıllarına ilişkin her hangi bir kar dağıtım kararı almadığı anlaşıldığı. Bu nedenle davacının devrettiği paylarla ilgili olarak kar payı talep etmesi yerinde olmadığı, Ancak davalı şirketin ---- tarihinde -----paya düşen açıklaması ile ------ ödeme yapıldığı görüldüğü, Davacının hissedarı olduğu dönemde; Davalı şirketin ---- Zarar elde ederek yılı kapadığı, ---------- kar ettiği, Davalı şirket ortaklar kurulu tarafından davacının pay sahibi sıfatına sahip olduğu yıllarda, kâr dağıtımına ilişkin bir karar alınmamış olması sebebiyle, kar payı talep edemeyeceği, Davalı şirketin kar dağıtımına ilişkin karar almamış olmasına rağmen 02.11.2020 tarihinde davacı ------ 18,75 paya düşen açıklaması ile 12.042,290 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin 2019 yılına ilişkin olabileceği, hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından alınan █████/2024 tarihli rapor da özetle; Şirket - zarar beyan ettiği, Şirketin ------ yıllarına ait mizanlarda görülen harcama kalemlerinden davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği gibi aşırı harcamaların görülmediği, defter kayıtlarına geçen harcamaların fiktif olup olmadığının tespitinin mümkün olamayacağı gibi uzmanlık alanı itibariyle defter kayıtlarının incelenmesi haricinde verilen görev açısından tespit yapılmayacağı, Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta bir genel kurul kararının tespit edilememesi ve Şirket'in belirtilen dönemlerde zarar beyan etmesi dolayısıyla kâr payı dağıtımı bakımından gereken şartların sağlanamadığı, Örtülü kâr dağıtımı bakımından davacı vekilinin iddia ettiği üzere hayali giderlerin varlığı yönünde bir kanaate ulaşılamadığı hususları beyan ve rapor edilmiştir. Duruşmada dinlenilen tanık --- Beyanında; ben davalı özel mavi ışık eğitim kurumlarının bulunduğu iş yerine yakın semtte oturmaktayım gerek şirketi gerekse şirketin sahibi müteveffa ------- mirasçıları olarak -----tanıyorum, bir gün müteveffa ------karşılaştığımda üzgün olduğunu oğlu ------- ödediğim maaşı beğenmediğini ve işten ayrıldığını beyan etti, ve ayrıca dava dışı----- ile dünkü görüşmemizde kendisi davalı şirket tarafından herhangi bir şekilde bir ödeme almadıklarını bana beyan etti, ben de kendisinden duyduklarımı şu an size iletiyorum ben davalı şirkette çalışmıyorum, ödeme kayıtlarını da doğrudan hakim değilim ancak söz konusu şirket bir aile şirketiydi müteveffa ----- şirketin sahibiydi şirketin diğer ortakları ise çalışanlarıydı, bildiğim kadarıyla davalı şirket temsilcisi eşi de şirkette----olarak çalışan gösterilmektedir ancak şirkette çalıştığını hiç görmedim her ne kadar beyanımda müteveffa ------ şirketin sahibiydi şirketin diğer ortakları ise çalışanlarıydı, demiş isem de söz konusu beyanımı yanlışlıkla söyledim şirketin sahibi müteveffa ---- vefat ettikten sonra -----mirasçı olarak ortak olmuştur, şirkette bildiğim akdarıyla ---- müdür sıfatıyla çalışıyordu, ----- eşinin de orada sgk lı olarak çalışan olduğunu ancak iş yerinde çalışmadığını biliyorum , çünkü iş yerinde çalışırken hiç görmedim şeklinde beyanda bulunmuştur. Duruşmada dinlenilen tanık ---- davalı şirket temsilcisi benim eşim olur bende davalı şirkette kordinatör olarak ----- beri halen görev yapmaktayım, evden çalışma durumum söz konusu değiltir şirkette çalışmaktayım, davacının mirasçı sıfatıyla şirketi ortağı olduğu dönem pandemiye denk gelmesi nedeniyle eşimden duyduğum kadarıyla şirket hesabında bulunan bu esnada davacı vekili söz alarak davalı tanığının ifadesini sözlü olarak şirket kasası ifadesini kullandığı ancak akabinde davalı vekilinin şirket kasasımı yoksa hesabımı şeklinde tanığa sorulması gerektiğini beyan etmesi üzerine davacı ve davalının ortak beyanları üzerine tanıktan çelişkin bulunmaması adına yeniden soruldu tanık cevaben yaklaşık ------ bedel şirket hesabındaydı öğretmenlerin mağdur olmaması nedeni ile öğretmenlerin maaş ödemeleri karşılandı davacıya kar payı ödenip ödenmediğine ilişkin bilgim yoktur şirket kasasında ortalama 20.000 TL para birikmesi halinde müteveffa olan şirket ortağı kayın pederim birikenleri şirket hesabına yatırırdı diğer ortaklara kar payının yatırılıp yatırılmadığını bilmiyorum eşim şirket temsilcisi olduğu dönemde de bildiğim kadarıyla kar payı almadı şirket hesabındaki para da benim maaşım ve öğretmenlerin maaşı ödendi akabinde pandemi geldiği için zaten fazla bir kar payı olmadı, hatırladığım kadarıyla davacı bir gün şirkete gelerek şirket hesaplarını inceledi ve %18 lik hisse bedelini alarak şirket ortaklığından ayrıldı davacı da şirket hesaplarını incelemiştir ben kordinatör olarak çalıştığımı için şirket hesabına girme yetkim yoktur ama eşim şirket yetkilisi olduğu için eşimin davacının şirket kasasını incelerken çekmiş olduğu fotoğrafları gördüm ancak inceleme aşamasında orada değildim paranın alınıp alınmadığının yahut hesabını yatırılıp yatırılmadığını görmedim ancak yine eşimin şirket temsilcisi olması nedeniyle hisse bedelini yatırıldığına ilişkin dekont yahut belge olduğunu biliyorum müteveffa şirket ortağı olan kayınpederim kasada biriken ortalama 20.000 TL tutara ulaşması halinde biriken bedeli kendi kişisel hesabına yatırıyordu şirket hesabına yatırmıyordu şirket ortağı kayınpederim vefat ettikten sonra kişisel hesabındaki paralar mirasçılara miras payı oranında bölündü, pandemi döneminde öğrencilerimizin çoğu salgından dolayı okula gelmediler bu nedenle ödemeler yapılmadı pandemi döneminde şirketin kar etmediğini biliyorum, yaklaşık üç ay kadar okul kapalı kaldı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Ortakların kârdan pay alma hakkı müktesep hak niteliğinde olup, genel kurul kararıyla tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir. Ancak bir ortağın kâr payının ödenmesini talep edebilmesi için bilançonun onaylanmış olması ve genel kurul tarafından kâr dağıtımına karar verilmiş olması gerekmektedir. Bu şartların gerçekleşmesine rağmen kâr payının ödenmemesi hâlinde, ortağın kâr payının tahsili için dava açması mümkündür. Somut olayda yapılan inceleme neticesinde; davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ortaklar kurulu toplantılarında herhangi bir kâr dağıtım kararı alınmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının devrettiği paylar bakımından kâr payı talep etmesi hukuken mümkün değildir.Öte yandan davalı şirket tarafından davacı ----- ---- tarihinde, ---- dönemine ilişkin olarak ------- paya düşen kâr” açıklamasıyla 12.042,29 TL olmak üzere toplam 64.236,77 TL kâr ödemesi yapıldığı görülmüş ise de, bu ödemenin genel kurulca alınmış bir kâr dağıtım kararına dayandığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davacının pay sahibi olduğu döneme ilişkin olarak; davalı şirketin ----- zarar ederek yılı kapattığı, 2021 yılında ise 100.169,83 TL kâr elde ettiği tespit edilmiştir. Ancak davacının pay sahibi sıfatını haiz olduğu yıllar bakımından, davalı şirket ortaklar kurulu tarafından kâr dağıtımına yönelik herhangi bir karar alınmamış olması nedeniyle, davacının kâr payı talep etme hakkı doğmamıştır. Bu itibarla davacının kâr payı alacağına ilişkin talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar harcı 615,40 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 85,39 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 530,01 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 5.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca------bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!