İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesindeki ticari içecek satışından doğan ödenmeyen fatura bedeli için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile inkar tazminatı talepli dava.
Özet: Davacı şirket, ticari içecek satışlarından kaynaklanan 81.391,07 TL bakiye alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptali ile takibin devamını ve en az %20 icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı şirket ise takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını ve iddia edilen alacağın karşılığının ödenmiş olduğunu, mevcut bir borç olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.

İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili olan şirket ile davalı şirket arasında meşrubat (içecek) alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle müvekkili tarafından davalıya teslimi sağlanan içecek satışları ile ilgili, davalıya ... fatura numaralı 26.12.2023 tarihli 89.102,99 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davalı şirketin ilgili faturaları kabul ettiğini ve işbu fatura bedellerine ilişkin cariden görüleceği üzere ara bir ödeme yapıldığını, ancak ilgili faturalar kaynaklı cari bakiyesinden kalan borcun 81.391,07 TL'sini ödemediğini, bahsi geçen faturalar sebebiyle cari hesap bakiyesi kaynaklı borç için taraflarınca İzmir .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu davalı takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, ve takibin durduğunu, akabinde taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan son görüşmede de anlaşmaya varılamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla faturalarda da açıkça görünen, davalı borçlunun cari hesap bakiyesi olan 81.391,07 TL tutarında icra takibine itirazın iptalini ve takibin devamını talep ettiklerini, davalının borcu olduğunu bildiğini ve bu durum taraflar arasındaki ticari ilişki gereği sabit olduğu halde sadece icra takibini semeresiz bırakmak maksadıyla haksız olarak icra takibine itirazda bulunduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız ve takibe konu alacağın, likit olmasını göz önünde bulundurarak davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davalı yanın borcunun mevcudiyeti açıktır ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, işbu sebeple borçlunun bu süre zarfında mal kaçırma yahut müvekkilinin haklarını ihlal etme şüphesi bulunduğundan ve İcra İflas Kanunun 257. Maddesindeki şartlar oluştuğundan ihtiyati haciz taleplerinin bulunduğunu, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, ölçülülük ilkesi gereği, ihtiyati haczin sadece davalının araçlarının ve taşınmazlarının UYAP üzerinden sorgulanarak sadece bunlara kayden ihtiyati haczin işlenmesi suretiyle yerine getirilmesine, davamızın kabulü ile davalı/borçlunun haksız itirazının iptalini, davalı kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğinden davalı aleyhine %20'den az olmamak koşuluyla tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı ile "... davacı tarafça ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, alacağın varlığı miktarı üzerinde ihtilaf bulunduğu, takip dosyasına itiraz edilmekle bu ihtilafın doğmuş olduğu, alacağın net miktarının yargılama ve hesaplamayı gerektirdiği, borçlunun kaçma, saklanma, mevcudu eksiltme haline dair delil ve emare bulunmadığı, takip ve haciz sürecini uzatma konusunda icra inkar tazminatı vesilesi ile hükümle beraber müeyyideye bağlandığı nazara alınarak talebin reddine reddine..." karar verilmiştir.
Davalı ... Alışveriş Merkezleri Gıda İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davada "taraflar arasında ticari ilişki olduğu, bir kısım fatura alacağından kaynaklanan alacaklarının olduğu, söz konusu alacakların tahsili amacıyla İzmir .... İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, icra takibine yapılan itirazın ardından itirazın iptali-icra inkar tazminatı istemli olarak eldeki davanın açıldığını, davacı firma ile perakende satış mağazası olarak faaliyetini sürdüren müvekkili şirket arasında dava dilekçesinde de belirtildiği üzere içecek tedariğine ilişkin ticari ilişki bulunmaktadığını, müvekkili firma merkezi dosyaya sunulan faturadan da görüleceği üzere ... adresinde bulunmakta olup, müvekkili firma tarafından sipariş edilen ürünler davacı ... Pazarlama Ltd. Şti. Tarafından ... ilçesinde bulunan müvekkili firmanın merkezine teslim edildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin ifa yeri ... ilçesi olduğunu, icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğü olan İzmir .... İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyası ile başlatılması üzerine borca itirazın yanında açıkça yetkiye de itiraz ettiklerini, esas noktasında ise haksız ve mesnetsiz açılan işbu davanın reddi gerektiğini, zira tarafların resmi kayıt ve defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile davacı tarafa müvekkili firma tarafından yapılan ödemeler olduğu ve icra dosyası yanında eldeki davada belirtilen fatura bedellerinin karşılığının ödenmiş olduğu, talep edilen borcun mevcut olmadığı subuta ereceğini, davanın reddine mahkeme masrafi ve avukatlık ücretinin davacıya tahmiline, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Mahkememizce deliller toplanmış, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
İzmir ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı ... Pazarlama Gıda San. Tic. Ltd. Şti davalı borçlu ... Alışveriş Merkezleri Gıda İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti aleyhine Örnek No 7 ödeme emriyle başlatılan icra takibinde Asıl alacak 81.391,07 TL, İşlemiş Faiz 5.130,98 TL olmak üzere toplam 86.522,05 TL olduğu, davalı/borçlu vekili "takibe, borca ve ferilerine ilişkin itirazlarımız sebebiyle takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ediyor, yetkili icra müdürlüğünün Menderes İcra Müdürlüğü olması sebebiyle yetkiye ilişkin itirazımızı da yineliyoruz" şeklinde dilekçe vermesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan SMMM bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda özetle; Davalı taraf ticari defterlerini sunmadığından iş bu rapor dosya içeriği ve davacı taraf ticari defterleri incelenerek hazırlanmış olup;
1-İnceleme yapılan davacı ticari defterlerinin TTK lerine uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği,
2- Davacı tarafın takip tarihi itibari ile davalıdan 81.391,07 TL alacaklı olduğu,
Her ne kadar davalı taraf ticari defterleri incelenemese de davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesinden gelen BA formunda, davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan tüm faturaların eksiksiz olarak beyan edildiğinden dolayı kendi ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunun anlaşıldığı rapor edilmiştir.
Davalı şirket vekiline █████/2024 tarihli duruşmada "Taraflara ticari defter ve belgelerini ibraz etmek veya bulunduğu yeri bildirmek üzere; "HMK'nun 219/2. Fıkrası ve 222/1. fıkrası uyarınca tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından dava konusu ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmek veya bilirkişi incelemesine esas olmak üzere bulunduğu yeri bildirmek üzere HMK'nun 220/1. fıkrası uyarınca 2 HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, kesin süre içinde ticari defterlerin ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş ve ibrazdan kaçınmış sayılacağı, dosyanın mevcut haliyle karar verileceği hususunun" ihtarat yapılmış ancak davalı vekili yer bildiriminde bulunmamıştır.
Dava, cari hesap alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, incelenen takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas alacağın varlığı ve miktarı, icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı,
Somut olayda; davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişki neticesinde oluşan fatura borçlarından dolayı davacı tarafından, davalı şirket aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı şirkete tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmış olup,
Bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun ve hükme esas almaya elverişli nitelikte olan bilirkişi raporuna göre;inceleme yapılan davacı ticari defterlerinin TTK lerine uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği, davacı tarafın takip tarihi itibari ile davalıdan 81.391,07 TL alacaklı olduğu, her ne kadar davalı taraf ticari defterleri incelenemese de davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesinden gelen BA formunda, davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan tüm faturaların eksiksiz olarak beyan edildiğinden dolayı kendi ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu rapor edilmişse de, davalı tarafça kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği ve bulunduğu adresin bildirilmediği,
Davacı/alacaklı vekili, cari hesap dönemi sonunda davalının 81.391,07 TL borcunun olduğunu, müvekkilinin faturaya dayalı alacağın tahsili için başlattığı takibe davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazının iptaline ve davalıdan %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişse de,
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223)
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır.
Kaldı ki, İtirazın iptali davasının hukuki niteliği için bkz. Yılmaz, s. 599 vd. Yargıtay’ın Bir Kararı Işığında İlamsız İcra Takibinde Yetki İtirazı Yrd. Doç. Dr. Nilüfer BORAN GÜNEYSU 206 TAAD, Yıl:7, Sayı:26 (Nisan 2016) itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir.
O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Saim Üstündağ, İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102).
Öte yandan, itirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış, geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada, geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde, bu itiraz usulünce incelenerek sonuçlandırılmadığı sürece, açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2002 gün ve ███████-241 E., ████████ K.; Hukuk Genel Kurulu’nun 27.11.2013 gün ve ███████-372 E. sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir. Bu aşamada, icra dairelerinin yetkisini düzenleyen mevzuatın açıklanması gerekmektedir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, davalı/borçlu vekilince yapılan takip ve yetkiye itirazının dava açılmadan önce davacı vekiline tebliğ edilmediği ve itiraz ile ilgili karar verilmediği, tensip düzenlenmediği, İcra müdürlüğü takip itirazında yetkiye de itiraz edilmesi ile itiraz sonrası takibin durdurulması karşısında yetkili İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılacak takip dosyasına müteveccih olarak itirazın iptali davasının açılacak olması hasebi ile İzmir .... İcra Müdürlüğü’nce yetki itirazına dair karar tensip yapılmamış ise de, icra müdürlüğü nün talep mucibince dosyayı yetkili icra müdürlüğü ne tevdii edeceği, bu sebeple işbu yeni icra dosya bilgileri ilgi tutularak dava açılması icap etmekle, usulüne uygun davaya konu takip dosyası bulunmaması münasebeti ile nazara alınarak davanın HMK 114/2 ve 114/h maddesi mucibince dava şartı bulunmaması ciheti ile hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın HMK 114/2 ve 114/h maddesi mucibince dava şartı bulunmaması ciheti ile hukuki yarar yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 957,45 TL harçtan mahsubu ile kalan 342,05‬ TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre red miktarına göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek; Açıkça okunup usulden anlatıldı.█████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!