Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında ByLock incelemesi ve tanık araştırması yetersizliği ile temel ceza belirleme hataları nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını bozdu.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararı, savunmasında Bylock kullanıcısı olmadığını beyan eden sanıkla örgütsel bağlantısı olabilecek kişilerin konumları ve faaliyetleri hakkında yeterli araştırma yapılmaması, duruşmada dinlenen tanıkların sanığın örgütle iltisaklı yurtta düzenlenen toplantılardaki rolü hakkında ayrıntılı dinlenmemesi ve temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesinde cezanın bireyselleştirilmesi ilkelerine aykırılık bulunması gibi eksik inceleme ve hukuka aykırı uygulama gerekçeleriyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 17. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,2- Duruşmada dinlenen tanıklar ... ve ...'nin duruşmaya yeniden davet edilerek, sanığın 2015 yılında örgütle iltisaklı yurtta düzenlenen toplantılarda görevi olup olmadığının, bu toplantıları organize edip etmediğinin, toplantı terimi ile ne kastedildiğinin ayrıntılı olarak sorularak tanık olarak dinlenmelerinin gerekmesi nedeniyle eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi,3- Kabul ve uygulamaya göre ise,Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca .. 17. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için .. Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.