Davacı bankanın, yatırım fonu beklenen getirilerini yanıltıcı göstererek müşterilerini zarara uğratması ve sermaye piyasası kanunu ihlali nedeniyle 202.805,15 ABD doları tazminat talepli haksız fiil davası.
Özet: Davacı banka, davalı yatırım yönetim şirketine karşı, davalının banka müşterilerine sunulan yatırım fonunun beklenen getirilerini gerçekçi olmayan şekilde yüksek göstererek yatırımcıları yanıltması, bu durum sonucu müşterilerinin taahhüt edilen getirilerin yarısından azını elde etmesi ve bankanın 202.805,15 USD zararı karşılamak zorunda kalması, ayrıca davalının kendi müşterilerine farklı uygulama yapması, fonu "sabit getirili" olarak tanıtarak Sermaye Piyasası Kanununu ihlal etmesi ve beklenen ile gerçekleşen getiriler arasındaki büyük farkı makul bir şekilde açıklayamaması gibi haksız fiillerle kendisine maddi ve manevi zarar verdiğini iddia ederek tazminat talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davacı ...'ün 13.0 Serbest (döviz) Fonu ünvanlı yatırım fonunun ("Yatırım Fonu"), Davalı ... Yönetim Şirketi tarafından davacı ...'nin talebiyle, içeriği ve yönetim stratejisi davacı Bankanın beklentilerine uygun olarak kurulmuş, 27 Mayıs 2021 tarihli ve ███████ sayılı Sermaye Piyasası Kurulu Bülteninde yer verildiği üzere fon katılma paylarına ilişkin izahnamenin SPK tarafından onaylanmış olduğu, davalının her gün, Yatırım Fonunu o gün satın alan yatırımcılar için vadeye kadar işbu Yatırım Fonunu ellerinde tuttukları takdirde oluşacak beklenen getirisini yatırımcılara iletilmek üzere davacı Banka ile paylaştığı, davacı Bankanın müşterilerinin büyük bir kısmının Davalının paylaştığı bu beklenen getirilerin yaklaşık yarısını ancak elde ettiği, Davalının, Yatırım Fonunun beklenen getirilerini yüksek göstererek davacı Banka'nın müşterisi olan yatırımcıları yanılttığı ve aldanmalarına neden olduğu, yanıltılan ve aldanan müşterilerinin 202.805,15 ABD Doları zararının davacı tarafından mecburen karşıladığı ve dava ile zararını Davalı'dan haklı olarak talep etmekte olduğu, Bankaca yapılan incelemede davalı'nın kendi müşterilerine davalı Banka müşterilerinden farklı uygulama yaptığı, Banka müşterilerine vermediğini kendi müşterilerine verdiği, böylece Sermaye Piyasası Kanununa aykırı hareket ettiğinin tespit edildiği, davalı'nın Yatırım Fonunu "sabit getirili" olarak tanıttığı, böylece Sermaye Piyasası Kanununa aykırı hareket ettiği, davalı’nın, beklenen getiri ile gerçekleşen getiri arasındaki farkın nereden kaynaklandığını hiçbir şekilde gösteremediği, sadece "değerlemeden" kaynaklı olduğuna dair bir e-posta gönderdiği, fakat değerlemeden kaynaklı olabilecek böyle bir getiri sapması hakkında neden bilgi vermediğini ve davacı Banka ve müşterilerini yanılttığını açıklayamadığı, davalı tarafından günlük olarak gönderilen elektronik postaların sonunda farklı yazı tipinde ve daha küçüklü puntolu olarak yer alan "Bilgi Notu" ve "Çekince" başlıklı notlarda yazılı hususlara göre böyle düşük getiri ortaya çıkmasının mümkün olmadığı, kaldı ki, bu hükümlerin Türk Borçlar Kanunu uyarınca genel işlem koşulu olduğu ve yazılmamış sayıldığı, davalı ... ’nin, Yatırım Fonunun İzahnamesinde yer alan hükümlere ve davacı Banka ile Yatırım Fonu'nun kuruluş aşamasında mutabık kalınan hususlara aykırı hareket ettiği, davalı tarafından Yatırım Fonunda neden sapma olduğunun açıklanmadığı, yaşanan süreçte davacı Bankanın iyi niyetli tutumlarının Davalı tarafında karşılık bulamadığı, davacı Banka’nın, davalı ... 'nin hukuka ve hakkaniyete aykırı fiilleri sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığı, davalının, Yatırım Fonunu katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde temsil etmediğini, yönetmediğini, yönetimini denetlemediğini ve Yatırım Fonunun faaliyetlerinin içtüzük ve izahname hükümlerine uygun olarak yürütülmesini sağlamadığını, bu itibarla, davalı ... nin, dava konusu Yatırım Fonuna istinaden yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek adil ve dürüst davranmadığını ayrıca hizmet verdiği kişilerin çıkarlarını korumadığının izahtan vareste olduğunu, bankaca yapılan incelemede davalı'nın kendi müşterilerine davacı Banka müşterilerinden farklı uygulama yaptığı, banka müşterilerine vermediğini kendi müşterilerine verdiği, böylece Sermaye Piyasası Kanununa aykırı hareket ettiğinin tespit edildiğini, 2021 yılında fona giriş yapan yatırımcıların çok büyük bir çoğunluğunun müvekkili banka müşterisi iken 2022 yılında ise alım satıma aracılık eden diğer kuruluşlar vasıtasıyla da dava konusu Yatırım Fonu'na yatırımcıların dahil olduğunu ancak 2021 yılında fon katılma paylarını satın alan müvekkili banka müşterilerinin çok büyük çoğunluğunun fonun vade tarihinde ... tarafından sağlanacağı beyan edilen getirileri alamayacağını, bu getirilerin çok altında getiriler elde edeceğini, 2022 yılında fona giriş yapan ve genelde Yatırım Fonu katılma paylarını müvekkili banka dışındaki kurumlardan satın alan yatırımcıların ...tarafından beyan edilen getirilerin üzerinde getiri elde edeceğinin anlaşıldığını, ... tarafından SPK mevzuatı hükümleri ihlal edilerek dürüst olmayan eylemlerde bulunulduğunu davalı'nın, Yatırım Fonu'nu "Sabit Getirili" olarak tanıttığını, böylece Sermaye Piyasası Kanununa aykırı işlem yaptığının anlaşıldığı, davalının, beklenen getiri ile gerçekleşen getiri arasındaki farkın nereden kaynaklandığını hiçbir şekilde gösteremediğini, sadece "değerlemeden" kaynaklı olduğuna dair bir e-posta gönderdiğini, fakat değerlemeden kaynaklı olabilecek böyle bir getiri sapması hakkında neden bilgi vermediğini ve davacı banka ve müşterilerini yanılttığını açıklayamadığını, davalı tarafından günlük olarak gönderilen elektronik postaların sonunda farklı yazı tipinde ve daha küçük puntolarla "Bilgi Notu" ve "Çekince" başlıklı notlarda yazılı hususlara göre böyle düşük getiri ortaya çıkmasının mümkün olmadığını, konunun... ile yapılan sözlü ve yazılı görüşmelerde çözülememesi üzerine banka, müşterilerinin mağduriyetini gidermek amacıyla ...tarafından paylaşılan getirilerin altında getiri elde eden müşterilerine bankanın söz konusu farkı ödemek mecburiyetinde kaldığını bu kapsamda müvekkili banka tarafından müşterilere 202.805,15 ABD Doları ödendiğini; müvekkili bankanın zararının karşılanması için davalı ... 'ye ihtarname gönderildiğini, buna rağmen zararın giderilmediğinden bahisle davalı şirketin malvarlığı üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini, haklı davasının kabulü ile müvekkili bankanın fiili ödeme tarihi itibariyle hesaplanacak alacakları üzerinden ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, haksız rekabet sebebiyle müvekkilin iyi ve haklı itibarını zarara uğratan davalı aleyhine 1.000.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; işbu davada zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması nedeniyle zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davanın öncelikle bu sebeple usulden reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak ve/veya kısmi alacak davası olarak açılmasına itiraz ettiklerini, öncelikle davanın usul eksikliği ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, bilahare ise ileride dava bedellerinin arttırılmasına/ıslahına da muvafakatlerinin olmadığını, müvekkil şirketin, birçok ülkede aynı anda faaliyet gösteren dünyanın sayılı varlık/portföy yönetim şirketlerinden olan ... çatısı altında Türkiye'de 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 55. Maddesi çerçevesinde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından verilmiş yetkiyle faaliyet göstermekte olan bir Portföy Yönetim Şirketi olduğunu, taraflar arasındaki işbirliği çerçevesinde, ... tarafından müvekkil Şirket’in diğer müşterilerinin yanı sıra Davacı müşterilerine de satılmak üzere ... kuruluşu için SPK’ya başvurulduğunu, fon, katılma paylarının önceden belirlendiğini, kişi ve kuruluşlara tahsis edilebilen bir “özel fon” niteliğinde kurulmadığını, bu fonun yalnızca davacı müşterilerine satılacağına veyahut fonun banka müşterilerine tahsis edildiğine ilişkin müvekkili şirket tarafından hiçbir yazılı taahhüt ve/veya beyan verilmediğini, diğer taraftan işbirliği kapsamında 2020 yılında Davacı ile ... arasında “Fon Katılma Payı Pazarlama ve Dağıtım Sözleşmesi” imzalandığını, bahse konu Fon’un izahnamesinin “Alım Satım Alım Satıma Aracılık Eden Kuruluşlar” başlıklı 6.5.inci maddesinde imzalanan “Fon Katılma Payı Pazarlama ve Dağıtım Sözleşmesi” uyarınca fon katılma paylarının alım ve satımının Kurucu ve Kurucu ile katılma payı alım satımına aracılık sözleşmesi imzalamış olan ...A.Ş. aracılığıyla yapılacağının da belirtildiğini, davacının söz konusu iddialarının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı taraf, fona katılmış ya da sözgelimi bankadan kredi kullanan, bir tacirle işlem yapan alelalde bir gerçek kişi olmadığını, davacının hiçbir iddiasını kabul etmemekle beraber, davacı tarafta sözde bir finansal kayıp yaşanmışsa da anılan kaybın hiç bir şekilde müvekkillinden kaynaklanmadığını, müvekkilline yüklenemeyeceğini, müvekkili şirket yerine hangi portföy yönetim şirketi olursa olsun davacının iddiaları aksine bir getiri taahhüdünün söz konusu olamayacağını, bu çerçevede davacı tarafın iddiasına havi zarar varsa da müvekkili şirket ile bu zarar arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, müvekkilinin özen ve sorumluluklarının yerine getirdiğini, bu bağlamda aleyhe herhangi bir kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın eylem ve pazarlamalarının zaten illiyet bağını ortada kaldıracak mahiyette yoğun kusur, ihmal ve özensizliği ile illiyet bağını kestiğinin açık olduğunu belirterek; öncelikle usule ilişkin itirazlarımız kapsamında, Sayın mahkemeniz nezdinde ikame edilmiş olan haksız ve hukuka aykırı davanın usulden reddine, esasa ilişkin beyanlarımız kapsamında haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın külliyen reddine, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; tazminat istemine ilişkindir.
Davada uyuşmazlık noktalarının belirlenmesine geçildi; Taraflar arasındaki iş birliği çerçevesinde davalının kendi müşterileri yanında davacı müşterilerine de satılmak üzere... fon kuruluşu için SPK'ya başvurarak, SPK'nin █████/2021 tarih ... sayılı Bülteninde ilan edilen kararı ile Yatırım Fonu kurulduğu, davalı şirketin beklenen mevduat eşleniği oranını yüksek göstermek suretiyle davacı banka müşterilerini yanıltması neticesinde beklenen mevduat eşleniği oranı rakamları ile yatırım fonunun vadesi geldiğinde gerçekleşen oran arasında ciddi fark oluştuğu iddiasına dayalı olarak davacı yatırımcılarının zarar gördüğü ve bu kapsamda davacı bankanın ise aldanan müşterilerin 202.805,15 USD zararını karşılamak durumunda kaldığından bahisle açılan maddi - manevi tazminat istemli davada uyuşmazlık konusunun davalının SPK mevzuatına aykırı hareket edip etmediği, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, davalı fonunun sabit getirili tanıtılıp tanıtılmadığı, zaman aşımı defi husumet ve hukuki yarar itirazlarının yerinde olup olmadığı, bu kapsamda davalının davacının uğramış olduğu iddia olunan maddi ve manevi zarardan sorumlu olup olmadığı ve miktarı noktasında toplandığı görülmüştür.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi Sermaye Piyasası, Denetim ve Finans Uzmanı, SMMM, Bağımsız Denetçi, Avukat ..., ... Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimelr Fakültesi Öğretim Üyesi ... , ... Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi ...tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Dava ile Davacı Banka’nın bir aracılık sözleşmesi ile müşterilerine satmayı üstlendiği Davalı ... Yönetim Şirketi’nin kurduğu ve yönettiği ...” için Davalının bir getiri taahhüdü verip
vermediği noktasında ve getiri taahhüdünden ayrıca portföyün yönetilmesinde ve davalının müşterilerine yaptığı eksik kazancın telafisine yönelik ödemeler konusunda davalının bir kusurunun bulunup bulunmadığı araflar arasındaki ihtilaf konusunu oluşurmaktadır.
Taraflar arasında; ...’nda İşlem Görmeyen Yatırım Fonları Katılma Paylarının Alım Satımına Aracılık Sözleşmesi (Aracılık Sözleşmesi) ve Türkiye Elektronik Fon ağıtım Platformu Yatırım Fonlarına Yönelik Aktif Pazarlama Sözleşmesi (Pazarlama Sözleşmesi) mevcut olup, sözleşmelerin her ikisi de davalının kurduğu ve yönettiği fonların aracı sıfatıyla satışı ve pazarlaması konusunda davacı Bankaya yetki verdiği, Davacının kendisi bir BANKA olmakla, Sermaye Piyasası Kanunu düzenlemeleri gereği, Sermaye Piyasası Kurulu’ndan gerekli faaliyet yetki belgelerini ve faaliyet izinlerini almak kaydıyla ve faaliyet belgesinin verdiği yetki sınırları içinde, sermaye piyasası araçlarını müşterilerinden ve
müşterilerine alımını ve satışını yapmak üzere aracılık hizmeti vermeye yetkili olduğu, davacı Banka davalı ... Yönetim Şirketi’nin kurduğu ve yönettiği yatırım fonlarının alım satımında aracılık hizmeti veren bir kurum olarak değil de davalı ...
Yönetim Şirketi’nin bir müşterisi olarak kabul edilir ise Sermaye Piyasası Kurulu’nca çıkarılan III-39.1 sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları hakkında Tebliğin 31 maddesine göre ; kendi yatırım kararlarını verebilecek ve üstlendiği riskleri değerlendirebilecek tecrübe, bilgi ve uzmanlığa sahip bir profesyonel müşteri oldukları ,bu kapsamda da davacıyı, davalı bankanın müşterisi olarak değil, davalının yönettiği fona ait payların alım satımına aracılık faaliyetinde yer alan bir Aracı Kuruluş olarak kabul edilmesi gerektiği , buradan da davacı ve davalı tarafların her ikisi de sermaye piyasasında kendi müşterilerine hizmet vermek üzere aracılık faaliyetinde bulunan kurumlar olup, davacının ve davalının karar iradesi ve kendi kararlarından sorumluluk bakımından bir diğerinden farkı bulunmadığı ve alınan kararlarından doğan sorumluluk ve yükler bakımından birbirlerine denk kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu uyarınca dava konusu Yatırım Fonuna ilişkin izahname davalının kurduğu ve yönettiği “... 13.0 Serbest Döviz) Fonu”na ait İzahname’ nin 15.06.2021 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (...) açıklandığı ve
izahnamenin SPK'nun md. 3 f. 1 bent (j)’de belirtilen koşullara uygun olduğu, İzahname uyarınca kurulan ve yönetilen yatırım fonunun işleyişinin, yatırım yapabileceği araçlar ve bunların risklerine dair hususların açıklandığı ,SPK ’nun III-52.1 sayılı Yatırım Fonlarına İlişkin esaslar Tebliği Md. 6’ ya göre; Katılma payları sadece nitelikli yatırımcılara satılmak üzere kurulmuş olan fonları kapsayan şemsiye fonlar "Serbest Şemsiye Fon" olarak belirlendiği ve dava konusu fon un III-39.1 sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında tebliğ md. 31 hükmüne göre profesyonel müşteri kabul edilen ve sistemde nitelikli yatırımcı olarak kaydedilen yatırımcılara Satılabileceği , Bu kapsamda davacı Bankanın müşterinin dava konusu olan fonu satın alabilmeleri için her bir müşterinin profesyonel müşteri olarak tanımlanmış ve bu sebeple nitelikli yatırımcı olarak sisteme kaydedilmiş kişilerden olması zorunludur. Genel Müşteri kategorisindeki müşterilere dava konusu onun satılması SPK düzenlemelerine aykırılık oluşturacaktır.
Buna göre Davacı Banka’nın, yatırım kuruluşları tarafından Profesyonel Müşteri olarak tanımlanmış ve istemde Nitelikli Yatırımcı olarak kayıtlı olanlar dışındaki müşterilerine bu fonu satması mümkün değildir.
Bu fonu satın alan her Davacı Banka müşterisi kendi yatırım kararlarını verebilecek ve üstlendiği riskleri değerlendirebilecek tecrübe, bilgi ve uzmanlığa sahip Profesyonel Müşteri’lerden diğer bir deyişle Nitelikli Yatırımcılar’dan olmak zorundadır. SPK'nun md. 45 f. 4 uyarınca "Kurul, yatırım kuruluşlarının yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinin icrası esnasında yatırımcılara sağlanacak korumanın belirlenmesi amacıyla yatırımcıları sınıflandırmaya yetkili olup Yatırım kuruluşlarının “Profesyonel Müşteri” olarak sınıflandırdığı yatırımcı adına, bu sınıflandırmayı yapan kuruluş tarafından, yatırım hesabı açılmasıyla birlikte bu yatırımcı Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarında nitelikli yatırımcı olarak tescil edilir ve serbest fonlar ancak bu şekilde sisteme tescil edilmiş olan Nitelikli yatırımcılara satılabilir.
Dava konusu fon portföy getirisi bakımından nitelikli yatırımcı olup davacının aracılık ettiği fonları sattığı Banka müşterilerinin de nitelikli yatırımcı olması gerekliliği satılan fonun serbet fon olmasının doğal sonucu olduğu, sermaye piyasasında müşteri sınıflandırması bakımından Davacı banka ile Davalı ... yönetim şirketi aynı kategoride yatırımcılar oldukları, Bu çerçevede, hepsi birer profesyonel müşteri olan davacının ve davacının bu fonu satın alan tüm müşterilerinin yatırım yaptıkları fon hakkında yeterli değerlendirme gücüne sahip olduklarının kabulü gerekir. Davanın her iki tarafının nitelikli yatırımcı olması her iki tarafın da aynı derecede sorumluluk üstlenmelerini gerektirmekte olup, her iki tarafın teknik olarak sorumluluk düzeyleri aynı olsa bile davacının kendi müşterilerine verdiği taahhüt ya da kendi müşterilerinin sadakatini korumak için onlara sağladığı getiri davacı Bankanın bir zararı olarak değerlendirilemeyeceğinden davacının davalıya rücu etmesi mümkün olmadığı anlaşılmış anılan durum karşısında davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemli davanın reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2-Manevi tazminat isteminin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 18.785,25-TL harçtan mahsubu ile artan 18.169,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 122,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
10-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!