Havayolu taşıma sözleşmesi kaynaklı hasarlı prefabrik emtia nedeniyle sigorta rücu talepli itirazın iptali davasında sorumluluk tartışması ve usuli savunmalar.
Özet: Sigorta şirketi, müvekkili tarafından ihraç edilen prefabrik bina parçalarının uluslararası hava ve karayolu taşımacılığı sırasında hasar görmesi üzerine, uzman raporuyla tespit edilen zararın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle hava yolu taşıyıcısı ve taşıma organizatörü aleyhine dava açmış; davalılar ise yetkisizlik, zamanaşımı, taşıyıcının sorumluluğunun yetersiz paketlemeden kaynaklanmadığı, hasarın taşıyıcıya zamanında bildirilmemesi ve kendilerinin fiili taşıyıcı olmaması gibi gerekçelerle davanın reddini veya sorumluluğun sınırlanmasını talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili -----sigortalı bulunan ---- bulunan ------ isimli firmaya ihraç etmiş olduğu prefabrik bina aksam ve parçalarından oluşan emtianın ---- no.lu navlun faturası karşılığında davalı -----tarafından üstlenildiği, emtialar Davalı-----sorumluluğunda fiili taşıyan ------ uçuş numaralı kargo uçağa yüklenmiş olduğu -----ulaştığı, emtiaların havalimanına varışı akabinde yine davalı -----yetkilileri tarafından teslim alındığı esnada emtia ambalajında ezilme şeklinde hasar olduğunun görülmesi ile --- tanzim edildiği, emtiaların havayolu nakliyesi sonrasında şantiyeye karayolu nakliyesinin de gerçekleşmesi akabinde yapılan kontrollerde emtiaların hasarlanmış olduğunun görüldüğü, müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarı üzerine ------no.lu hasar dosyası üzerinden görevlendirilen sigorta eksperi tarafından düzenlenen sigorta ekspertiz raporunda; 647,67.-USD alacak ve fer'ileri için zarar sorumlularına rücu hakkı doğduğ,u beyan edilmekle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile davalı/borçluların ----- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20 'den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçlulardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Ortaklığın ticari ikametgahı, ----- olduğu, dolayısıyla huzurdaki davanın ------ Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiği mahkemenin yetkisine itiraz ettiği, hasar dosyasının tamamının tasdikli bir örneğinin sunulması gerektiği, taşıyıcıya süresinde ihbarda bulunulmadığı, ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediği, hasar fotoğraflarının incelenmesi ile , meydana geldiği iddia edilen hasar taşıtan tarafından kargonun yanlış/hatalı/eksik paketlenmesi sonucunda meydana geldiği, montreal konvansiyonu uyarınca kargonun paketlenmesi, taşıyıcı veya taşıyıcının çalışanı dışında birisi tarafından yapılmış ve hasar meydana gelmiş ise taşıyıcı bu zarardan sorumlu olamayacağı, yine kargonun içeriği ayna olmasına rağmen kargo üzerinde “kırılabilir” etiketinin bulunmadığı tespit edildiği, Montreal Sözleşmesinin 18. Maddesi gereği gönderinin paketlenmesi müşteri sorumluluğunda olduğundan yetersiz paketleme sebebi ile gönderinin zarar görmesi taşıyıcı sorumluluğunda olmadığı sonucuna ulaşıldığı beyan edilmekle, davaya konu emteaların müvekkili ortaklık uçuşunda hasarlandığına ilişkin bir bulgu veya bu hususu ispatlar nitelikte bir delil bulunmadığından ve her durumda söz konusu emteaların taşınma esnasında zarara uğramasının engellenmesiyle amacıyla gerekli paketleme yükümlülüğünün satıcı tarafından yerine getirilmemesi neticesinde ortaya çıkan zarardan müvekkili ortaklığın sorumlu tutulamayacağı göz önünde bulundurularak öncelikle davanın usulden reddine, taşıtan tarafından paketlenme hatalı/yanlış/eksik yapıldığı için ve diğer cevaplarımız uyarınca davanın esastan reddine, bir an için ortaklıklarının tazminat ödemekle sorumlu tutulması halinde dahi sorumluluklarının sınırlı sorumluluk limitleri içinde ancak gerçek zarar kadar olduğu göz önünde bulundurularak fazla talebin reddine karar verilmesini beyan etmişlerdir. Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Montreal Konvansiyonu’nun 33. maddesi uyarınca dava; taşıyıcının ikametgahı, merkezinin bulunduğu yer, sözleşmenin yapıldığı yer veya varış yerinde açılabileceği, dava konusu nakliye ----arışlı olup, sözleşme ---- üzerinden organize edildiği, ---- yalnızca----- sıfatıyla görev aldığı, ------- öngörülen yetkili mahkemelerden olmadığı, bu sebeple davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerekeceği, Montreal Konvansiyonu m.35’e göre taşıyıcıya karşı açılacak davalar, malın varış tarihinden itibaren 2 yıl içinde açılması gerektiği, olay ------ tarihinde gerçekleştiği, dava -----tarihinde açıldığı, bu süre hak düşürücü nitelikte olup, dava süresinde açılmadığı, ---- yalnızca taşımanın organizasyonunu üstlendiği, fiili taşıyıcı ----- olduğu, TTK m.914 uyarınca, fiili taşıyıcı taşımayı gerçekleştiren şirket olduğu,------ sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı, --------- da taşıyıcı ve fiili taşıyıcı ayrımını gözetmekte olduğu, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığı var ise bile sınırlı sorumluluk hükümlerinin dikkate alınması gerekeceğinden, Montreal Konvansiyonu m.18/1 ve TTK m.874 gereği, malın taşıyıcıya sağlam teslim edildiği ve hasarlı teslim alındığı hususunu ispat yükü davacıya ait olduğu, dosyada yer alan ekspertiz raporu yalnızca kanaat içerikli olduğu, kesin tespit olmadığı, sağlam teslim edildiğine dair somut belge sunulmadığından davanın reddi gerekeceği beyan edilmekle, davanın öncelikle yetkisizlik ve süre aşımı nedeniyle usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde davanın esastan reddine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava, hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır.HMK'nın 114. maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrası ç) bendinde "yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması" dava şartı olarak öngörülmüştür. 116. maddede ilk itirazlara yer verilmiş olup 1. fıkra a) bendinde "kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı" ilk itiraz olarak belirtilmiştir. 117/1 maddesinde "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. " hükmü düzenlenmiştir. Yine HMK'nın 19/2 maddesinde "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmüne yer verilmiştir.6100 sayılı HMK.'nun genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Bu düzenlemelere göre; dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Taraflar arasındaki taşıma da özel sözleşmenin -----olduğu -----Tazminat davası, davacının seçimine bağlı olarak, Taraf Devlet topraklarından birinde bulunan, taşıyıcının mukim olduğu, esas iş yerinin veya sözleşmenin yapılmasına aracılık eden işyerinin bulunduğu yer ya da varış yeri mahkemelerinden birinde açılmalıdır hükmünü içerdiği görülmüştür.Bu kapsamda yapılan değerlendirmede yetkiye ilişkin özel sözleşme hükmü bulunduğundan davalı tarafların yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine talep halinde dosyanın yetkili ve görevli -------Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) DAVANIN YETKİSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,2-) Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ------ NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-) 6100 sayılı HMK md. 331/2 uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemede hüküm altına alınmasına ancak Mahkememizin yetkisizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi ve bu durum belirtilerek Mahkememizden talepte bulunulması durumunda harç ve yargılama giderleri konusunda Mahkememizce karar verilmesine,Dair davacı vekili ve davalı vekillerinin yüzüne karşı , kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde-------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025