Sel baskınına uğrayan mağazanın ticari emtia zararı, kira kaybı ve enkaz kaldırma masraflarına ilişkin sigorta tazminatının eksik ödendiği iddiasıyla yapılan istinaf başvurusu.
Özet: Bu hukuki evrak, sigortalının işyerinde meydana gelen sel baskını sonucu oluşan hasarlara ilişkin sigorta şirketinin yaptığı ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunu konu almaktadır; sigortalı, bilirkişi raporundaki emtia rayiç bedeli hesaplamasının piyasa gerçeklerini ve enflasyonu yansıtmadığını, ayrıca enkaz kaldırma masrafları ve kira kaybı gibi doğrudan sel felaketinden kaynaklanan zararlarının ispat eksikliği gerekçesiyle haksız yere reddedildiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; 17.08.2019 tarihinde müvekkiline ait mağazanın sel baskınına maruz kalarak mağazanın tamamında ve ürünlerde maddi hasar oluştuğunu, bunları gösterir evraklar ve fotoğraflar ile listenin sunulduğunu, ayrıca bunların sigorta şirketince de tespit ettirildiğini ve sovtajın şirket tarafından alındığını, müvekkilinin, davalıya yaptırdığı ... no.lu ve 17.04.2019-2020 vade tarihli süper kobim paket poliçesinden ödenmesi için başvuru yaptığını, 13.05.2020 tarihinde davalı sigorta firmasının müvekkiline 206.579,60-TL ödeme yaptığını,yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, Müvekkilinin uğradığı zararın hesaplanması teknik ve uzmanlık gerektiren ancak karşı tarafın önerdiği rakamın üstünde bir zarar olduğundan, taraflarınca tespiti mümkün olmadığından işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını,uzman bilirkişi marifetiyle zararın hesaplanarak işbu davanın nihai değerine kavuşturulmasını talep ettiklerini, sigorta poliçesi kapsamında sel ve su baskını nedeniyle uğranılan zararın enkaz kaldırma masrafları ile kira kaybı klozu da hesaplanarak bu klozlardan kaynaklanan haklarının belirlenmesine , mağazadaki demirbaş bedelleri ile kira kaybı ve enkaz kaldırma masraflarının hesaplanarak başvuru tarihinden itibaren uygulanacak ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda hasar tarihinde sigortalı işyerinde mevcut olan emtia (...) ürünlerinin toplam piyasa rayiç bedelinin en fazla 217.245-TL olabileceği belirlenmekle buna göre +- % 20 oranında fiyat farkının ihtimal kapsamında kalacağını, bu durumda davalı sigorta şirketi tarafından davacı sigortalıya yapılan emtia hasar tazminatı ödemesi olan 178.700-TL bedelin piyasa rayicine uygun ve kadri marufunda olduğu anlaşılmakla emtia bedeli yönünden davacı tarafın bakiye bir alacağının kalmadığı yine enkaz kaldırma ve kira kaybı talebine ilişkin olarak da yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı tarafından ispata yarar bir delil, belge vs sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine, sovtaj bedeli bakımından da sovtaj bedelinin davacı tarafa 04.09.2019 tarihinde ödenmiş olmakla davacı tarafın sovtaj bedeli yönünden herhangi bir alacağının kalmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; bilirkişilerin rizikoya konu hasar gören malların salt kağıt üzerinde (fatura bedelleri vs) yazan rakamlarını alt alta toplayarak güya rayiç bedel hesaplaması yaptıklarını, gerçek rayiç bedelin belirlenmesi ancak piyasa araştırılması yapılarak mümkün olduğunu, müvekkili şirketin yaşanan sel felaketi sırasında mağazasında 6212 çift ayakkabısı mevcut olup, ayakkabıların tamamı kullanılamayacak hale geldiğini, tüm ayakkabıların orijinal ve yeni ürünler olmasına rağmen, toptan alış fiyatları çok düşük bedeller üzerinden hesaplandığını, hesap tarihine göre de yüksek enflasyon oranları göz önünde bulundurulmadığı, 2019 yılında ortalama 300-400-TL'ye satın alınan ... marka orijinal bir ..., 2022 yılında internet sitesinden de anlaşılacağı üzere en az ortalama 1500-2000-TL'ye alınabildiğini, 2019 yılından 2022 yılına kadar neredeyse 4 kat artış olduğunu, bilirkişi raporunda 2022 yılında yapılan hesaplama 2019 yılında yapılan hesaplamanın 2 katı bile olmadığını, sel felaketi sonrasında enkaz kaldırma işleminin gerçekleşmesi gerektiği ve bu süre zarfında da mağazanın kapalı olacağı ve kira kaybının oluşacağı herkes tarafından rahatlıkla bilinebilecek bir durum olduğunu, bunun için hangi işlemlerin yapılacağı, bu işlemin ortalama kaç gün süreceği, bölgedeki emsal kira bedelleri gibi hususların tespiti yapılarak ortalama enkaz kaldırma masraflarının hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava; davacının işyerinde meydana gelen sel baskını neticesi işyerinde ve işyerinde bulunan ticari emtianın uğradığı hasardan, eksik ödenen bedelin ve kira kaybı, enkaz kaldırma masraflarının davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Davacı gerçek zararın davalı tarafından yapılan ödemeden daha fazla olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. TTK nın 1409'uncu maddesi, "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” hükmünü haiz olup, riskin gerçekleşmesi ve gerçek zararın ne olduğu hususundaki ispat yükümlülüğü sigortalıda, riskin teminat dışı halleden olduğunun ispat külfeti ise, ilke olarak sigortacıdadır. Sigortalı işyerinde bulunan emtia sayısı hususunda bir uyuşmazlık olmayıp ;zarara uğrayan emtianın miktarı, cinsi belirlenerek ödeme yapıldığından uyuşmazlık ödenen miktarın gerçek zararı karşılayıp karşılamadığı noktasındadır. Tazminat isteminde davalı ancak gerçek zarar miktarı kadar sorumlu olup, uyuşmazlığın çözümü için gerçek zararın tespiti gerekir . Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, eksper raporunda emtia zararı bakımından "Sigortalının talebinin temin edilmesi sonrası ,riziko mahalline tekrar gidilip hasarlı ürünlerin sayımı yapıldığı, mal alış faturaları ile karşılaştırıldığı ,hasar bedelinin mal alış faturaları üzerinden değerlendirileceğinin sigortalıya bildirildiği sigortalı faturada yazılı birim fiyatların düşük olduğunu, alış fiyatlarının talebinde yazılı fiyatlar olduğunu şifahen beyan ettiği ,sigortalının bu beyanına istinaden mal aldığı firmaların arandığı; bir kısmının reel satış fiyatları olduğunu bir kısmının da faturaların düşük fiyatla tanzim edildiğini belirttiklerini, sattıkları ürünler için proforma fatura vermek istemediklerini, hasar değerlendirmesinin fatura birim fiyatları üzerinden yapıldığı "belirtilmiştir. Bu halde sigortalının gerçek zararının eksper raporunda belirlenmediğinin açıkça ifade edilmesi nedeniyle ticari emtia bakımından eksper raporunda belirlenen zarar tutarı karşılandığının kabulü doğru olmamıştır.Mahkemece hükme esas alınan █████/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, hasar tarihi itibariyle işyerinde mevcut olan ... ürünlerinin değerinin en fazla 217.245-TL olabileceği +-%20 oranda fiyat farkının ihtimal kapsamında kalacağı, bu halde eksper raporunda ki tesbitin yerinde olacağı mütalaa edilmiştir.Ancak gelinen noktada; piyasada yaptığı araştırmaya göre gerçek değeri tesbit etmeyen eksper raporunda ki değerin benimsenmesi nedeniyle davacının gerçek zararının tesbit edilmediğinin kabulü gerekir. Gerekirse davacının; hasar tarihine yakın satış faturaları ibraz ettirilmek, ... ürünleri meslek odalarından fiyat araştırması da yapılarak gerçek zararın belirlenmesi gerekirken salt alım fatura değerlerinin ödenmesine dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Diğer yandan; İBB tarafından düzenlenen "su tahliye bilgi formu"ndan davacıya ait işyerinin işyerindeki su seviyesinin 170 cm miktara kadar yükseldiği, işyerinin ve emtiaların kanalizasyon suyuna maruz kaldığı belirlenmesine göre meydana gelen su baskını sebebiyle işyerini eski haline getirmek amacıyla davacının temizlik ve sair giderler yapacağı muhakkak olduğundan piyasa rayiçleri de gözetilerek uygun teminat miktarı dahilinde bir tazminat miktarının belirlenmesi gerekir. Kira kaybına ilişkin olarak yargılama süresince bir delil ibraz edilmediğinden bu talebine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmadığından tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı █████/2022 tarihli kararının, HMKnın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!