Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari yazılım hizmeti alacağı davasında, davalının entegrasyon sorunlarına ilişkin ayıp bildiriminin yasal sürelerde yapılmadığı tartışılmaktadır.
Özet: Bir yazılım hizmeti sağlayıcısının, bulut tabanlı uygulamalar sunan bir şirkete verdiği entegrasyon ve yazılım hizmetlerine ilişkin düzenlenen faturaların bedelinin tahsili amacıyla açtığı itirazın iptali davasında; davacı taraf, davalının ticari satışlarda ayıplı ifa bildirimine dair Türk Ticaret Kanunundaki hak düşürücü sürelere uymayarak faturalara geç ve usulsüz itiraz ettiğini, bu nedenle borcun kabul edilmiş sayılması gerektiğini ileri sürerken, davalı ise hizmetlerde entegrasyon sıkıntıları yaşandığını, yazılı bir sözleşme olmaksızın alınan bu hizmetlerin beklenen kaliteyi sunmadığını ve bu yüzden ödeme yapmadığını savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, yazılım hizmeti veren bir yazılım mühendisi olduğunu, davalı taraf ile anlaşmaları sonucunda davalı tarafa da yazılım hizmeti verdiğini ve bu hizmetin bedeline ilişkin olarak da icra takibine esas faturaları düzenlediğini ve bedellerinin ödenmesini davalı taraftan istediğini ancak davalı taraf bu ödemeyi yapmaktan kaçındığını, 07.01.2025 tarihinde davacıya ait olan .....@.....com.tr isimli mail adresine davalı tarafça .....@.....com isimli mail adresinden faturalara ilişkin olarak entegrasyon sıkıntıları yaşandıklarından bahisle ödeme yapılmadığı ve iade faturaları gönderdiklerini, davacı tarafından Bakırköy ..... Noterliği'nin 13.01.2025 tarihli ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de ödeme yapılması talebinde bulunulduğunu, ancak davalı tarafın yine de ödeme yapmadığını, davalı tarafın şirket olup tacir niteliği bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen faturalara itirazı varsa da bu itirazı zamanında ve usulüne uygun olarak yapmadığını ve artık davacı tarafça gönderilen faturaların içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiğini, tacirler arasındaki ticari satışlarda ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında TTK Madde 23/1-c de düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23/1-c maddesin gereğince malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, ayıp bildirimi için Kanunda belirlenen sürenin hak düşürücü süre olduğunu, bu sürenin sona ermesiyle alıcının malın ayıplı olmasından doğan hakları kaybedeceği hususunda doktrinde ve Yargıtay kararlarında baskın görüş olduğunu ve bu hususun Sayın Mahkeme tarafından gözetilmesini talep ettiklerini, davalı taraf ihtara cevabında ve ekte sunulu mail yazışmalarında, entegrasyonun doğru çalışmadığını, kullanımının sağlanmadığını, hizmetin ayıplı olduğu belirtildiğini, ancak mail yazışmaları incelendiğinde görüleceği üzere mail tarihinin 07.01.2025 tarihi olduğunu, iade fatura tarihlerinin de 07.01.2025 tarihi olduğunu ancak icra takibine konu davacının düzenlediği faturaların tarihinin ise 14.10.2024, 15.10.2024, 23.10.2024 ve 18.11.2024 tarihleri olduğunu, aradan geçen yaklaşık 3-4 aylık süreçte müvekkile hak düşürücü süre içerisinde gerekli ayıp bildirimi yapılmadığını, davacı şirket ile davalı taraf arasındaki 02.01.2025 tarihli cari hesap ekstresi de incelendiğinde davalı tarafın davacıya borçlu olduğunun göründüğü belirtilerek, davalı taraf aleyhine asıl alacağın icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi ve davanın kabulünü talep etmişlerdir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun bir şekilde davalı tarafa tebliğ edilmiş ve davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi ibraz edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müşterilerine platform üzerinden erişim sağlanabilen bulut tabanlı finans ve iş yönetimi uygulamaları sunduğunu, "....." ise davalının sunduğu hizmetler kapsamındaki bulut tabanlı ürününün adı olduğunu, davacının ise yazılım hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalı şirketin müşterilerine sunduğu hizmetlere yönelik olarak entegrasyon ve yazılım hizmeti alma ihtiyacı duyduğunu, davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ve tek yetkilisi olan ..... ile daha önceden bireysel ve profesyonel olarak tanışıklığın olması sebebiyle adı geçen hizmetlerin davacıdan alınması tercih edildiğini, davacı ile davalı tarafın entegrasyon ve yazılım hizmetlerinin yüksek kalitede sağlanması hususlarında anlaşma sağladığını, tanışıklığın da olması sebebiyle hızlı çözüm olması adına yazılı bir sözleşme akdedilmeksizin davalı taraf ...... olarak şahsen müvekkiline hizmet vermeyi üstlendiklerini, ilk başlarda davacı tarafın şahsen ..... olarak hizmet verdiğini ve şahsı adına faturaları kestiğini, devam eden süreçte davacı tarafın kurduğu " ..... Teknolojileri A.Ş. " üzerinden hizmet vermeye devam ettiğini ve faturaları da bu şirket adına kesildiğini, gerek davacının şahsen gerekse de şirketi üzerinden hizmet verdiği dönemlerde yazılı sözleşme akdedilmediğini, şirketin kurulmasından sonra da şahıs olarak hizmet verdiği dönemde kurulan ilişki üzerinden aynı şartlarla devam edildiğini, davalı şirketin müşterilerine verdiği hizmette en önemli noktanın, müşterilere stabil, sorunsuz ve hızlı hizmet sunulması olduğunu, sistemde sık sık sorunlar yaşanması, yaşanan sorunların hızlı bir şekilde çözülememesi ya da sistemin verimli çalışmaması davalı şirketin hizmetlerinin sorgulanmasına ve iş kaybı yaşanmasına sebebiyet verdiğini, izah edilen standartta kaliteli bir hizmetin sunulmasında ise davacı tarafın müvekkiline sunduğu hizmetlerin belirleyici olduğunu, zira davacı tarafın davalıya yazılım geliştirme ve entegrasyon hizmetleri sunmayı üstlendiğini, davacı şirketin müşterilerine sunduğu hizmetin vaat edildiği gibi çalışması ve müşterilerinden gelen sorunların kaliteli ve hızlı çözülmesinin davacının müvekkili şirkete sunduğu hizmetlerin tam, kaliteli ve hızlı olmasına bağlı olduğunu, davacı ile davalı şirket arasındaki ilişkide davacı tarafın bir kısım hizmetleri sağlamışsa da; kendileri ile yapılan çalışmalardaki verimsizliğin, davalı sürekli olarak müşterileri ile karşı karşıya gelmesine ve itibar kaybı yaşamasına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin davacıdan kaynaklanan sebeplerle bir kısım müşterilerini kaybettiğini ve bir kısım müşterilerini ise kaybetme noktasına geldiğini, davacı tarafa gerek sözlü gerekse de yazılı bildirimler yapılmasına rağmen davacı tarafça gerekli hizmetlerin verilememesi ya da ayıplı verilmesi, destek sağlanmaması sebebiyle davacı taraf ile olan çalışma sonlandırılmak zorunda kalındığını, davacı tarafla var olan iş ilişkisi süresince davacı tarafından sunulabilen bir kısım hizmetlerin karşılığı olarak gerek davacının şahsı adına kestiği gerekse de .... Bilişim şirketi adına kestiği faturaların bir kısmı ödendiğini, ancak izah edildiği üzere verilemeyen, ayıplı ve eksik olarak verilen hizmetler için kesilen faturaların ödemesinin davacıdan kaynaklanan nedenlerle hizmet alınamamış olması sebebiyle yapılmadığını ve iade faturaları düzenlenmesi gerektiğini, davalı şirketin, davacının sunduğu hizmetler konusunda sık sık sorunlar yaşadığını, eskiye dayanan bireysel ve profesyonel tanışıklık ve ilişki sebebiyle sorunların çözüleceği inancıyla davacı ile devamlı olarak iletişim halinde kalarak tüm iyi niyeti ile hizmet almaya ve ilişkiyi sürdürmeye çabalandığı, Bu şekilde devam eden uzunca süreçte, davacı faturalar kesmiş, bu faturaların bir kısmının ödendiği, esasen sağlanamayan ya da ayıplı ve eksik olarak sağlanan hizmetler için kesilen faturalara dair ödeme yapılması bekletildiği, sorunların çözüleceği ve davacı tarafından vaat edilen tam ve kaliteli hizmetin sağlanacağı inancıyla hizmetler sağlandığında ödeme yapılması planlandığı, tamamen iyi niyetli ve yapıcı hareket edilmiş, faturalar bu şekilde bekletilmiş ve ilk aşamada iade faturası da kesilmediği belirtmilmiştir. Ancak devam eden süreçte aynı sorunlar devam etmiş, müvekkil şirket müşteri kaybetmeye başlamış, davacıdan alınmaya çalışılan hizmet fayda sağlamak yerine zarar getirmeye başlandığı, bu sebeple son çare olarak zorunluluk haline gelmesi sebebiyle ilişki sonlandırıldığı, İlişkinin bu şekilde sonlandırılması ile artık sorunların çözülmesi, alınamayan hizmetlerin alınması ihtimali de kalmadığından verilen hizmet dikkate alındığında fazla ya da yersiz olan faturalar için iade faturaları kesildiğini belirtmişlerdir. Davacı taraf " ..... MARKET" projesi için entegrasyonu canlıya alamadığı, sistem kullanılamadığı, entegrasyon davalı şirketin kendi kaynakları ile tekrar yapıldığı, davacı tarafından gerekli destek genel olarak sağlanmamış olduğu ancak davacı taraf sanki gerekli hizmeti sağlamış gibi fatura kesme yoluna gitmiş olduğu, faturanın kesilmesinden sonra da davacı tarafın gerekli hizmeti verememesi ve geçen uzunca süreden sonra hizmetin verilemeyeceğinin anlaşılması sebebiyle iade faturası düzenlenmek zorunda kalındığı belirtilmiş, Benzer şekilde "......" için de entegrasyon doğru çalışmadığı, ..... müvekkil ile olan sözleşmesini feshetmiş, davalı ödeme yapmamış ve davacı ile ..... arasında dava süreci başladığını, Davalı ile ..... arasındaki ilişkinin bu hale gelmesine ve sözleşmenin feshedilmesine davacının müvekkile vaat ettiği hizmetleri sunamaması sebebiyet verildiğini, Beklenen fayda sağlanamadığı gibi müşteri kaybı ve maddi zarar yaşandığını, durum bu şekilde iken davacının fatura keserek hizmet sağlamış gibi ücret talep etmesi mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Benzer şekilde ".... MALZEMELERİ (SPX)" isimli müşteride de entegrasyon hizmeti davacıdan kaynaklanan sebeplerle düzgün şekilde verilememiştir. "......" ve "..... PARFÜM" isimli müşteride de benzer sorunlar yaşandığını, ".... MARKET" isimli müşteride, davacıdan kaynaklanan sebeplerle entegrasyon doğru çalışmamış, davacıdan kaynaklanan sebeplerle düzgün hizmet sunulamamasından dolayı müşteri davalı ile olan sözleşmesini fesih etmiş ve müşteriden ödeme alınamadığı, davalı ile ..... Market arasındaki ilişkinin bu hale gelmesine ve sözleşmenin feshedilmesine davacının davalıya vaat ettiği hizmetleri sunamaması sebebiyet verildiği, beklenen fayda sağlanamadığı gibi müşteri kaybı ve maddi zarar yaşandığı, durum bu şekilde iken davacının fatura keserek hizmet sağlamış gibi ücret talep etmesi mümkün olmadığı belirtmiş, Davacı tarafça verilmesi taahhüt edilen hizmetler alınamamış, taraflarca mutabık kalınan şartlar davacı yanca yerine getirilmediği, dolayısıyla davalı şirket alamadığı hizmetler için düzenlenen faturalar için ödeme yükümlülüğü altında olmadığından iade faturaları düzenleyerek davacı tarafa gönderdiğini, Dava konusu faturalara ilişkin olarak davalı şirketin ödeme yükümlülüğü bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; İİK 67. Maddesine dayalı itirazın iptali taleplerine ilişkindir.
Uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında yazılım hizmetinin ayıplı ve eksik verilip verilmediği, birleştirme talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Yasa’nın “Davaların Birleştirilmesi “ başlıklı 166. maddesinde :
“(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Mahkememize açılan işbu dosya ile Mahkememizin ..... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, konu birliğinin mevcut olduğu, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bağlantı bulunduğu, iddia ve savunmaların birlikte değerlendirilmesinin gerektiği ve usul ekonomisi de gözetilerek HMK.nun 166/1, 4 madde ve bentleri uyarınca Mahkememiz dosyasının daha önce açıldığı anlaşılan Mahkememizin .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-HMK 166 maddesi uyarınca Mahkememiz dosyası ile Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan mahkememiz dosyasından daha önce açıldığı tespit olunan Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA,
3-Yargılamanın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE,
Dair; HMK 168.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ESAS HÜKÜMLE BİRLİKTE İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!