Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz başvurusunda, sanık iddialarını reddederek, adli para cezasının taksit aralığı düzeltilerek kararı onadı.
Özet: Yargıtay, hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilen sanığın savunma hakkının kısıtlandığı ve basit yargılama usulünün uygulanmadığı yönündeki temyiz itirazlarını reddederek, mevcut delillerle sanığın suçu işlediğini ve verilen hükmün esastan doğru olduğunu tespit etmiştir; ancak adli para cezasının taksitlendirilmesinde taksit aralığının belirtilmemesini hukuka aykırı bularak, hükmü ‘birer ay ara ile’ ibaresinin eklenmesi suretiyle düzelterek nihai olarak onamıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin istemi; savunma hakkının kısıtlandığına, tanık beyanlarının tarafsız olamayacağına, basit yargılama usulünün ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇEMağdur ve tanık beyanları, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği, yasal şartları oluşmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51. ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Anlaşılmış, kararda, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının, infazında duraksamaya yol açacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi dışında bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, hüküm fıkrasının taksitlendirmeye ilişkin kısmına “birer ay ara ile” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.09.2025 tarihinde karar verildi.