Genel kredi sözleşmelerinden doğan icra takibine itirazın iptali davasında müteselsil kefilin sorumluluğu, eş muvafakati ve teminatların paraya çevrilmesi değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın, genel kredi sözleşmelerinden doğan alacakları için asıl borçlu şirket ve müteselsil kefiller aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazların iptali ve takibin devamı talebiyle açtığı davaların reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, bir kefilin belirli teminat mektupları ve nakdi kredi borçları açısından kefaletinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davayı, benzer gerekçelerle birleşen davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de bu ret kararlarını esastan onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI
:████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
:Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
:Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
:████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; .... San. ve Tic. A.Ş. (... A.Ş.) ile müvekkili arasında muhtelif tarihli ve bedelli genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, diğer borçluların da söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, ... A.Ş.'nin sözleşmelere istinaden kredi kullandığını, krediden doğan yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi ve kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek tüm borçlulara ihtarname ile borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, tebliğe rağmen riskin ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve müteselsil kefil olan borçlular aleyhine Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyasında genel haciz yoluyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek davalı borçluların Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. sayılı icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20 icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacı bankanın ... Şubesi ile davalılardan ... A.Ş. arasında muhtelif tarihli ve bedelli genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, diğer davalıların sözleşmeleri müşterek ve müteselsil borçlu olarak imzaladığını, borcun ödenmemesi nedeni ile tüm borçlulara ihtarname ile keşide edildiğini, yine borcun ödenmesi üzerine Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalıların Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacı banka ile kredi kullanan şirket arasında sonradan akdedilen 13.11.20 13... .08.2017 tarihli genel kredi sözleşmelerinde müvekkilinin imzası ve kefaletinin bulunmadığını, 21.12.2012 tarihinde borçlu şirketteki tüm hisselerini sattığını, şirket ile yaptığı görüşmede 06.07.2012 tarihli sözleşmeden kaynaklı herhangi bir borcun kalmadığının öğrenildiğini, müvekkilinin ihtarname ile kefaletinin sonlandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalılar vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; asıl borçlu ... A.Ş.'nin davacı bankaya borcu kalmadığını, bu nedenle kefillerin de davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığı, asıl borçlu dışındaki müvekkillerinin kredi sözleşmesinin 25... . sayfalarını kendi el yazıları ile doldurmadıklarını, kefalet tarihinde oynama olduğunu, ...'ın kefaleti için eşi ...'dan eş muvafakati alınmadığını, kanunun kefalet sözleşmesi için aradığı şartların huzurdaki davaya konu kredi sözleşmesinde mevcut olmadığını, mevcut ipotek ve rehinler paraya çevrilmeden kefile başvuru yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, geçerli bir kefalet sözleşmesinin olduğu kabul edilse dahi takip başlatılabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olmasının gerektiğini, alacaklı banka tarafından kullandırılan krediye teminat olarak bir çok ipotek verildiğini, takibin semeresiz kalmadan kefil olan müvekkillerine karşı icra takibi başlatılmayacağını, %35 temerrüt faiz oranı uygulanmasının yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı ...'in takip talebinde ve dava dilekçesinde takip tutarının sadece 400.000,00 TL'lik tazmin edilen 3 adet teminat mektubu bedelinden, diğer davalıların ise borcun tamamından sorumlu olduğunun belirtildiği, ödenen tüm teminat mektup bedellerinin borçlu şirkete ait vadesiz hesaptan ödendiği, banka kaynağından ödenmediği ve ayrıca bir takip hesabı oluşmadığı, teminat mektubu bedellerinin borçlu şirketin vadesiz hesabından ödenmiş olması, takibe konu edilen 11.08.2017 tarihli nakdi kredi de davalı ...'in kefaletinin bulunmaması ve 07.08.2017 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılmış olması nedeniyle davalı ...'in söz konusu mektupların tazmininden kaynaklanan bir kefalet borcunun bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve .... İşletmeciliği A.Ş.'nin 15.11.2018 tarihli sözleşme ile ... . Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile birleştirilmesine karar verildiğinden ve ... . San. ve Tic. A.Ş. olduğundan, davalılar .... İşletmeciliği A.Ş. ve ... Sanayi Ticaret A.Ş. Yönünden açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar ... . San. Tic. A.Ş. ve ... yönünden, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre, davacı bankanın takip tarihi itibari ile taleple bağlı kalınarak, takip miktarı kadar alacağı bulunduğu gerekçeleriyle bu davalılar yönünden açılan davanın kabulü ile, davalıların Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasındaki takibe yönelik itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, asıl davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!