Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, ölümlü trafik kazasında davalı sürücü şirket ile sigorta şirketinden talep edilen manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin sürücüye tali, yaya murise asli kusur atfederek kısmen kabul ettiği kararın istinafını değerlendirmektedir.
Özet: Bu hukuki belge, 22 Kasım 2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden yayanın anne, baba ve kardeşleri tarafından, kazaya karışan kamyonun işleteni ve sigortacısı davalılara karşı açılan manevi tazminat davasına ilişkin istinaf başvurusunu konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, kazada ölen yayanın asli, kamyon sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunu tespit etmesine rağmen, davacılara toplamda 450.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiş, bu karara hem davacılar hem de davalılar tarafından itiraz edilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: █████/2025Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacılar vekili dava dilekçesi ile; 22.11.2022 günü davalıların işleten ve İMM Sigortacısı olduğu kamyonun dava dışı sürücüsünün davacıların evlat ve kardeşleri olan yaya konumundaki ...’a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...’ın vefat ettiğini, davalı sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tamamen kusurlu olduğunu, kaza ile ilgili dava dışı sürücü hakkında Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile yargılama yapılmakta olup dosyanın derdest olduğunu, müvekkillerinden ...'nin müteveffanın annesi, ...'ın babası, diğer müvekkillerinin ise müteveffanın kardeşleri olduğunu, ölüm nedeniyle davacılar için manevi tazminat ödenmesi gerektiğini belirterek, davacı anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 200.000TL, diğer davacı kardeşler için ayrı ayrı 150.000TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faiziyle ve davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacının müvekkili şirkete müracaat etmediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen evrakların sunulmadığını, bu nedenle usulden reddedilmesi gerektiğini, dava şartı olarak arabulucuya başvurma zorunluluğu nedeniyle yine davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı yanın delillerinin taraflarına tebliğe çıkartılması gerektiğini, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adlı Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini istediklerini, manevi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen manevi tazminat talebinin hakkaniyete uygun olmadığını, talep edilen faizin de hatalı olarak talep edildiğini, sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden davacının faiz isteme hakkının doğmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacıların tüm iddialarının asılsız olduğundan reddinin gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin somut olayın tarafın olmayıp, müvekkili şirketten manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını, kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve diğer tüm delillerden de açıkça görüleceği üzere olayın meydana gelmesinde müteveffanın tek başına ve %100 kusurlu olduğunu, müvekkil şirket ve dava dışı ...'ın ise hiçbir kusurunun bulunmadığını, manevi tazminatın talep edilebilmesi için talep edenin kusurunun olmaması ve illiyet bağının kesilmemiş olması gerektiğini, ayrıca talep ettikleri tazminat tutarının da fahiş olduğunu, davacıların taleplerinin medeni kanunda yer alan iyiniyet ve dürüstlük kurallarına ve hakkaniyete de aykırı olduğunu, müvekkili şirketin maddi manevi açıdan bu olay nedeni ile zarar gördüğünü, kabul olmamak kaydıyla faiz, faiz başlangıç tarihi ve talep edilen faiz türünün de hukuku aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda; olayda sürücü ...’ın tali, davacıların murisi müteveffa yaya ...’ın asli kusurlu olduğu ve olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile dosya kapsamına göre manevi tazminat takdiri gerektiği anlaşıldığından, “Davanın kısmen kabulü ile, davacı anne ... için 75.000,00 TL; davacı baba ... için 75.000,00 TL; davacı kardeşler ... için 50.000,00 TL'şer olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ...Şirketi yönünden █████/2023 tarihinden, davalı ... A.Ş yönünden kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, …davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan her bir davacı için 97.000,00 TL’şer vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine (█████/2024 tarihli tashih şerhi ile: davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan her bir davacı için 17.900,00 TL’şer vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, şeklinde düzeltilmiştir.), davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 97.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, (█████/2024 tarihli tashih şerhi ile: davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL'şer vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, şeklinde düzeltilmiştir)” karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, buna rağmen mahkemece çok cüzi miktarda tazminata karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; henüz ikinci duruşmada, delillerin tamamı toplanmadan, yazılan yazı cevapları gelmeden, ceza dosyasının karara çıkması beklenmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, kaldı ki ceza dosyasında müteveffanın asli kusurlu olduğunun kesinleştiğini, dolayısıyla davalının sürücüsünün kusursuz olduğunu, mahkemece ayrı kusur raporu alınması gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarlarının da fahiş ( iki davacı için kaza tarihindeki 5.500TL asgari ücretin 14 katı, diğer 6 davacı için ise 8 katı olarak) olduğunu, avans faizine karar verilmesinin ve faiz başlangıç tarihinin doğru olmadığını, her bir davacı için reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden 17.900TL’şer olmak üzere davalı lehine ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğini yine yargılama giderlerinde de hatalar yapıldığını, bu yönde iki ayrı tashih şerhi verildiğini, tashih şerhindeki gibi kararın düzeltilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde; ceza dosyasındaki kusur raporunun mahkeme için bağlayıcı olmadığını mahkemece ayrı kusur raporu alınması gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarlarının da fahiş olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEİstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;Dava, trafik kazasında davacıların evlat ve kardeşlerinin ölümü nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; █████/2022 tarihinde davalı taraf sürücüsünün tali, davacılar yakını müteveffa-yayanın asli kusuru ile meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacılar yakınının vefat ettiği, davacıların TBK’nın 56/2 maddesi kapsamında manevi tazminat talebi koşullarının oluştuğu, mahkemece benimsenen kusur durumunun kaza tutanağı ve ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile oluşa uygun olduğu, dosya kapsamı, olay tarihi, davacıların ölene yakınlık dereceleri (ölenin anne, baba ve kardeşleri olmaları) nazara alındığında ilk derece mahkemesi tarafından TBK’nın 56/2 maddesi gereğince hakkaniyet kapsamında manevi tazminata karar verildiği, faiz türü ve her davalı yönünden faiz başlangıç tarihinin doğru olarak belirlendiği anlaşılmıştır.Davalı … Şirketi vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik istinaf sebepleri kapsamında mahkemece verilen █████/2024 tarihli ek kararla vekalet ücreti ve yargılama gideri usul ve yasaya uygun olarak düzeltildiğinden bu hususa yönelik bu davalının istinaf sebebine de itibar edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacılar ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 427,60TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 187,80TL harcın istinaf eden davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 30.739,50 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 7.684,87TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 23.054,63TL harcın istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talebinde bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf talebinde bulunanlar tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran davalıya iadesine,5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.