Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin, ehliyetsiz sürücünün karıştığı trafik kazası sonrası ödenen maluliyet tazminatının rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, ehliyetsiz ve %100 kusurlu bir sürücünün kaza yapıp olay yerinden kaçması nedeniyle üçüncü tarafa ödediği tazminatı sigortalısından rücuen talep etmekte, itirazın iptali davasıyla icra takibine yapılan haksız itirazın kaldırılmasını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini isterken; davalı taraf ise, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ve sürücünün eyleminin kast veya ağır kusur teşkil etmediği için sigortacının rücu hakkının doğmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLLERİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
:Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait .....plakalı aracın davacı tarafından .....numaralı .....- .....başlangıç ve bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, ZMMS poliçesi teminat altına alınan .....plakalı aracın ehliyetsiz sürücü .....sevk ve idaresinde iken .....tarihinde .....İlçesi İstikametinden .....İlçesi İstikametine doğru seyir halindeyken karşı yönden kendi şeridinden seyir halinde olan .....plakalı aracın şeridine girerek .....plakalı aracın ön kısımlarına kendi aracının ön kısımlarıyla çarpması neticesinde çift taraflı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza mahalline intikal eden kolluk kuvvetleri tarafından kaza yerinde gerçekleştirilen incelemeler doğrultusunda sürücü .....ehliyetsiz bir şekilde araç kullandığı kaza sonrasında kaza mahallini terk ettiği tespit edildiğini, sürücü .....kolluk kuvvetlerince ulaşıldığında kazanın şokuyla kaza mahallinden kaçtığını kabul ettiğini, sürücü .....kazanın meydana gelmesinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/1-g bendinde düzenlenen şeride tecavüz etme kural ihlalini gerçekleştirilerek %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, söz konusu trafik kazası sonucunda kazaya karışan .....plakalı araçta yolcu konumunda olan .....yaralandığını, yaralanan .....tarafından davacı sigorta şirketine karşı maluliyetine ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle başvuruda bulunulduğunu, başvuruya istinaden .....%6,90 maluliyet oranı ve sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuruna göre hesaplanan 237.141,18 TL maluliyet tazminatının davacı tarafça ZMSS poliçe teminatları kapsamında ödendiğini, kaza tespit tutanağından tespit edildiği üzere sigortalı araç sürücüsü .....%100 kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında kaza mahallini terk ettiği tespit edilmiş olmakla beraber kaza sırasında geçerli bir ehliyeti de bulunmadığını, geçerli bir ehliyetnameye sahip olmadan araç kullanarak kazaya sebebiyet vermesi ve kaza sonrasında kaza mahallini terk etmiş olması nedeniyle davacı şirketin meydana gelen zarardan dolayı ödediği tazminatı Trafik Sigortası Poliçesi ve Poliçe Genel Şartları uyarınca sigortalısına rücu etme hakkı bulunduğunu, işbu ödemenin rücuen tazmini amacıyla Kiği İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, itiraz akabinde, Arabuluculuk Bürosu kapsamında davalı taraf ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesinin davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmaması sebebiyle olumsuz sonuçlandığını belirterek davanın kabulü ile icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, davalı aleyhine %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklı tarafından yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığını, yetkisiz icra dairesindeki borçlunun kabulü dışındaki hiçbir takip işlemi yetkili icra dairesince geçerli sayılamayacağını, bu nedenle yetkili icra dairesinde borçluya, takibin başlamasını sağlayan yeni bir ödeme emri tebliği zorunlu olduğunu, alacaklı tarafın icra takip dosyasının yetkili icra dairesine intikalini sağladıktan sonra, borçluya yeni bir ödeme emri tebliğ ettirmeden, ortada mevcut ve geçerli bir icra takibi olmaması sebebiyle itirazın iptali davası koşulları oluşmadığından bu davanın dinlenmesi mümkün olmadığını, kazada sürücünün kusurlu olmasının, rücu talebi için yeterli bir gerekçe olmadığını, ancak sürücünün "trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali" söz konusu olursa sigorta şirketi sigorta ettirene karşı rücu talebinde bulunabileceğini, söz konusu olayda sürücünün herhangi kastı veya ağır kusuru bulunmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartlar B.4 maddesi -a bendine göre; işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu "kasti bir hareketi veya ağır kusuru" sonucu meydana gelen kazalar nedeniyle sigorta bedelini ödeyen sigortacı, sigorta ettirene (işletene) rücu edebileceğini, "Ağır kusur" kasıt olmamakla birlikte kasta yakın bir kusurun varlığı anlamına geldiğini, özetle eğer işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu "kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru" yoksa "yüzde yüz kusurlu olsalar bile "sigortacının dönme (rücu) hakkından söz edilemeyeceğini, söz konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağına bakıldığı zaman sürücü .....bu kazada kusurlu olduğunun belirtildiğini ancak sürücünün kusurunun kasti veya ağır bir kusurdan meydana geldiğine ilişkin olarak tutanakta herhangi bir saptama söz konusu değilken davacı şirketce bu durumun "ağır kusur" olarak değerlendirilmesinin kabul edilebilir olmadığını, sigorta şirketi tarafından ağır kusur veya kast sebebiyle rücu talep edilmesi halinde bu durumun ispatlanmayı gerektirdiğini, motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu (dönme) hakları KTK.109./4 maddesi ve Sigorta Genel Şartlan C.8/4 maddesine göre, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak (2) yılda zamanaşımına uğradığını, olay tarihi olan .....tarihinden sonra karşı tarafa ödenen tazminatın rücuen talebinin, zamanaşımı süresi içinde istenmesi gerektiğini, dava tarihinin .....olduğunu ve 2 yıllık süre rücu talebinin süresinde yapılmadığnı, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
:Dava, davacı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında üçüncü kişiye ödediği zararın, sigortalısına rücu edilmesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Davacı sigorta şirketi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanu' nun 95/2. maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Aynı kanunun 109. maddesi uyarınca motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.Kiğı İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasının uyap sisteminden incelenmesinde, takip alacaklısının davacı ve takip borçlusunun davalı ve dava dışı .....olduğu, .....tarihinde gerçekleşen kazanın hasarının rücusu alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya .....tarihinde tebliğ edildiği, davalının .....tarihinde borca itiraz ettiği, takibin davalı .....Petrol Jeotermal Sahaları Servis Hizmetleri Taahhüt San. Tic Ltd Şti. yönünden durduğu görülmüştür.Davalı taraf icra dairesine itiraz ederken icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş iken, davalı vekili cevap dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Somut olayda temel ilişki haksız fiilden kaynaklanmakta olup, kesin yetki kurallarının uygulanmasını gerektiren bir durum yoktur. Davalı tarafça süresi içinde icra takibinin yetkisine itiraz edilmemiş, takip yetki yönünden kesinleşmiştir. Kaldı ki haksız fiil yeri olan Kiğı İcra Dairesi takip yönünden ortak yetkili yerdir. İzah edilen nedenle davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü dava şartı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı taraf, davaya cevap dilekçesi ile süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Davacı, üçüncü kişiye ödeme yaptığı tarihten itibaren 2 yıl içinde sigortalısına rücu etmelidir. 2 Yıllık rücu zamanaşımı süresi, ödemenin yapıldığı .....tarihinden başlamakta olup, söz konusu tarih üzerinden 2 yıl içinde, .....tarihinde icra takibinin açıldığı görülmüştür. İcra takip tarihi olan .....tarihinde zamanaşımı süresi kesilmiştir. İcra takibi borçlunun itirazı ile durduğundan, davacının en geç takip tarihinden itibaren 2 yıl içinde alacak veya itirazın iptali davası açması gerekmektedir. Buna göre davacının dava açmak için son günü .....'tür. Davacının ara bulucuya başvurduğu, sürecin .....tarihinde başladığı, son tutanağın .....tarihinde düzenlendiği, yani ara buluculuk sürecinin 52 gün sürdüğü, buna göre davacının iş bu davayı açmak için son gününün .....+ 52 gün = .....olduğu, oysa işbu davanın .....tarihinde açıldığı görülmüştür. Her ne kadar icra dosyasında borçlunun itiraz evrakı, davacıya tebliğ edilmemiş ise de itirazın iptali davası açmak için hak düşürücü sürenin başlamaması, özel kanunda düzenlenen zamanaşımı süresinin işlemesine engel değildir.İzah edilen nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:1-Davanın ZAMANAŞIMI NEDENİ İLE REDDİNE,2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 3.104,60 TL'nin mahsubu ile fazla yatan 2.489,20 TL harcın hükmün bu hali ile kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalının gider avansından harcanan 5.400,00 TL Adli Tıp rapor ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,7-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.Katip Hakim