Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtayın temyiz istemini reddederek hükmü onadığı içtihat metni.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz başvurusunda, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, suç unsurlarının oluşmadığını ve söylenen sözlerin sadece terbiyesiz ifadeler olduğunu iddia etmesine rağmen, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince toplanan deliller, sanık ikrarı ve tanık beyanları çerçevesinde atılı suçun işlendiği kabul edilerek, dosya kapsamında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemi esastan reddedilerek mahkumiyet kararı oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince hüküm kaldırılarak mahkumiyet kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığa atılı hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanık tarafından söylenen sözlerin ancak sokak jargonuna sahip terbiyesiz, kötü söz olarak nitelendirilebileceğine yöneliktir.III. GEREKÇESanık ikrarı, katılanların beyanları, tanık beyanı, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlendiğinin kabulü karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 125/3-(a) ve (c) maddesindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.09.2025 tarihinde karar verildi.