Ankara Bölge Adliye Mahkemesince marka başvurusu ve alan adı tahsisi anlaşmazlığındaki ilk derece kararı istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, marka başvurusuna dayalı bir .com.tr alan adı tahsisi anlaşmazlığını ele almaktadır; davacı, kendi marka başvurusuna dayanarak mevcut alan adının, önceki hak sahibinin marka başvurusunun reddedilmiş olması nedeniyle kendisine verilmesini talep ederken, davalılar mevcut tahsisin geçerliliğini, DNS Çalışma Grubunun itirazları değerlendirme yetersizliğini ve alan adının fikri mülkiyet niteliğini ileri sürerek davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesi ise alan adı politikalarının marka başvuruları ile geçici tahsis ve itiraz süreçlerine ilişkin maddelerini uygulamıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: █████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Alan Adının TahsisiTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2025 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin "..." markası için █████/2021 tarihinde başvuru yaptığını, başvurunun olumlu sonuçlanmasının ardından davalı "nic.tr" yönetimine alan adı tahsisi için başvuruda bulunarak"....com.tr" alan adının kendisine verilmesini talep ettiğini, davalı yönetimin alan adının başka bir firma tarafından kullanıldığından bahisle müvekkilinin başvurusunu reddettiğini, marka başvurusunun olumsuz sonuçlanması ve bu bilginin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından doğrulanması halinde alan adının iptal edilebileceğini, ayrıca alan adının 2 yıl aktif kullanılması ve bu dönemde haklı itiraz bildirilmemesi halinde marka başvurusunun tescille sonuçlanıp sonuçlanmadığına bakılmaksızın alan adının kişi ya da kuruluşa kayıtlı kalabildiğini, dava konusu alan adını kullananın ise halen marka başvurusunun bulunmadığını, 2 yıllık bir kullanımının da söz konusu olmadığını, alan adını tahsis ettirenin bu adı kullanmaya hak kazanamadığını ileri sürerek, "....com.tr" alan adının müvekkili adına kaydedilmesi gerektiğinin tespiti ile ret kararının iptaline ve alan adının müvekkili adına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, zamanaşımı, işbölümü, yargı yolu, yetki, husumet itirazında bulunduklarını, ....com.tr alan adının █████/2020 tarihinde ... adına TPE'den alınan marka başvuru belgesi ile tahsis edildiğini, anılan adına kayıtlı ██████████ numaralı marka başvuru belgesinin TPE kayıtlarından araştırıldığında RET durumda olduğunu, ....com.tr 'nin herhangi bir yenilemenin yapılmaması halinde █████/2025 tarihine kadar mevcut sahip adına kayıtlı olacağını; ....com.tr alan adına █████/2021 tarihinde ... tarafından itirazın iletildiğini, alan adının tahsisinin talep edildiğini, ''.tr.'' alan adlarına ilişkin itirazların █████/2013 tarihli 28742 yayımlanan İnternet Alan Adlarının Tebliğinin TRABİS'in faaliyete geçmesi başlıklı geçici 4. Maddesi kapsamında DNS Çalışma Grubu görüşleri ile karara bağlanabildiğini, DNS çalışma grubunun görevlerinin icrasına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığını, ancak Ulaştırma Bakanlığı nezdinde kurulan DNS çalışma gurubunun verilen düzenlemeler gereği toplanamadığını ve itirazları değerlendiremediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Diğer davalı ... vekili, müvekkilinin █████/2020 tarihinde alan adını kendi adına tahsis ettirdiğini, adın aktifolduğunu, bunun üzerinden ticaretini yürüttüğünü, Ticari İşletme Rehni Kanunun 3/1.Maddesinin c bendi uyarınca alan adları geniş anlamda fikri, sınai, ticari mülkiyete dahilolduğunu, TTK 127.mad. f.1-h gereği şirketlere sermaye olarak konu edileceğini, TTK55.mad. f.1-A.4 göre işaret olarak kabul edildiği, müvekkili tarafından tescil edilen alanadının kullanım zorunluluğu bulunmadığını, SMK 9.mad./1-f maddesinin alan adını kapsamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, somut olayda davanın ilk açılış tarihinin 30.12.2021 olduğu, bu nedenle alan adı tahsisi ile ilgili uygulanması gereken mevzuatın “.tr” Alan Adları Politikalar, Kurallar ve İşleyiş (Sürüm 5.1.2) olacağı, bu dokümanının, marka hakkına dayanılarak yapılan alan adı tahsisi ile ilgili 19.maddesinin açıkça marka hakkına dayanılarak alan adı tahsisinde “Marka tescil belgesi için başvuru yapmış fakat başvurusu sonuçlanmamış kuruluşlara başvurdukları alan adının, tescil başvuruları sonuçlanana değin geçici olarak verilmesi, 3. kişilerin itirazına olanak tanınması için kamuya duyurulmak amacıyla 6 ay süre ile WEB üzerinde yer alan itiraz askısında ilan edilmesi, bu süre içinde yapılabilecek bir itirazın UÇK’ca geçerli kabul edilmesi ya da süre sonunda marka tescil başvurusunun olumsuz sonuçlanması ya da kesinleşmiş marka tescilinin “.tr” Alan Adı Yönetimi’ne iletilmemesi durumlarında, geçici olarak tanımlanmış olan alan adının geri alınması” ilkesini içerdiği, sözkonusu doküman ilgili alan adı için ilgili kuruluşa (alan adı sahibine) geri ödeme yapılmaması, ancak, (UÇK'nın kararı ile) alan adının 2 (iki) yıl süre ile aktif olarak kullanılması ve bu dönem içinde haklı bir itiraz bildirilmemesi durumunda, marka başvurusunun tescille sonuçlanıp sonuçlanmadığına bakılmaksızın, alan adının “Nic.tr” kayıtlarında yer alan alan adı sahibi kişi ya da kuruluşa kayıtlı olarak kalması” ilkesini de içerdiği, bu ilkeler dikkate alındığında dava konusu alan adının tahsisinin 09.06.2020 tarihinde yapıldığı, dava konusu alan adının tahsisine esas alınan ██████████ numaralı “...” ibareli marka başvurusunun başvuru tarihinin 03.06.2020 olduğu ve bu tarihin alan adının tahsisinin tarihinden 6 gün önceye rastladığı, dava konusu alan adının tahsisine esas alınan ██████████ numaralı “...” ibareli marka başvurusunun Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 09.09.2020 tarihinde reddedildiği, söz konusu ret kararının başvuru sahibi tarafından 09.09.2020 tarihinde tebliğ alındığı, başvuru sahibinin söz konusu ret kararına 2 ay içinde itiraz etmediği ve kararın 09.11.2020 tarihinde kesinleştiği, davacı ... adına kayıtlı ███████████ numaralı “...” ibareli markanın tescil başvurusunun Türk Patent ve Marka Kurumu’na 19.08.2021 tarihinde yapılmış olduğu ve başvurunun 26.12.2021 tarihinde kısmi olarak reddedilerek 42.sınıftaki hizmetler için 09.03.2022 tarihinde tescil edildiği, eldeki davanın davacı ... adına kayıtlı ███████████ numaralı “...” ibareli markanın tescil başvurusunun Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kısmen reddedildiği 26.12.2021 tarihinden 4 gün sonra 30.12.2021 tarihine açılmış olduğu, davalı ...’ın dava konusu alan adını tahsis ettiği tarihte marka hakkına dayanak gösterdiği markanın ret kararının kesinleştiği, dava tarihi itibariyle ...’ın herhangi bir marka hakkının bulunmadığı, davalı ...’ın dava konusu alan adını tahsis ettiği tarih olan 09.06.2020 tarihinden dava tarihi olan 30.12.2021 tarihi arasındaki sürenin 2 yıldan az olduğu; neticeten “.tr” Alan Adları Politikalar, Kurallar ve İşleyiş (Sürüm 5.1.2)”nin 19.maddesi kapsamında dava konusu ....com.tr alan adının davalı ...’dan geri alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle, ....com.tr‘nin davacı adına kayıt yapılması gerektiğinin tespiti ile davalının red kararının iptaline, ....com.tr alan adının davacı adına kaydına karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... Rektörlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yine müvekkili Üniversite harçtan muaf olduğundan harçtan kaynaklanan yargılama giderinin kendilerinden tahsiline karar verilmesinin de doğru olmadığını, TRABİS oluşturulup faaliyete geçtiğinden .tr alan adlarına ilişkin itirazların DNS Çalışma Grubu görüşüyle karara bağlandığını, ancak DNS Çalışma Grubu'nun toplanamadığını ve itirazları değerlendiremediğini, müvekkiline husumet düşmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, alan adının müvekkili adına █████/2020 tarihinde tahsis edildiğini, halen aktif olduğunu, müvekkilinin bu alan adı üzerinden ticari faaliyetini yürüttüğünü, alan adının Ticari İşletme Rehni Kanunun 3/1.Maddesinin c bendi uyarınca alan adları geniş anlamda fikri, sınai, ticari mülkiyete dahilolduğunu, TTK 127.mad. f.1-h gereği şirketlere sermaye olarak konu edileceğini, TTK55.mad. f.1-A.4 göre işaret olarak kabul edildiğini, bir gerçek kişinin tescil ettirdiği alan adını, tescil edilen markada olduğu gibi tescilden sonra belli bir süre içinde kullanma zorunluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: 1- Dava, alan adı ile ilgili ret kararının iptali ve alan adı tahsisi istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava tarihi itibariyle ...’ın herhangi bir marka hakkının bulunmadığı ve dava konusu alan adının davalı adına tahsis edildiği tarih olan 09.06.2020 tarihinden dava tarihine kadar geçen sürenin “.tr” Alan Adları Politikalar, Kurallar ve İşleyiş (Sürüm 5.1.2)”nin 19.maddesi kapsamında aranan iki yıllık süreden kısa olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf sebeplerinin esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.2- Bilindiği üzere harç kamu düzenine ilişkin olup yargı mercilerince res'en dikkate alınır ve yargı harcından muafiyet 492 sayılı Harçlar Kanunu ile kurum veya kuruluşlarla ilgili yasal mevzuata göre belirlenir. 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 56. maddesinin (b) bendi hükmüne göre; üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri, genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlanırlar. Ayrıca, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinde harçtan muafiyet kapsamında olan işlemler sayılırken (j) bendinde Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun (1) ve (3) sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olduğu sayılmış olup, belirtilen Harçlar Kanunu (1) sayılı tarifede yargı harçları düzenlenmiştir. Bu nedenle davalı üniversite, yargı harçlarından muaf olup, ilk derece mahkemesince açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak, açıkça dökümü de gösterilmeden "Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 9.611,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmesi ve masraf dökümü "Toplam harç :3.006,40-TL, Gider avansı:6.605,00-TL" olarak açıklanarak davalı Üniversite'nin harçlar da dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerinden sorumlu tutulması usul ve kanuna aykırı olmuştur.HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı Üniversite vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2025 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,3-Davanın KABULÜ ile, ....com.tr‘nin davacı adına kayıt yapılması gerektiğinin tespiti ile davalının red kararının iptaline, ....com.tr alan adının davacı adına kaydına,4-Asıl davada davalı üniversite harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,5-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcının davacıya iadesine,6-Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,7-Birleşen dava yönünden mahsup edilen 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve istinaf eden davalılar aleyhine hüküm kurulamayacağından ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,9-Davacı tarafından, asıl ve birleşen dava yönünden, ilk derece yargılaması sırasında yapılan 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 997,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 243,00-TL tebligat ve posta masrafından oluşan 6.240,50-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,10-Davalı Üniversite tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,11-Davalı ... tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),13Davalı ...'dan peşin olarak alınan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.