Anonim şirket genel kurulunun esas sözleşmeye aykırı yönetim kurulu üye sayısı belirleme kararının ticaret sicili tarafından tescil reddi ve bu ret işleminin iptali talebinin reddi.
Özet: Bu hukuki karar, bir şirketin genel kurulunun, esas sözleşmesinde üç üyeli bir yönetim kurulu öngörülmesine rağmen oybirliğiyle beş yönetim kurulu üyesi seçmesi üzerine ticaret sicil müdürlüğünün tescil başvurusunu esas sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle reddetmesiyle ortaya çıkan uyuşmazlığı ele almaktadır; davacı şirket bu kararın yok hükmünde değil, iptale tabi olduğunu ve sicil müdürlüğünün inceleme yetkisinin olmadığını savunsa da, ilk derece, istinaf ve temyiz mercileri, genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olması ve esas sözleşme değişikliği yapılmaması halinde sicil müdürünün tescil talebini reddetme yetkisinin bulunduğunu teyit ederek davanın reddini onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan ret; davanın reddiİLK DERECE MAHKEMESİ
: Eskişehir Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin yönetim kurulu üyelerinin de belirlendiği genel kurul kararının tescili için davalıya başvurulduğunu, ancak, davacı şirketin esas sözleşmesinin 7. maddesinde şirketin işleri ve idaresinin genel kurul tarafından seçilecek 3 kişiden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yürütüleceği hükmünün bulunduğu, tescili talep olunan genel kurul toplantısında yönetim kuruluna beş yönetim kurulu üyesinin seçildiği, esas sözleşmede yazılan yönetim kurulu üye sayısına aykırı bir şekilde genel kurulca yeni bir yönetim sayısı belirlendiği, şirket esas sözleşmesine aykırı olan yönetim kurulu seçiminin tescilinin mümkün bulunmadığı sebepleriyle tescil başvurusunun reddedildiğini, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince tüm pay sahiplerinin oy birliği ile aldığı genel kurul kararının tescil edilmemesinin doğru bulunmadığını, aksi düşünülse bile yönetim kurulu üye sayısının artırılmasına yönelik genel kurul kararının yok hükmünde değil iptale tabi olduğunu, iptale tabi işlemlerde Ticaret Sicil Müdürlüğünün inceleme yetkisi bulunmadığını, tescili istenen karar iptale tabi olsa da genel kurul kararının iptali davasını açacak kimse bulunmadığını ileri sürerek davalının işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 34. maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; TTK'nın 32. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34/1-ç hükmüne göre sicil müdürünün tescile konu işlemin esas sözleşmeye uygun olup olmadığını denetleme yetkisinin esaslı görevlerinden olduğunu, Ticaret Bakanlığından gelen görüş yazısının da yapılan işlemin doğruluğunu gösterdiğini, müvekkili tarafından yapılan değerlendirmenin yerinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştirIII. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, gerek TTK ve gerekse Ticaret Sicil Yönetmeliği hükümleri uyarınca bütün ortakların katılmış olduğu genel kurul kararı ile alınmış dahi olsa anonim şirket esas sözleşmesinde yönetim kurulunun 3 kişiden oluşacağına yönelik düzenlemenin bulunduğu halde ve yine genel kurul gündem maddelerinde esas sözleşmenin yönetim kurulu üye sayısına ilişkin 7. maddesinde değişiklik yapılmasına dair bir madde de bulunmadığı halde, genel kurulun bütün ortaklarının katılımı ile toplanarak ve toplanma ve karar nisabı bakımından esas sözleşmede değişiklik yapma imkanı varken bu yönde değişiklik yapmadan oy birliği ile dahi esas sözleşmeye aykırı karar alması halinde, bu kararın esas sözleşmeye uygun olduğunun kabul edilemeyeceği, ticaret sicil müdürünün tescili talep edilen hususlar hakkında tereddüt olan durumlar karşısında yorum yapma yetkisi de bulunmadığından ve talebin geçici tescile ilişkin bir talep olmadığı da değerlendirildiğinde davalının TTK'nın 32. maddesine ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34/1-ç hükmüne uygun olarak işlem yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacı şirketin, yönetim kurulu üye sayısının ve üyelerin belirlendiği genel kurul kararının tescili için davalıya yaptığı başvurunun reddine dair verilen kararın iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.