Yargıtay 11. Hukuk Dairesince incelenen, bankanın ticari kredi borcuna yönelik icra takibine itirazın iptali ve konkordato sürecindeki kefillerin sorumluluğu davası.
Özet: Davacı banka, kredi müşterisi ve müteselsil kefiller tarafından vadesinde ödenmeyen ticari krediler ve limit artırım sözleşmelerinden kaynaklanan toplam 21.947.996,96 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazların iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalılar ise, konkordato geçici mühlet kararı alındığını, bu sebeple İcra ve İflas Kanununun 294. maddesi gereğince borçlu aleyhine takip yapılamayacağını ve evvelce başlamış takiplerin durduğunu, ayrıca kullanılan rotatif kredilerin henüz muaccel olmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
: Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile kredi müşterisi ... arasında 14.01.20 15... .500.000,00 TL bedelli, 19.06.2019 tarih ve 2.500.000,00 TL bedelli, 19.10.2023 tarih ve 20.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmeleri ve bunlarla bağlantılı limit artırım sözleşmeleri imzalanarak ticari kredi kullandırıldığını ve bu sözleşmelere müteselsil kefil sıfatı ile 11.500.000,00 TL limitli olarak ....San. ve Tic. Ltd. Şti., 30.000.000,00 TL bedelli olarak ise ... ve ...'in imza attığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlu ve kefiller aleyhine ... Noterliği'nin 01.03.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ██████████ E. sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, takibe geçildikten sonra davalılardan ... Firması, ... ve ... hakkında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile konkordato ilan edildiğinin istihbar edildiğini, borçluların 18.03.2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itirazların 18.03.2024 tarihinde tebliğ alınarak İzmir Arabuluculuk Bürosu 2024/... dosya numarası ile 20.03.2024 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, borçluların müvekkili bankaya olan borcun tamamına, takibe ve faiz, faiz oranı ve sair tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, davalıların imzasını taşıyan sözleşmeden kaynaklanan borçtan müvekkili bankaya karşı birlikte sorumlu olduklarını, müvekkili banka ile davalılar arasında imzalanan bu sözleşmelerden kaynaklı nakdi ve gayrinakdi borcun devam ettiğini, borçluların itirazlarında haksız ve kötüniyetli olduklarını, takip tarihi itibariyle 21.931.609,00 TL nakdi ve 16.387,96 TL gayrinakdi olmak üzere toplam 21.947.996,96 TL alacağın mevcut olduğunu ileri sürerek davalıların İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi ██████████ E. sayılı dosyasına konu tüm takibe, takip çıkışına, borca, borç aslına, işlemiş ve işleyecek faize ve faiz oranları ile tüm fer’ilerine yönelik itirazının iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla aynen devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... usulüne uygun tebliğe rağmen yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, dosya kapsamındaki beyanlarıyla davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine 14.03.2024 tarihinde İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, buna karşın müvekkillerinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası üzerinden konkordato talebinde bulunduklarını, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası nezdinde görülmekte olan konkordato davasında Mahkemece 14.03.2024 tarihinde "7101 sayılı yasanın 15. Maddesi ile değişik 2004 sayılı Yasa' nın 287/1. Maddesi gereğince İİK'nun 286. Maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespit edildiğinden İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün ... sicil numarasında kayıtlı, ... ile ... ve ... hakkında,█████/2024 tarihinden itibaren başlamak üzere Geçici Mühlet Kararı verilmesine,.." hükmedildiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 294. maddesinin birinci fıkrasında; ‘Mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez’ denilmekte olduğunu, bu kapsamda da taraflarınca takibin iptali talebi ile İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, yargılama sonucunda takibin iptaline karar verilmesi halinde eldeki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça, mükerrer talepler ile açılan başkaca icra takip dosyasının bulunduğunu, müvekkili şirketin kullandığı kredilerin rotatif krediler olduğunu, takip tarihi itibariyle hiçbir kredinin muaccel olmadığını, davacı bankanın uygulaması gereği rotatif kredilerin vadelerinin 1 yıllık olduğunu, davacı bankanın henüz 1 yıllık vade süresi dolmadan işlem başlattığını, davacı bankanın somut gerçeklikten uzak, soyut iddialar ile alacak talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, her ne kadar davacı banka tarafından 21.377.559,19 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılmış ise de asıl borçlu şirketin hiçbir zaman toplamda 21.377.559,19 TL'yi bulan bir kredinin kullanımında bulunmadığını, sunulan sözleşmeler itibariyle böyle bir kredi limitinin de olmadığını, davacı bankanın taleplerinin hem vadesinde olmadığını hem de asıl borçlunun kullanmadığı bir kredi miktarında alacak talep edildiğini, müvekkilleri ... ve ...'in dava konusu icra takibine kefil sıfatı ile borçlu olarak eklendiklerini, buna karşın müvekkillerinden ... ve ...'e kredi kat ihtarnamelerinin tebliğ edilmeden icra takibine geçildiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin de yersiz olduğunu, dava konusu işlemler rotatif kredilere istinaden yapıldığından talep edilen alacağın varlığınının likit olduğundan da bahsedilemeyeceğini, esasen davacı tarafça kötüniyetli bir şekilde vadesi gelmemiş alacağa karşılık geçici mühlet süresi içerisinde işlem başlatıldığını, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın dava şartlığı yokluğu nedeniyle esasa girilmeksizin reddini, aksi kanaatte ise esasına girilerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı dosyası dosyasındaki icra takibinin 14.03.2024 tarihinde başlatıldığı, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile davalılar ..., ... ve ... hakkında konkordato talepli olarak dava açıldığı, dosyada 14.03.2024 tarihinden itibaren başlamak üzere geçici mühlet kararı verildiği, aleyhlerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizlerin uygulanmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunmasının ön şart olduğu nazara alındığında işbu itirazın iptali davasında takip tarihi itibariyle davalılar yönünden geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı dosyasındaki icra takibinin 14.03.2024 tarihinde saat 12.11'de başlatıldığı, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile davalılar ..., ... ve ... hakkında icra takibinden önce 14.03.2024 tarihinde saat 10.24'de ise konkordato talepli olarak dava açıldığı, dosyada 14.03.2024 tarihinden itibaren başlamak üzere geçici mühlet kararı verildiği, aleyhlerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizlerin uygulanmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, davaya konu icra takibi tedbir kararından sonra başlatıldığından tedbir kararından sonra takip başlatılması sebebiyle geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği, aslolan takip tarihindeki hukuki durum olduğundan takip tarihinden sonra anılan mühlet kararlarının kaldırılmasının sonuca etkili olmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,20.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!